<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816</id><updated>2011-11-27T15:29:58.247-08:00</updated><category term='yılan zehiri'/><category term='hayvanat bahçesi'/><category term='boğa'/><category term='kokarca'/><category term='balık'/><category term='paytak'/><category term='sincapkar'/><category term='kelebek'/><category term='kaplan'/><category term='av'/><category term='köpek'/><category term='böcekcigiller'/><category term='ördekler'/><category term='ördek'/><category term='boynuzlular'/><category term='kırlangıçlar'/><category term='hayvan haberleri'/><category term='yılanlar'/><category term='fok'/><category term='rakun'/><category term='hayvanlar'/><category term='kocabaş'/><category term='yıların özellikleri'/><category term='güvercinci'/><category term='domuzlar'/><category term='sürüngenler'/><category term='şempanze'/><category term='maymun'/><category term='h'/><category term='ayıbalığı'/><category term='Düşük Kulak'/><category term='kurbağa'/><category term='kuşlar'/><category term='kırlangıç'/><category term='kangurular'/><category term='güvercin'/><category term='şempanzeler'/><category term='keçiler'/><category term='böcek'/><category term='serçeler'/><category term='sincaplar'/><category term='koyunlar'/><category term='serçe'/><category term='Maymunlar'/><category term='deniz canlıları'/><category term='memeliler'/><title type='text'>Hayvan Ansiklopedisi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>62</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3218429973416321582</id><published>2009-10-01T13:22:00.000-07:00</published><updated>2009-10-01T13:35:03.496-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güvercin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güvercinci'/><title type='text'>Güvercinler</title><content type='html'>Ilımlılar ve güvercinler Columbidae aile üyeleridir. Bunlar dünyanın her yerinde bulunur. Çünkü tohum ve tahıllar yedikleri Onların diyetler, çoğu iklimlerde biri izin hemen hemen her yerde mevcuttur. Güvercinler en çok kuş sosyal ve bu alanlarda çünkü orada yiyecek mevcuttur ve çatı ve balkon ve terk tutuyor ve binaların üzerine bina saçakları içinde yuva ve roosting alanların bol, bol olacak biliyorum insanların yaşadığı yaşamak istiyorum. Bazı bölgelerde, onlar 'gıda ve pek çok ülkede insanların gelmek için, onun bir park veya kare için güvercin seyreden bir saat gitmek, özellikle tohum bir çanta ile donatılmış gelmek popüler bir eğlence öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Papağan ailesi, &lt;a href="http://guvercin-guvercinci.blogspot.com/"&gt;güvercin ve güvercin ailesi&lt;/a&gt; üyeleri gibi adı var bir 'gerçek ürün. Bu onların kendilerinin kendi genç için hangi kusturmak kalın bir madde 'olarak bitkisel süt' bilinen üretmek anlamına gelir. Ilımlılar ve güvercinler istisnai veliler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvercinler ve 'kuş olarak bilinen barış'. Sıcak bir yaz akşamında Onların melodik cooing YOU huzur yapmak olabilir ama çalım antics izlemek ve besleyiciler de saldırgan davranışlar sizi merak yapabilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle kelime "" &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Guvercinlerin-Adetleri.html"&gt;güvercin&lt;/a&gt; güvercin küçük türleri tanımlamak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Guvercinler-ve-Kumrular.html: 964.347www.hayvanansiklopedisi.com/Guvercinler-ve-Kumrular.html "&gt;Columbidae&lt;/a&gt; daha büyük bir ailenin parçası bir "düzen denilen" ve bu Güvercinler denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin ve &lt;a href="http://www.vik2.com/bilgi/guvercin/"&gt;Güvercinler&lt;/a&gt; hakkında daha fazla bilgi. Onlar hakkında bir şeyler çok yakında burada olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çapında şehirlerde yaygın bir görüş, Rock Güvercin kalabalık cadde ve kamu kareler, atılan yiyecek ve kuş yemi ve teklifleri yaşayan. Iki karanlık wingbars ile tipik mavi-gri kuş ek olarak, çoğu onları düz, soluk, lekeli veya paslı-kırmızı ile kuş sürüleri görürsünüz. Kuzey Amerika Avrupa'dan erken 1600'ler binalar ve pencere çıkıntıları üzerinde, şehir güvercin yuva tanıttı. Köprü altında ahır ve tahıl kulelerde aynı zamanda yuva kırsal, içinde ve doğal kayalıklardan gör.&lt;br /&gt;Kuş Gözlemciliği Inside&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     * Güvercinlerde Boyut &amp; Şekil&lt;br /&gt;       Daha büyük ve yalan bir Mourning Dove daha Rock Güvercin küçük başları ve kısa bacakları ile tıknaz kuşlar. Kanatları geniş ama sivri kanat ve kuyruk geniş ve yuvarlak.&lt;br /&gt;     * Renk Desen&lt;br /&gt;       Renkli Değişken, ancak en kuş gri kanat iki siyah şeritler ve kuyruk siyah uçlu mavimsi vardır. En kuş yanardöner boğaz tüyleri vardır. Kanat desenleri iki bar, koyu lekeler veya düz olabilir içerebilir. Kuyruk genellikle koyu uçlu.&lt;br /&gt;     *Davranış&lt;br /&gt;       Güvercinler genellikle sürüler içinde, yürüme toplamak veya zemin ve gıda için gagalama çalışıyor. Zaman paniğe, sürü aniden hava ve daire içine birkaç kez tekrar aşağı gelmeden önce uçuşlar olabilir.&lt;br /&gt;     *Habitat&lt;br /&gt;       Güvercinler şehirler ve kasabalar tanıdık kuşlar. Ayrıca tarım arazisi ve alanlar çevresinde yanı sıra arketipik tabiatında, kayalıklar görürsünüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3218429973416321582?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3218429973416321582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3218429973416321582' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3218429973416321582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3218429973416321582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/10/guvercinler.html' title='Güvercinler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7596005114457108662</id><published>2009-05-03T15:52:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T15:57:55.703-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='paytak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köpek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ördekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ördek'/><title type='text'>Ördek</title><content type='html'>Ördek&lt;br /&gt;«Paytak» içgüdüsünün etkisiyle, kuduz bir köpekle çarpışmıştı.&lt;br /&gt;BİR PAZAR SABAHI zil çalınca kapıyı açmaya koşan iki yaşındaki Susie, kapının eşiğinde sepetinin içinde büzülmüş bir &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Ordekler.html"&gt;ördek&lt;/a&gt; yavrusu buldu. &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/"&gt;Hayvancık&lt;/a&gt;, boncuk gibi bir çift gözü ve kehribar renginde gagası olan sarı bir tüy yığını halindeydi, ördek yavrusu biraz büyüyerek sepetten çıkıp evin içinde Susie'nin peşinden ayrılmaz olunca, küçük kız sevincinden çılgına dönmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ördeğin de biricik sevgilisi Susie idi. O nereye gitse arkasından geliyor, küçük kız koşmaya başlayınca da sarı bir top halinde yerlerde yuvarlanarak ona yetişmeye çabalıyordu. Susie ördeğe «Paytak» adını takmıştı. O yaz Susie ile Paytak kelebekleri beraber kovaladılar, hattâ çalıların arasında saklambaç bile oynadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yıl sonra Paytak, soydaşlarından daha iri ve daha kuvvetli bir ördek olmuştu. Bu arada Susie'nin de bir küçük kızkardeşi dünyaya gelmişti. Bir süre bebeğe dikkatle bakan Paytak, sonunda kanatlarını çırparak ve garip sesler çıkararak onun sepetinin yanına yerleşti. Sanki bu şekilde artık büyüdüğünü ve bebeğe bakmak sorumluluğunu üzerine aldığını dünyaya ilân etmek istiyordu. Zorla sepetin yanından alınıp bahçeye bırakılınca, hiddetinden krizler geçirir oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç hafta sonra Paytak'ın ördek beyni, bebeğe ancak bahçede yalnızken bakmasının gerekli olduğunu kavrayabildi. Küçük yavrunun bahçeye çıkma zamanı gelince,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paytak kapının önüne dikilirdi. Sonra bebek arabasının altına yerleşir ve etrafı dikkatle gözden geçirmeye başlardı. Susie ile arkadaşları bahçe kapısını daima açık unuturlardı. Aîlahtan Paytak'm sayesinde ne insan, ne de hayvan, hiç kimse bahçeye giremezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün birinde &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Cayir-Kopekleri-ve-Kopek-Sehirleri.html"&gt;şehrin köpekleri&lt;/a&gt; arasında bir kuduz salgını başgösterdi. Bir sabah bir arkadaşı Susie'nin annesine telefon etti. «Kuduz bir köpeğin sizin köşeyi döndüğünü gördüm. Aman, dikkat edin!» diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıncağızın hemen bahçe kapısı hatırına geldi. Kim bilir belki de çocuklar onu gene kapamayı unutmuşlardı. Hemen bahçeye koştu. Daha bebeği göremeden Paytak'ın vahşi vahşi tısladığını işitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin birkaç metre ilerisinde sabit bakışlı ve salyalı ağızlı bir köpek duruyordu. Paytak da kanatlarını açmış vaziyette onun üzerine yürüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde süpürge olan hizmetçi, genç annenin hemen arkasındaydı. İki kadın süpürgeyi siper ederek ilerlediler ve bebeği evin içine kaçırdılar. Sonra vakit kaybetmeden polise telefon edildi. Bahçeden akseden korkunç seslerden Paytak'm hâlâ kuduz köpekle boğuştuğu anlaşılıyordu. Birbirlerine sarmaş dolaş olmuş vaziyette basamaklara ve kapıya çarpıyorlardı. Derken Paytak'm acı ile tısladığı duyuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde tabanca da yoktu. Polisler ise belli ki zamanında yetişemeyecekîerdi. Genç anne, içinden, Paytak'm tehlikeyi anlayıp kaçması için dua ediyordu. Fakat aynı zamanda onun kaçamıyacağını da biliyordu. Düşmanını bahçeden kovmadıkça mağrur ördeğin içi rahat edemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıdaki gürültüler gitgide azalıyordu. Derken bir silâh sesi duyuldu. Biraz sonra kapıyı çalan polis genç kadına, «Dışarıdaki sahneye hayatınızda bir daha rasîıyamazsımz,» dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçenin altı üstüne gelmiş, çiçekler harap olmuştu. Sandalyeler ve bebeğin arabası da devrilmişti. Yerde kırmızı lekeler göze çarpıyordu. Paytak bahçe kapısının önünde kanatları açılmış vaziyette ve gagası kanlar içinde yatıyordu. Köpeğin ölüsü ise bahçenin dışmdaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polis genç kadına köpeğin parçalanmış başını göstererek, «gördüğünüz gibi aslında, tabancaya pek lüzum yokmuş,» dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paytak, yabani atalarından kendisine miras kalan bir içgüdünün etkisiyle, düşmanım kutsal saydığı bahçeden kovuncaya kadar çarpışmış ve bu uğurda can vermişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7596005114457108662?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7596005114457108662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7596005114457108662' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7596005114457108662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7596005114457108662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/05/ordek.html' title='Ördek'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5327157115600515031</id><published>2009-05-03T15:47:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T15:49:57.152-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maymunlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maymun'/><title type='text'>Maymunlar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Maymunların Elinde Ölümle Pençeleştik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;1. DÜNYA SAVAŞI sırasında, Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı Roosevelt, Amerikan şileplerine, Akdeniz'e girmeyi yasak ettiğinden, 1941 yılının ekim ayında Ümit Burnu üzerinden port Sudan'a ve Suriye'te  doğru yol alıyorduk. Gemide 9 subay ve 28 personel olmak üzere tam 37 kişiydik. Yükümüzü boşalttıktan sonra, rota Kalküta'ya çevrildi. Oradan manganez, talk, jüt, mika ve kauçuk  yükledik. Son dakikada da Amerika daki doktorların, çocuk felcini yenmek için giriştikleri deneylerde kullanılmak üzere ısmarladı klan 500 maymunu başımıza musallat ettiler.   Onları, yirmişer yirmişer kafeslere dağıttıktan sonra aklımızdan çıkardık ve bir daha da onlarla ilgilenmedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 nisan günü Seylan'ın Kolombiya limanına gitmek üzere Kalküta'dan ayrıldık. Gemi hızından kaybetmediği takdirde, hedefimize beş günde varacağımız hesaplanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemimiz 1921 malı, 580 tonluk bir yapıydı. Pek ahım şahım bir şey olmamasına rağmen, sağlamlığına oldukça güvenimiz vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalküta'dan demir aldığımız sıralarda, harp haberleri hiç de iç açıcı neviden değildi. İngilizlerin en gözde harp gemilerinden «Prince of YVales» üe «Re-pulse» batırılmış, şubatta Singapur, bir ay kadar sonra da Ran-gun düşmüştü. Daha Kalküta'dan ayrılmadan önce, Amerikan harp gemilerini Malakka boğazından kaçırdıklarını haber almıştık.  Japon donanmasının, o sırada bulunduğumuz Bengai körfezini de tarayabileceğini tahmin etmek için doğrusu harp uzmanı olmaya hiç lüzum yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş zamanlarımızda maymunları seyretmekle vakit geçiriyor, birkaç dakika için olsun endişelerimizden sıyrılmaya çalışıyorduk. Hindistan'ın bu cinleri görülecek şeydi. Her kafeste en yaşlı erkek bü tün dişileri kendine ayırıyor, dişilere doğru adım atan her hangi başka bir erkeği öldüresiye dövüyordu. Maymunların bazan bize de sataşacakları tutuyor, yemeklerinden artakalan patates ve ekmek parçalarını kafes parmaklıklarının arasından üzerimize fırlatıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maymunların bakımı başka-marot ile marangoza aitti. Bu ikisi, kafesleri her sabah hortumla yıkıyor, hayvanlara günde iki defa yemek veriyor, hastaları ayrı kafeslere alıyor, ölüleri ise denize atıyordu. Hasta ve ölü maymunları kafesten çıkarmak oldukça tehlikeli bir işti. Maymunlar bir kere heyecanlandılar ve kafese giren de dikkati elden bıraktı mı, ortalık harp meydanın a dönüyordu. İrice birer kedi büyüklüğündeki bu yaratıkların testere gibi dişleri ve insanı ahtapot gibi saran kollariyle bacakları vardı. Bir keresinde içlerinden biri başkamarota yapışmış, adamcağızı kurtarıncaya kadar hepimizin canı çıkmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paskalya sabahı telsizimiz, ta uzaklardan gelen S.O.S. işaretleri aldı. Kaptan derhal tahlisiye sandallarının ve silahların gözden geçirilmesi için emir verdi. Doğrusu gülünecek haldeydik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'dan hemen hemen silahsız olarak ayrılmıştık. Birkaç tüfek ile 1. Dünya Savaşı'ndan kalmış bir makineliden başka savmama aracımız yoktu. Bir Japon kruvazörümde karşılaştığımız tak-dirde, halimizin ne olacağım siz düşünün. Tahlisiye sandalı bakamından, silahtan daha zengindik. Dört sandalımız ile iki salımız vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telsizcimiz Sparks ertesi sabah, 7.20'de, bu sefa nispeten daha yakından bir imdat sinyali daha aldı. «Pawnee» adında bir Amerikan gemisi 40 mil uzaku, topa tutulmuştu ve batmakla d Demek ki civarda Japon gemileri dolaşıyordu. Kaptan, kazanlar: | patlaması tehlikesini göze alarak hızı artırdı ve rotayı, en yaka liman olan Vizagapatam'a çevMJ di. Çok geçmeden Sparks, ikinci) bir S.O.S. aldı. İmdat iste bize «Pawnee» den 11 mil c yakın «Halifax» di.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün personel hazır ol durumuna geçmiş, Kaptandan emir bekliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanların her an patlaması mümkündü. Derken gözcü, ufukta, üzerimize doğru gelen bir gemi gördü. Üstelik kazanlarda basınç bacayı tüttürmeye başlamasın mı?.. Avaz avaz haykırmaya  başlıyan Kaptan, bu duman on saniyede yok edilmediği takdirde, hepimizin hakkından geleceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat iş işten geçmiş, Japon kruvazörü bizi görmüştü. Buyandan aşağıda 49 derece sıcakta, geminin hızını artırmaya çalışırken, bir yandan da mermilerin ne zaman üzerimize yağmaya  başlıyacağınıı merak ediyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden geminin sarsılmasiyla isabet aldığımızı anladık. Bundan sonra arka arkaya yağan mermiler, güvertedeki arkadaşlarımızı temizledi. Kaptan, bu tehlike anında dolaptan Amerikan bayrağını çıkartarak direğe çektirdi. Az sonra Kaptan ortadan kaybolmuş, bayrak da paramparça olmuş bulunuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşları güverteye çıkarmanın zamanı gelmişti. Maymun kafeslerinin yanından geçerken, marangozun, elinde bir demir çubuk olduğu halde, kafeslerin kapılarını kırmakla meşgul bulunduğunu gördüm. Az sonra güverteye fırlayan maymunların çığlıkları yaralıların iniltilerine karışarak dayanılmaz bir uğultu halini aldı. Ah, o zaman marangozu durdurmuş olsaydım, ne kadar iyi bir hareket olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvertede biraz daha ilerleyince, kamarotun, bütün tahlisiye sandallarının denize indirilmedi için emir verdiğini gördüm. \rkadan bizler de suya atıldık.  Fakat maymunlar da bizi taklit etmekte gecikmediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallara ulaşabilenler 16 kişiyi geçmiyordu. Birkaç kişi de zemi enkazından parçalara tutunmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara bulunduğum sala doğru yüzen bir maymun gördüm. Bir arkadaş onu sudan çıkarmak üzere uzandı. Fakat birdenbire yüzlerce &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Orumcek-Maymun.html"&gt;maymun&lt;/a&gt;un üzerimize doğru yüzdüğünü  farketmemle tüylerim diken diken oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri acı bir çığlık kopardı. 10 - 80 metre kadar ötede, bir tahta parçasına sarılmış bir denizci gördük. Bir maymun, kolları ve bacaklarıyle onun boynuna dolanrnış, etlerini parça parça koparıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimizden biri, «A bu, telsizci sparks!» diye inledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerime inanamıyarak baktığım sırada, birkaç maymunun daha öbürünün yanına yüzerek tahta parçasım ondan koparmaya çalıştıklarını gördüm.  Çok seçmeden Sparks, yüzü gözü kan icinde olduğu  halde, deli gibi haykırmaya başladı ve sulara gömüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan da düzinelerle maymun salımıza yetişmiş, üzerine tırmanmaya çalışıyordu. Biz de tıpkı birer hayvan kesilerek kla mücadeleye koyulduk. Başlarına nişan alarak onları teker teker avlamaya çalışıyorduk, fakat çevik olan maymunlar , biz daha denge sağlayamadan yer değiştirerek tekrar üzerimize saldırıyorlardı. Bir arkadaş bitkin düşerek denize yuvarlandı.  Onu tekrar sala çekinceye kadar canım çıktı. Nihayet maymunlarla salın üzerinde boğuşmaya başlamıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bğuşmak ne kelime!.. Hınzır maymun yaratıklar âdeta dört kolluydular. Bacaklariyle ve kollariyle insana sarılmakta olduğu kadar, göz oymakta da usta idiler. Dişleri ise usturadan keskindi.  Korkudan çılgına dönmüşlerdi. Tiz çığlıklar koparırken, gözleri, delillerinki gibi yuvalarında fıldır fıldır dönüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir aralık, nasılsa elime geçen bir maymunun boynunu sıktığımı hatırlıyorum. Hayvan cansız düşünce, onu bacaklarından sallayarak kamçı gibi arkadaşlarına doğru savurmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumun ışınlan yerlerinden oluk gibi kan akıyordu. Bu perişan halime rağmen, saldaki birkaç kişinin bitkin düştüğünü ve maymunlarla cebelleşmek için kollarım bile kaldıramadıklannı farkettim. Cesedi bunlardan birine vererek, «kamçı» vazifesi görecek başka bir maymun beklemeye başladım. Çok geçmeden üzerime atılarak dişlerini enseme geçiren iri bir erkek maymunun boynunu kırdım. Ve onu elime alarak yeniden kamçı gibi, alabildiğine savurmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra olanlan pek iyi hatırlıyamıyorum. Sonuncu maymunun ölüsünü de suya attıktan sonra, salda dokuz kişiyken, ancak üç kişi kaldığımızı gördüm. O iki arkadaşım da bir saate varmadan can verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonraki pek o kadar önemli değil. Denize atılma emri verilinceye kadar görevi başından aynlmayan Sparks'm telsizleri, Amerika yolundaki bir yolcu gemisini imdadımıza yetiştirmişti. Dönüş yolunda, geminin yolcuları, hep bir Japon gemisiyle karşılaşmaktan korkmakla vakit geçirdiler. Fakat ölümden kurtulan on iki kişi, bundan çok daha korkunç kabuslarla pençeleşti. Bugün hala geceleri terler içinde uyanıyor ve lambayı yakıp odamda olduğumu görene kadar, deli maymunlar tarafından boğazlandığımı sanarak tirtir titriyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Orumcek-Maymun.html"&gt;örümcek maymun&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kizil-maymun.html"&gt;kızıl maymunlar&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5327157115600515031?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5327157115600515031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5327157115600515031' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5327157115600515031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5327157115600515031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/05/maymunlar.html' title='Maymunlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2445105709479117890</id><published>2009-04-30T05:57:00.000-07:00</published><updated>2009-04-30T06:12:33.180-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şempanzeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şempanze'/><title type='text'>En Zeki Hayvan Şempanze</title><content type='html'>&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Hayvanlar Alemi'nin En zeki Yaratığı:&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;ŞEMPANZE&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Bu hayvan, insanların hareketlerini taklit etmekte, öteki yaratıklardan kat kat üstündür.&lt;/p&gt;   &lt;p&gt;• ingiliz gezginlerinden ve hayvan koleksiyoncularından Dr. Ansorge bir gün, dar nehirler yoluyla Batı Afrika'nın sık ormanlarının en ücra yerime kadar giren gemilerden birindeydi. Koleksiyoncunun niyeti ormanın içinde tek başına yaşayan bir beyazı ziyaret etmekti. Gece bastırırken iskeleye vardı. O beyazın evini orman içinde nasıl bulacağını düşünürken, birden kendisine yaklaşan bir fener gördü. Bunu taşıyan el, yerden ancak 50 - 60 santim yüksekte olduğuna göre, bir çocukla, ya da bir cüceyle karşılaşacağını umarken, kendisini karşılamaya gelenin bir şempanze olduğunu görmez mi?... &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Sempanzeler2.html"&gt;Şempanze&lt;/a&gt; maymun  bir şey demeden Dr. An-sorge'yl elinden tuttu ve ormanın içinde birkaç yüz metre ileriye götürerek efendisine teslim etti. Koleksiyoncu bunun üzerine, ev sahibinin yıllardır bu garip arkadaşla yalnız yaşadığını ve şempanzenin, bütün ev işlerini gördükten başka, ona arkadaşlık ettiğini de öğrendi. Efendisi şempanzeye bütün gemileri beklemesini ve bunlardan inen beyazları kendisine getirmesini de öğretmişti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;En Zeki Hayvan &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Insansi-Maymunlarin-En-Zekileri-Sempanzeler.html"&gt;Şempanze&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2445105709479117890?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2445105709479117890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2445105709479117890' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2445105709479117890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2445105709479117890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/en-zeki-hayvan-sempanze.html' title='En Zeki Hayvan Şempanze'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2745618958973399214</id><published>2009-04-29T14:21:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T14:24:58.065-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köpek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşük Kulak'/><title type='text'>DÜŞÜK KULAK SAHİBİNİ NASIL BULDU</title><content type='html'>DÜŞÜK KULAK SAHİBİNİ NASIL BULDU&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/2/view_image/c334b2347/hayvanlar-hakkinda-gercek-hikayeler2-1.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/2/view_thumb/c334b2347/hayvanlar-hakkinda-gercek-hikayeler2-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;«Düşük Kulak» bir İngiliz hava yüzbaşısının kahverengi gözlü ve sarkık kulaklı &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kap-Av-Kopekleri.html"&gt;köpeğiydi&lt;/a&gt;. Av uçaklarının içi fevkalade dar olduğundan. Düşük Kulak uçuşlara efendiliyle çıkamaz, onu havaalanı müdürünün odasında beklerdi. Yüzbaşının uçağı yere inmeden, hiç kimse onu oradan ayıramazdı. Harp yıllarıydı. Günün birinde yüzbaşının uçağının da bulunduğu bir filonun Fransa üzerindeki akından dönmesi beklenirken, Düşük Kulak'm ansızın yerinden kalkarak müdürün odasından dışarı fırladığı görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 dakika sonra alanın müdürü, bir uçağın alan yakınlarına düştüğünü ve pilotunun da atladığı haberini aldı. Bir saatlik araştırmadan sonra yüzbaşıyı bir bacağı kırılmış halde paraşütünün yanında oturur buldular. Düşük Kulak da oradaydı ve efendisinin yüzünü cesaret verici bir tarzda yalıyordu. Düşük Kulakın, uçağın düştüğünü daha hiç kimse duymadan nasıl hissettiği, efendisinin tehlikede olduğunu nasıl anladığı ve onu nasıl bulabildiği bir türlü izah edilemedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köpek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2745618958973399214?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2745618958973399214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2745618958973399214' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2745618958973399214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2745618958973399214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/dusuk-kulak-sahibini-nasil-buldu.html' title='DÜŞÜK KULAK SAHİBİNİ NASIL BULDU'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3204991774195063146</id><published>2009-04-29T14:12:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T14:20:05.943-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rakun'/><title type='text'>ÇEGİNGEN RAKUN 'UN MARİFETLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/2/view_image/c334b2347/hayvanlar-hakkinda-gercek-hikayeler2-1.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/2/view_thumb/c334b2347/hayvanlar-hakkinda-gercek-hikayeler2-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEGİNGEN &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/hayvanlar/Rakun.html"&gt;RAKUN&lt;/a&gt;'UN MARİFETLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Amerika'ya has &lt;a href="www.hayvanansiklopedisi.com/Genc-Bir-Rakunun-Hayati.html"&gt;rakum&lt;/a&gt; adında ayıya benzer, kuyruğu alacalı halkalı bir hayvan vardır. Bir gün bir genç çiftçi bunlardan iki tane rakumu yakalayarak tahta bir kafese hapsetmişti. Birkaç hafta sonra rakumlardan birisi, kendisini yakalayan adamla dost olmuştu, öbürü aksine çekingen duruyor, daima kafesin gerisine kaçıyor, orda kalıyordu. Çiftçi kafese yiyecek koymaya gittiği zamanlar, onu yalnız samimî olanı karşılamaya geliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün çiftçi, rakun'ların ikisini de kafeslerinde bulamadı. Çekingen olan rakunun her zaman durduğu köşede kanı bir delik vardı. Besbelli iki hayw an sözel bir plan hazırlamışlar, &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Zeki-ve-Temiz-Rakunlar.html"&gt;zeki rakum&lt;/a&gt; kafese yaklaşan çiftçiyle meşgul olup, onun dikkatini çekerken, öbürü geceleyin giriştikleri kazının deliğini ve delikten çıkan talaşları gizliyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3204991774195063146?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3204991774195063146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3204991774195063146' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3204991774195063146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3204991774195063146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/cegingen-rakun-un-marifetleri.html' title='ÇEGİNGEN RAKUN &apos;UN MARİFETLERİ'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3236337148848620455</id><published>2009-04-29T14:02:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T14:12:09.833-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fok'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayıbalığı'/><title type='text'>AHBAP CANLISI BİR FOK</title><content type='html'>AHBAP CANLISI BİR FOK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/2/view_image/c75ab2239/fok.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/2/view_thumb/c75ab2239/fok.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1923'te Amerikan Donanmasının «Omaha» gemisi bir gün California' nın San Pedro limanına demir attığı sırada, suyun içinde bir gürültü koptu. Araştırınca, genç bir fok*un gemiye bağlı bir sandala binmeye çalıştığı görüldü. Bunun üzerine geminin yanlarını temizlerken üzerine çıkılan iskelelerden birini; aşağıya sarkıttılar. &lt;a href="http://www.blogger.com/www.hayvanansiklopedisi.com/Kulakli-Foklar-veya-Ayi-Baliklari.html"&gt;Ayıbalığı&lt;/a&gt; da bunun üstüne çıktı ve güverteye çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanın böğründe bir kesik vardı. Geminin doktoru yarayı dikti. Tayfalar da ziyaretçiyi şeker ve çiğ balıkla beslediler. Ayıbalığı yarası iyileşinceye kadar gemide kaldı. Sonra bir gün geldiği yoldan giderek gemiden ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat gemi, limanda kaldığı müddetçe, sık sık gemiyi ziyarete geliyordu. Gemidekiierin dikkatini çektikten sonra, kendisine iskelenin indirilmesini bekliyor, böylece yukarı çıkarak beslenip okşanmak için gemicilerin yanma gidiyordu. İşin enteresan tarafı bu fok «Omaha» gemisini limandaki öbür gemilerden ayırabiliyor , &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kulaksiz-Foklar-veya-Gercek-Foklar.html"&gt;fok balığı&lt;/a&gt; başka hiç bir gemiyi ziyarete gitmiyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3236337148848620455?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3236337148848620455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3236337148848620455' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3236337148848620455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3236337148848620455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/ahbap-canlisi-bir-fok.html' title='AHBAP CANLISI BİR FOK'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4143473133135180232</id><published>2009-04-29T14:01:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T14:02:06.557-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köpek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kokarca'/><title type='text'>Kokarca'nın Köpeğe Verdiği Ders</title><content type='html'>&lt;p&gt;Kokarca'nın Köpeğe Verdiği Ders&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;BU, Amerika'da geçen olmuş bir vakadır. Bir evde «Butch» adında bir&lt;br /&gt;köpekle «Stripes» yani «Çizgili» adında kokusu alınmış bir kokarca&lt;br /&gt;vardı. Stripes yavru iken onu avluda Butch'un yanma bırakıyorlardı.&lt;br /&gt;Evdekiler, köpeğin bu garip hayvanı, orasını burasını hafif hafif&lt;br /&gt;ısırarak müthiş kızdırdığını keşfetmekte gecikmediler. Bir gece avluya&lt;br /&gt;çıkınca, köpeği yalnız buldular. Parmaklığın dibindeki bir delik,&lt;br /&gt;kokarcamın nasıl kaçtığını açıkça anlatıyordu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/2/view_image/6fff32252/k%C3%B6pek_ve_kokarca.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/2/view_thumb/6fff32252/k%C3%B6pek_ve_kokarca.jpg" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p&gt;Birkaç&lt;br /&gt;gece sonra avluda otururken, Stripes'in parmaklığın dibindeki delikten&lt;br /&gt;avluya girdiğini görünce, ev halkı son derece sevindiler. Stri-pes'in&lt;br /&gt;peşinde başka bir kokarca daha vardı. &lt;a target="_self" name="kokarcalar" title="kokarcalar" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kokarcalar.html"&gt;Kokarcalar&lt;/a&gt; girdiğinde Butch da neşeli neşeli havladı ve&lt;br /&gt;yeni kokarcayı ısırmaya kalkıştı. Hayvan o an pis kokusunu Buteh'a&lt;br /&gt;doğru fışkırttı. Gözleri yanan köpek acı acı uluyarak avlunun en uzak&lt;br /&gt;köşesine kaçtı.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ertesi sabah ikinci kokarcanın gitmiş olduğunu gördüler. Bir daha da&lt;br /&gt;gelmesine hacet yoktu zaten... Butch, Stripes'i bir daha rahatsız&lt;br /&gt;etmedi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlgili: &lt;a target="_self" name="yabani köpekler" title="köpekeler" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Yabani-Kopekler.html"&gt;Yabani Köpekler&lt;/a&gt;, &lt;a target="_self" name="köpek" title="hindistan köpek" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Hindistanin-Kudretli-Vahsi-Kopekleri.html"&gt;Hindistan Köpekleri&lt;/a&gt;&lt;br&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4143473133135180232?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4143473133135180232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4143473133135180232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4143473133135180232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4143473133135180232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/kokarcann-kopege-verdigi-ders.html' title='Kokarca&apos;nın Köpeğe Verdiği Ders'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-1893073349100350086</id><published>2009-04-29T13:58:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T14:00:48.750-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serçeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırlangıç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırlangıçlar'/><title type='text'>KIRLANGIÇLARIN İNTİKAMI</title><content type='html'>&lt;p&gt;KIRLANGIÇLARIN İNTİKAMI&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir sabah yuvaları evimizin saçağında bulunan iki kırlangıcı,&lt;br /&gt;yuvalarına yerleşen sevimli bir &lt;a target="_self" name="serçe sayfası" title="serçeler" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Serceler.html"&gt;serçe&lt;/a&gt;yi kovmaya çabalarken gördüm.&lt;br /&gt;Kırlangıçlar serçeyi kımıldatmayı bir türlü başaramıyorlardı. Bunun&lt;br /&gt;üzerine kırlangıçlar uçtular ve biraz sonra da yirmi kadar kırlangıcı&lt;br /&gt;peşlerine takmış olarak döndüler. Yuvadaki serçeye yeniden saldırmaya&lt;br /&gt;başladılar. Bu kırlangıç kalabalığının hücumuna rağmen, serçe yuvayı&lt;br /&gt;bir türlü terk etmedi.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a target="_self" name="kırlangıçlar" title="kırlangıç" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kirlangic.html"&gt;Kırlangıçlar&lt;/a&gt; tekrar uzaklaştılar. İki saat sonra evimizin etrafını o&lt;br /&gt;zamana kadar görmediğim kalabalıkta bir kırlangıç sürüsü kapladı. Bütün&lt;br /&gt;kırlangıçların bir hamlede çullandıkları yuva görünmez oldu. Birkaç&lt;br /&gt;dakika sonra hepsi gitti. Merakla yuvanın bulunduğu yere çıktım. Bunun&lt;br /&gt;üzerine yuvanın ağzının tamamen çamurla sıvanmış olduğunu gördüm,&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Aradan aylar geçti. Sonbaharın yağmurlu fırtınaları yuvayı aşağı&lt;br /&gt;düşürünce, etrafındaki yapışkan çamur tabakasını kırdım. İçinden&lt;br /&gt;serçe nin ölmüş ve mumyalaşmış vücudu çıktı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlgili: &lt;a target="_self" name="serçe sayfası" title="serçeler" href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Serceler.html"&gt;Serçe Kuşu, evcil serçeler&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-1893073349100350086?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/1893073349100350086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=1893073349100350086' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1893073349100350086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1893073349100350086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/kirlangiclarin-intikami.html' title='KIRLANGIÇLARIN İNTİKAMI'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-1659506172491629010</id><published>2009-04-28T18:56:00.000-07:00</published><updated>2009-04-28T19:48:28.996-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaplan'/><title type='text'>İnsan yiyen kaplan beni Nasıl Kaçırdı?</title><content type='html'>Ünlü kaplan avcısının eşi başlarından geçen korkunç bir kaplar avını anlatıyor.&lt;br /&gt; İnsan yiyen kaplan beni Nasıl Kaçırdı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOCAM Derek vahşi hayvan avcısı olarak meşhur olduğundan serseri filleri veya insan yiyen kaplanları öldürmeye ikide bir çağrılırdı. Birkaç yıl önce de bir av partisi dolayısiyle Bombay'da bulunduğumuz sıralarda, onu bir kaplanı öldürmeye davet etmişlerdi. İnsan yiyen bu canavar, doğu kıyısında, Puru denilen yerde bulunuyordu. Birçok yerliyi kaçırmış ve yemişti... Derek onu avlamayı kabul etti.&lt;br /&gt;Puru yakınlarında birçok kaplan vardı, ama yalnız bir tanesi insan yiyici olarak ün salmıştı. Bir fille giriştiği kavga sonucunda bu kaplanın bir ayağı ezilmiş, yayvan kalmıştı. Ama bu sakatlığın, hayvanın saldın hızı üzerinde hiçbir yavaşlatıcı etkisi olmamıştı.&lt;br /&gt;Grubumuz, kocam Derek, silahlarımızı taşıyan Ali, iki yerli yardımcı ve benden ibaretti. Köylüler, büyük bir ağacm üzerinde bir av kulübesi kurmamıza yardım etmişler ve yem olarak da bize genç bir boğa armağan etmişlerdi.&lt;br /&gt;Derek, Ali ve ben av platformunda bütün gece ses çıkarmadan oeJaeaiK. Sigara içemiyor ve ancak fısıltı halinde konuşuyorduk. Mevsim, yağmur mevsimiydi ve soğuk; mize rağmen tarafımız uyu*&lt;br /&gt;fak vakti de gözükmedi. Artık aşağı inmeye karar veraaşak. Derek yere atladı, arkasından da ben... Ali ise silahlan ve leri indiriyordu. Bir anda bîr ça-tırdı koptu, arkasından da bütanın feryadı ile beraber sarih siyahlı bir kitle yanımızdan yıldırım gibi geçip kayboldu. Ağnamı açık kalakaldık. Derek, «ABafctaa birimizi kapmadı,» dedi.&lt;br /&gt;Hemen kaplanın peşine döştük. Sesin geldiği yönde bir, btr buçuk kilometre kadar yürüdük.&lt;br /&gt;Tecrübeli ve cesur bir ava olan Ali daha ileri gitmemenin ihtar etti. Zira Kaplan arkasından geldiğimizi sezerek avını bırakmış ve bize pusu kurmuş olabilirdi. Bir saat kadar beklemeye karar verdik. Bu sürenin sonunda iki yerli ile desteklenen grubumuzla gene kaplanın peşine düştük. Bir müddet yürüdükten sonra boğanın leşiyle karşılaştık. Ali leşe pek fazla yaklaşmamamızı söyledi. Zira &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kaplanlar.html"&gt;kaplan&lt;/a&gt; yakınlarda olabilirdi. Boğaya doğru birkaç adım ilerlemiş olan yerlilerden biri, Aü'nin sözünü din-lemiyerek yürümeye devam etti. Aynı anda uzun ve çevik bir vücut yine şimşek hızıyla ortaya çıkarak kükremeler ve feryatlarla karışık bir ses hercümerci arasında yerliyi kaptığı gibi kayıplara karıştı.&lt;br /&gt;Hemen kaplanın peşine düş-tükse de, ayak bileklerimize kadar çıkan çamur ve ustura kadar keskin, yüksek sazlar çabuk ilerlememize engel oluvordu.Zaten bahtsız Hintlinin sesi de pek çabuk kesildi.&lt;br /&gt;Yerlinin cesediyle karşılaştığımız vakit dehşet içinde kaldık. Vücudunun bir kısmı yenmiş, başı ise gövdeden ayrılıp bir ağacın dibine fırlatılmıştı. Yuvalarından fırlamış gözlerde unutulmaz bir dehşetin izleri donup kalmıştı. Midem bulamyordu. Derek'in de sapsarı kesildiğini gördüm. Cesedin iki adım ilerisindeki bir ağaca bir av platformu kurmaya karar verdik. Derek, Ali ve ben yerlerimize geçerek beklemeye koyulduk. Hintliler ise yerlinin akrabalarına acıklı haberi vermek üzere köye dönmüşlerdi.&lt;br /&gt;Hava kararıp da adamcağızın cesedi görünmez olunca biraz rahat ettim. Her halde uyumuş da olacağım ki, Ali omuzuma vurarak beni uyandırdığı zaman saat sabahın ikisi olmuştu. Karanlıkta cesedin başında bir çift parlak göz farkettim. Hemen Derek'le beraber ateş ettik. Kükreme ve pençe gürültüleri koptu. Hayvanın ağaçlara ve çalılara çarptığını duyduk. Sonra ortalığa yine sessizlik çöktü. Fakat biz yerimizden kıpırdamadık.&lt;br /&gt;Bir zaman sonra aşağıda gene gürültüler duyduk. Her halde bu kaplan değildi. Bir çakal veya başka bir leş yiyen hayvan mutlaka zavallı adamın cesediyle kendine ziyafet çekiyordu. Ay bulutların arasına girdiği için, hiç bir şey göremiyorduk. Şafak söktüğü zaman aşağı inebildik. Zavallı adamın kemiklerinin üzerinde hemen hiç et kalmamıştı. Yalınında da koca bir kaplanın cesedi yatıyordu.Ama bu peşine düştüğümüz kaplan değildi.&lt;br /&gt;Uzakten köylülerin gürültü ile geldiklerini duyduk. Konserve kutuları ve teneke parçaları çalarak canavarı korkutup kaçırmak istiyorlardı. Yanımıza gelerek zavallı yerliden arta kalanları topladılar ve gömmek üzere köye götürdüler. Biz de kampımıza döndük.&lt;br /&gt;Ertesi sabah canavardan bir haber alamadığımız için, Derek'-îe birlikte kuş avlamaya çıktık.&lt;br /&gt;Ali'den başka dört de yerli bizimle beraberdi. Ali'ye sorarsanız, o, bizim hafif silâhlarla ava çıkmamızı doğru bulmuyordu. Zira kaplanın her hareketimizi gözetlemesi ihtimali vardı.&lt;br /&gt;Hava yağışlı ve soğuk olduğu için, üzerime kalın ve uzunca bir deri ceket almıştım. Gün sona ermeden hayatımı bu kalın elbiselere borçlu olacağımı nerden bilebilirdim?.. Bir havli zaman avlandık. Kuşlardan başka iki  de karaca vurmuştuk. Akşama doğru hepimiz yorulmuştuk.&lt;br /&gt;Tam iki açıklığı birbirinden 1 ayıran bir çalılığın yanından geçîyorduk ki, en umulmadık anda şimşek gibi üzerimize atılan turuncu ve siyah bir vücut gözlerîmizi kamaştırdı. Kulaklarımın dibinde korkunç bir hırlama duydum. Koca bir kafa ile ardına kadar açık bir ağzı hayal meyal görmemle beraber, belimden kavranıldığımı hissetmem bir oldu.&lt;br /&gt;Derek'in, Ali'nin ve yerlilerin bağın şiarını duyuyordum. Öyle şaşkın haldeydim ki, başıma geleni birden kavrıyamadım. Ama durum rüya değil, hakikatti. Kaplan beni belimden yakalamış, ormana götürüyordu. «Bu bir kâbus galiba,» diye düşünecek olduysam da, canavarın çenelerinin belimdeki baskısı ve beni hoplata zıplata sürürkleyişi gerçekti. Beni her an yere bırakıp palçalamaya başlıyabilirdi. Silâhımı hâlâ sol elimde tutuyordum, ama sağ kolum kaplanın ağzmdaydı. Kendime telkin yaparak şuurumu kaybetmemeye çalışıyordum. Zira tek kurtuluş ümidim, canavar beni yere bıraktığı an ona ateş edebilecek durumda olmamdı...&lt;br /&gt;Sebebini anlıyamadım, ama kaplan ansızın geri döndü ve ağaçlarla kaplı bataklığa giden çamurlu yolu terkedip beni açık araziye doğru götürmeye başladı. İşte o zaman Ali'yi gördüm. Elinde Derek'in silâhiyle bizi takip ediyordu. Bu kadar hızlı koşan bir insan şimdiye kadar görmemiştim. Kaplan hem ayağı yüzünden, hem de beni taşıdığı için yavaşlıyordu. Ali'nin arkasından Derek, geriden de yerliler koşuyorlardı...&lt;br /&gt;Takip edildiğini hisseden canavar ansızın döndü ve homurdanmaya başladı. Ama beni bırakmak şöyle dursun, çenelerini büsbütün sıktı. Ali, «Cesaret sahip!.. Cesaret!..» diye bağırıyordu. Ağzında benim bulunmama rağmen, kaplan Ali'ye doğru bir pençe savurdu. Ali geriye sıçrayarak canını zor kurtardı. O zaman üçümüzün de ne korkunç bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu anladım. &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/hayvanlar/Kaplan.html"&gt;Kaplan&lt;/a&gt; beni bırakırsa, Derek ile Ali'yi bir anda parçalı-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; **Kaplan bir an beni bırakıp Ali'nin üstüne atlamaya hazırlandı. Ama sonra vazgeçti. Homurdanarak  bana döndü.**&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-1659506172491629010?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/1659506172491629010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=1659506172491629010' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1659506172491629010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1659506172491629010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/insan-yiyen-kaplan-beni-nasl-kacrd.html' title='İnsan yiyen kaplan beni Nasıl Kaçırdı?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3964175815126765764</id><published>2009-04-28T18:29:00.000-07:00</published><updated>2009-04-28T18:45:31.599-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köpek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kocabaş'/><title type='text'>Kocabaş'ın Sonu</title><content type='html'>Kocabaş'ın Son&lt;br /&gt;ÜÇ KİŞİLİK  bir ailenin&lt;br /&gt;içinde doğmuşum: annem, babam ve Kocabaş'tan ibaret bir ailenin. Daha bir günlükken Kocabaş'ın himayesine girmişim. O, cinsi belirsiz, orta yaşlı ve belli alışkanlıkları olan bir köpekti.&lt;br /&gt;Annem beni, arabamın içinde bahçenin neresine bıraksa, yanıma kimsenin soku-lamıyacağmdan emin bulunurdu. Ben, yürüyecek kadar büyüyünce, Kocabaş bu defa bana gezintilerimde göz kulak olmaya başladı. Bana emin sınırlar tayin etmişti. Bunları aşmaya yeltenişlerimde elimi ağzına alır ve beni yavaşça geriye çekerdi.&lt;br /&gt;Ben okula başladıktan sonra, Kocabaş'ın kendine ayırabileceği biraz vakti oldu. İşte o zaman ihtiyarlamaya başladığını anladığını tahmin ediyorum. Gözleri bozulmuş, eski canlılığı kalmamıştı. Baytarın onu uyutmak tavsiyesini, an* nemle babam uzun zaman duymamazlıktan geldiler.&lt;br /&gt;Sonbahar içinde bir pazar günü babamın Kocabaşla ava çıkmayı sevdiği yere gitmiştik. Annem babama, «Böylesi daha iyi Jim,» deyinceye kadar ben durumda bir anormallik olduğunu farkedememiştim.&lt;br /&gt;Babam derin bir göğüs geçirdi, fakat cevap vermedi. Bu av partileri bizim için büyük bir eğlence idi, fakat o gün babam ne gülüyor, ne de şaka ediyordu. Kocabaş, babamın arkasından &lt;a href="http://otomobil.blogcuzade.com"&gt;otomobil&lt;/a&gt;den atlamaya   hazırlanırken, an-&lt;br /&gt;nem onun başını okşadı, sonra derhal kitabını açarak oku-' maya başladı.&lt;br /&gt;Çok geçmeden babamın tüfek sesini duyduk. Anneme, «Babam hemen bir av görmüş olmalı,» dedim. Annem evet gibilerdenN başını salladı ve burnunu gürültüyle sildi. Annemin, kendisini ağlatan bu kitapları neden okuduğuna aklım ermiyordu.&lt;br /&gt;Birden annemin, «Aman Allahım!» f eryadıyla yerimden sıçradım.&lt;br /&gt;— «Ne oluyorsun anne? Gelen Kocabaş,» diye söylendim.&lt;br /&gt;Sevgili köpeğim otomobile üç metre kala durdu. Kalçasında, gitgide genişleyen bir kırmızı leke göze çarpıyordu. «Anne, bak! Yaralanmış!» diye bağırdım.&lt;br /&gt;İkimiz de otomobilden atlamaya hazırlandıksa da, Kocabaş, sanki en müthiş düşmanları imişiz gibi, bize dişlerini gösterdi ve hırlamaya başladı.&lt;br /&gt;— «Niçin böyle hareket ediyor?» diye sordum.&lt;br /&gt;Annem elimi avucuna aldı. «Kocabaş çok ihtiyarladı yavrum. İhtiyar &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kap-Av-Kopekleri.html"&gt;köpekler&lt;/a&gt; ise ba-zan akıllarını kaçırırlar,» dedi.&lt;br /&gt;Tam o sırada babam koşarak çalıların arasından çıktı. Kocabaş bu sefer ondan tarafa da dönerek hırladı.&lt;br /&gt;Babam, «Allahım, ben bu dikkatsizliği nasıl yaptım?» diye inledi. «Halbuki canını acıtmadan işini bitirmek istemiştim. Ama doğru dürüst önümü   göremiyordum gali-&lt;br /&gt;ba... Her halde ağlıyordum!-»&lt;br /&gt;Annem yumuşak bir sesle, «Biliyorum canım, biliyo* rum.» diye mırıldandı. «Ama kendisine yardım etmemize meydan vermediğine göre, gene de başka çare yok.»&lt;br /&gt;Babam cevap vermedi. Otomobilin öteki yanma geçmeye teşebbüs ettiyse de, Kocabaş da arkasından gelmişti. Ne bizim otomobilden çıkmamıza, ne de babamın otomobile binmesine izin veriyordu.&lt;br /&gt;İşte o sırada babam, Kocabaş'ın havlayarak bize göstermek istediği şeyi gördü ve derhal otomobilin altındaki bir şeye ateş etti. Bu, bize atılmaya hazırlanan upuzun, korkunç bir yılandı!..&lt;br /&gt;Babamın, yılandan kestiği 16 parçalı çıngırağı hala muhafaza ederim.&lt;br /&gt;Dönüşte annem otomobili kullanırken, babam Kocabaş'ı kucağına oturttu. Baytar tarafından yarası sarılan Kocabaş, bir hafta sonra eski sıhhatine ve neşesine kavuşmuştu.&lt;br /&gt;Sadık dostumuz bir yıl daha bizimle kaldı. Derken bir gece uykusunda bizden ebediyen ayrıldı. GÖz yaşlarımızın onu uyandıramayacağına inanç getirince, onu, küçükken beni gölgesinde büyüttüğü ağacın altına gömdük.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3964175815126765764?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3964175815126765764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3964175815126765764' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3964175815126765764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3964175815126765764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/04/kocabasn-sonu.html' title='Kocabaş&apos;ın Sonu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-625830365387597847</id><published>2009-01-11T02:12:00.001-08:00</published><updated>2009-01-11T02:14:03.414-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yıların özellikleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılan zehiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılanlar'/><title type='text'>Yılanlar Hakkında Sorular</title><content type='html'>Sürüngenler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular&lt;br /&gt;* Türkiye'de kaç tür kertenkele vardır?  &lt;br /&gt;* Türkiye'de kaç tür yılan vardır?  &lt;br /&gt;* Türkiye'de zehirli kertenkele var mıdır?  &lt;br /&gt;* Türkiye'de zehirli yılan var mıdır?  &lt;br /&gt;* Zehirli Yılan ile Zehirsiz Yılan'ı nasıl ayırdedebilirim?  &lt;br /&gt;* Zehirli yılan sokmasına durumunda ne yapmalıyım?  &lt;br /&gt;* Arada doğaya kamp yapmaya gidiyoruz, yılanlar bize zarar verir mi?  &lt;br /&gt;* Yılanlar faydalı hayvanlar mıdır?  &lt;br /&gt;* Evde yılan veya kertenkele beslememiz mümkün mü?  &lt;br /&gt;* Evimin bahçesine yılan girmemesi için ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.cbc.ca/sevenwonders/images/pic_wonder_narcisse_snake_pits_lg.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 640px; height: 480px;" src="http://www.cbc.ca/sevenwonders/images/pic_wonder_narcisse_snake_pits_lg.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de kaç tür kertenkele vardır?&lt;br /&gt;Türkiye'de 64 türe yakın kertenkele yaşamaktadır, ancak bazı türler bazı herpetologlara göre alttür, bazılarına göre ise tür sayıldığından bu sayıda ufak tefek farklılıklar olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de kaç tür yılan vardır?&lt;br /&gt;Türkiye'de 54 türe yakın yılan yaşamaktadır, ancak bazı türler bazı herpetologlara göre alttür, bazılarına göre ise tür sayıldığından bu sayıda ufak tefek farklılıklar olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de zehirli kertenkele var mıdır?&lt;br /&gt;Hayır! zehirli kertenkele Ne Türkiye'de ne de Avrupa'da zehirli kertenkele yoktur. Dünya'da sadece iki tür kertenkele zehirlidir (Heloderma suspectum, Heloderma horridum) bunlar da sadece Güney Amerika ve Kuzey Amerika'nın güney'inde yaşarlar. Ancak bu iki tür kertenkelenin de zehir iletim sistemleri fazla gelişmediği için insanlara zarar veremezler.&lt;br /&gt;Ülkemizde yanlış olarak, yeşil kertenkelelerin zehirli olduğu sanılmaktadır. Bu çok yanlış bir inanıştır, ülkemizde zehirli kertenkele dünyada varolan iki zehirli kertenkele türü sadece Amerika kat'asında yaşarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de zehirli yılan var mıdır?&lt;br /&gt;Evet Türkiye'de bulunan 54 yılan türünden 13 türü zehirli 3 türü yarı zehirli geri kalan 38 türü ise tamamen zehirsizdir. Ancak ne zehirli nede zehirsiz yılanlar, üzerlerine basılmadıkça, taş ve sopa ile korkutulmadıkça insanlara saldırmazlar, tersine kaçarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehirli Yılan ile Zehirsiz Yılan'ı nasıl ayırdedebilirim?&lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bir yılanın zehirli yada zehirsiz olduğunu saptamak, çoğu kez uzmanlık gerektiren bir konudur. Her ne kadar Türkiye'de bulunan yılanların zehirleri, sağlıklı bir insanı öldürecek kadar güçlü değilse de, yine de canınızı oldukça acıtabilir, ve ciddi yaralanmalara neden olabilir bu bakımdan dikkatli olmak gerekir. Şunu hiç aklımızdan çıkartmayalım ki; Hiç bir yılan taciz edilmedikçe insanlara saldırmaz ve ısırmaz, tersine insanlardan kaçar. Ayrıca zehirli yılanlar, tarım alanları ve bahçelerdeki fare, köstebek gibi kemirgenleri yiyerek beslendiklerinden, çok faydalı hayvanlardır. Bu bakımdan bağ ve bahçelerinizdeki yılanları; ister zehirli ister zehirsiz olsun öldürmeyiniz!&lt;br /&gt;Ülkemizde bulunan 54 tür yılandan sadece 13 türü zehirli, 3 türü yarı zehirli, 38 türü ise zehirsizdir.&lt;br /&gt;Yarı zehirli tabir ettiğimiz yılanlar Colubridae familyasından:&lt;br /&gt;Malpolon monspessulanus (Çukurbaşlı Yılan) Max boyu: 180cm - 2 Metre&lt;br /&gt;Telescopus fallax  (Kedi Gözlü Yılan) Max boyu: 70-80cm  türleridir&lt;br /&gt;Telescopus nigriceps (Siyah Bantlı Kedi Gözlü Yılan) Max boyu:68 cm.&lt;br /&gt;Her üç yılanında zehir dişleri ağızın gerisinde bulunduğu için, vücudun  parmak gibi ince uzun kısımları, yılanın ağzına girmediği sürece insanlar için tehlikesiz, ancak küçük kertenkele ve fareler için ölümcüldür.&lt;br /&gt;Diğer 13 Zehirli yılan'ın 12'si Viperidae (Engerekgiller) Familyasına ait olup, diğeri Elepidae familyasındandır zehirleri sağlıklı bir insan için ölümcül olmasa bile (Acilen doktora gidilmelidir), ciddi yaralanmalara ve sakatlıklara neden olabilir ayrıca oldukça can yakıcıdır. Bunlar:&lt;br /&gt;ipera lebetina (Vipera lebetina) (Koca Engerek) Max Boyu: 124cm&lt;br /&gt;Montivipera albizona (Vipera albizona)&lt;br /&gt;Montivipera bulgardaghica  (Vipera bulgardaghica)   &gt;(Bolkar Engereği)  &gt;&lt;br /&gt;Montivipera raddei (Vipera raddei)  (Ağrı Engereği)Max Boyu: 1m&lt;br /&gt;Montivipera wagneri  ( Vipera wagneri) (Vagner Engereği) Max Boyu 50-90cm&lt;br /&gt;Montivipera xanthina s  (Vipera xanthina ) s(Şeritli Engerek) Max Boyu: 80cm, nadiren 1m&lt;br /&gt;Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Maksimum boyu 1 Metre&lt;br /&gt;Vipera barani  s(Baran Engereği) Max Boyu: 55cm&lt;br /&gt;Vipera kaznakovi (Kafkas Engereği) (Caucasian Viper) Max Boyu: 60 -70cm&lt;br /&gt;Vipera pontica (Çoruh Engereği) Max Buyu: 50cm&lt;br /&gt;Vipera anatolica (Vipera ursinii anatolica) (Anadolu Küçük Engereği) Max Boyu: 50-60cm&lt;br /&gt;Vipera eriwanensis (Vipera ursinii eriwanensis) (Küçük Engerek) Max Boyu: 50-60cm&lt;br /&gt;Walterinnesia aegyptia (Çöl Kobrası) Max Boyu 120cm türleridir.&lt;br /&gt;Bunların içinde büyüklük ve zehir keselerinin büyüklüğü bakımından en tehlikeli olabilecek türler:&lt;br /&gt;ipera lebetina (Vipera lebetina)  Max Boyu: 124cm&lt;br /&gt;Montiv ipera xanthina   (Şeritli Engerek) Max Boyu: 80cm, nadiren 1m  türleridir.&lt;br /&gt;Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Maksimum boyu 90cm - 1 Metre&lt;br /&gt;Ancak ne zehirli yılanlar ne de zehirsiz olanlar, üzerlerine basılmadıkça, köşeye kıstırılıp rahatsız edilmedikçe insanları ısırmazlar tersine kaçarlar. Bu yılanlar tarlalardaki kemirgenleri yediklerinden faydalıdırlar ve kesinlikle korunmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehirli yılan sokmasına durumunda ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;Yılan sokması sonucu tedavi uygulanması tamamen doktorların işidir. Bu sayfada yazılanlar, tamamen konu hakkında bilgi edinmek isteyen kişileri bilgilendirme amacı taşımaktadır.  Bu sayfada yazılanların yanlış yorumlanması sonucu oluşabilecek kötü durumlardan hiç bir sorumluluk kabul edilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehirin yayılması:&lt;br /&gt;Zehirli Yılan ısırınca, zehir dişlerinden akan sıvı vücut içine iki koldan yayılır. Bunlardan biri kan dolaşım sistemidir. Fakat zehir dişinin doğrudan damar içine batması ender görülen bir olaydır. Böyle olduğunda zehir çabuk yayılır ve birkaç dakika içinde etkisini gösterir. İkinci yol lenf dolaşım sistemidir. Zehir vücut içine daha çok bu yol ile yayılır, lenf yoluyla yayılma yavaş olur. Fakat zehrin bazı toksik unsurları, temasa geldikleri dokuları ve ince damarları tahrip ederek kan ve lenf in dokular  arasına sızmasına neden olurlar. Lenf yoluyla yayılmada vücudun hareket ettirilmemesi gerekir. Çünkü hareket zehrin yayılmasını hızlandırır. Zehrin lenf yoluyla yayılması önlenmezse. Sonuçta zehir kana karışmış olur ve daha tehlikeli bir durum ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Yardım:&lt;br /&gt;Böyle bir durumda yapılacak ilk işler aşağıdadır.&lt;br /&gt;Isırılan kişi, ısıran yılanı yakalamaya çalışmamalıdır; çünkü bu durum diğer ısırma ve yaralanmalara sebep olabilir, ayrıca hareket zehirin yayılmasını çabuklaştırır. Hastahanelerde farklı yılanlar için farklı tip antiserumlar yoktur bu bakımdan yılanın türünü hassas olarak belirlemenin fazlaca bir anlamı da yoktur. Her yılan ısırması zehirli bir yılan ısırması anlamına gelmez, çoğu kez insanlar, zehirsiz yılanlar tarafından ısırılır. Hatta zehirli bir yılan ısırsa bile her zaman zehir enjekte etmeyebilir.&lt;br /&gt;Yılan türlerinin ısırmalarında, şayet zamanında önlem alınırsa, ölüm çok enderdir. Tedavi edilmemiş engerek ısırmalarında dahi 24 saat içinde bir ölüm olayına pek rastlanmaz. Bununla birlikte yılan ısırmaları ciddiye alınmalıdır. Derhal mekanik emme yapılmalıdır. Şayet yarım saat içinde ısırılan yerde bazı belirtiler ortaya çıkarsa bir zehirlenme ihtimali vardır. Bu durumda tedaviye geçmek için vakit kaybedilmemelidir. Ancak telaşlanma ve heyecan aynı şekilde tehlikeli olabilir. Bu bakımdan hasta yatırılmalı ve sakinleştirilmelidir.&lt;br /&gt;Bazı hassas kimselerde (yılan zehirine aşırı duyarlı) ısırılma olayından hemen sonra kasılmalar ortaya çıkar, bu durumlarda mümkün olduğunca çabuk tıbbi yardım gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir zehirli yılan tarafından zehirlenme olayı gerçekleştiyse:&lt;br /&gt;Türkiye'deki zehirli yılanların bir kaçı hariç neredeyse tamamı Vipera cinsine aittir, yani engerekdir. Engereklerin zehri kanın yapısını bozar bir kişi engerek tarafından ısırıldıysa ve engerek hatırı sayılır miktarda zehir enjekte ettiyse: Bölgesel ağrı, şişme, ödem, deri renginin değişmesi ortaya çıkacaktır. Bazı durumlarda yara ve hastanın dişetlerinde kanamalar meydana gelir. Ciddi zehirlenmelerde ise dirsek ve diz üzerine geçen şişmeler veya kanamalar 2 saat içinde görünebilir.&lt;br /&gt;1) Isırılan yeri su ile yıkayıp üzerindeki yüzeysel zehirden kurtulun, ısırma yerini kesinlekle ovuşturmayın ve  8-10 cm. kadar üzerinden bir bağ ile (mendil, kravat, serum lastiği) ile sıkmak. Bağ ne çok gevşek nede çok sıkı olmalıdır ve arada gevşetilmelidir. Buradan amaç deri altındaki lenf hareketini durdurmak ama kan dolaşımına engel olmamaktır, baskı bu düzeyde olmalıdır, bilekteki nabız atışı hissedilmelidir. Ayakta ise nabız atışı topuktan alınmalıdır. Hastaya kesinlikle alkol VERİLMEMELİ, Antihistaminik ilaçlar VERİLMEMELİDİR.&lt;br /&gt;2) Eğer ısırık zehirli yılan ısırığıysa ve yılan zehir boşalttıysa (ki her yaklaşık 3 ısırma olayından birinde boşaltmayabilmektedir)  eğer hastayı 1 saat içerisinde bir hastahaneye yetiştiremeyeceksek o zaman (Bunu ısırma yerine yakın çok büyük ağrı, şişkinlik, ödemli kızarıklık ve morarma oluşmasıyla anlarız.) Isırılan yerin biraz üstünü antiseptik (Alkol, tentürdiyot vs.) ile temizledikten sonra temiz bir enjektörün on kısmını bıçak ile kesip bir çeşit emme pompası oluşturup, bununla ısırın yerini emdirerek zehrin boşaltılmasını sağlamamamız gerekir. Bu olayın ısırmadan ilk 15 dakika içinde yapılması çok faydalıdır yarım saat geçtikten sonra yapılacak müdahalelerden fayda sağlanamamaktadır.&lt;br /&gt;3) Lenf ve bununla birlikte zehrin çıkması için emme işleminin vantuz ile yaklaşık 15-20 dakika boyunca çekilmesi gerekir. Ağız ile emilecekse, emen kişinin ağzında yara bulunmamalıdır ve emilen sıvı derhal tükürülmelidir. Ancak ağız ile emmektense daha iyisi plastik büyükçe bir şırınganın ön kısmı kesilerek vantuz olarak kullanılmalıdır ve zehir bununla emilmelidir. Kesinlikle insizyon (kesi) yapılmamalıdır. Hasta mümkün olduğunca yavaş hareket ettirilmeli ve kendisine kesinlikle alkollü içecek verilmemelidir çünkü bu zehrin kana karışmasını hızlandırır.. Hastaya hiç bir tedavi uygulanmasa bile ölüm olayı (Yılan büyükse ve tüm zehirini boşalttıysa ve ısırılan kişi sağlıklı değilse)  24 saatten önce gerçekleşmez bu yüzden acele edip yanlış bir hareketten kaçınılmalıdır. Yılan zehirinin emilmesi işlemi yılan ısırmasından hemen sonra yapılırsa etkisi artar ısırma olayından yarım saat geçtikten sonra yapılacak olan emme işleminin bir faydası olmaz.&lt;br /&gt;4) Hastaya Yılan Serumu enjekte etmek ve diğer rahatsızlıkları bakımından tedavi altına almak için, en kısa zamanda bir doktora başvurması veya bir hastaneye götürülmesi gereklidir Gerekiyorsa yılan serumu bir doktor nezaretinde yapılmalıdır çünkü serum,  sadece 2. ve 3. tür zehirlenmelerde uygulanır. Çünkü bir görüşe göre panzehir aşırı duyarlılığı olan kişilerde ölümcül anaflaktik  şoklara neden olabilir. Eğer yukarıda belirtildiği gibi hastanın ısırılan yeri mekanik emme yöntemiyle emildiyse 1. tür zehirlenmelerde yılan serumu uygulaması yapılmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yeri gelmişken bu dereceleri ve doktor tarafından uygulanacak serum dozunu yazalım.&lt;br /&gt;1. Derece: Yılanın soktuğu yerde şiddetli ağrı ve zonklama diş çevresinde 3-6 cm arası ödemli kızarıklık, görülür. Zehir emildiyse seruma gerek yoktur, 12 saat içinde belirtiler kaybolur. Zehir emilmediyse baldırın ön-yan yüzü veya kalçadan 1 ampul yılan serumu yaptırmak (Bir doktora) yeterlidir. (Önceden antiseruma alerji olup olmadığı kontrol edilmelidir)&lt;br /&gt;2. Derece: 1. derecedeki belirtilere ilaveten, şişkinlik ve kızarıklıklar vücuda yayılmaya başlar, ödemli bölgede kanamalı lekeler ve morluklar belirir. Bunlara ilave olarak; Terleme, bulantı, kusma, karınağrısı, hafif ateş varsa, bu 2. dereceden bir zehirlenmedir ve doktor tarafından 1 ampul yılan serumu iv. olarak, bir ampul de kalçadan olmak üzere toplam 2 ampul serum yaptırılır (doktor nezaretinde).&lt;br /&gt;3. Derece: 1 ve 2. Derece zehirlenmelere ilaveten, belirtiler büyüyerek artarsa, vücut ısısı düşmeye başlar, nabız atışları artar ve hasta şoka girerse bu 3. dereceden bir zehirlenmedir ki. Bu durumda hastahanede doktor tarafından damardan en az 5 ampul serum yapmak gerekir&lt;br /&gt;4. derece: (Türkiye'deki yılanlarada görülmez) Genellikle çıngıraklı yılan sokmalarında görülen çok daha ağır belirtiler gösteren bir zehirlenmedir, Türkiye'deki yılan türlerinin ısırmasıyla bu tür zehirlenme olamayacağından, akılları karıştırmamak için bu tür zehirlenmeyi anlatmıyorum.&lt;br /&gt;Bu müdahalelerin hepsinin hastahanede yapılması gereklidir ayrıca hasta müşahade altına alınmalı Tansiyon kontrol altına alınmalı, kan sayımı yapılmalı, kandaki fibrinojen düzeyi, trombosit sayısı, protrombin zamanı, azot düzeyi ve elektrolitler incelenmeli, hatta bunlar 2-8 saat arayla tekrarlanmalıdır. Ayrıca alyuvarlardaki olası yapısal değişiklikler belirlemek amacıyla periferik yayma da yapılmalıdır. Tansiyon düşmesine eşlik eden asidoz (kanda asitlik düzeyinin yükselmesi) durumunun sık sık laktat düzeylerinin ölçülmesi gerekir. İdrar incelemeleri sonucunda olası alyuvar yıkımına bağlı hemoglobinin ve olası kas dokusu yıkımına bağlı miyoglobin varlığı belirlenebilir. Dışkıda gizli kan da aranmalıdır. Tedavi buna göre sürdürülmelidir. Eğer bu kişiye daha önce yılan serumu uygulandıysa bunu doktora mutlaka söylemek gereklidir çünkü yılan serumları aynı kişide 2 veya 3. kullanımdan sonra hastanın anaflaktik şoka girmesine neden olabilir varsa bu durum doktora önceden bildirilmelidir.&lt;br /&gt;Tabi bu sayılanlar çok ağır vak'alar için geçerlidir ki normalde Türkiye'de bu türden ölüm olaylarına rastlanmamıştır. Türkiye'deki yılan sokmalarında eğer zehir emildiyse en fazla 2. dereceden bir zehirlenme gerçekleşebilir o da hasta büyük bir engerek tarafında ısırıldıysa ve engerek bütün zehirini enjekte ettiyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada doğaya kamp yapmaya gidiyoruz, yılanlar bize zarar verir mi?&lt;br /&gt;Öncelikle yılanlar insanlara durduk yere kesinlikle saldırmazlar, tersine kaçarlar. Bu bakımdan bir yılanla karşılaştığınızda eğer kaçmıyorsa onu rahatsız etmeden yanından geçebilirsiniz. Böyle bir durumda sopa ile yılanı rahatsız etmek veya taş atarak kaçırmaya çalışmak doğru davranışlar değildir.&lt;br /&gt;Zehirli yılan sokmalarında yapılması gereken ilkyardımı bilmek bir çok bakımdan faydalı olacaktır ancak daha önemlisi yılana kendinizi hiç ısırtmamaktır. Dolayısıyla kendinizi yılanlara ısırtmamak için yapmanız gerekenleri bilirseniz tatsız durumlarla hiç karşılaşmamız olursunuz.&lt;br /&gt;Yılanlar sağırdırlar ve duyamazlar çünkü dış ve ortakulakları bulunmaz, sadece yerdeki titreşimleri algılayabilirler, dolayısıyla normal bir yürüyüş temposuyla yürüdüğünüzde çevredeki yılanlar titreşimleri algılayacak ve kaçacaklardır ancak sessizce yürüdüğünüz takdirde bir yılanla karşılaçabilirsiniz ki bu durumda onu rahatsız etmezseniz size karşı her hangi bir zararı olmayacaktır.&lt;br /&gt;Yılanlar dişlerini kapalı ve uzun konçlu bir ayakkabıya batıramazlar dolayısıyla bu gibi yerlerde bu tür ayakkabı ve uzun pantolonla dolaşanlar emniyette olacaklardır.&lt;br /&gt;Bulunduğunuz ortamdaki kaya ve kütükleri asla kaldırmayınız. Eğer kaldırmanız gerekirse kütüğü ileri doğru yuvarlamak yerine ilerisinden tutup kendinize doğru çekin böylelikle yılan size doğru değil, ileri doğru kaçacaktır.&lt;br /&gt;Yılanlar aşırı korkmadıkça, rahatsız edilmedikçe, köşeye sıkıştırılmadıkça ve üzerlerine basılmadıkça asla bir insanı ısırmazlar. Türkiyedeki yılanların çoğunun zehirleri sağlıklı bir insanı öldürecek düzeyde değildir yine de canınızı oldukça yakabilir ve dedavi uygulanmazsa ciddi yaralanmalara neden olabilir. Kalp ve damar hastalıkları, şeker, tansyon ve böbrek yetmezliği durumları olan kişilerde veya yüksek miktarda alkol almış kişilerde ise çok daha tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu bakımdan yılan sokmaları ciddiye alınmalı ve en kısa sürede bir hastaneye gitmelidir. Türkiye'de kayıtlara göre yılan sokmasıyla ölüm olayına rastlanmamakla birlikte tedbiri elden bırakmamak da fayda vardır.&lt;br /&gt;Yılanlar genellikle çalı altlarında ve bir yere öbek olarak yığılmış, saman, yada çalı çırpı altında saklandıklarından kamp yada piknik alanında ateş yakmak için çalı ararken dikkatli olmalı ve bu gibi yerlere çıplak elinizi sokmamalıyız. Önce bir sopa ile çalılarda gürültü yaparak yılanın kaçmasını sağlayınız.&lt;br /&gt;Harabe yada terk edilmiş kulube gibi yerlere girerken çok dikkatli olmalı bu ve bu gibi yerlerde yılanların bulunabileceği düşünülmelidir.&lt;br /&gt;Kamp kurarken kamp yeri seçimi çok önemlidir, taşlık, kayalık ve çalılık yerlere kamp kurmayınız çünkü bu gibi yerler yılanların sıkça bulunduğu ve bulunmaktan hoşlandığı yerlerdir.&lt;br /&gt;Zehirli yılanlar genellikle güneşin battığı ve doğduğu alacakaranlık saatlerinde ve gece avlanırlar ve bu saatlerde ortaya çıkarlar bunun için ateş için odun toplama işini bu saatlere bırakmayınız.&lt;br /&gt;Yerde gördüğünüz delikler genellikle tarla faresi, köstebek gibi hayvanların açtığı deliklerdir ancak yılanlar da bu deliklere girip kemirgenleri yedikten sonra saklanmak amacıyla kullanabilirler.&lt;br /&gt;Ne olursa olsun zehirli veya zehirsiz hiç bir yılanı kesinlikle öldürmeyiniz! Bir çok yılan ülkemizde koruma altındadır ayrıca kemirgenleri yiyerek sayılarının artmasına engel olduklarından faydalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanlar faydalı hayvanlar mıdır?&lt;br /&gt;Elbette yılanlar fare nüfusunu kontrol altında tuttukları içim tarım için çok faydalı hayvanlarıdır. Bir farenin bir defada 9 yavru doğurduğu ve bu yavruların 1'er aylık olunca doğurabildiğini ve her birinden tekrar 9'ar yavru çıktığını düşünürseniz 2. ayda 1+9+81=91 yavru doğacak  3. ayda 91x9 =819+91=910 fare artık hesaplayın 1 yılın sonunda kaç fare dünyaya geleceğini.&lt;br /&gt;Eğer siz etrafınızda bu kadar çok fare görmüyorsunuz bunun sebebi çevredeki yılanlardır. Bu yüzden yılanlar doğanın dengesinin korunması için öldürülmemeli ve korunmalıdır.&lt;br /&gt;Bazı köylerde yılanların öldürülmesi neticesinde, fare sayısı inanılmayacak derecede artmış, ziraat felç olmuştur, yine yılanların çiftçilerce öldürülmesi sonucu fare sayısı artmış, sonuçta İngiltere'den parası ile yılan ithal etmek zorunda kalmışlardır. Doğa üzerinde hiç bir varlık gereksiz yaratılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde yılan veya kertenkele beslememiz mümkün mü?&lt;br /&gt;Yılan ve kertenkeleler evcil hayvanlar değildir, onları evde beslemek için vücut ısılarını korumaya yarıyan özel UVA ve UVB ampulleri, özel ısıtıcılar ve bolca canlı yem gerekmektedir, yurtdışında bu tür malzemeleri satan yerler bulunmakla birlikte, ülkemizde bulunmadığından, evde yılan, kertenkele ve bukalemun beslemek bu hayvanlara eziyet etmek anlamına gelecek ve doğal hayata alışkın hayvancıklar, kısa zamanda öleceklerdir.&lt;br /&gt;Ayrıca bazı büyük şehirlerimizde bu hayvanlar doğadan toplanarak çok kötü şartlarda aç ve suzuz bırakılmakta ve insanlara satılmaktadır. Çoğu kez doğadan toplanmış bu hayvanlar bir litrelik pet şişenin içinde haftalarca su ve yiyecek verilmeden aç bilaç saklanmaktadır. Bu pet şişenin içinde sıkışık haldeki bir metre boyundaki yılanlar  böyle uygunsuz koşullarda kendi dışkıları  içinde haftalarca karanlık bir ortamda acı ve işkence çekmekte, çoğu ölmekte ölmeyenler 3-4 kuruş kazanmak uğruna insanlara satılmaktadır. Bu hayvanların da çoğu alındıktan 1-2 hafta içinde ölmektedir.&lt;br /&gt;Doğadan sürüngenleri toplayarak bu türden kanunsuz ve insafsız hayvan ticareti yapan bu insanların(!) ekmeğine yağ sürmeyelim ve evde beslemek için doğadan toplanmış bu sürüngenleri satın alarak bu çirkin oyuna alet olmayalım. Hem kanunen hem de vicdanen suç işlemeyelim.&lt;br /&gt;Unutmayalım ki sürüngenler insanların odalarına koyacakları süs bitkileri değildirler, ev hayvanı hiç değildirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evimin bahçesine yılan girmemesi için ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;Yılanlar insanlardan kaçarlar ve genellikle insanların bulunduğu yere gelmezler. Eğer evinizin bahçesine yılan girdiyse bu ya bir fareyi avlamak içindir yada saklanmak için. Bu durumda evinizin bahçesinde yılanların saklanmasını olanaklı kılacak ortamları kaldırırsanız, yılanlar bahçenizde açık alanda boy hedefi olmak istemeyeceğinden uzun süreli sınır ihlalleri yapmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçenizde bulunan:&lt;br /&gt;Kutular, dolaplar, sandıklar, küfeler, saman yığınları, kütükler, bir yere istiflenmiş odunlar, çalılıklar, biçilmiş ama bir kenara yığılmış çimler yılanlar için ideal saklanma yerleridir. Yine bahçenizde bulunan çukurlar, delikler, kapısı açık bırakılmış bodrumlar, merdiven altları, su ve elektrik sayacı dolapları yılanların saklanabileceği yerlerdir.&lt;br /&gt;Bu tür ortamları ortadan kaldırmanız yada kapalı tutmanız işe yarıyacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-625830365387597847?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/625830365387597847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=625830365387597847' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/625830365387597847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/625830365387597847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/01/ylanlar-hakknda-sorular.html' title='Yılanlar Hakkında Sorular'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-1491051880575658483</id><published>2009-01-11T02:08:00.000-08:00</published><updated>2009-01-11T02:11:41.416-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yıların özellikleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılanlar'/><title type='text'>Yılanların Özellikleri</title><content type='html'>Yılanlar Sürüngenler sınıfının, Suquamata (Pullu Sürüngenler) takımından, Ophidia alttakımına bağlı hayvanlardır. Kertenkeleler ise Suquamata takımına bağlı olmakla birlikte, Lacertilia alt takımı olarak yılanlardan ayrılmaktadır.&lt;br /&gt;Yılan ve kertenlelelerde dişler çeneye yapışık olup, çukurlar içinde değildir. Kafada bulunan quadrat kemiği, kertenkelelerin çoğunda yılanların hepsinde oynaktır.&lt;br /&gt;Vücut silindir şeklinde uzunca biçimlidir, bacaklar bulunmaz ancak bazı ilkel yılanlarda anüs yarığının her iki tarafında mahmuz biçiminde arka ayak kalıntıları bulunmaktadır. Kulaklar körleşmiştir, dış kulak, kulak zarı ve orta kulak bulunmaz ancak, iç kulak vardır, dolayısıyla yılanlar duyamazlar ancak yerdeki titreşimleri algılayabilirler.&lt;br /&gt;Yılanların göz kapağı yoktur, gözün ön kısmında gözü tamamen örten saydam bir tabaka vardır, bu sebepten, gözü sürekli açık görünür. Dil uzunca yapılı ve ucu çatallıdır, yılanın ağzı kapalıyken bile &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://science.kukuchew.com/wp-content/uploads/2006/12/two_headed_snake_by_slug45.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 392px;" src="http://science.kukuchew.com/wp-content/uploads/2006/12/two_headed_snake_by_slug45.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;dilini, dudakların ön kısmındaki bir yarıktan dışarıya çıkartılabilir.&lt;br /&gt;Yılanları çoğunda sol akciğer bulunmaz (Boidae familyası hariç onlarda da dol akciğer daha kısadır) bununla birlikte sağ akciğer kuyruğa ulaşacak kadar uzundur ve son kısmı hava kesesi biçimindedir, bu depolanan hava özellikle avını yutarken havasız kalmaması için gereklidir. Yılanlarda mide, karaciğer, böbrek de uzun yapılıdır. Böbrek, testis gibi organlar aynı hizada değildirler. Yılanlarda sidik torbası bulunmamaktadır. Hem yılanların hem de kertenkelelerin erkeklerinde, iki çiftleşme organı bulunur (Hemipenis) kloak yarığı eninedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanlar ile Kerenkeleler Arasındaki Farklar:&lt;br /&gt;Bir çoğumuz böyle bir soru karşısında, "Yılanların ayakları yoktur, oysa kertenkelelerin vardır." diyecektir. Bu pek de doğru bir saptama değildir çünkü hiç ayağı olmayan yılan biçiminde kertenkeleler olduğu gibi, hala arka ayak kalıntıları bulunan yılanlar da vardır. Örneğin ülkemizde hiç bacağı olmayan ve yılandan oldukça zor ayırdedilebilen, dört tür kertenkele yaşaktadır. Anguis fragilis, Ophisaurus apodus, Ophiomorus punctatissimus ve Blanus strauchi uzman olmayan kişilerin yılan sanabileceği kertenkelelerimizdendir. Ülkemizde maalesef bu zararsız hatta faydalı hayvanlar çoğu zaman yılan zannedilmekte ve insafsızca öldürülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anguidae Familyasından ayaksız kertenkeleler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanları Kertenkelelerden ayıran 3 önemli özellik vardır, bunlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ketenkelelerin kulak delikleri vardır, oysa yılanlar da kulak deliği bulunmaz.    &lt;br /&gt;* Ketenkelelerin açılıp kapanabilen göz kapakları vardır, (Gekkonidae familyası, Ophisops, Ablepharus türleri hariç) yılanlarda ise gözü açılıp kapanmayan sabit şeffaf bir plak örter.    &lt;br /&gt;* Kertenkelelerin alt çenelerinin iki yan parçası (Mandibula) ön tarafta birbiriyle kaynaşmıştır, oysa yılanlarda bu iki kemik, elastik bir parça ile tutturulmuştur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanların Boyu ve yaşam süreleri:&lt;br /&gt;Genel olarak yılanların boyu, 10 cm ile 10 m arasında değişir. Daha uzun boyda olanlarının da mevcut olduğu iddia edilsede bu bilimsel olarak doğru değildir. Dünyadaki en uzun boylu yılanlara örnek olarak Anakonda'yı verebliriz (Bilimsel adı: Eunectes murinus)  yaklaşık10 metre, en küçük yılan ise Madagaskarda yaşayan Typhlops reuteri dir ve boyu 10 cm kadardır. Türkiye'de bulunan en uzun yılanın boyu ise en fazla 2 m - 2.3 m dir.&lt;br /&gt;Yılanlar, hayvanat bahçelerinde iyi bakılırlarsa 20-30 yıl arası yaşayabilirler, ancak doğal ortamlarında bu yaşı dolduramadan ya avlanırlar, yada öldürülürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AllYılanları Duyu organları:&lt;br /&gt;Daha öncede söylediğimiz gibi yılanlar, sağırdırlar ancak yerdeki titreşimleri hissedebilirler bununla beraber, görme duyguları güçlüdür, özellikle hareketli cisimleri çabuk algılarlar. Hem yakın hem uzağı görebilmeye uygun yapıları varsa da, daha çok yakını görmeye alışkındırlar.&lt;br /&gt;Koku alma duyuları da çok gelişmiştir, burun boşluğundaki koku epitelinden başka, iki organ daha vardır, ağız tavanında bulunan bu iki delikli organın adı Jacopson organıdır, yılan dili ile topladığı koku moleküllerini dilini içeriye çektiği zaman bu organa temas ettirir ve kokuyu algılar.&lt;br /&gt;Crotalidae familyasından yılanların gözle burun deliği arasında bir çukurluk vardır bu çukurların içi duyusal doku ile kaplıdır ısıya duyarlı bu organı yılan bir termal kamera gibi kullanır ve uzaktaki bir hayvanın ısısını algılayabilir, bazı yılanlarda bu organ o kadar hassastır ki bir santigrat derecenin yüzde birini bile ayırt edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gömlek Değiştirme:&lt;br /&gt;Sağlıklı bir yılan yılda en az 2 veya daha sık gömlek değiştirir, değiştirme zamanı gelince deri matlaşır, gözleri örten şeffaf tabaka matlaşır, iki hafta sürebilecek olan bu işlem sırasında yılan faaliyetini kesip bir yere gizlenir. Deri değiştirdikten sonra hayvan tekrar parlak renkli olur. Yılan gömleği elastik olduğundan çektikçe uzar bu bakımdan yılanın boyu hakkında herhangi bir fikir vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üreme:&lt;br /&gt;Genellikle yumurtlamak suretiyle üreyen yılanların bazıları canlı doğurur (Engerekler). Türüne göre yılanlar 8-50 arası yumurta bırakabilirler, Engerekler ise 3-12 arası yavru dünyaya getirirler.  Kuluçka devri 2-3 ay sürer bu yılanın türüne ve ortamın sıcaklığına göre değişmektedir. Yavrular 2 yaşına geldiklerinde cinsel olgunluğa erişirler, daha soğuk bölgelerde ise bu 4-5 sene alır.&lt;br /&gt;Engerek gibi canlı doğuran yılanlarda yumurtalar oviduktlar içinde gelişir, yavru ince ve saydam bir zarfla örtülü doğar. Zar hemen doğuştan sonra yırtılır, bazen de doğumdan önce yırtılmış olur, böyle canlı doğuranlara  ovovivipar yılanlar denir. Viperidae (Engerekler), Boidae, Crotalidae Familyalarından yılanlar ovovivipardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanlarda Zehir:&lt;br /&gt;Yılan zehrindeki toksik unsurları fizyolojik etkileri bakımından  iki gurup altında toplayabiliriz.&lt;br /&gt;Birinci Grup: Nörotoksin (Neurotoxin) Bunlar sinir sistemi ve iskelet kaslarına giden sinir uçlarında bozukluklar meydana getirir. Bu bozukluklar özellikle beyindeki solunum merkezi ile soluk alıp vermede rol oynayan kaslarda (Bilhassa diyafram) belirgin olarak görülür. Nörotoksinlerin etkisi fazla olduğu durumlarda solunum tamamen durabilir.&lt;br /&gt;İkinci Grup: Hemolytik (Kan parçalayıcı) toksinlerdir. Diğer bir ismi ise Hemapathogen (Kan hastalığı yapan) dir. Bunlar dolaşım sisteminde bozukluk oluştururr ve çeşitleri oldukça fazladır. Örneğin: Kırmızı kan hücrelerini tahrip eden hemolysinler. Kan damarlarının çeperindeki endothelial hücrelerini tahrip edip, kanın damardan dışarıya sızmasına neden olan hemorrhaginler. Damarlarda kanın pıhtılaşmasına neden olan thrombase (=thrombin). Akyuvar ve zehirle temasa geçen diğer doku hücrelerini bozan Cytolysinler. Kanın pıhtılaşmasına mani olan anticoagulin (=antifibrin) ler gibi. Türkiye'deki zehirli yılanlar bu ikinci gruba dahildir ancak zehirleri sağlıklı bir insan için, ölümcül bir etki yapacak güçte değildir. Bununla birlikte çok ciddi yaralanmalara neden olabilirler.&lt;br /&gt;Zehirli yılan ısırmasına karşı alınacak önlemler, ve tedavi yöntemleri Türkiye'deki Zehirli Yılanlar Bölümünde anlatılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılanların insanlarla ilişkileri ve faydaları:&lt;br /&gt;Maalesef insanlarda yılanlara karşı korkunç bir nefret ve ön yargı vardır. Masallar, efsaneler, deyimler hep yılan düşmanlığı üzerine kuruludur. Oysa bilinenin aksine yılanlar insanlar için son derece faydalı hayvanlardır.&lt;br /&gt;Tarımda, bağ, bahçe ve tarlalarda bulunan köstebek, tarla faresi gibi zararlı kemirgenleri yiyerek beslendiğinden, tarıma faydası dokunmakta ve bir çok biliçli ziraatçi tarafından yılanlar korunmaktadır. Bir farenin bir defada 10 yavru doğurduğunu ve yavruların bir aylık olunca doğurabilecek olgunluğa geldiğini düşünürsek, bir fare ve onun neslinden yılda yaklaşık 15.000 fare üreyecektir ve her gün bir fare yiyen yılanın faydası daha iyi anlaşılacaktır. Tarlalarındaki yılanları öldüren veya ticari maksatlarla yurtdışına satan kişiler, büyük zararlara uğramış tarlaları fareler tarafından telef edilmiştir. Yurtdışında bir çok yerde fare ve diğer kemirgenlerle mücadele etmek için yılanlar kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;Özellikle Türkiye'deki yılanlar söylenenlerin aksine uysal hayvanlardır ve insanlardan kaçarlar, üzerlerine basmadıkça (ki ayakkabısı olan ve uzun pantolon giymiş birine dişlerini batıramaz) veya bir köşeye kıstırıp rahatsız etmedikçe insanları ısırmazlar. Bu bakımdan onları öldürmek yerine üzerlerine basmamaya dikkat göstermek daha insani bir hareket olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anahtar Kelimeler :yılanlar yılan yilan yilanlar kertenkele kertenkeleler sürüngen sürüngenler surungen surungenler bukalemun engerek yılan resimleri yılan türleri yılan çeşitleri zehirli yılanlar yılanın özellikleri sürüngenlerin özellikleri kertenkele resimleri lenf dolaşımı sürüngen hayvanlar engerek yılanı engerek yılanların özellikleri kertenkeleler viper vipera vipers snake snakes serpent lizard Lacerta Agama sking podarcis ophisaurus ophisops anguis elegans agilis hemidactylus eremias ablepharus blanus budak budaki Atatür Başoğlu basoglu barani baran İbrahim Baran Bayram Göçmen Acanthodactylus turcicus velox komodo varan varanus ovipar vivipar ovovivipar rostral rostrale kloak hemipenis venom venomous antivenom antivenin hemolitik hemolytic nerotoksin neurotoxine temporal ventral dorsal internasal femoral pul plak scale plaque femur femoral plak supralabialia supralabial frontal occipital squamata coluber sauria eryx jaculus jugularis eskülap longissima elaphe coluberidae anguidae lacertidae agamidae viperidae natrix najadum naja gecko princeps vermicularis korkunç panzehir antiserum serum okan çıngıraklı yılan boynuzlu engerek kobra kobra yılanı mamba mercan yılanı deniz yılanı su yılanı yılanı ok yılanı kara yılan sarıyılan bozörük bozyörük insan yiyen yılan yılan sokması yılan sokmaları yılan sokmasında ilkyardırm ilkyardım&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-1491051880575658483?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/1491051880575658483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=1491051880575658483' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1491051880575658483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1491051880575658483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/01/ylanlarn-zellikleri.html' title='Yılanların Özellikleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4434984415975293291</id><published>2009-01-11T02:05:00.000-08:00</published><updated>2009-01-11T02:08:44.362-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanat bahçesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><title type='text'>Kış mevsiminde hayvanat bahçesi</title><content type='html'>&lt;h2 class="title"&gt;Kış mevsiminde hayvanat bahçesi&lt;/h2&gt;    &lt;div id="stats"&gt; &lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;    &lt;div class="entry clearfloat"&gt;    &lt;p&gt;Bu hayvanların normal yaşamlarını sürdürmesi için belediye ekipleri, donan gölet yüzeyindeki buzları kırıyor. Böylece, hayvanlar için yaşam alanı oluşturuluyor. Buz kütleleri arasında su içinde gezinen hayvanlar, dondurucu soğuklara aldırmadan günlük yaşamlarını sürdürüyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hayvanat bahçesinde kış&lt;br /&gt;Kayseri’de hayvanat bahçesindeki hayvanların bazıları elektrikli ısıtıcılarla soğuktan korunurken, bazıları buzların arasında su banyosu yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yurtta etkisini sürdüren soğuk hava, insanlar kadar hayvanların da yaşamlarını etkiliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kayseri’de Beştepeler mesire alanındaki mini hayvanat bahçesi sakinleri, dondurucu soğukla mücadele ediyor. Hayvanat bahçesindeki hayvanlar, soğuk havadan korunmak için kapalı mekanlara alındı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hayvanat bahçesindeki midilli atlar, koyun ve keçiler, ceylanlar ve kanatlı hayvanlar, kapalı mekanlarda elektrikli ısıtıcılarla ısıtılıyor. Sıcağı seven hayvanların birçoğu, dondurucu soğuklardan etkilenmemek için günlerini elektrikli ısıtıcıların karşısında geçiriyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bazı hayvanlar ise adeta dondurucu soğuklara meydan okuyor. Mesire alanındaki yapay gölette yaşamlarını sürdüren ördek, kaz ve kuğu gibi kanatlı hayvanlar, buzların arasında yüzüyorlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;---------&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a target="_blank" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dar%C4%B1ca_Ku%C5%9F_Cenneti"&gt;Boğaziçi Hayvanat Bahçesi&lt;/a&gt;, Kuş Cenneti ve Botanik Parkı 1991 yılında, soyları tükenmekte olan hayvanların bakımlarını üstlenmek ve soylarının devamını sağlamak amacıyla Kuş Cenneti ve Çevre Güzelleeştirme Vakfı bünyesinde ya da denetiminde Bayramoğlu. Darıca-Darıca 'da kurulmuştur. Başlangıçta çalışmalarına kuşlarla başlamışlar, hayvanlarla devam edip en sonunda ilgi alanlarına bitkileride eklemişler. Bahçe halkın ziyaretine 1993 yılında açılmış. Zamanla bahçeye olan talep üzerine kullanım alanını 165 bin m2 ‘ ye çıkartmışlar. Kullanım alanlarının genişlemesi ile bahçede yer alan hayvan çeşidi sayısını 3000’ nin, bitki çeşit sayısını ise 500’ in üzerine çıkartmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe yetkililerinin broşürlerinde yer alan ifadelerine göre, bahçe çalışmalarından hiçbir kar amacı güdülmemekteymiş ve bunun sağlanması içinde önemli maddi ve manevi özveriler gerçekleştirilmiş. Bahçenin Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği’ ne (EAZA) üyeliği için yapılan başvuru kabul edilmiş ve bahçe üyelik için yeterli görülüp üyeliğe dahil edilmiş. Bu kabulün bahçe çalışmalarının Dünya Standartlarına uygunluğu açısından bir onay olduğunu ifade etmekteler. Üyelik onlara birliğe dahil diğer bahçelerle organik bir ilişki olanağı sağlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaziçi Hayvanat bahçesi gelir gider dengesinden dolayı kapanma tehlikesi geçirdi. Gelir gider açığı halen devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;      &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4434984415975293291?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4434984415975293291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4434984415975293291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4434984415975293291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4434984415975293291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2009/01/k-mevsiminde-hayvanat-bahesi.html' title='Kış mevsiminde hayvanat bahçesi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-6231867394465115783</id><published>2007-12-24T15:12:00.000-08:00</published><updated>2007-12-24T15:20:29.640-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;table style="border-collapse: collapse;" id="AutoNumber2" border="0" cellpadding="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="2" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#99ccff"&gt; HAYVAN HABERLERİ&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;                      &lt;/td&gt;         &lt;td valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#ffffff"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#ffffff"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!--  icerik bas --&gt;                     &lt;table style="border-collapse: collapse;" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/sahte-parayla-kurbanlik-almaya-calisan-sahis-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Sahte Parayla Kurbanlık Almaya Çalışan Şahıs Tutuklandı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Çorum'da Kurban Bayramı'nda Hayvan Pazarında Sahte Parayla Kurbanlık Satın Almaya Çalışırken Yakalanan Şahıs, Çıkarıldığı Mahkemece Tutuklandı. &lt;a href="http://www.haberler.com/sahte-parayla-kurbanlik-almaya-calisan-sahis-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 18:55&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/kus-gribi-tehlikesi-3-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Kuş Gribi Tehlikesi&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mehmet Ali Uzakgider, Kuş Gribi Tehlikesinin Henüz Geçmediğini Söyledi. &lt;a href="http://www.haberler.com/kus-gribi-tehlikesi-3-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 18:42&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/kus-gribi-tehlikesi-2-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Kuş Gribi Tehlikesi&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mehmet Ali Uzakgider, Kuş Gribi Tehlikesinin Henüz Geçmediğini Söyledi. &lt;a href="http://www.haberler.com/kus-gribi-tehlikesi-2-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 18:42&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="10"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;   &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/van-da-pazar-yerinde-kesilen-kurbanlarin-atiklari-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Van'da Pazar Yerinde Kesilen Kurbanların Atıkları Rastgele Atılınca Bölgeye Çok Sayıda Köpek Akın Etti&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/van-da-pazar-yerinde-kesilen-kurbanlarin-atiklari-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/544/van-da-pazar-yerinde-kesilen-kurbanlarin-atiklari_k.jpg" alt="Van'da Pazar Yerinde Kesilen Kurbanların Atıkları Rastgele Atılınca Bölgeye Çok Sayıda Köpek Akın Etti" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Van - Özalp Yolu üzerinde bulunan hayvan pazarındaki &lt;nobr&gt;&lt;span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;"&gt;bayramdan&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; kalan kurbanlıkların satışı sona erdi. Bayramda bazı vatandaşların kurbanlıklarını aldığı pazar yerinde keserek, atıklarını sağa sola rastgele bırakmasıyla bölge çok sayıda köpeğin akınına uğradı. &lt;a href="http://www.haberler.com/van-da-pazar-yerinde-kesilen-kurbanlarin-atiklari-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 18:23&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/diyarbakir-da-16-kacak-yakalandi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Diyarbakır'da 16 Kaçak Yakalandı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı'nca yasadışı göçle mücadele kapsamında yapılan operasyonda 16 kaçak yakalandı. &lt;a href="http://www.haberler.com/diyarbakir-da-16-kacak-yakalandi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:42&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/elazig-da-kurban-derileri-thk-disindaki-adreslere-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Elazığ'da Kurban Derileri THK Dışındaki Adreslere Gitti&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Elazığ'da Kurban Bayramı'nda İl Merkezi ve İlçelerde Kesilen Kurban Derilerinin Büyük Bölümünün Bilinmeyen Adreslere Gittiği Belirtildi. Deri Toplama Yetkisi Olan Türk Hava Kurumu'nun (Thk), 4 Günlük &lt;nobr&gt;&lt;span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; cursor: pointer;"&gt;Bayram&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; Süresince İl Merkezi ile Sivrice ve Ağın İlçelerinde Toplam 935 Küçük ve Büyükbaş Hayvan Derisi Toplayabildiği Öğrenildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/elazig-da-kurban-derileri-thk-disindaki-adreslere-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:28&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/dogu-da-hayvan-hirsizligi-yapan-sebeke-cokertildi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Doğu'da Hayvan Hırsızlığı Yapan Şebeke Çökertildi&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakır'da çiftçilerin korkulu rüyası olan hayvan hırsızlarına jandarma tarafından büyük darbe vuruldu. &lt;a href="http://www.haberler.com/dogu-da-hayvan-hirsizligi-yapan-sebeke-cokertildi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:22&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/gelecek-yil-adana-buyuksehir-belediyesi-ne-ait-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Gelecek Yıl, Adana Büyükşehir Belediyesi'ne Ait Yeşil Alanlarda Kurban Kesimine İzin Yok&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, önümüzdeki Kurban Bayramı'nda Büyükşehir Belediyesi'ne ait yeşil alanlarda kurban satış ve kesimlerine asla izin verilmeyeceğini söyledi. &lt;a href="http://www.haberler.com/gelecek-yil-adana-buyuksehir-belediyesi-ne-ait-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:22&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/antalya-da-belediyeler-sokakta-kurban-kesenleri-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Antalya'da Belediyeler Sokakta Kurban Kesenleri Uyarmakla Yetinmiş&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/antalya-da-belediyeler-sokakta-kurban-kesenleri-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/382/antalya-da-belediyeler-sokakta-kurban-kesenleri_k.jpg" alt="Antalya'da Belediyeler Sokakta Kurban Kesenleri Uyarmakla Yetinmiş" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Turizmin başkenti Antalya'da sokak ortasında kurban kesenler belediyeler tarafından uyarılmakla yetinmiş. Büyükşehir ve alt kademe belediye zabıta müdürleri, bayramda kimsenin huzurunu kaçırmamak için ceza olayına girmediklerini belirtti. &lt;a href="http://www.haberler.com/antalya-da-belediyeler-sokakta-kurban-kesenleri-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:21&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/diyarbakir-da-kacakcilik-operasyonu-13-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Diyarbakır'da Kaçakçılık Operasyonu&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakır İl Jandarma Ekipleri Tarafından Yapılan Operasyonda Çok Sayıda Kenevir, Kubar Esrar, Tütün, Motorin, Silah ve Bilgisayar Ele Geçirildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/diyarbakir-da-kacakcilik-operasyonu-13-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:20&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/yanik-tedavisi-goren-durmus-un-yurume-sevinci-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Yanık Tedavisi Gören Durmuş'un Yürüme Sevinci&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/yanik-tedavisi-goren-durmus-un-yurume-sevinci-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/352/yanik-tedavisi-goren-durmus-un-yurume-sevinci_k.jpg" alt="Yanık Tedavisi Gören Durmuş'un Yürüme Sevinci" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Gaziantep'te 3 Ay Önce Yüksek Gerilim Hattındaki Elektrik Akımına Kapılarak Ölümden Dönen 8 Yaşındaki Durmuş &lt;nobr&gt;&lt;span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;"&gt;Altın&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt;, 3 Başarılı Operasyonun Ardından İlk Adımlarını Attı. &lt;a href="http://www.haberler.com/yanik-tedavisi-goren-durmus-un-yurume-sevinci-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 16:10&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/koylerde-saglik-kontrolu-2-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Köylerde Sağlık Kontrolü&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/koylerde-saglik-kontrolu-2-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/307/koylerde-saglik-kontrolu-2_k.jpg" alt="Köylerde Sağlık Kontrolü" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Muğla Ortaca Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesi'nce Kemaliye Köyünde Sağlık Taraması Gerçekleştirildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/koylerde-saglik-kontrolu-2-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 15:52&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/47-yildir-sokak-kedilerini-cigerle-besliyor-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;47 Yıldır Sokak Kedilerini Ciğerle Besliyor&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir'de 74 Yaşındaki Bir Arzuhalci, 47 Yıldır Sokak Kedilerini Ciğerle Besliyor. &lt;a href="http://www.haberler.com/47-yildir-sokak-kedilerini-cigerle-besliyor-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 15:51&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/koylerde-saglik-kontrolu-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Koylerde Saglık Kontrolu&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Mugla Ortaca Ataturkcu Dusunce Dernegi Subesi'nce Kemaliye Koyunde Saglik Taramasi Gerceklestirildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/koylerde-saglik-kontrolu-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 15:13&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/jandarma-izinsiz-toplanan-derilere-el-koydu-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Jandarma İzinsiz Toplanan Derilere El Koydu&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Malatya'da Jandarma ekipleri Kurban Bayramı'nda ticari amaçlı izinsiz toplanan derilere el koydu. &lt;a href="http://www.haberler.com/jandarma-izinsiz-toplanan-derilere-el-koydu-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 15:01&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/deniz-feneri-nden-kurban-bagisi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Deniz Feneri'nden Kurban Bağışı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/deniz-feneri-nden-kurban-bagisi-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/182/deniz-feneri-nden-kurban-bagisi_k.jpg" alt="Deniz Feneri'nden Kurban Bağışı" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Deniz Feneri Kayseri Şubesi, Kurban Bayramı Dolayısıyla, Dar Gelirli Kurban Kesemeyen Ailelere, Hazırlattığı Kurban Paketini Dağıtmaya Devam Ediyor. &lt;a href="http://www.haberler.com/deniz-feneri-nden-kurban-bagisi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 14:55&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/kurban-satis-noktalari-temizlendi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Kurban Satış Noktaları Temizlendi&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/kurban-satis-noktalari-temizlendi-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/110/kurban-satis-noktalari-temizlendi_k.jpg" alt="Kurban Satış Noktaları Temizlendi" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde kurban satış noktaları kurbanlık hayvan satıcıların çekilmesinin ardından temizlendi. &lt;a href="http://www.haberler.com/kurban-satis-noktalari-temizlendi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 14:01&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/malatya-da-43-adet-deriye-el-konuldu-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Malatya'da 43 Adet Deriye El Konuldu&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Malatya'da Kurban Bayramı'nda Yaşadışı Toplandığı Gerekçesiyle 43 Adet Deriye El Konuldu. &lt;a href="http://www.haberler.com/malatya-da-43-adet-deriye-el-konuldu-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 13:45&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/hekim-sut-un-sut-sikintisi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Hekim Süt'ün "Süt" Sıkıntısı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/hekim-sut-un-sut-sikintisi-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/059/hekim-sut-un-sut-sikintisi_k.jpg" alt="Hekim Süt'ün " t="" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Hekim Süt İşletme Müdürü Mehmet Kıran, Giresun'da Hayvancılığın Geliştirilememesi Nedeniyle Hammadde Sıkıntısı Çektiklerini Söyledi. &lt;a href="http://www.haberler.com/hekim-sut-un-sut-sikintisi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 13:35&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/giresun-da-turk-hava-kurumu-682-kurban-derisi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Giresun'da Türk Hava Kurumu 682 Kurban Derisi Topladı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türk Hava Kurumu (Thk) Giresun Şubesi Tarafından 682 Büyük ve Küçükbaş Kurban Derisi Toplandığı Bildirildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/giresun-da-turk-hava-kurumu-682-kurban-derisi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 12:59&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/osmaniye-ye-yillik-kapasitesi-150-ton-olan-kurumus-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Osmaniye'ye Yıllık Kapasitesi 150 Ton Olan Kurumuş Alabalık Tesisi Kuruldu&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/osmaniye-ye-yillik-kapasitesi-150-ton-olan-kurumus-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/988/osmaniye-ye-yillik-kapasitesi-150-ton-olan-kurumus_k.jpg" alt="Osmaniye'ye Yıllık Kapasitesi 150 Ton Olan Kurumuş Alabalık Tesisi Kuruldu" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Tarım ve hayvancılığın geliştiği ve tatlı su kaynakları bakımından zengin olan Osmaniye'de yıllık kapasitesi 150 ton olan yeni bir alabalık tesisi kuruldu. &lt;a href="http://www.haberler.com/osmaniye-ye-yillik-kapasitesi-150-ton-olan-kurumus-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 12:49&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/dosiad-tarim-sektoru-katma-deger-uretemez-durumda-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Dosiad: Tarım Sektörü Katma Değer Üretemez Durumda&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/dosiad-tarim-sektoru-katma-deger-uretemez-durumda-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/761/dosiad-tarim-sektoru-katma-deger-uretemez-durumda_k.jpg" alt="Dosiad: Tarım Sektörü Katma Değer Üretemez Durumda" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Derneği (DOSİAD), tarafından hazırlanan '2007 Yılı Sektörel Bazda İl ve Bölge Ekonomisi' raporunda; Erzurum'da tarım sektörünün katma değer üretemez durumda olduğu, tarımsal kaynakların ise ekonomiye kazandırılması için alternatifler oluşturulması gerektiği belirtildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/dosiad-tarim-sektoru-katma-deger-uretemez-durumda-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 09:42&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/istedi-yardim-yagdi-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;İstedi, Yardım Yağdı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.haberler.com/istedi-yardim-yagdi-haberi/"&gt; &lt;img src="http://resimler.haberler.com/haber/542/istedi-yardim-yagdi_k.jpg" alt="İstedi, Yardım Yağdı" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" width="100" /&gt;&lt;/a&gt; Bayramda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'ne Yardım Yapılmasını İsteyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çağrısı Büyük Destek Buldu. &lt;a href="http://www.haberler.com/istedi-yardim-yagdi-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 03:49&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/hormonlu-meyve-satan-teshir-edilecek-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Hormonlu Meyve Satan Teşhir Edilecek&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;50 Yıllık Zirai Mücadele ve Karantina Yasası Değiştiriliyor. Eskiyen Yasanın Yerini Alacak Olan Bitki Sağlığı Yasa Tasarısına Göre, 'Pasaportu' Olmayan Bitki Gümrükten Geçemeyecek. &lt;a href="http://www.haberler.com/hormonlu-meyve-satan-teshir-edilecek-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;24.12.2007 01:43&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/afrika-zurafalari-tehlikede-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;"Afrika Zürafaları Tehlikede"&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kenyalı ve Amerikalı Biyoloji Uzmanları, Afrika Zürafalarının En Az 6 Türünün Tehlikede Olduğu Uyarısında Bulundu. &lt;a href="http://www.haberler.com/afrika-zurafalari-tehlikede-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;23.12.2007 20:16&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;    &lt;tr&gt;&lt;td style="padding-right: 5px;"&gt;        &lt;b&gt;  &lt;a href="http://www.haberler.com/dosiad-2007-bolge-ve-il-ekonomisi-icin-ufuk-haberi/"&gt; &lt;span style="color: rgb(85, 85, 85);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Dosiad, "2007 Bölge ve İl Ekonomisi için Ufuk Arayışları" Raporu Ön Değerlendirme Sonuçları Açıklandı&lt;/b&gt; &lt;/span&gt; &lt;/a&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Dosiad, "2007 Yılı Sektörel Bazda İl ve Bölge Ekonomisi" Raporunda, Erzurum'da Tarım Sektörünün Katma Değer Üretemez Durumda Bulunduğu, Sektörün İstihdam Alanı Oluşturacak Kapasiteye Erişim Sağlanması ve Tarımsal Kaynakların Ekonomiye Kazandırılması İçin Alternatifler Oluşturulması Gerektiği Belirtildi. &lt;a href="http://www.haberler.com/dosiad-2007-bolge-ve-il-ekonomisi-icin-ufuk-haberi/"&gt;&lt;u&gt;devamı&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(170, 170, 170);"&gt;23.12.2007 17:31&lt;/span&gt;   &lt;/td&gt; &lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td height="20"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-6231867394465115783?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/6231867394465115783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=6231867394465115783' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6231867394465115783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6231867394465115783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/12/hayvan-haberleri-sahte-parayla-kurbanlk.html' title=''/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-8623555983400228461</id><published>2007-12-05T14:40:00.000-08:00</published><updated>2007-12-05T14:43:25.368-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvan haberleri'/><title type='text'>Kurtlar koyunları parçaladı</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kurtlar Erzincan’da 29 koyunu parçaladı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep DEMİRCİ/ERZİNCAN, (DHA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERZİNCAN’ın Çağlayan Beldesine bağlı Tatlısu köyünün merasında bulunan koyunlara saldıran &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kurtlar-Hakinda-Bilgi.html"&gt;kurt sürüsü&lt;/a&gt;, 29 koyunu parçaladı, 10 koyunu da yaraladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erzincan’a 30 kilometre uzaklıkta bulunan ve 75 haneli Tatlısı köyünde, 14 yıldır ikamet eden ve hayvancılıkla geçimini sağlayan 53 yaşındaki Mustafa Mavitaş’a ait 600 koyundan 29’u &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Amansiz-Bir-Avci.html"&gt;kurtlara yem oldu&lt;/a&gt;. Çoban Selahattin Arlı, 600 koyunu köyün 8 kilometre yakınındaki Munzur Dağının eteklerinde bulanan yaylada otlattıktan sonra köye dönmek istedi. Bu sırada koyunlardan bir bölümü sürüden ayrıldı ancak çoban farketmedi. Köye geldiğinde koyunların eksik olduğunu fark eden Mustafa Mavitaş, köylülerle birlikte koyunları aramaya çıktı. Yapılan aramada 29 koyunun öldüğü, 10 koyunun da yaralı olduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Kurtların, parçalayarak öldürdükleri koyunları Munzur’a götürdüklerini belirten Mustafa Mavitaş, “Yabani hayvan avı yasak olduğu için çobanlar bile av tüfeği taşıyamıyor. Kurtların bana verdiği zarar 10 bin YTL dolayında. Biz bu kurt sürülerinden devamlı çekiyoruz. Yetkililerin bu konuda bir an evvel bir şey yapmalarını bekliyoruz” diye konuştu.&lt;br /&gt;Kaynak:&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/"&gt;hürriyet gazetesi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-8623555983400228461?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/8623555983400228461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=8623555983400228461' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8623555983400228461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8623555983400228461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/12/kurtlar-koyunlar-paralad.html' title='Kurtlar koyunları parçaladı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5114093820452415260</id><published>2007-12-05T14:30:00.000-08:00</published><updated>2007-12-05T14:39:21.156-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvan haberleri'/><title type='text'>köpek kaçırma</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Havalimanında köpek kaçırma krizi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mustafa OĞUZ (DHA)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman turistler Michael Abendeoth ve Ellen Quast’ın kafes içindeki iki sokak köpeğini İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan çıkarıp, ülkelerine götürmelerine izin verilmedi. 2 sokak köpeği Gaziemir Belediyesi zabıta ekiplerince götürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman turistler Michael Abendeoth ve Ellen Quast iki sokak köpeğini İzmir’in Karaburun İlçesi Mordoğan Beldesi’nden aldıklarını söyledi. Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği Türkiye Genel Sekreteri Nesrin Çıtırık, Türkiye’nin özellikle turistik bölgelerinden çok sayıda, çoğunluğu hasta ve bakımsız sokak hayvanının yurtdışına götürüldüğünü iddia etti. Yurt dışına çıkarılan hayvanların bir bölümünün deneylerde kobay olarak kullanılmak üzere satıldığını, bir bölümü üzerinden de duygu sömürüsü yapılarak bağış toplandığını söyleyen Çıtırık, toplanan paraların çok azının hayvanlar için harcandığını öne sürdü.&lt;br /&gt;ilgili bağlantılar: &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kap-Av-Kopekleri.html"&gt;Kap av köpekleri&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kurtlar-Hakinda-Bilgi.html"&gt;Kurtlar&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5114093820452415260?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5114093820452415260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5114093820452415260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5114093820452415260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5114093820452415260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/12/kpek-karma.html' title='köpek kaçırma'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4473559804038653447</id><published>2007-12-02T16:11:00.000-08:00</published><updated>2007-12-02T16:12:35.454-08:00</updated><title type='text'>Kurbanlıklar Çubuk’tan</title><content type='html'>&lt;span&gt;              &lt;span id="Label_baslik" class="haberdevambaslik"&gt;Kurbanlıklar Çubuk’tan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;            &lt;br /&gt;            &lt;span&gt;&lt;span id="Label_editor" class="muhabir"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;             &lt;img id="Image_spot" src="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/arsivimage.aspx?picid=4540891" alt="" align="right" border="1" /&gt;             &lt;span id="Label_spot"&gt;Kayıt altına alınmış 38 bin büyükbaş hayvanın bulunduğu Çubuk, kurbanlık alım ve kesimi konusunda başkentlilere önemli imkan sunuyor.&lt;/span&gt;             &lt;br /&gt;            &lt;br /&gt;            &lt;span id="Label_metin"&gt;&lt;b&gt;SAĞLIK &lt;/b&gt;kontrolünden geçirilmiş ve numaralandırılmış 38 bin büyükbaş hayvanın bulunduğu Ankara’nın Çubuk ilçesi, kurbanlık alım ve kesimi konusunda başkentlilere önemli imkan sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara’ya 38 kilometre uzaklıkta bulunan ve başkentin et ihtiyacını önemli oranda karşılayan Çubuk, yaklaşan Kurban Bayramı’na hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çubuk’ta kurbanlıklar, ilçe hayvan pazarında ve Kırmızı Et Ürünleri Tarımsal Üreticileri Birliği üyelerinin besi ahırlarında satışa sunulmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çubuk Kırmızı Et Ürünleri Tarımsal Üreticileri Birliği Başkanı Zihni Yüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçedeki 300 besicinin birliğin üyesi olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çubuk’un büyükbaş hayvancılık konusunda Ankara’nın en önemli ilçesi olduğunu ifade eden Yüce, ilçede şu anda kayıt altına alınmış, sağlık kontrolü yaptırılmış 38 bin büyükbaş hayvan bulunduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerindeki büyükbaş hayvanların önemli kısmını Kurban Bayramı’nda satışa sunacaklarını belirten Yüce, bu konuda başkentten ilçelerine gelen vatandaşlara her yönden kolaylık sağlayacaklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;KİLOGRAMI 6.5 YTL’DEN BAŞLIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Birlik Başkanı Zihni Yüce, kurbanlıkların canlı olarak kilogramını ortalama 6.5 YTL’den satışa sunduklarını ifade ederek, kurbanlık büyükbaş hayvanların 500 ila 3 bin YTL arasında değişen fiyatlarla alıcılarını beklediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlçeden kurbanlık alanlara, hijyenik ortamlarda kesim imkanı da sunduklarını anlatan Yüce, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Birlik üyelerimiz Avrupa standartlarında tesislere sahiptir. Bu tesislerden kurbanlıklarını alan vatandaşlarımızın talepte bulunmaları halinde hayvanlarını burada kesip, paketleyip, sahiplerine teslim edeceğiz. Çubuk’ta satılacak tüm kurbanlıklar sağlık kontrolünden geçirilmiş ve numaralanmıştır. Çubuk canlı hayvan pazarına sağlık kontrolünden geçmemiş hayvanlar alınmıyor. Bu konuda vatandaşımız rahat olsun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlçede her bütçeye uygun kurbanlık bulunduğunu da ifade eden Yüce, "Yer sorunu yaşayan vatandaşlarımız, kurbanlıklarını bayrama kadar üreticiye teslim edebilirler. Kesecekleri gün gelip rahat bir şekilde kurbanlarını evlerine götürebilirler. Kurbana bakma endişesi taşımasınlar." &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4473559804038653447?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4473559804038653447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4473559804038653447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4473559804038653447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4473559804038653447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/12/kurbanlklar-ubuktan.html' title='Kurbanlıklar Çubuk’tan'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-6977593101535509114</id><published>2007-12-02T16:09:00.000-08:00</published><updated>2007-12-02T16:11:49.515-08:00</updated><title type='text'>AOÇ gönüllü hayvan müfettişleri arıyor</title><content type='html'>&lt;span&gt;              &lt;span id="Label_baslik" class="haberdevambaslik"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span id="Label_editor" class="muhabir"&gt;Pako'nun Sayfası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;             &lt;img id="Image_spot" src="http://www.hurriyet.com.tr//_yazarlar/images/90b.jpg" alt="" align="right" border="1" /&gt;             &lt;span id="Label_spot"&gt;Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Hayvanat Bahçesi, gönüllü hayvan müfettişleri arıyor.&lt;/span&gt;             &lt;br /&gt;            &lt;br /&gt;            &lt;span id="Label_metin"&gt;&lt;p&gt;Başvuranların kısa bir eğitimden geçtikten sonra serbest giriş kartları çıkacak ve bahçedeki evcil hayvanların bakımının kontrolünü yapacaklar. Gönüllülerin müfettişlikleri gizli tutulacak. AOÇ’nin başlatacağı diğer bir proje ile vatandaşlar bir yıllık bakımını üstlendikleri hayvanın kafesine kendi ismini verebilecek. Böylece vatandaşlar bahçeyi sürekli izleyip eksikleri rapor edebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin ilk ve en büyük hayvanat bahçesi Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Hayvanat Bahçesi, gönüllü hayvan müfettişleri arıyor. Önümüzdeki günlerde hayata geçecek olan projeyle, evcil hayvanların bakımını denetleyecek olan gönüllülere kısa bir eğitim verilecek. AOÇ serbest giriş kartları çıkarılacak ve bahçeyi denetleme imkanı tanınacak. Gönüllülerin müfettişlikleri gizli tutulacak. Bu uygulamayla bahçeyi daha da güzelleştirmek ve yeni fikirlerle geliştirmek amaçlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;EMNİYETTEN ARAŞTIRILACAKLAR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AOÇ Genel Müdürü Mehmet Emin Güzel, "Bize başvuranları emniyetten araştırıp öyle seçeceğiz. Gönüllü müfettişler nerede eksiklik, yanlışlık varsa bize bildirecekler. Burayı daha da geliştirmek için bize yeni fikirler getirmelerini istiyoruz. Şimdilik 20 kişi seçmeyi planlıyoruz. Biz şeffafız ve kendimize güveniyoruz. Bu nedenle böyle bir proje geliştirdik" diyor. Müracaatları gönüllüler e-posta yoluyla aoc@aoc.gov.tr’ye bildirebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;BAKIMINI ÜSTLEN, ADINI YAZDIR &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AOÇ’nin başka projeleri de var. Örneğin vatandaşlar, bir yıllık bakımını üstlendikleri hayvanın kafesine kendi ismini verebilecek. Bu uygulama hediye olarak da değerlendirilebilir. Dileyenler sevdiklerinin adına hayvan bakımı üstlenebilir ve onun adını kafeslere yazdırabilir. İsteyen AOÇ’nin aldığı yemin parasını ödeyebilir, isteyen hayvanın bir yıllık yiyeceğini kendi temin edebilir. Yiyeceğin yanısıra hayvanın bakım masraflarının da üstlenilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ÇOCUKLARA HAYVAN SEVGİSİ AŞILAYACAK&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanat Bahçesi’nde çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için geliştirilmiş projeler de var. Bahçede 2 bin 670 hayvan bulunuyor. Haftada bir gün, 60 öğrenciye hayvan ve bakımları hakkında eğitim verilecek. Ayda dört, yılda 52 okula bu hizmet sunulacak. Çocuklar hem eğlenecek hem de aslan, maymun, yılan gibi hayvanlar hakkında bilgi sahibi olacak. &lt;b&gt;Deniz BİLİROĞLU&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaplumbağaların kabuklarında problemlere yol açan hastalıklar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaplumbağalarda en sık karşılaşılan problemler genellikle kabukla ilgili sağlık sorunlarıdır. Yaralanmalar ve kabukta deformasyona yol açan travmalar olabileceği gibi, beslenmeye bağlı sorunlar, metabolik hastalıklar, kötü çevre ve bakım koşulları, diğer organların hastalıkları gibi sebeplerle ortaya çıkabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metabolik ve beslenmeye bağlı kabuk problemlerinin en önemlisi, kalsiyum ve D vitamini eksikliğine bağlı olanlar. Bu maddelerin hayvanın tükettiği besinlerde yetersiz miktarda olmasından kaynaklanabileceği gibi, ultraviyole ışınlarının (gün ışığı) yetersiz alınması, karaciğer hastalıkları, böbrek ve paratroid bezlerinin hastalıkları gibi durumlardan da kaynaklanabilir. Kabukta deformasyon ve yumuşama gözlenir. Bazen kabuktaki bölmelerin piramit gibi kabarıklaştığı olur. Bu tip metabolik hastalıklar oldukça önemlidir ve tedavi edilmediğinde kaplumbağa için öldürücü olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaplumbağanın olumsuz ve yetersiz koşullarda beslendiği durumlarda görülen bir diğer kabuk hastalığı, eski kabuk katmanlarının yenileri ile yer değiştirmesi sırasında yaşanan problemler. Vücuttan uzaklaştırılamayan eski katmanların enfekte olarak ortaya çıkardığı hastalıklar, tüm kabuğa etki eden ciddi hastalıklara dönüşebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böbrek harabiyeti sonucunda kabuğun yumuşaması, kötü bakım ve beslenme koşullarında oluşan değişik büyüklük ve derinliklerdeki kabuk ülserleri ve bunların enfeksiyonu sonucunda ortaya çıkan kabuk hastalıkları, yanık ve yaralanmalara bağlı problemler ve genetik kabuk problemleri de çok sık olmamakla birlikte karşılaşılan rahatsızlıklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;PAKO Pano&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kaplumbağanızda kabukla ilgili problemlere rastladığınızda mutlaka vakit kaybetmeden veteriner hekiminize başvurun. Uygun tedavi ve iyi bir bakım-beslenme ile eski sağlığına kavuşturulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur altında ölmek üzereyken iyi yürekli bir abi beni kurtardı. Şimdi bana ömür boyu bakacak bir yuva arıyorum. Evinizi bana açar mısınız? Tel: (532) 603 05 05 İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz seteri Lady, aylardır İstanbul Gürpınar barınağında yaşıyordu. Birgün sahiplendirildi. Ancak yeni sahipleri onu barınağa geri götürmek istiyorlar. Kendine acilen yuva arıyor. Lady 1 yaşında ve aşıları tamam. İlgilenenler Filiz Hanım’a 535 287 38 37’den ulaşabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lokum, 2 aylık erkek bir kangal melezi. Aşıları tamamlandıktan sonra yuva bulamazsa barınağa gidecek. Kendine İstanbul’da bahçeli bir ev arıyor. İlgilenenler 535 287 38 37’den bilgi alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz seteri Can, en son geçen cumartesi İstanbul Anadolu Kavağı’nda görüldü. Hasta ve yaşlı. Acilen ameliyat olması gerekiyor. Görenler veya nerede olduğunu bilenler lütfen Kebire Bozkurt’a, 555 422 88 95 numaralı telefondan ulaşsın.&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-6977593101535509114?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/6977593101535509114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=6977593101535509114' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6977593101535509114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6977593101535509114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/12/ao-gnll-hayvan-mfettileri-aryor.html' title='AOÇ gönüllü hayvan müfettişleri arıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2134381309752269858</id><published>2007-11-12T16:22:00.000-08:00</published><updated>2007-11-12T16:50:53.934-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='koyunlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='keçiler'/><title type='text'>Keçiler ve  koyunlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/ce8ae903/mid_caucasian_tur_175wide.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/ce8ae903/mid_caucasian_tur_175wide.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doğal hayatta &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Keciler-ve-Koyunlar.html"&gt;keçilerle  koyunlar&lt;/a&gt;ı ayırt etmek her zaman kolay bir iş değildir. İkisi de, dünyanın yüksek yerlerinde barınan dağ hayvanlarıdır. İkisi de geviş getirenlerdendir. İkisinin de tüylü postları ve içi oyuk boynuzları vardır. Fakat arada birbirleriyle karıştırılsalar dahi, koyunlarla keçilerin arasında belirli ayrılıklar dikkati çeker.&lt;br /&gt;Yaban keçisi, yaban koyunu'na kıyasla genel olarak daha emin adımlar atan ve daha çok macera seven bir hayvandır. En kaba yiyeceklerle beslenebilir. Otlu bayırlarda otladığı görülürse de, karnım doyurduktan sonra emniyette olmak ve uyuklamak amacıyla yükseklerdeki bir kayanın üzerine çekilir. Keçinin boynuzları arkaya ve yukarıya yönelir, buna karşılık koyunlarınkiler genel olarak helezon kıvrımlıdır. Çoğu erkek keçilerin belirli bir sakalları ve kuvvetli bir kokulan vardır. Gerek koyunlar, gerekse keçiler Milâttan Önce 3 000'den evvel ve büyük bir ihtimalle sığırlardan da önce evcilleştirilmiştir.&lt;br /&gt;Yaban keçileri Avrupa'da, Orta Asya'da ve Kuzey Afrika'da yaşarlar. Yaban koyunlarına Kuzey Yarımküresinde ve bu arada Kuzey Afrika'da rastlıyoruz. Koyunlarla keçiler, «boynuzlugü» (Bovidae) ailesinin bir ait  familyasıdır. Amerika grubunun en gösterişli hayvanı olan «Kaya dağları iri boynuzlu Kanada koyunu» sadece Yeni Dünya'nın bir yaratığı değildir Sibirya'da da yakın akrabaları bulunur.&lt;br /&gt;Keçiler insanlara çok uzun zamanlardan beri süt, yağ, peynir ve et temin ederler. Tevratta yer yer onlardan bahis vardır. Hazreti Eyüp'ün erkek keçilerinin kurtları mat edecek kuvvette oldukları, içlerinden bazılarının ise ayıları boynuzlarına takarak taşıdıkları ileri sürülmüştür. Tevratta adı geçen su ve şarap kapları keçi derisinden yapılırdı.&lt;br /&gt;Filistin'de eskiden keçiler her gün pazara götürülür ve müşterilerin kapısında sağılırdı. Bayramlarda kurban olarak da bu hayvandan çok yararlanılırdı. Bugün dahi bir Arap aşiret reisi misafir ağırladığı zaman, derhal bir oğlak öldürülür, ve pişmeye konulur.&lt;br /&gt;Koyunun yünü gibi, keçinin kılı da giyim eşyası yapımında kullanılır. Bu güzel ve iri keçilerin erkeklerinin helezon kıvrımlı, gösterişli boynuzları vardır. Fakat en dikkate değer   özellikleri   yalnız   başlarını,kulaklarını ve bacaklarının alt kısmını açıkta bırakan çoğunlukla beyaz ve kıvırcık tiftiktir. Bu yünümsü kıllar, &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/"&gt;hayvan&lt;/a&gt;ın boynunda 20 santim, vücudunda ise 16 santim uzunluğunda olabilmektedir. Ünlü tiftik veya öbür adıyla moher, Ankara keçilerinden elde edilir. Türkler bu türün tekelini uzun zaman ellerinde bulundurmuş iseler de, Ankara keçisi bugün Güney Afrika'da ve Avustralya'da da bol mikyasta üretilmekte ve oralarda anayurdundakinden de daha kaliteli bir tiftik vermektedir. «Keştatr keçisi» de bütün dünyada üstün kaliteli yapağısıyla meşhurdur. Bu kısa bacaklı, zarif, fakat kanaatkar yaratık pek az yiyecekle yaşayabilmektedir. Keşmir keçisi, bir zamanlar Keşmir ovasının ve Himalayaların  zirveleri bulutlara değen dağ silsilelerinin yerlisiydi. Bu keçinin tiftiğinden yapılan kazmir (kaşmir) adındaki ünlü dokuma ve şallar tâ Roma Sezar'larmın zamanında meşhurdu. Kazmir dokumaları bir zamanlar sadece krallara ve saraylar halkına lâyık görülürdü. Bugünkü kazmir İpliğinin pek azı Keşmir'den gelir, üstün kaliteli kaşmirler Çin'in, Moğolistan'ın ve Tibet'in mahsulüdür. Bu tiftik hayvanın postundan taranılarak çıkarılır.&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/15b12931/capra.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/15b12931/capra.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;TİPİK SAKALLI İBEKS&lt;/h2&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;Asya, Kuzey Afrika ile Avrupa'nın yerlisi «ibeks» (Capra), Eski Dünya" nın yaygın bir yaban keçisidir. Bu türün Alpler'de bulunan bir üyesine «Alp dağ keçisi» diyen kitaplar vardır. İbeks, yılın bütün mevsimlerinde kar sınırına yakın çok yüksek yar kıyılarında ve kayaların üzerinde yaşar. Kışın dahi ormanların siperine sığınmaz, Böyle yapacak yerde karın pek derin olmadığı sarp yamaçlarda barınır.&lt;br /&gt;İbeks'in görme, işitme ve koku alma duyguları keskindir. İçlerinden biri genel olarak nöbet tutmakta ve en ui'ak bir şüphe karşısında tiz bir ıslıkla soydaşlarına alarm vermektedir. Son derece çevik olan ve emin adımlar atan ibeks,bir yarın başından 12 metre aşağıdaki bir kaya çıkıntısına şaşmaz bir isabet ve şaşılacak bir soğukkanlılıkla atlayabilir. Bu hayvanın Himalayalar'daki en yaygın düşmanları, yabani köpeklerle kar leoparları'dır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çiftleşme zamanı:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Erkek ibeks'ler ekim ayındaki çiftleşme mevsiminde yükseklerden inerek dişilerle buluşurlar. İki cins yılın bu zamanında bir arada bulunur, fakat ilkbaharda karlar eriyince dağılırlar. O zaman erkekler yine erişilmez dağ zirvelerine çekilirler, dişiler ise aşağılarda kalarak mayısta veya haziranda bîr veya iki yavru dünyaya getirirler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İbeks neye benzer:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;İbeks tipik sakallı keçidir. 147-148 santim uzunluğunda olabilen muazzam boynuzları başının tepesinden birbirine yakın olarak çıkar ve pâlamnki gibi düzgün ve enli bir kavisle arkaya döner. Gerçek İbekslerde boynuzların önü oluk oluktur. Bu hayvanın, genel olarak sarımsı kahverengi uzun ve gevşek tüylerden meydana gelmiş bir postu vardır.&lt;br /&gt;Dayanıklı ibeks'lerin sayısız çeşitleri arasında «Sibirya ibeksi» (caprasibirica), en irisi ve en güzelidir. Bu   hayvan   Orta   Asya'nın   dağlarında,&lt;br /&gt;Tiyensan'Iarda, Altaylar'da ve Himalayalar'da bulunur. «Habeşistan ibeksi» kısa ve kalın boynuzlu, tıknaz ve ağır bir türdür, buna kargılık yukarı Mısır'ın, Arabistan'ın, Filistin'in ve yukarı Nubya'nm «Nubya ibeksi» ince ve uzun boynuzlarından tanınır.&lt;br /&gt;«Avrupa ibeksi» nin veya öbür adıyla «Alp dağ keçisi» nin bugün tabiatta dölü tükenmiş gibidir. Bir zamanlar İsviçre'nin, Savoy'un ve TiroFun yukarı Alpler'inde bol sayıda bulunurdu. Hayatta kalan tek tük birkaç tanesi, Monte Rosa'nm İtalya tarafında himaye görmektedir. Bu hayvan kolay evcilleştirilebilirse de, her zaman için huysuz ve inatçı olarak kalır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;«Doğu Turu» veya öbür adıyla «Kafkas Bharalı» (Capra caucasica), boyna yakın yerde dışarıya ve arkaya kıvrılan pürüzsüz sayılabilecek, kısa boynuzlara sahip, gürbüz ve alımlı bir yaban kesişidir. Kafkas dağlarında yaşayan «Pallas turu» adlı bir çeşidi «Asya mavi koyunu» veya öbür adıyla «Himalaya bharalı» yla yakın akrabadır. Pallas turu, koyunlarla keçilerin arasındaki bir bağlantıdır, fakat aslında koyun değil,  keçidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kafkas dağlarının batı yarısında yaşar. Bu da bir yaban keçisi olmakla beraber, gerçek ibeksler gibi boynuzlarının önünde kalın yumruları vardır. Fakat boynuzlan ibekslerinkinden daha kısa ve daha ağır olduğu gibi, aynı derecede düzgün kavisli de değildir. Tur'lar vakitlerini kar sınırının yukarsındaki dumanlı yarların başında geçirmeyi severler.&lt;br /&gt;Sakalsız keçiler: «Himalaya tanrı» (Hemitragus   jemlaicus),   Himalayaların yükseklerinde yaşayan sakalsız bir keçidir. Kısa ve düzgün kavisli boynuzları vardır. Orman sınırına yakın sarp kayaların ve baş döndürücü uçurumların arasında beş ilâ yirmi beş başlık sürüler halinde gezer. İhtiyar erkeklerin ormana girdikleri olur. Tahr'lar tetik, keskin görüşlü ve bütün keçiler gibi sarp arazilerde çevik hayvanlardır.&lt;br /&gt;Himalaya tahrı, oldukça arkadaş canlısı sayıldığı halde, erkeklerle dişiler çiftleşme mevsiminin dışında ayrı yaşarlar. Tek yavru çiftleşmeden altı ay sonra dünyaya gelir. Başka tahr çeşitleri Güney Hindistan ile Güney Doğu Arabistan'daki tepelerde yaşamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;«Markhor» un veya öbür adıyla «yılan yiyen keçi» nin (Capra falconeri) uzun ve dağınık tüyleri vardır. Sakal ihtiyar erkeklerde çeneden boğazın altına kadar uzanır. Bu yaban keçisi, sik ormanlarla, karla örtülü zirvelerin arasında, son orman bitkilerinin kayalarla dik yarları gözden gizlediği ara bölgeyi takip eder. Orman sınırının yukarsındaki açık yamaçlara ve çıplak kayalara ender olarak çıkar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YABAN KOYUNLARI Ve evcil koyunların kırk kadar çeşidinin arasında çok büyük bir ayrılık dikkati çeker. Evcil koyunların uzun bir kuyruğu ve yünlü bir postu vardır. Yabani türler buna karşılık kısa kuyrukludur, vücutları da sert kıllarla kaplıdır. Koyunu değerli bir yün kaynağı haline getiren, insanoğlunun metodlu üretme metotları olmuştu. Günümüzün otoriteleri, evcil koyunun atasının «kızıl koyun» (Ovis orientalis) olduğu kanısındadırlar. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;20 kiloluk bir kuyruk:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; Koyun, Asya kabilelerinin ve Anadolu halkının başlıca zenginliğidir. Türkistan'daki göçebe Kırgızların hayatı tamamıyla koyuna dayanır. Bu ulus, kaba etlerinde çok fazla yağ bulunan dumba adında bir koyun çeşidi geliştirmiştir. Bu cinsin uzun ve yağlı kuyruğu 20 kilo ağırlığında olabilir. Bir tabiat bilgini Taşkent'te, muazzam kuyruğunu, kendisine koşulmuş küçük bir arabanın içinde taşıyan armağan kazanmış bir koyun görmüştü. Kırgızlar koyunun etini yemekle kalmayarak,  hayvanın  yününü  de  giyim eşyası yapımında kullanır, ayrıca döverek, çadırlarını örtmeye yarayan kalın bir keçe haline getirirler. Türkiye'de de koyun eti, sütü ve kemiği gayet makbul olduğu gibi yünü ve derisi de çok kullanılır. Hatta gübresi de bahçeler için en kıymetli gübrelerdendir. Türkiye koyunların eti 've sütü bakımından en makbulü «kıvırcık» tır. Trakya, Kocaeli, Bursa ve Balıkesir bölgelerinde çok yetişir. Beyaz renkli, küçük ve sivri kuyruklu, burma boynuzludur. Sütü en bol olan koyunlardandır. Kıvırcık'ın «karayaka» türü Ordu, Sinop ve Tokat bölgelerinde yetişir. Bunların etleri oldukça lezzetliyse de, yünleri çok kötü olduğundan yapağılarından faydalanılamaz.&lt;br /&gt;Türkiye'de yetişen koyunların büyük kuyruklu olanları «dağlıç» ve «karaman» dır. Dağlıç genel olarak beyaz renklidir. Eti lezzetlidir. Konya, Afyon, Eskişehir ve Ege bölgelerinde yetişir. Sonunda bir uzantı bulunan kuyrukları 5-6 kilo gelebilir. Gözleri ve ağızları siyahtır.&lt;br /&gt;Karaman cinsi, «mor karaman» ve «kızıl  karaman»   diye   ikiye  ayrılır.&lt;br /&gt;Orta ve Doğu Anadolu hayvanıdır. Eti ötekiler kadar makbul değildir. Bir de İzmir civarında beslenen ve Sakız adasından getirilmiş olan bir beyaz «sakız» koyunu vardır. Bakımları çok güçtür. İkiz ve üçüz doğurmakla ün salınışlardır.&lt;/p&gt;&lt;h3&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/d3df9938/lakota.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/d3df9938/lakota.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yününden   ve   Kürkünden Faydalanılan Merinos ve Astragan Koyunları&lt;/h3&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;İspanya'nın Merinos koyunları yünleriyle ün salmışlardır. Bu yün bazen o kadar sıktır ki, hayvanın gözlerini bile örter. İspanyollar merinos'u çok eskiden Amerika'ya da sokmuşlardı. Merinos koyunları bundan başka Avustralya ve Türkiye'ye de yerleşip üremişlerdir. Bu dayanıklı ve arkadaş canlısı koyunun öbür koyunlarmkinden daha fazla miktarda ve daha kaliteli yün sağladığı söylenmektedir. Fakat eü pek makbul değildir.&lt;br /&gt;Astragan diye tanıdığımız, bazı dillerde ise «İran kuzusu» diye bahsi geçen kürk, «Karakul» adında bir cinsten elde edilir. En iyi postlar karakul kuzularından bir haftalık ilâ on günlük oldukları zaman alınır, zira bu, kürkün buklelerinin en güzel olduğu devredir. En makbul astraganlar siyah olanlarıdır. Bu gürbüz koyunların yurdu yarı kurak sahalar, özellikle Sovyetler Birliği'nin Özbekistan Cumhuriyeti'ndeki Buhara havalisidir.&lt;br /&gt;Avustralya kıtasının bugünkü zenginliğinin büyük bir kısmı koyunculuğa dayanır. Batı Asya ile Birleşik Amerika'nın batısı da dünya yününün büyük bir kısmını verirler, İngiltere de yünü ve eti için koyun beslemesiyle ün salmıştır. «İskoçya Cheviotu», ayrıca Southdown ve Shropshire koyunları İngiltere'nin üç tanınmış evcil koyun cinsidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KANADA KOYUNU» veya  öbür adıyla «Kaya Dağları iri boynuzlu koyunu» (Ovis canadensis) hepimizin bildiği koyun portresine uymaz. İri boynuzlu koyunların birçok çeşitleri varsa da, en iyi bilinenin ve en irisi Amerika'lılarm «bighorn» yani «iri boynuz» dedikleri  budur.&lt;br /&gt;Birçok otoriteler Kanada koyununu Amerika'nın en üstün av hayvanı sayarlar. Fakat günümüzün teleskoplu modern tüfekleri ve üstün güçteki kurşunları olmasa, Kanada koyunu'nun şöyle böyle bir avcıdan korkması için bir sebep olmayacaktı. Bu koyunun keskin gözleri çok uzakları gorebilir. Koku alma duygusunun da üstüne yoktur. Kulakları en hafif tıkırtıyı seçmeye alışıktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kanada koyunu kayalarla yarların üzerinden    nasıl   uçarcasına   geçer:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;Keçiler üstün dağcılarsa da, Kanada koyunları'nm üstün hızına erişemezler. Bu koyunun ayakları, kayaların üzerinde sıçradığı zaman tabanlara yüklenen basıncı emen ve hayvanın, sert, pürüzlü veya kaygan yüzeylerde tutunmasını sağlayan yumuşak ve elâstikî yastıklarla desteklenmiştir. Birçok kimseler, bu koyunun dik yarları uçarcasına indiğini, bu arada bir defada 6 metre aşağı atıldığını ve dar bir kaya pervazından ötekine tereddütsüzce atlayarak hızım kestiğini görmüşlerdir. Kanada koyunları yarın dibine yaklaşırken son bir kere havaya fırlayıp vadiye dört ayak üzerinde iniyorlardı.&lt;br /&gt;Bir Kanada koyunu'nun arada bu şekilde atlayıp zıplarken aşağıya yuvarlandığı oluyorsa da, böylelikle ölen genel olarak koe olmaktadır. Ölümle sonuçlanan kazalar, ya da hayvanın kurtlar, veya ayılar tarafından öldürülmesi ihtimali hesaba katılmadığı takdirde, Kanada koyunu güneşli dağ zirvelerinde uzun bir hayat yaşamayı umabilir. Orta bir Kanada koyunu on altı yaşında ihtiyarlamış sayılır. Uygun şartlar altında yirmi yaşma kadar yaşayabilirse de, bu, pek azının erişebileceği bir yaştır.&lt;br /&gt;Birleşik Amerika'nın güney batısının ünlü İspanyol kâşifi Francisco Coronado, Kanada koyunu'nu ilk gören beyaz adamdır. Meksika valisine yazdığı 3 ağustos 1540 tarihli mektupta, bu koyunu, insanı şaşırtan boynuzları olan at iriliğinde bir hayvan olarak tarif ediyordu. Aslında ise yetişkin bir Kanada koyunu, omuz hizasında ortalama 100 santim boyundadır. Ağırlığı da 85 ile 175 kilo arasında oynar. Yetişkin koçların boynuzları çok kere birden fazla bütün bir devir çevirir, rekor uzunlukları 125 santimden az kısadır. Dişi Kanada koyunları'nın daha ufak ve sıkışık boynuzları ender olarak 40 santimir geçer.&lt;br /&gt;Kanada koyunu'nun yazlık postu koyu (veya grimsi) kahverengidir. Kış postu ise daha açık daha canlı renklidir. Postun tüyleri, öbür yaban koyunlarmınkiler gibidir. Yünlü olmayıp geyiğinki gibi uzun, sert ve yoğundur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çiftleşme zamanında kavgalar:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; Kanada koyunları sürü hayvanları olmakla beraber, erkekleriyle dişileri aralık ayındaki kısa çiftleşme mevsiminin dışında bir arada bulunmazlar. Koçlar bu zaman dişilere sahip olmak için aralarında mücadeleye girişirler. Fakat muslin veya başka boynuzlu hayvanların yaptığı gibi, esas dövüşten önce maskaralıklar yapmaz, veya birbirlerine böğürerek meydan okumazlar. Öyle yapacak yerde, doğrudan doğruya dövüşe geçerler.&lt;br /&gt;İki rakip, profesyonel boksörler gibi, önce birbirlerini gözden geçirir, arkasından, 30 m. kadar geriledikten sonra saatte 30-32 kilometre hızla saldırıya geçerek, birbirlerine sakin bir günde 3-3,5 kilometre uzaklıktan duyulabilen bir gürültüyle toslarlar. Bu taşlaşmalar defalarla tekrarlandıktan sonra, koçlardan biri ötekinin üstün kuvvetine ve dayanıklılığına boyun eğerek yenilgiyi kabul eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Büyükanneler her şeyi daha iyi bilirler:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çiftleşme mevsiminin ocakta  sona ermesiyle Koçlar bekar bayatlarına dönerler. Bundan sonra bir dişi Kanada koyunu sürüsüyle karşılaşsalar dahi başlarını çevirip bakmaz ve kendi cinslerinin arkadaşlığını tercih ederler.&lt;br /&gt;Çoğu zaman ikiz olan Kanada kuzuları mayıs sonunda veya haziranda dünyaya gelirler. Anneleri önce onları gözden gizlemeyi ve yalamayı hiçbir zaman ihmal etmez. Akşam olmadan bu.kuzular annelerinin arkası sıra sıçrayacaklar, çok geçmeden de sürüye katılmaya hazır hale geleceklerdir.&lt;br /&gt;Dişi Kanada koyunları ile bir yaşım aşkın olmayan kuzular yirmi başı geçmeyen küçük sürüler halinde toplaşırtar. Sürünün başı akıllı ve heybetli bir dişi Kanada koyunu' dur. Bu koyun, sürü üyelerinin çoğunun ninesi olmakla beraber, hâlâ yavrulayacak yaştadır. Bütün grubun güvenliği onun elinde olduğu için, sürüdeki öbür Kanada koyunları'na devamlı göz kulak olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Müşkülpesent bir hayvan:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kanada koyunu yiyeceğine çok dikkat ettiğinden taze dağ otlarından ve çiçeklerinden başka şey yemez, çalılara yanaştığı enderdir. Kanada koyunları bütün yaz orman sınırının yukarısmdaki çayırlarda ve otluk yamaçlarda otlarlar. Bitki örtüsü kıtlaşınca  ve deyrelince,  koçlar daha yukarıya, kayalık zirvelerin kenarına çıkarlar.&lt;br /&gt;Kışın dağlarda daha siperli ormanlara ve aşağılardaki vadilere doğru bir hareket vardır. Fakat Kanada koyunu bütün yollarını ve otlaklarını bildiği yurdundan ayrılmaz.&lt;br /&gt;Bazı dağ koyunları da güneşin altında kavrulan kumlu arazide yaşar. Böylelerinin susuz yaşayabildiğini sananlar vardır, hatta bazı tabiat bilginleri bunların hiç su içmediklerini iddia edecek kadar ileri gitmişlerdir. Aslında ise, bu koyunların gizli bir suyun yerini bilmeleri ve çok susuzluklarını gidermek için 30-35 kilometre yol yapmaları ihtimali vardır. Şüphesiz dolgun kaktüs yapraklarındaki bol özden de faydalanırlar.&lt;br /&gt;Tipik Kanada koyunu'ndan başka, bunun bulunduğu coğrafya bölgesine göre ayrılıklar gösteren dokuz çeşidi vardır. Bu koyunların yurdu Kuzey Amerika'nın batısında Britanya Kolumbiyası'nın güneyinden Meksika'nın kuzey batısına kadar uzanır. Doğu Sibirya'da yaşayanları da vardır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akıllara durgunluk veren dağcılar:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Bir tabiat bilgini bir keresinde Britanya Kolombiyası'nm kuzeyinde yirmi beş iri koçla karşılaşmıştı. Bunlar «Stone koyunları» (Ovis dalli stonei) idi ve muazzam bir tabii anfiteatr ile çevrili bir tepenin üzerinde duruyorlardı. Yazar bir an onları kapana kıstırdığını sandı: Koyunların dört bîr yanlan kırıksız kaya duvarlarıyla çevriliydi.&lt;br /&gt;Fakat bu yarlardan birinin yüzeyinde, bir açı meydana getiren bir kırık bulunduğu tabiat bilgininin gözünden kaçmıştı. Yirmi beş koç lastik top gibi sıçrayarak bu yoldan çabuk çabuk yukarı çıkmaya koyuldular. Çok geçmeden sonuncusu da tepenin zirvesine varmış bulunuyordu. Bu baş döndürücü çıkış esnasında içlerinden birinin saniyenin yansı kadar duraklaması, altındakilerle birlikte aşağıdaki keskin kenarlı kayaların üzerinde parçalanmasıyla sonuçlanacaktı.&lt;br /&gt;Bazı yerlerde «mavi koyun» veya «siyah koyun» diye de adlandırılan (rengi koyu gri ile siyahımsı kahve arasında oynar) «Stone koyunu», Britanya Kolombiyası'nda yaşar. Bir yakın akrabası da «beyaz koyun» veya öbür adıyla «Dall koyunu» dur (Ovis dalli dalli).&lt;br /&gt;Beyaz koyun, omuz hizasındaki 90 santimi az aşkın boyuyla Amerika yaban koyunlarının en ufağıysa da, rekor boynuz uzunluğu 120 santimdir.Bu koyun Alaskanın dağlarıyla&lt;br /&gt;Kanada'nın kuzey batı kısmında yaşar.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;«Argall» veya öbür adıyla «Ammen» (Ovis ammon), Buhara ile Moğolistan ve Kamçatka arasındaki Orta Asya yaylalarında yaşar. Günümüzdeki koyunların bu en irisi, orman sınırının yukansındaki otlu bayırlara ve çayırlara rağbet eder. Çevik bir dağcı olup yalçm kayaların üzerinde ve yarların arasında değme keçiden daha hızlı yol alabilir.&lt;br /&gt;Argali'nin omuz hizasındaki boyu 120 santimi, ağırlığı ise 175 kiloyu bulabilir. Koçlarının iri ve hacimli boynuzlan başın yanlarında dışarıya doğru kıvrılır ve çok kere birden fazla bütün devir yapabilir. &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Marko Polo'nun bir keşfi:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Harikulade «Panıir argalisi» ni keşfeden, 13. Yüzyılda ünlü Venedik'li gezgin Marko Polo olmuştu. Fakat «Marko Polo koyunu» da denilen bu hayvan, 1874te birkaç tanesi British Museum için ele geçirilene kadar Batı ilmince tanınmıyordu. Marko Polo koyununun nispeten ince, fakat gene de hacimli sayılabilecek boynuzları keskin bir kavisle baştan uzaklaşarak, birden   fazla   bütün   devir   çevirir.&lt;br /&gt;Bunlar, dış kenarları boyunca 190 santim uzunluğunda olabilirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bulutların yukarısında:&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Marko Polo koyunu'nun, Orta Asya'nın güneyindeki Pamir yaylasında çok kere hayli kalabalık sürüler halinde yaşadığı bildirilmektedir. Bu sürüler en çetin dağ sıralarının 3000-3500 metre yükseklerine rağbet ederler. Gezginler, yolu olmayan ve bugün hâlâ haritası bulunmayan bu çıplak, uzak ve ıssız bölgede günlerce emekledikten sonra Orta Asya'nın bu asil hayvanını uzaktan görmeyi belki başarırlar.&lt;br /&gt;Önce kıvrımlı iri boynuzlar göze görünür, onun arkasından ıssız bir tepenin üzerindeki dev koç meydana çıkar. Bu koyun, sürüden ayrılarak yalnız ve sakin bir hayat seçmiş yaşlı bir hayvan olsa, hatta güneşin altında uyuklasa dahi en ufak tehlike belirtisi karşısında bir, iki sıçrayışla gözden kaybolacak ve bundan sonraki dağ silsilesine geçmeden soluk almayacaktır.&lt;br /&gt;Argali'nin bulunduğu bölgeye göre değişmeler gösteren on iki çeşidi vardır.&lt;/p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;«Himalaya Bharalı» veya «Mavi koyun»   (Pseudois  nayaur),&lt;/span&gt;  muhakkak ki keçi değildir, fakat boynuzları ve tüy, renk gibi özellikleri keçininki gibidir. Bununla beraber tipik keçinin kuvvetli ve tatsız kokusu onda yoktur. Himaiaya bharalı Orta Asya' mn Tibet'le Batı Çin arasındaki dağ silsilelerinin yükseklerinde yaşar. Yazın 5 000 - 5 100 metre yükseklerde bulunur, kışın bile ihtimal 3 000 metreden aşağı inmez.&lt;br /&gt;Himaiaya bharalı sürülerinin beş başlık olanları olduğu gibi, elli baştan kalabalık olanları da bulunur. Sürü orman sınırının çok yukarıla-rındaki otlu bayırlarda karnını doyururken, bu tetik ve şüpheci hayvanlar çentikli kayaların yükseğine bir gözcü yerleştirmeyi ihmal etmezler.&lt;br /&gt;Gözcü bir heykel gibi hareketsiz durduğundan kayaların arasında hemen seçilemez, fakat en ufak bir şüpheli durum karşısında bulunduğu yerden ok gibi fırlar. O zaman sürü sarp kayaların arasına sığınarak kendini garantiye alır. Bu hayvanlar tehlike karşısında ormana sığınmaktansa, daha yükseklere çıkmayı tercih ederler.&lt;br /&gt;Erkeklerle dişiler çiftleşme mevsiminin dışında ayrı yaşarlar. Çiftleşmeden sonra koçlar dişilerini haziranda veya temmuzda terkederler. Kuzular yüz altmış gün sonra dünyaya gelirler. İkizler ender değildir. Yavrular yetişkin  hallerinin  dörtte üçü kadar büyümeden sütten kesilmezler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;«Berberistan koyunu» veya öbür adlarıyla «Yeleli koyun» veya «Audod», «Udad», «Aral» (Ammotragus lervia),&lt;/span&gt; Afrika'da bulunan biricik yaban koyunudur. Koyu sarımsı veya esmer renginden ve boynundan, göğsünden ve ön ayaklarının üst kısımlarından sarkan uzun tüylü saçaktan tanınır. Öbür yaban koyun-larmınkinden daha uzun bir kuyruğu vardır. Yedi çeşidi olan Berberistan koyununun omuz hizasındaki boyu 90 santimi aşkındır, boynuzları da 75-80 santim uzunluğunda olabilir.&lt;br /&gt;Bu iki yaban koyunu küçük aile grupları halinde yaşar. Fakat çiftleşme mevsiminin dışında yalnız hayvanlar olan koçlar bu sürünün dışında kalırlar. Bu hayvanın yurdu Atlas dağlan ve Büyük Sahrayı çevreleyen tepelerdir. Berberistan koyunu çok kere kızgın çöl kumlarının arasından sivrilen ıssız kayalıkların üzerinde, hatta bitkiden ve sudan tamamıyla yoksun deniz seviyesindeki yerlerde görülür.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;«Muflon» (Ovis musimon)&lt;/span&gt; Avrupa' daki ender yaban koyunlarından biridir. Aslında Sardunya ve Korsika dağlarının   yerlisi   ise  de,  Macaristan'a, Avusturya'ya, Çekoslavakyay ve başka ülkelere de sokulmuştur. Kışın beyaz bir semeri olan kızıl . kahverengi, oldukça ufak bir türdür. Dişilerinin her zaman değilse de bazen boynuzlan vardır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;«Kızıl koyun» veya «Ginelin koyunu» (Ovis orientalis)&lt;/span&gt; yazın sarı veya tilki kızılı renginde, kışın ise kahvemsi renktedir. Bu devrede sağrı nahiyesinde gri bir leke göze çarpar. Boynuzları muflon'unkinden pek başka değilse de, genellikle ötekine kıyasla birden arkaya kıvrılır ve başın arkasında son bulurlar. Ön Asya'nın, Transkafkasya'nın, İran'ın ve Kıbrıs'ın kurak ve kayalık dağlarında barınan kızıl koyunlann birçok türleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;«Bozkır koyunu» veya öbür adlarıyla «Urial», «Gad» veya «Şapo» (Ovis vignei)&lt;/span&gt; Hindistan'ın kuzey batısından başlayarak Afganistan, Hazar Denizi çevresi ve Türkistan üzerinden Rusya'ya kadar uzanan dağlarda yayılmış haldedir. Çeşitli renklerde olanları varsa da, çoğu kızılması kahverengidir. Erkeklerinin büyük ve açık bir bukle meydana getiren uzun ve ince boynuzları vardır.&lt;br /&gt;Evcil koyunlarımızın çoğunun kızıl koyun'un dölünden geldiği kabul edilmekteyse de muflonla bozkır koyunu'nun da ataları arasında yer alması ihtimali vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2134381309752269858?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2134381309752269858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2134381309752269858' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2134381309752269858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2134381309752269858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/11/keiler-ve-koyunlar.html' title='Keçiler ve  koyunlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5408965823713822969</id><published>2007-11-08T15:53:00.000-08:00</published><updated>2007-11-08T15:55:13.006-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Kırlangıç</title><content type='html'>Kırlangıçlar, ötücü kuşların en güzellerindendirler. Aralıksız olarak sinekleri ve başka böcekleri kovalarken son derece zarif bir uçuşları vardır. Çiftçi, ekin tarlasını biçerken, çok kere, rahatsız olarak kaçan böcekleri yakalamak üzere biçicinin demirinin geçtiği yerlere konup havalanan bir kırlangıç grubu tarafından takip edilir. Bu kuşların kısa, yassı ve üst yarısının ucu kancalı gagalarının çok fazla açılabilmesi bol sayıda böcek kapmalarına yardım eder.&lt;br /&gt;Dış görünüş bakımından kara sağanlara çok benzeyen zarif küçük kırlangıçların göğsü enli, boynu kısa, başı yassıdır. Bacakları kısa ve kuvvetsiz, kanatları uzun, dar ve çok sivri, kuyrukları çoğu zaman derin çatallı, tüyleri kısa ve üstte madenî parıltılıdır.&lt;br /&gt;Kırlangıçlar bütün kıtalara, bütün enlemlere ve bütün yüksekliklere yayılmışlardır. Birçokları insanların evlerine sığınırlar, başkaları dik kaya veya toprak duvarlarına yerleşirler, daha başkaları yuvalarını ağaçların üzerinde bina ederler. Yazı ile kışı arasında çok fark olan bölgelerde yuva yapanları göçücü kuştur.&lt;br /&gt;Kırlangıçların hareket şekli uçmaktır. Yerdeki yürüyüşleri, akrabaları kara sağanların sürünmesinden biraz üstünse bile gene enikonu beceriksiz sayılır. Ötüşleri, insana neşe veren bir cıvıltıdır. Kırlangıçlar şen, sokulgan ve biçimli olduktan başka, gerçekten cesurdurlar. Çevrelerini dikkatle gözden geçirir, dostlarını, düşmanlarını öğrenir ve ancak lâyık olana itimat ederler.&lt;br /&gt;Bütün kırlangıçlar böcek avcısıdır. Fakat daima havada avlanır, duvarların üzerinde duran böcekleri dahi uçarken yakalarlar. Kaptıkları avı parçalamadan yutarlar. Su içişleri dahi uçarkendir. Uçarak yıkandıkları tesbit edilmiştir. Su yüzeyinin hemen yukarısında kanat çırparken, birdenbire aşağı çöker, ya gagalarını, ya da vücutlarının bir kısmını suya daldırır, sonra silkinerek ıslanan tüylerini kuruturlar.&lt;br /&gt;Kıyı kırlangıcı, yıllık 35 000 -36 000 kilometrelik gidiş-dönüş göç yolculuğu ile meşhurdur. Bu akıllara durgunluk verici yolculuğu göze alan kıyı kırlangıçları, önce Kuzey Kutbu'nun yazı esnasında üreme alanlarında dört aylık devamlı gün ışığmln tadını çıkarırlar. Bu kuşlar kuzeydeyken Kuzey Kutbu'yle 8 derece daha güneyi arasındaki kuşakta yaşarlar. Bununla beraber bu türün bazı üyeleri de 40 derece kuzey enlemi kadar güneyde yuva yaparlar.&lt;br /&gt;Birçok türleri, dış duvarı tükrükle perçinlenmiş kil topakları görünüşünde olan marifetli bir yuva yaparlar. Yuvada 4-6 yumurta bulunur. Dişi tek basma kuluçkaya oturur.&lt;br /&gt;Yaşamak için sınırsız bir hürriyete ihtiyaç duyan kırlangıçlar, esaret hayatına gelemezler. Roma'lılar onlardan posta güvercini gibi faydalanmışlardı.&lt;br /&gt;Kırlangıçların en iyi bilineni «kır kırlangıcı» veya öbür adıyla «adi kırlangıç» tır (Hirundo rustica). Kutup Dairesi'nin güneyindeki bütün Avrupa'da, Batı ve Orta Asya'da bulunan bu tür aynı zamanda Birleşik Amerika'nın en iyi bilinen kırlangıcıdır. Bütün kırlangıçlar gibi bunun da ufak ve zayıf bacaklarıyle ayakları vardır, dallara rahatça tüner, fakat ender olarak yürümeye kalkışırlar. 18 santim uzunluğundaki bu güzel kuşun sırtı parlak bir mavimsi siyah, göğsü kızlımsıdır. Uzun ve çatallı kuyruğu beyaz beneklerle süslüdür.&lt;br /&gt;Bu kırlangıç eskiden yarlarda yuva yapardı, ama şimdi yuvasını samanlıkların ve başka binaların pervazlarının veya kirişlerinin üzerinde bina eder. Kır kırlangıcı böylece, gerek bol miktarda zararlı böcek yutması, gerekse de bizlere yakın yaşaması sebebiyle en yakm dostlarımızdandır. Tükrükle perçinlenmiş çamurdan meydana gelmiş yuva, içi oyuk bir kürenin dörtte biri görünüşündedir. Altında hafif bir destek bulunması şartıyle herhangi bir duvara yapıştırılabilir. Bir kır kırlangıcı çifti böyle bir yuvayı güzel havada 8 günde tamamlar. Yuvanın eni yaklaşık olarak 20, derinliği 10 santimdir. Dişi kır kırlangıcı, kıllar, tüyler ve benzeri yumuşak maddelerle astarlanmış böyle bir yuvanın içine tarçın renginde benekli 4-5 beyaz yumurta yumurtlar. Bu kuşlar bazen bir tek mevsimde iki parti yavru çıkardıkları gibi, aynı yuvayı üst üste yıllarca kullanabilirler.&lt;br /&gt;Kırlangıçlar, zarif, son derece faydalı ve sokulgan kuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kum kırlangıcı, ailenin en küçük üyelerindendir: En çok 13 santim uzunluğundadır. Tüyleri sırtında kül veya toprak rengi, karnı beyazdır. Göğüs bölgesinde kül rengi kahverengi enine bir şerit dikkati çeker. Bu kırlangıç Avustralya, Polinezya ve Güney Amerika dışında her yerde yuva yapar. Yuvası nehrin kıyısındaki bir oyuğun içindedir.&lt;br /&gt;Sert kanatlı kırlangıç (Stelgidopteryx rufipennis), garip adını, kanatlarının kenarındaki törpü gibi küçük çıkıntılardan alır. Yuvası kum kırlangıçınki gibidir, şu farkla ki kum kırlangıcının aksine kalabalık koloniler halinde yaşamaz.&lt;br /&gt;Yaşamak için uçar böceklere muhtaç   olan   kırlangıçlar  göçücüdürier. Fakat  birçok  küçük  kuşun   aksine, geceden    ziyade    gündüz    yolculuk ederler.&lt;br /&gt;Soğuk aylarda hemen tamamıyle ortadan kaybolmaları halk arasında bir sürü saçma inanışın yer etmesine yol açmıştır: Bu inanışlardan birine göre, soğuk mevsimi, bir ağaç konuğunda veya bir suyun dibindeki çamurun içinde kış uykusu halinde getirmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaya kırlangıcı, 15 santim uzunluğundadır. Vücudunun bütün üst kısımları donuk bir toprak kahverengisi, kanat ve kuyruk tüyleri siyahımsı, vücudunun altı önde kirli kahverengimsi beyaz, arkada gene toprak   rengidir.&lt;br /&gt;Bu kırlangıçların yuvaları çok kere bir nehre inen yarlarda oyukların içinde veya üstte bir çıkıntının yapıtı koruduğu köşelerde görülebilir. Bu yuva en çak. kır kırlangıcınmkine benzer. Kaya kırlangıcı gagasının nispeten uzun, kuyruğunun ise çatallı olmayıp sadece yarıklı olmasıyle kır kırlangıcından ayırt edilebilir.&lt;br /&gt;Yar kırlangıcı da binaların üzerinde yuva yapmayı öğrenmiştir. Bunu  samanlıkların  dışına  ve  yağmurdan korunmaları için saçakların altına oturtur. Bu özelliğinden dolayı saçak kırlangıcı diye de isimlendirilir. Yar kırlangıçlarının yuvası, yanda emziğe benzer bir deliği olan iri bir top biçimindedir. Bu kırlangıçların hâlâ yarlarda yuva yaptıkları ıssız bölgelerde, bir yarın duvarında veya bir nehre inen dik kayalarda bu çamurdan topların yüzlercesi yan yana gruplanmış vaziyette görülebilir. Bu tür Kuzey Amerika'nın batısının çok iyi tanınan bir kırlangıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pencere kırlangıcı, ayaklarının olağanüstü kuvvetli oluşuyla dikkati çeker. Gagası kısa olduğu için, çok geniş gözükür. Kuyruğu da kısa ve sığ çatallıdır. 14 -15 santim uzunluğundaki bu kırlangıcın tüyleri sırtında mavi-siyah, karnında beyazdır. Avrupa ile Asya palearktik kuşaklarında yuva yapan göçücü bir kuştur. Nedense şehirleri tercih eder, bundan dolayı da şehir kırlangıcı diye de isimlendirilir. Yuvası çok kere büyük ve eski binaların duvarlarında göze çarpar. Bu kırlangıç, kır kırlangıcından daha ihtiyatlı olmakla beraber ürkek değildir, ondan daha az hızlı uçar, fakat daha yükseklere çıkar. Yuvası da üstü açık olacak yerde, bir giriş deliğinin dışında tamamen kapalı olmasıyle kırlarlangıcı'nınkinden ayrılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç kırlangıçları, nispeten büyüktür. Bir türü 19 santim uzunluğundadır. Ağaç kırlangıcı renkleri sırtlarında mor parıltılı parlak çelik mavisi, karınları parlak bir beyazdır. Bu kırlangıcın yuvası suya yakın bir kütüğün içindeki oyukta ise de, insanlar tarafından hazırlanmış kuş evlerine de rağbet eder. Sonbahar gelince, bu ağaç kırlangıçları kırlangıcı kalabalık gruplar halinde bataklıklarda, ya da telefon tellerinin üzerinde toplaşır, kısa bir süre sonra ise güneye doğru yola çıkarlar.&lt;br /&gt;BATAKLIK KIRLANGIÇLARI VE KOŞARGİLLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU GRUBUN en ilginç kuşu bir koşargildir: Nil timsahının ağzının içine sülük aramaya giren timsah bekçisi (Pluvianus aegyptius). Tarihçi Plinyus şöyle yazıyor: Timsah kıyıda yatarken esnediği vakit, timsah bekçisi dev sürüngenin ağzına girip burasını temizlemektedir,    îşine    geldiği    için timsah  da  kuşa zarar vermemekte,hatta timsah bekçisi dışarı uçacagı vakit, onu ezmemek için çenelerini oynatmamaktadır.&lt;br /&gt;Timsah bekçisi'nin vücudu dedi toplu, orta irilikteki kafası yağmurkuşugiller'inkinden ufak, bacakları öbür çamurkoşarlarınkinden kısadır. Bu kuşun uzunluğu 20-22 santim kadardır. Timsah bekçisi adı boşuna değildir. Yalnız timsahlara değil, başka yaratıklara da bekçilik hizmeti görebilir. Zira her tekne, yaklaşan her insan, her memeli hayvan, irice her kuş dikkatini çekmekte ve timsah bekçisi bunu tiz çığlıklarıyle etrafına haber vermektedir.&lt;br /&gt;Eski Dünya'nın bataklıkkırlangıçgilleri (Glareolidae) ailesinde, hepsi sıcak bölgeleri tercih eden yirmi üç tür vardır. Adi bataklık kırlangıcı (Glareola pratincola) bu kuşların içinde en iyi bilinenidir. Uzun ve sivri kanatlan, çatallı bir kuyruğu ve güçsüz ayakları vardır. Uçarken böcek yakalamakta kırlangıçların tekniğinden faydalanır. Adi bataklık kırlangıcı Akdeniz bölgesinde yuva yapar.             &lt;br /&gt;Adlarından da anlaşıldığı gibi, koşargiller uçucudan ziyade hızlı koşuculardır. Gerek bataklık kırlangıçları gerekse koşargiller sıcak ve kurak ovaları ya da çamurlu alanları severler. Yuva yapma âdetleri aşağı yukarı yağmurkuşları gibidir.&lt;br /&gt;BAYKUŞ KIRLANGIÇLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAYKUŞ KIRLANGIÇLAR'DA vücut uzunca, boyun kısa, baş enli ve yassı, kanatlar nispeten kısa ve güdük, kuyruk uzundur. İri gaga kökünde kuşun alnından daha bile geniştir, ucunda ise kancalı ve boynuzumsudur. Ağız açıklığı gözlerin arkasına kadar uzanır. Çok gür olan tüyleri kamuflaj kurallarına uyar.&lt;br /&gt;Eski Dünya baykuş kırlangıçları, Güney Asya ile Yeni Gine'de ve komşu adalarda yaşarlar. Ailenin tipik temsilcisi Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı (Podargus strigoîdes) denilen karga iriliğinde bir kuştur. Sırtı koyu grimsi kahve rengi zemin üzerinde beyaz ve siyah benekler ve lekelerle süslüdür. Bu renk ve desen kuşun çevresine öylesine uymaktadır ki, Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı'nı, gündüz saatlerini uyuyarak geçirdiği ağaç dallarında seçebilmek pek zordur.&lt;br /&gt;Fakat Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı'nın uykusu o kadar ağırdır ki, bir çiftten biri vurularak aşağı düşürülse dahi yanındaki uykusundan uyanmaz. Buna karşılık gece olunca, Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı canlanır ve  ava  çıkar.&lt;br /&gt;Yavruyken yuvadan alınan Eski Dünya baykuş kırlangıçları, kısa zamanda evcilleşerek sahiplerine alışır ve başına oturacak, hattâ yatağına girecek kadar sokulgan bir hal alırlar. Karakterlerini de değiştirerek gündüz saatlerinde de yemeye başlarlar.&lt;br /&gt;Göçücü  Kuşların Şampiyonları: Deniz Kırlangıçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz kırlangıçları orta irilikte veya ufak ve ince yapılı kuşlardır. Başlarıyle aynı uzunlukta düz ve ince bir gagaları vardır. Kanatları çok uzun, dar ve sivridir. Kuyrukları orta uzunlukta ve çatallıdır. Ayak parmakları kısa perdelidir. Kırk beş  türü bilinen bu kuşlara deniz kırlangıcı denilmesi, uçuşlarının zarafeti sebebiyledir. Bütün türleri son derece hareketli kuşlardır. Gecelerini kıyılarda yerde geçirirler, gündüzleri ise hemen atialıksız havadadırlar. Yiyecekleri balıklar ve böceklerdir. Arada küçük memeliler, kuşlar ve küçük sürüngenler de yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEV GECE KIRLANGICIveya öbür adıyla POTOO (Nyctibiidae)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş kırlangıçları ailesinin Güney ile Orta Amerika'daki temsilcileri dev gece kırlangıçları veya öbür adlarıyle potoo lardır. Bu baykuşumsu gece kuşlarının üst gagaları kökünde çok geniştir, ucunda ise daralarak aşağıya kıvrılmış küçük bir kanca halini alır. Alt gaganın ucu da aynı şekilde aşağıya bükülmüştür. Gaga, kuşun kulaklarının altına kadar açıldığından, bir tenis topu ağız boşluğuna kolayca sığabilir. Fakat gaga hemen tamamen tüylerle örtülü olduğundan boynuz maddesinden olan kısmının pek az bir parçası göze gözükür.&lt;br /&gt;Dev kırlangıçları bazen akşam üzeri yurtlarının otlu savanlarının yukarısında, havada kayarken görülebilirler. Fakat geceleri daha çok faaldirler. Bu arada iri ve fırtlak gözleri cep fenerlerinin ışığında altın gibi parıldar.&lt;br /&gt;Dev gece kırlangıcının yuvası çoğunlukla yerden 1.5-6 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğudur. Dişi buraya mor ve kahverengi işaretli bir tek beyaz yumurta yumurtlar.&lt;br /&gt;Tropikal Amerika dev potoosu (Nyctibius grandis) 55-60 santimlik uzunluğuyle iri ve ince bir baykuş büyüklüğündedir. Tüyleri ondüleli kahverengi çizgilerle süslüdür, karnı beyazımsıdır. Havla örtülü yavrunun enli başı bir köpek yavrusunu hatıra getirir. Bu kuş çok zaman tüneğinde muazzam ağzı ardına kadar açık olduğu halde  durur, sürü halinde ağzına giren sinekler ise ağız boşluğunun mukozasına yapışıp kalırlar. Dev potoo'yu esaret hayatında yaşatmak mümkün olamamıştır.&lt;br /&gt;Bunu deneyen çok olmuştur. Fakat ilk aylar serbest hayatında olduğu gibi normal bîr hayat süren dev gece kırlangıcı, zamanla sünepeleşip miskin bir hale gelmektedir. Biraz daha sonra her şeye karşı isteksiz bir hal alıp hayatla ilgisini kesmektedir. Serbest hayatta alıştığı şartları dahi onu kurtaramamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIRLANGIÇ TANGARASI  denilen Güney Amerika kuşu, kotinga'lara benzemekle beraber, tangara'larla akrabadır. Tabiat bilginleri bununla beraber kırlangıç   tangara'ları   (Tersinidae)   denilen bir başka aileye almışlardır.Bun&lt;br /&gt;da, kuşun kafatası şeklinin farklı oluşu kadar, bir oyukta veya ağaç kovuğunda yuva yapmasının da tesiri vardır. Erkek kırlangıç tangâra nın ondüleli siyah çizgilerle süslü ve mavi parıltılı yeşilimsi tüyleri vardır. Dişi kuş  daha yeşildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORMAN KIRLANGIÇLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YALNIZ ADLARI KIRLANGIÇTIR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BALIKÇIL KUŞLARIYLA başka bazı kuşlarda rastlanan garip, pudralı havlar, ötücü kuşların arasında yalnız orman kırlangıçlarında vardır. Bu pudralı havlar orman kırlangıçları nda, göğüs, baldır ve aşağı sırt bölgelerinde biten beyazımsı ve kısa tüy toplulukları olarak tarif edilebilir. Bu tüylerin ucu, talka benzer bir pudra salıverir.&lt;br /&gt;Orman kırlangıcı'nın uzun kanatları ve kuvvetli bir gagası vardır. Zarif uçuşuyle ün salmıştır. Bir süre havada kaydıktan sonra, kırlangıçlar gibi kısa kısa kanat çırpar. Tabiat bilginleri bu garip kuşların on kadar türünü tanırlar. Artamidae ailesini meydana getiren orman kırlangıçları'nın yakın akrabaları olmadığı gibi, gerçek kırlangıçlarla akrabalıkları da yoktur.&lt;br /&gt;Gündüzün dağınık sürüler, gece ise sıkı kümeler halinde görülen orman kırlangıçları, çayırlarda yetişen yüksek ağaçların tepesinde veya üst dallarının etrafında yaşarlar. Genel olarak suya yakın bölgelerde yerleşir ve tüneklerinden atılarak uçar böcekleri   kovalarlar.&lt;br /&gt;Yurtlar; özellikle Filipinler, Yeni Gine ve Avustralva'dır. Sırtları grimsi siyah, karın bölgeleri beyazdır. Uzun ve sivri kanatlan ve mavimsi gagaları vardır Akşam güneş batarken koloniler, sevgili tüneklerinin üzerinde toplaşır, sırt sırta veya yan yana vererek geceyi geçirmeye hazırlanırlar. Böyle bir koloni akşam üzeri ürkütüldüğü takdirde, orman kırlangıçları âdeta patlar gibi dört bir yana dağılırlar. Ortalık karardıktan sonra kolay kolay ürkmezler.&lt;br /&gt;Erkek ve dişi orman kırlangıçları, irilik ve renk bakımından eştirler. Kuluçka, sonra da yavrulara bakmak vazifelerini paylaşırlar. Bazen bir orman kırlangıcı grubunun, otlardan örülmüş açık kâse biçimli yuvalarını küçük bir alana sıkıştırdığı görülür. Güney Asya'da yaşayan 17 santim uzunluğundaki kahve rengi orman kırlangıcı (Artamus fuseus) ve Avustralya'nın yerlisi maskeli orman kırlangıcı (Artamus personatus) iyi bilinen türleridir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5408965823713822969?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5408965823713822969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5408965823713822969' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5408965823713822969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5408965823713822969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/11/krlang.html' title='Kırlangıç'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2000623706041417961</id><published>2007-11-05T13:58:00.000-08:00</published><updated>2008-12-08T21:32:23.180-08:00</updated><title type='text'>Hayvanlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_kByldrSWYjM/Ry-TJFMBLsI/AAAAAAAAAJM/Qa4dSGY4tho/s1600-h/hayvanlar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_kByldrSWYjM/Ry-TJFMBLsI/AAAAAAAAAJM/Qa4dSGY4tho/s400/hayvanlar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129480284818976450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayvan, canlılar dünyasının ökaryotlar (Eukaryota) üst âlemindeki &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayvanlar"&gt;hayvanlar&lt;/a&gt; (Animalia) âleminde sınıflanan canlıların ortak adıdır. "Hayvan" sözcüğü, günlük kullanımda esasen insan dışı hayvanları ifade etmek için kullanılırsa da biyolojik bağlamda insanı da içerir. Hayvanlar âleminin bilimsel ve Latince adı olan "Animalia" terimi ise yine Latince olan ve "yaşayan" ya da "ruh" anlamına gelen animadan türetilmiş animal sözcüğünün çoğuludur. Hayvanlar âlemini tanımlayan bir başka Latince bilimsel terim de Metazoa'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle çevrelerine uyum sağlayan ve diğer canlılarla beslenen çokhücreliler alemidir. Vücutları, embriyonun bazı metamorfozlar geçirmesiyle gelişir. Ökaryotik çok hücreli organizmalardır. Besinlerini genel olarak sindirerek alırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/"&gt;Hayvanların birçoğu hareketlidir&lt;/a&gt; ve bitkilerde tipik olan kalın hücre duvarları genellikle yoktur. Embriyonik gelişim esnasında büyük ölçülerde hücresel göçler ve doku organizasyonları görülür. Üremeleri primer (birincil) olarak seksüeldir; diploit kromozom taşıyan dişi ve erkekler mayozla haploit kromozomlu gametleri, bunlarda birleşerek diploid zigotu oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1,5 milyondan fazla yaşayan türü tanımlanmıştır, fakat gerçek miktarın bazılarına göre 20 milyon, bazılarına göre de 50 milyondan fazla olduğu sanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlunun isim kullanmaya başlaması sistematiğin başlangıç noktası olarak kabul edilir. MÖ 383-322 yıllarında Aristo "hayvanlar yaşam şekillerine, hareketlerine, vücut yapılarına, alışkanlıklarına göre sınıflandırılabilir" diyerek bu bilimin temelini oluşturur. Bu düşünce 2000 yıl sürmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1627-1705 yıllarında John Ray sınıflandırmada doğal sistemi ileri sürmüştür. Linne yazdığı Systema Natura adlı kitabıyla zoolojik nomenklatürün başlangıcını oluşturmuştur. Linne'nin çalışmaları birçok sistematikçiyi etkilemiş, hatta bir sonraki yüzyıla da damgasını vurmuştur. Bu nedenle Linne taksonominin babası olarak kabul edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100 yıl sonra &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Darwin"&gt;Charles Darwin&lt;/a&gt; evrim teorisi ile tüm çalışmaları etkilemiştir. 1866'da Haeckel'in filogenetik ağaç sistemi sistematikçilere yararlı oluştur. Bu dönem taksonominin en önemli periyodu olmuştur. Hergün yeni cinsler, takımlar ortaya çıkmıştır. Daha sonraki yıllarda sadece türler düzeyinde alışmalar yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mendel kanunlarının bulunmasıyla önce genetiğin, sonra populasyon genetiğinin gelişimi gerçekleşmiş, günümüzde sistematik çalışmalarda moleküler düzeye inilmiştir. Günümüzde tanımlanmış ve sınıflandırılmış 1.350.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların 1.300.000'ini omurgasızlar oluşturmaktadır. Geri kalan fosillerle birlikte 65.000 tür Chordata şubesinde incelenmektedir. Günümüzde yaşayan yaklaşık 43.000 kordalı bulunmaktadır. Bunun 42.000'i Vertebrata'ya, 1000 kadarı da ilkel kordalılara aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akrabalıklara göre yapılan genetik çalışmalar sonucu Bilateria dört büyük ana gruba ayrılır:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  1. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Deuterostomes"&gt;Deuterostomes&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  2. Ecdysozoa&lt;br /&gt;  3. Platyzoa&lt;br /&gt;  4. Lophotrochozoa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üreme ve gelişme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen tüm hayvanlar çiftleşerek ürerler.Yetişkinler diploid ya da polidiploiddir. Herbirinin kendine has üreme hücresi vardır. Bir çok hayvan çiftleşerek üremeye yatkındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok hayvan güneş ışığı enerjisini dolaylı yollardan kullanarak gelişir, büyür. Hayvanların aksine bitkiler bu ışığı [Fotosentez] ile doğrudan basit şekerler üretmek için kullanır. Bitkiler, havadan aldığı karbon dioksit (CO2) ve topraktan aldığı su (H2O) moleküllerini ışık enerjisini kullanarak kimsayal bir rekasiyon sonucu Glikoz şekeri (C6H12O6) dönüştürür ve son olarak açığa Oksijen çıkar (O2). Elde edilen bu bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır. Hayvanlar bu bitkileri yediklerinde ya da bu bu bitkileri yiyen hayvanları yediklerinde bitkilerin içinde bulunan şekeri almış olurlar. Alınan bu şekerleri hem büyümek gelişmek için hem de kendi vücutlarında hareket etmeleri için gerekli olan enerjiyi üretmek için kullanılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2000623706041417961?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2000623706041417961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2000623706041417961' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2000623706041417961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2000623706041417961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/11/hayvanlar.html' title='Hayvanlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_kByldrSWYjM/Ry-TJFMBLsI/AAAAAAAAAJM/Qa4dSGY4tho/s72-c/hayvanlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7986184275789143459</id><published>2007-11-03T07:01:00.000-07:00</published><updated>2007-11-03T07:11:09.445-07:00</updated><title type='text'>Kuşlar Genel Bilgi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/00/Vogel_Zoo_Berlin.JPG/800px-Vogel_Zoo_Berlin.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/00/Vogel_Zoo_Berlin.JPG/800px-Vogel_Zoo_Berlin.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Vogel_Zoo_Berlin.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Vogel_Zoo_Berlin.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Vogel_Zoo_Berlin.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Vogel_Zoo_Berlin.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ku%C5%9Flar"&gt;Kuşlar&lt;/a&gt; (Aves), hayvanlar aleminde uçabilen omurgalı canlıların çoğunu kapsayan bir biyoloji sınıfıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar, diğer canlı alemlerinden farklı olarak bazı özelliklere sahiptir. İlk sabit sıcaklıklı canlılar olma özelliğini taşırlar. Belirgin özellik olarak, üyelerinin tümü, diğer hiçbir hayvan grubunda görülmeyen tüylerle kaplıdır. Ön üyeleri kanatlara dönüşmüştür ve arka üyelerdeki kemikler intertarsal eklem oluşturacak şekilde dizilmiştir. Trake ve bronşlarının bulunduğu yerde çok gelişmiş bir ses kutuları vardır. Sert kabuklu yumurta bırakırlar ve kuluçkaya yatarlar. Embriyo, yumurta kabuğu ve amniyon zarı ile çevrilidir. Kuşların tam işlev gören, karmaşık ve gelişmiş, büyük ve küçük dolaşım sistemleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 9.000 &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kuslar-Ne-Kadar-Yasar.html"&gt;yaşayan kuş&lt;/a&gt; türü, 14.000 kadar da soyu tükenmiş türü mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökenleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar, sürüngenler ile yakın akrabadırlar. Bu nedenle sürüngenlerle birlikte Sauropsida üst sınıfında toplanırlar. Diapsid Archosauria'dan, özellikle Triyas'ta büyük ölçüde farklılaşmış Thecondonti'dan türemişlerdir. Bu sonuncu grubun içinde bulunan Pseudosuchia, bununla ilgili olarak Dinosauria kuşlara en yakın gruplar olarak varsayılır. En eski kuş fosili, Solenhofen'ın (Batı Almanya) Üst Jura (140 milyon yıl) katmanlarında bulunan Archaeopteryx'dir. 1860 yılında ilk defa tek bir telek, 1861 yılında ise, baş hariç tüm iskelet sistemi tamam olan bir fosil bulunmuştur. Bunlunan bu fosil, bilim dünyasında bir sansasyon yaratmıştır. Çünkü bu fosil, sürüngen ve kuş özelliklerinin her ikisini de aynı ölçüde taşımaktadır. Fosil, H.V. Meyer tarafından Archaeopteryx lithographica olarak tanımlanmış ve Londra'daki British Museum'a konulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anatomileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek dişlerin olmayışı, derilerinde salgı bezlerinin olmaması, tüysüz kısımlarında pul bulundurmaları, kafatasının omurgaya bağlanması ve göğüs kemiğinin iyi gelişmiş olması diğer canlılarda az olarak görülebilen özelliklerindendir. Bununla beraber, alyuvarları çekirdekli ve oval, akciğerleri havayı daha verimli kullanabilir tiptedir. Böbrekler metanefroz tiptedir ve boşaltım kanalları kloaka açılır. Devekuşları hariç idrar keseleri yoktur. Atık ürün katı ürik asittir. Bir çift testis bulundururlar ve bunlar kloaka açılır. Ayrı eşeyli canlılardır. Çiftleşme organı (penis) bazı türler (kaz, &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Ordekler.html"&gt;ördek&lt;/a&gt;) haricinde yoktur. Yumurtaları telolesital tiptedir ve meroblastik gelişme gösterir. Her zaman iç döllenme görülür. Beyinden 12 çift sinir çıkar. Görme organları diğer duyu organlarına göre çok daha iyi gelişmiştir. Koku alma duyusu kısmen körelmiştir. Kuşlar, metabolizma hızları en yüksek olan canlı grubudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenmeleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlarda, her çeşit besine özelleşme görülmektedir. En yaygın beslenmeleri tohumladır. Bunun yanı sıra karışık beslenme de görülür. Kural olarak bitkisel beslenenler çok az da olsa hayvansal besinleri (genellikle yavrulama dönemlerinde) alırlar. Her grubun ya da türün beslenme alışkanlıkları farklıdır. &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Suda-Yasayan-Memeliler.html"&gt;Suda yaşayan&lt;/a&gt;lar, başta &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/hayvanlar/Alabal%C4%B1k.html"&gt;balık&lt;/a&gt; olmak üzere çeşitli su böcekleri ve omurgasız canlılarla, bazıları ise su bitkileriyle beslenirler. Karada yaşayanlar avcıdırlar ve böcekler, omurgasız ve küçük omurgalı canlılar, leş ya da bitki özsuları veya meyvelerle beslenebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davranışları&lt;br /&gt;Kuşlarda, beyinin gelişmiş olmasına bağlı olarak, davranış şekilleri karmaşıklaşmıştır. Özellikle sesle iletişim kurulması gelişmiştir. İnsan dışında başka bir canlının sesini taklit etme özelliği sadece kuşlarda bulunur. Ses analizleri tür ayrımlarında bir kriter olarak kullanılır. Beslenme- kur yapma, saldırma ve korunma ile ilgili davranışlar türden türe farklılık gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış uykusu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar kural olarak, Çobanaldatanlar (Caprimulgiformes) haricinde kış uykusuna yatmazlar. Kış uykusu sırasında Phalaenoptilus nuttallii türü vücut sıcaklığını 70C'ye kadar düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kuslarin-Esrarengiz-Gocleri.html"&gt;Kuşlar&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kuslarin-Esrarengiz-Gocleri.html"&gt;da göç&lt;/a&gt;, yılın belli bir dönemini, kuluçkaya yattığı yerden uzak olarak geçirmek anlamına gelir. Gezici kuşlar, kuluçka yerinden değişik yönlere doğru kısmen ayrılan kuşlardır. Yerli kuşlar ise, sürekli kuluçka bölgesinde kalan kuşlardır. Her üç grubunda arasında geçiş formu gruplar bulunmaktadır. Göç davranışı, kuluçka bölgesinde geçici olarak besinin azalması ile ortaya çıkabilir. Kuzeydeki kuların soğuk mevsimle ve bitkilerin yapraklarını dökmesiyle göç ettikleri bilinir. Örneğin su kuşlarının yaşadıkları yerde suların buz tutmasıyla ya da güneyde yaşayanlarda kuraklık nedeniyle yazın kuzeye de göç davranışı başlar. Çoğu kuşta, kışlama ve kuluçkaya yatma bölgeleri kalıtsal olarak saptanmıştır. İlkbaharda ya da yazın iç, kısmen dış etkilerle göç başlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayılışları&lt;br /&gt;Kuşların uçma yeteneğinin gelişmiş olması ve sıcakkanlılık, bütün dünyaya yayılmalarını sağlamıştır. Bazı kuşlar bu yüzden dünyanın bütün heryerinde görülebilir olmuştur. Bazıları ise sadece belli bir bölgeye özgüdür. Tür sayısının en fazla olduğu yer tropik ormanlardır. Güney Amerika, özellikle Amazon tür bakımından en zengin bölgeledir. Türce en fakir yerler ise, kutuplar ve kutuplara yakın soğuk tundralardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınıflandırma&lt;br /&gt; * Altsınıf Archaeornites (Sürüngen benzeri kuşlar, fosil kuşlar)&lt;br /&gt; * Altsınıf Neornithes (Günümüz kuşları, gerçek kuşlar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paleognathae&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; * Struthioniformes, (Deve kuşları, kiviler vb.)&lt;br /&gt; * Tinamiformes, (Tinamular)&lt;br /&gt; * Anseriformes (Kazsılar), dünya çapında bulunur; 150 tür&lt;br /&gt; * Galliformes (Tavuksular), dünya çapında, kuzey Avrasya harıç; 256 tür&lt;br /&gt; * Sphenisciformes (Penguenler), güney kutbu ve güney suları ait; 16 tür&lt;br /&gt; * Gaviiformes (Dalgıçkuşları), Kuzey Amerika, Avrasya; 5 tür&lt;br /&gt; * Podicipediformes (Yumurta piçleri, Batağanlar), dünya çapında bulunur; 20 tür&lt;br /&gt; * Procellariiformes (Tüp burunlu kuşlar, Fırtına kuşları), bütün denizlerde bulunur; 93 tür&lt;br /&gt; * Pelecaniformes (Kürek ayaklılar, Pelikanlar), dünya çapında bulunur; 57 tür&lt;br /&gt; * Ciconiiformes (Leyleksiler), bütün kıtalarda bulunur; 115 tür&lt;br /&gt; * Falconiformes (Gündüz yırtıcıları), dünya çapında bulunur.&lt;br /&gt; * Turniciformes (Üçparmaklı bıldırcınlar), Eski Dünya, 15 tür&lt;br /&gt; * Gruiformes (Turnamsılar), dünya çapında bulunur; 196 tür&lt;br /&gt; * Charadriiformes (Yağmur kuşları, Kıyı kuşları), dünya çapında bulunur; 305 tür&lt;br /&gt; * Pterocliformes (Bağırtlaklar), Afrika, Avrupa, Asya; 16 tür&lt;br /&gt; * Columbiformes (Güvercinler), dünya çapında bulunur; 300 tür&lt;br /&gt; * Psittaciformes (Papağansılar), bütün tropikal bölgeler, güney ılıman bölgeler; 330 tür&lt;br /&gt; * Cuculiformes (Guguksulur), dünya çapında bulunur; 151 tür&lt;br /&gt; * Strigiformes (Gece yırtıcıları), dünya çapında bulunur; 134 tür&lt;br /&gt; * Caprimulgiformes (Çoban Aldatanlar), dünya çapında bulunur; 96 tür&lt;br /&gt; * Apodiformes (Ebabiller, Sağanlar), dünya çapında bulunur; 403 tür&lt;br /&gt; * Trochiliformes (Kolibriler), orta ve kuzey Amerika, 331 tür&lt;br /&gt; * Coliiformes (Fare kuşları), Sahra aşağıda Afrika; 6 tür&lt;br /&gt; * Trogoniformes (Kemirgen gagalılar), Sahra aşağıda Afrika, Amerika, Asya; 35 tür&lt;br /&gt; * Coraciiformes (Kuzgunkuşları), dünya çapında bulunur; 192 tür&lt;br /&gt; * Piciformes (Ağaçkakansılar), dünya çapında bulunur, Asya kıtasının güneydoğusundaki büyüklü küçüklü adalar harıç; 376 tür&lt;br /&gt; * Passeriformes (Ötücü kuşlar), dünya çapında bulunur; yaklaşık 5200 tür&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7986184275789143459?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7986184275789143459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7986184275789143459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7986184275789143459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7986184275789143459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/11/kular-genel-bilgi.html' title='Kuşlar Genel Bilgi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2456866281121210400</id><published>2007-10-19T07:07:00.000-07:00</published><updated>2007-10-19T07:13:09.830-07:00</updated><title type='text'>Kokulu Sinek (bit arslanları)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/56291957/Chrysopid3.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/56291957/Chrysopid3.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kokulu Sinekler genellikle bit arslanları  (Chrysopidae) ailesi üyeleri bütün dünyaya dağılmışlardır ve her yerdekiler aşağı yukarı birbirine benzer. 425 kadar türleri sayılmıştır.&lt;br /&gt;Bütün türlerin sayısız toplardamarlar tarafından ağ gibi katedilmiş oval kanatları vardır. Çoğu yeşil kanatlı olmakla beraber, sarıları, esmerleri, kahverengileri de vardır. Hepsi pırıl pırıl ve saydamdır. Yunancadaki  altın  ve  göz  anlamındaki kelimelerden alınma  Chrysopidae  bilimsel adı, aileye, ergin üyelerin iri, petek tipinde ve aralıklı olan altın renkli gözlerinden dolayı verilmiştir. Bit arslanı adı aslında, bitki bitleriyle ve başka böceklerle  beslenen  larvalara  aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Kokulu Sinek Anne ve Bebekleri:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün türlerin âdetleri genellikle aynıdır. Yumurtaları hazır olunca, anne elverişli bir yaprak yüzeyinin üzerinde durarak bir salgı döker. Bu salgı havaya değer değmez derhal sertleşerek kıümsı bir sap meydana getirir. Anne, bu sapm tepesine bir tek yumurta oturtur. Sonra bir başka yumurta için başka bir sap vücude getirir ve yaprağın üzerine bir sürü yumurta dizilinceye kadar aynı işe devam eder.&lt;br /&gt;Bu sap yapımından gaye, başka böceklerin yumurtaları yemesini ve ilk  yumurtadan çıkanların arta kalan yumurtaları yemelerini önlemektir. Yavru bit arslanları'nı iş başında gördüğünüz takdirde, ikinci ihtimali daha kuvvetli bulacaksınız. Larvaların hayatta tek gayesi, karşılarına ilk çıkan cisme çenelerini saplamak olarak gözükür. Bu yapışkan ve dikenli minik canavarların, ağaç üzerinden aşağıdan geçen insanların ensesine atıldıkları bile olur. Isırıkları insanın saatlerce canını yakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Kokulu Sinek Böceklerin En Pisboğazıdır:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Larvalar, düzinelercesini yiyip yuttukları bitki bitleriyle beslenirler. Çenelerinin içindeki oluklar kanalıyle bitlerin suyunu emer, sonra leşlerini atarlar.  Üzerinde  bulundukları  dalta ki bitten temizleninceye kadar bu ziyafete ara vermezler. Hiç bir böcek bu bit arslanları kadar pisboğaz değildir.&lt;br /&gt;Bit arslanı büyüyünce kendine kaba bir koza örer ve ancak kanatlı bir ergin olarak dünya yüzüne çıkmaya hazır oluncaya kadar bunun içinde kalır. Ailenin gerek erginleri, gerekse larvaları ellenince kolay uçmayan, tatsız bir koku salıverirler. Bundan ötürü de bazen  kokulu sinek   diye adlandırılırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2456866281121210400?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2456866281121210400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2456866281121210400' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2456866281121210400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2456866281121210400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/kokulu-sinek-bit-arslanlar.html' title='Kokulu Sinek (bit arslanları)'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2370965708603755094</id><published>2007-10-19T06:08:00.000-07:00</published><updated>2007-10-19T07:05:35.098-07:00</updated><title type='text'>Sinekler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/fcade843/sinek.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/fcade843/sinek.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kara Sinekler&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;Yağmur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;yağmadan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;önce&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;sineklerin&lt;/span&gt; çılgı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;dönüp&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;insanlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;fena&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;halde&lt;/span&gt; ısırdı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;klar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;herkes&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;dikkat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;etmiştir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;Fakat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;dikkatle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;gözden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;geçirilecek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;olurlarsa&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;bilhassa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;ayak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;bileklerine&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;boyuna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;ellere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;sald&lt;/span&gt;ıran bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;afetlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;ev&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;sinekleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;olmad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;görülür&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;Vücutlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;daha&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;sa&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;kar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;nlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;yuvarlakt&lt;/span&gt;ır. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;Üstelik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;ev&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;sineğinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;enli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;törpümsü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;tertiplerinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;yerine&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;uzun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;delici&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;ağ&lt;/span&gt;ız &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;parçalar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;vard&lt;/span&gt;ır. Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_53"&gt;sinekler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_54"&gt;meşhur&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_55"&gt;karasinekler'dir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_56"&gt;Duvarlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_57"&gt;üzerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_58"&gt;baş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_59"&gt;yukar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_60"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_61"&gt;durmalar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_62"&gt;bak&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_63"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_64"&gt;da&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_65"&gt;baş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_66"&gt;aşağ&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_67"&gt;duran&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_68"&gt;ev&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_69"&gt;sinekleri'nden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_70"&gt;ay&lt;/span&gt;ırt &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_71"&gt;edilirler&lt;/span&gt;. Her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_72"&gt;iki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_73"&gt;eşeyleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_74"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_75"&gt;kan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_76"&gt;emicidir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_77"&gt;Evcil&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_78"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_79"&gt;yabani&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_80"&gt;hayvanlar&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_81"&gt;karasineklerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_82"&gt;yüzünden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_83"&gt;çok&lt;/span&gt; sıkı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_84"&gt;nt&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_85"&gt;çekerler&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_86"&gt;Çöplüklerde&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_87"&gt;lâğ&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_88"&gt;mlarda&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_89"&gt;sa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_90"&gt;zamanda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_91"&gt;üreyip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_92"&gt;bütün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_93"&gt;civara&lt;/span&gt; dağılı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_94"&gt;rlar&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_95"&gt;çeşitli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_96"&gt;hastal&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_97"&gt;klara&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_98"&gt;yol&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_99"&gt;acarlar&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;Turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;Sinekleri&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_102"&gt;Turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_103"&gt;Sineklerinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_104"&gt;bazen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_105"&gt;yüzlercesi&lt;/span&gt;, sı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_106"&gt;cak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_107"&gt;yaz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_108"&gt;günlerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_109"&gt;batakl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;klar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_111"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_112"&gt;başka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_113"&gt;durgun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_114"&gt;sular&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_115"&gt;üzerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_116"&gt;akşama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_117"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_118"&gt;yukar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_119"&gt;dan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_120"&gt;aşağ&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_121"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_122"&gt;aşağ&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_123"&gt;dan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_124"&gt;yukar&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_125"&gt;doğru&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_126"&gt;dans&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_127"&gt;ederken&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_128"&gt;görülebilirler&lt;/span&gt;. Dans &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_129"&gt;edenlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_130"&gt;çoğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_131"&gt;erkek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_132"&gt;olduğuna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_133"&gt;göre&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_134"&gt;dans&lt;/span&gt;ın, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_135"&gt;kendilerini&lt;/span&gt; kıyı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_136"&gt;dan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_137"&gt;seyreden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_138"&gt;dişilere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_139"&gt;beğendirmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_140"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_141"&gt;erkeklerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_142"&gt;başvurduğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_143"&gt;bir&lt;/span&gt; nevi &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_144"&gt;flört&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_145"&gt;olduğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_146"&gt;anlaş&lt;/span&gt;ılı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_147"&gt;yor&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_148"&gt;Turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_149"&gt;sinekleri&lt;/span&gt; (&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_150"&gt;Tipulidae&lt;/span&gt;) &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_151"&gt;uzun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_152"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_153"&gt;ince&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_154"&gt;kanatlar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_155"&gt;yle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_156"&gt;vücutlar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_157"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_158"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_159"&gt;bilhassa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_160"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_161"&gt;uzun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_162"&gt;bacaklar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_163"&gt;ndan&lt;/span&gt; tanını&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_164"&gt;rlar&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_165"&gt;Genellikle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_166"&gt;zay&lt;/span&gt;ıf &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_167"&gt;uçuculard&lt;/span&gt;ır. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_168"&gt;Uçuş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_169"&gt;esnas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_170"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_171"&gt;ikinci&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_172"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_173"&gt;üçüncü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_174"&gt;bacak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_175"&gt;çiftleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_176"&gt;arkalar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_177"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_178"&gt;sürüklenir&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_179"&gt;birinci&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_180"&gt;bacak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_181"&gt;çiftleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_182"&gt;ise&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_183"&gt;önde&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_184"&gt;vr&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_185"&gt;lm&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_186"&gt;durumdad&lt;/span&gt;ır. Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_187"&gt;garip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_188"&gt;uçuş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_189"&gt;tarzlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_190"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_191"&gt;derhal&lt;/span&gt; tanı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_192"&gt;nmalar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_193"&gt;na&lt;/span&gt; yardım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_194"&gt;eder&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_195"&gt;Öbür&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_196"&gt;böceklerdekinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_197"&gt;farkl&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_198"&gt;olarak&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_199"&gt;turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_200"&gt;sinekleri'nin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_201"&gt;tropikal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_202"&gt;bölgelerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_203"&gt;yaşayanlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_204"&gt;soğuk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_205"&gt;iklimlerdekilerden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_206"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_207"&gt;ufakt&lt;/span&gt;ır. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_208"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_209"&gt;istisna&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_210"&gt;Kuzey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_211"&gt;Kanada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_212"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_213"&gt;soğuk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_214"&gt;bölgelerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_215"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_216"&gt;yükseklerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_217"&gt;yaşayan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_218"&gt;kar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_219"&gt;sineği'dir&lt;/span&gt;. Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_220"&gt;tür&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_221"&gt;sadece&lt;/span&gt; 5 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_222"&gt;milimetre&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_223"&gt;uzunluğundad&lt;/span&gt;ır.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_224"&gt;Nispeten&lt;/span&gt; sı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_225"&gt;cak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_226"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_227"&gt;mutedil&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_228"&gt;iklimler&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_229"&gt;gerçekten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_230"&gt;iri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_231"&gt;turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_232"&gt;sinekleri&lt;/span&gt; barı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_233"&gt;nd&lt;/span&gt;ırı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_234"&gt;rlar&lt;/span&gt;. En &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_235"&gt;büyükleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_236"&gt;Çin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_237"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_238"&gt;Avustralya'da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_239"&gt;bulunur&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_240"&gt;Bunlar&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_241"&gt;bacaklar&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_242"&gt;açt&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_243"&gt;klar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_244"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_245"&gt;küçük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_246"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_247"&gt;tabağ&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_248"&gt;içini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_249"&gt;kaplayabilirler&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_250"&gt;Görünüş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_251"&gt;bak&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_252"&gt;ndan&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_253"&gt;dev&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_254"&gt;sivrisineklere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_255"&gt;benzerler&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_256"&gt;Turna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_257"&gt;sinekleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_258"&gt;Allahtan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_259"&gt;insan&lt;/span&gt;ı ısı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_260"&gt;rmazlar&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_261"&gt;Fakat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_262"&gt;baz&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_263"&gt;lar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_264"&gt;ekinlerle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_265"&gt;beslendikleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_266"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_267"&gt;zararl&lt;/span&gt;ıdı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_268"&gt;rlar&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_269"&gt;Çoğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_270"&gt;batakl&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_271"&gt;alanlardaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_272"&gt;bitkilerle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_273"&gt;yetinir&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_274"&gt;Silindir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_275"&gt;biçimindeki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_276"&gt;larvalar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_277"&gt;vücut&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_278"&gt;örtüsü&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_279"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_280"&gt;serttir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_281"&gt;ki&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_282"&gt;bunlara&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_283"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_284"&gt;kere&lt;/span&gt; «&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_285"&gt;deri&lt;/span&gt; - &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_286"&gt;ceket&lt;/span&gt;» &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_287"&gt;denilir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_288"&gt;Birçoğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_289"&gt;batakl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_290"&gt;klardakiçürüyen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_291"&gt;bitkilerin&lt;/span&gt;, ya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_292"&gt;da&lt;/span&gt; sık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_293"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_294"&gt;rutubetli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_295"&gt;ormanlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_296"&gt;humusunun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_297"&gt;içinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_298"&gt;yaşarlar&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_299"&gt;Suda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_300"&gt;yaşayanlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_301"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_302"&gt;vard&lt;/span&gt;ır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_303"&gt;Oyucu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_304"&gt;Sinek&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_305"&gt;dişilerinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_306"&gt;karn&lt;/span&gt;ı, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_307"&gt;yumurtalar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_308"&gt;canl&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_309"&gt;bitkilerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_310"&gt;içine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_311"&gt;yerleştirilmesine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_312"&gt;yar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_313"&gt;yan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_314"&gt;bölütlü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_315"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_316"&gt;uzun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_317"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_318"&gt;yumurtlama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_319"&gt;borusuyle&lt;/span&gt; son &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_320"&gt;bulur&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_321"&gt;Geçmişin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_322"&gt;Devirlerdeki&lt;/span&gt;  Dev &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_323"&gt;Ejder&lt;/span&gt;  &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_324"&gt;Sinekleri&lt;/span&gt;:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;«&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_325"&gt;Odonata&lt;/span&gt;» &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_326"&gt;tak&lt;/span&gt;ımının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_327"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_328"&gt;eski&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_329"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_330"&gt;geçmişi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_331"&gt;vard&lt;/span&gt;ır: &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_332"&gt;Karbon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_333"&gt;Devrine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_334"&gt;dayan&lt;/span&gt;ır. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_335"&gt;çağda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_336"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_337"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_338"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_339"&gt;türü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_340"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_341"&gt;kalabal&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_342"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_343"&gt;tak&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_344"&gt;md&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_345"&gt;Üyelerinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_346"&gt;baz&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_347"&gt;lar&lt;/span&gt;ının o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_348"&gt;vakitler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_349"&gt;pek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_350"&gt;büyük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_351"&gt;olduğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_352"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_353"&gt;gerçektir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_354"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_355"&gt;ejder&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_356"&gt;sineği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_357"&gt;fosilinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_358"&gt;aç&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_359"&gt;lm&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_360"&gt;kanatlar&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_361"&gt;eni&lt;/span&gt; 72 - 73 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_362"&gt;santimdi&lt;/span&gt;. Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_363"&gt;tür&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_364"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_365"&gt;de&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_366"&gt;günlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_367"&gt;dev&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_368"&gt;böcekleri'yle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_369"&gt;besleniyordu&lt;/span&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2370965708603755094?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2370965708603755094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2370965708603755094' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2370965708603755094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2370965708603755094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/sinekler.html' title='Sinekler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7081120531711649606</id><published>2007-10-19T03:26:00.000-07:00</published><updated>2007-10-19T04:34:50.708-07:00</updated><title type='text'>Ağır Lori</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/9c9eb647/gri_lori.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/9c9eb647/gri_lori.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ağır lori  veya öbür adıyla  gri lori , ince Ari'yle kıyaslanınca sümüklüböcek kadar hareketsizdir. Gayet ölçülü ve insanı çıldırtacak kadar acelesiz adımlarla yürür. Yatay dallar boyunca,  tembel hayvan  gibi tepesi aşağı ilerler. Bu hayvan Filîpinler'de, Doğu Hint Adalarında ve Güney Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşar.&lt;br /&gt;Mahcup kedi: Bengalliler bu ağır hayvanı  mahcup kedi  diye adlandırmışlardır. Akrabası maymunun bazı utangaç hareketlerine bu hayvanda da rastlanır. Meselâ, sık sık elleriyle yüzünü örter. Yerliler, onun ikide bir hayalet gördüğü için bu şekilde hareket ettiğini söylerler. İnce lori'nin ikisi büyüklüğünde ve gürbüz yapılıdır. Yünümsü ve sık tüylü baş kısmında koyu kahverengi işaretler bulunur. Kuyruğu hemen hemen yok gibidir. Gözlerinin büyüklüğü, geceleyin avlanan bir hayvan olması itibariyle normaldir.&lt;br /&gt;Ağır lori, gündüzün top olarak uyur. Başı ile elleri, baldırlarının arasındaki kürkün içine gömülmüştür. Ortalık kararırken canlanır ve ağaçların arasında kendine böcek, meyva ve mevsiminde kuş yumurtası aramaya çıkar. Pek ender olarak yere iner. Garip sallantılı bir yürüyüşü vardır.&lt;br /&gt;Önce emniyet: Ağır lori, avını sessiz sedasız takip eder. Etli bir güveye, kınkanatlıya, yahut çekirgeye yeteri kadar yaklaşınca, art ayaklarının üzerine dikilir ve bahtsız böceğin üzerine çullanarak onu parmaklarının arasında hapseder. Bu arada art ayaklariyle bir dala sıkı sıkı yapışmış olmaya dikkat eder. Başparmağının çok iri olması, cisimlere tutunmasını kolaylaştırır.&lt;br /&gt;Ağır loriye birçok garip kuvvetler yaklaştırılmaktadır.Kendi vatanındaki insanların hayatındaki her olay üzerinde tesiri olduguna inanılır.Mesela suçlu bulunarak yakalanan Malayalı bir yerli, bir düşmanının, evinin eşiği altına lori'nin bir parçasını gömmek suretiyle kendisini bu suçu işlemeye sürüklediğini iddia eder. Malayalılar'a sorarsanız, lori'nin kürkünde iyileştirici özellikler olduğunu ve içinde diri loriler bulunan bir geminin fırtınadan kurtulamayacağını söyleyeceklerdir. Buna karşılık Birmanyahlar, bu hayvanın ısırığının zehirli olduğuna inanırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7081120531711649606?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7081120531711649606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7081120531711649606' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7081120531711649606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7081120531711649606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/ar-lori.html' title='Ağır Lori'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5768636092217632659</id><published>2007-10-18T20:55:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T20:58:56.984-07:00</updated><title type='text'>Ağaçkakanlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/6ab7b2219/a%C3%84%C2%9Fa%C3%83%C2%A7kakan.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/6ab7b2219/a%C4%9Fa%C3%A7kakan.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AĞAÇKAKANLAR» (Piciformes), alt-takımına  giren kuşlar tırmanıcı ve oyuncudur. Hepsinin ayaklarının iki parmağı arkaya, ikisi ise öne kıvrılmıştır. Bu tertip, asıl ağaçkakanların ağaçlara tırmanlarma yardımcıdır. Alt-takımını öbür kuşlarının da az çok benzer âdetleri varsa da, tırmanmada ve tahtayı oymada asıl ağaçkakan kadar usta değillerdir. Alt-takımın en iyi bilinen ailesi ağaç-kakangiller dünyanın, Avustralya ile Gine dışındaki hemen her yerinde bulunurlar. Parlak - kuşgillerden jakamar'lar ve sakallı guguklar, ayrıca tukan'lar Amerika'nın tropikal kuşaklarında yaşarlar. Bal gugukları ve sakallı kuşlar da tropikal kuşak kuşlarıdır, birinciler Afrika ile Asya'da, ikinciler hem Eski Dünya'da, hem de Yeni Dünyada yaşarlar.&lt;br /&gt;Ağaçkakanlar alt-takımına giren kuşlar bir ağaç kovuğuna, bazen de toprağın içine beyaz yumurtalar yumutlarlar. Genel olarak yuva odacığını kendileri kazarlar. Yalnız bal guguklarının asalaklık huyları vardır: Yumurtalarını başka kuşların, özellikle akrabaları sakallı kuşların yuva odacığına yumurtlarlar. Tukan' larla sakallı kuşlar genel olarak parlak renklidirler, ağaçkaıkangillerle jakamar'lar bu bakımdan onlardan geridedirler, sakallı guguklarla bal gugukları ise düz kahverengi veya gri renklidirler, arada sırada sırtlarında   sarılık  bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİYAH AĞAÇKAKAN&lt;br /&gt;(Pîcus martius)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;«Siyah ağaçkakan» in rengi mat bir siyahtır. Yalnız başının tepesinde al renkli bir leke bulunur. Bu, erkeklerde bütün tepeyi kaplamasına karşılık, dişilerde başın arkasında bir lekeden ibaret kalır. Avrupa İle Asya'da 38 ve 60 derece kuzey enlemleri arasında yaşayan siyah ağaçkakanın uzunluğu 47-50 santimdir.Şen, ürkek ve kuvvetli bir kuştur. Çak da faal olup bölgesinde&lt;br /&gt;devamlı yer değiştirir. Bu, birkaç dakikanın içinde değişik köşelerden kulağa gelen .sesinden de bellidir. Yavruyken yuvadan alman siyah ağaçkakanların bir dereceye kadar evcilleştirilebildiği   görülmüştür.&lt;br /&gt;Kuzey Amerika'daki «fildişi gagalı ağaçkakan» (Campophilus principalis), siyah ağaçkakandan daha iri ve daha kuvvetlidir. Uzunluğu 55 santimi bulur. Adını, fildişi kadar beyaz muazzam gagasından alır. Son yıllarda ormanlardan fazlaea ağaç kesilmesi nüfusunu azaltmıştır. Akrabası fildişi gagalı ağaçkakanlara Küba ile Meksika'da rastlanmaktaysa da, bunların sayılarında da azalma  olmuştur.&lt;br /&gt;Kuzey Amerika'nın en iri ağaçkakanı «tepeli ağaçkakan» veya öbür adıyla «kütük horozu» dur (Dryocopus pileatus). Alev rengindeki tacı ve siyahlı beyazlı tüyleriyle pek gösterişli bir hali olan bu ağaçkakan kargadan az küçüktür. Ağaçların özüne rağbet eden bazı karınca türlerine ulaşmak için, odunun sert tabakalarında 5 - 8 santimlik delikler açmak zorunda kalır. Ağaçkakanların çoğunluğu gibi bu tür de göçücü değildir. Kışı geçirmek içlin kendine büyük bir ağaçta bir oda oyar.&lt;br /&gt;Ağaçkakanların çoğu böceklerle beslenirlerse de, yemiş ve fındık da yerler. «Kaliforniya ağaçkakanı» veya öbür adıykt «meşe palamudu ağaçkakanı» (Melanerpes formicivorus), ağaç gövdelerinde uzun diziler halinde sığ delikler oyar. Bu deliklerin heıs birine, ileride yiyecek kıt olduğu zaman yiyeceği bir palamut sıkıştırır.&lt;br /&gt;Uçan böcekleri havada yakalamak ağaçkakanlarda beklenmedik bir besleniş tarzıdır. Birleşik Amerikanın ortası ile doğusundaki «kırmızı kafalı orman ağaçkakanı» (Melanerpes erythrocephalus), çok kere bir telefon direğinden veya başka bir açık tünekten iri uçar böceklerin üzerine atılır. Bu güzel ağaçkakanın siyah ve beyaz tüyleri, Kaşının kırmızılığına büsbütün çarpıcı bir hava verir.&lt;br /&gt;Bir de «ağaç özü emen ağaçkakan» (Spyrapicus) vardır. Bunlar ilkbaharda ağaçların kabuklarında uzun diziler halinde delikler açar, sonra tekrar buraya dönerek bu yaradan sızan özü içerler. Bu suretle meyva ağaçlarına çok kere büyük zararları dokunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YEŞİL AĞAÇKAKAN&lt;br /&gt;(Gecinus viridis)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;«Yeşil ağaçkakan», tepe, ense ve ağzm köşesindeki bir leke kırmızı, sırt yeşil, kanatlar kahverengimsi, üst kanat tüyleri zeytuni sarı, boynun yanları ve karnı sarı yeşilimsi beyazdır. Uzunluğu 30-31 santimdir. Yeşil ağaçkakan, ailesinin en yaygın üyelerindendir. Avrupa'da, İspanya ile Kuzey Rusya tunduralarının dışında hemen her yerde rastlanır. Ayrıca İran ile Anadolu'da da görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALACA AĞAÇKAKANLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta irilikteki ve ufak türlerdendir ve nispeten derli toplu yapılıdır. «Büyük alaca ağaçkakan» (Dendrocopus majör), bu grubun en iyi bilinen üyesidir. Bu türün başı ile sırtı siyah, karnı ile gerdanı krem rengidir. Kanatlarında enine beş beyaz şerit göze çarpar. Kanatlarının altı ve kuyruk sokumu parlak kırmızıdır. Erkeğin basındaki parlak kırmızı leke dişide yoktur. Bütün Avrupa ile Sibirya, Kanarya adaları ve Anadoluda çok iyi bilinen bu ağaçkakanın yurdudur. Uzunluğu 23 - 25 santimdir. Küçük alaca ağaçkakan (Dendrocopus minör) Avrupa ağaçkakanlarının cücesi ve ailesinin en küçüklerinden biridir. Büyük alaca ağaçkakanın bulunduğu bölgelerden başka Azör adalarında ve Kuzey Batı Afrika ormanlarında da görülür. Uzunluğu 16 santimdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5768636092217632659?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5768636092217632659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5768636092217632659' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5768636092217632659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5768636092217632659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aakakanlar.html' title='Ağaçkakanlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4565622061757110894</id><published>2007-10-18T20:43:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T20:51:55.561-07:00</updated><title type='text'>Ağaç Soreksi</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;Ağaç Soreksleri&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece olunca ağaç soreksi, ağaçların en yüksek dalında yosundan derme çatma yapılmış bir huvaya, bir bambu oyuğuna, yahut da yerdeki bir deliğin içine çekilir. Bu hayvan yabancılardan hoşlanmaz ve kendi alanına giren başka bir soreksle ölesiye boğuşur. Kızdığı zaman, gitgide uzayan tiz çığlıklar atar. Hayatından memnun olduğu zaman da bu duygusunu titrek ıslıklarla anlatır.&lt;br /&gt;Ağaç soreksi, oldukça münvezi bir hayvansa da, birleşen çiftler yılın bir kısmını bir arada geçirirler. Bazen erkek soreks yavruların büyütülmesine de yardıma olur. Dişi, yılın aralık ayı dışındaki herhangi bir mevsiminde bir veya iki yavru doğurur. Bazı türlerin daha da fazla yavrusu olur. Dişinin meme başlarının sayısı da iki ile altı arasında oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Evcil Ağaç Soreksleri&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Kafes içine hapsedilen hayvan uzun zaman yaşamaz. Beri yandan yavruyken ele geçirilip evde büyütülürse, fazla ellenmeyi sevmemekle beraber, mükemmel bir evcil hayvan olur.&lt;br /&gt;Evcil ağaç soreksi, yemek zamanında sofraya gelerek, kendisine de yemeklerden hisse verilmesini ister ve kendisine bakan kimselere bir dereceye kadar bağlılık da gösterir. Eve bir yabancı geldiği vakit ise, huzursuzluğunu tuhaf tuhaf sesler çıkarmak suretiyle belirtir. Bahçede başı boş bırakılsa bile kaçmaya yeltenmez.&lt;br /&gt;Tipik ağaç soreksi, grimsi veya zeytuni renkliyse de, sarı ile siyah veya sarı ile kızıl kahverengi karışımları da vardır. Uzunlukları 15-20 santim kadardır. Kuyrukları bundan biraz daha kısadır. Ağaç soreksi ailesinin altı çeşidi vardır. Grupun en küçüğü olan, "gemli ağaç soreksi" küçük bir fare büyüklüğündedir. En büyük üye olan "Borneo ağaç soreksi"nin vücudu ise 22-23 santim uzunluğundadır.&lt;br /&gt;Ailenin en garip üyesi Borneo, Su-matra ile Malaya Yarunadası'nın yerlisi olan, "tüy kuyruklu ağaç soreksi"dir. Bu hayvanın kuyruğu, tıpkı kuşların kuyruk tüylerine benziyen uzun ve sert kıllarla son bulmaktadır.&lt;br /&gt;Zooloji bilginleri eskiden ağaç soreksleri'ni, diğer sorekslerle birlikte böcekçil   hayvanlar   sınıfına   dahil ederlerdi. Fakat sonradan bu hayvanın maymungülerin en eski bir tipini  temsil  ettiğinin   keşfedilmesiyle bu hata düzeltildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4565622061757110894?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4565622061757110894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4565622061757110894' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4565622061757110894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4565622061757110894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-soreksi.html' title='Ağaç Soreksi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7841408945034561967</id><published>2007-10-18T08:11:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T08:31:01.659-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sincaplar'/><title type='text'>Ağaç sincabı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/4340f1059/a%C3%84%C2%9Fa%C3%83%C2%A7_sincab%C3%84%C2%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/4340f1059/a%C4%9Fa%C3%A7_sincab%C4%B1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AĞAÇ SİNCABI (Sciurus)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ağaç sincabı , tıpkı tavşan ve tilki gibi, çocukların masal kitaplarına giren hayvanlardandır. Erkek, kadın ve çocuk herkes, sincabın gür ve uzun kuyruğu ile ceviz istif etmek huyunu bilir. Sincabın sinirli hareketleri, hızla kaçması ve birden insanın karşısına çıkıp, göz açıp kapayıncaya kadar ortadan kaybolmaması huyları meşhurdur. Bundan ötürü İskandinav efsanelerinde bu hayvan, dünyada olan bitenlerin haberini uzak ülkelerdeki hayvanlara taşıyan, tanrıların habercisi diye anılır.&lt;br /&gt;Bütün gerçek ağaç sincapları'nın gösterişli bir kuyrukları vardır. Bazılarınınki ise harikulade güzeldir. Sincap da bu organıyla iftihar eder ve onu bakımlı tutmayı vazife bilir. Bütün güzelliğine rağmen, kuyruğu sincap için sadece bir süs değildir. Daldan dala atlayan hayvanın dengesini korur ve düzenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akıllara durgunluk verici bîr atlama şampiyonu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sincabın sallanan bir daldan ötekine atlayabilmesi ve mesafe ayarlamasında asla yanılmaması gerçekten bir mucizedir. Uzaklığı kendinde hesapladıktan sonra, ayaklarını öne uzatarak, vücudunu yassıltarak ve kuyruğunu dümen gibi arkasında dimdik tutarak üeri atılır.&lt;br /&gt;Bir sincabın hedefini şaşırdığı görülmemiştir. Bununla beraber bu kitabın yazan, bir kızıl sincabın, üzerine atladığı çürük dalla birlikte yere inişini hatırlıyor. Hayvancık kendini toparladıktan sonra, izzetinefsinin kırılmasını, bir hiddet gösterisinde bulunarak ve herkesi azarlayarak unutmaya çalışmıştı.&lt;br /&gt;Bütün sincaplar aynı şekilde ağaca tırmanmazlarsa da, genellikle dörtnala olarak tarif edebileceğimiz bir şekilde ağaçlara çıkarlar. Sincap inişte daha ihtiyatlıdır. Baş önde olmak üzere yol alır ve ayaklarını tek tek ileri atar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İstifçi bir hayvan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç sincapları gündüzleri hareketlidirler. Fındık, tohum, meyva gibi bitki çeşitlerini depo ederler. Depo yerleri genellikle birden fazladır. Bunun için ağaçlardaki ve yerdeki oyuklardan yahut kütüklerle kayaların altından faydalanırlar. Yerden tasarruf etmek için kuru meyvaların kabuğunu kırar ve içinden fmdıgı veya cevizi çıkarıp saklarlar.&lt;br /&gt;Sincap, kilerlerinin yolunu bulmak İçin hafızasından faydalanırsa da, koku alma duygusu da keskindir. Mamafih gizlediği yiyeceklerin bir kısmım tekrar bulamadığına göre, dünyanın bitki örtüsünün zenginleşmesine büyük faydası dokunur. Ormanda her sincap çiftinin kendine ayrılmış bir alanı vardır. Genellikle bu çift, 200 metre kareyi bulan alanı, komşularından şiddetle korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yavru sincaplar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey ılımlı ve soğuk bölgelerde birçok sincaplar kışın en soğuk kısmında uyurlarsa da, gerçek manada kış uykusuna yatmazlar. Ekseriya şubat ayında çiftleşirler; yavrular da martta veya nisanda dünyaya gelir.&lt;br /&gt;Yavrular önceleri kürksüz, kör ve âcizdirler. Gözleri açılıncaya ve vücutları kürkle örtülünceye kadar beş hafta geçer. Genç sincaplar görmeye başlar başlamaz ilkbahar güneşine çıkarlar. Katı besinleri yiyebilecek kadar büyüyünce pislenen inlerini terk ederek ağaçlara göç ederler.&lt;br /&gt;Ağaç sincaplarına en çok Orta Amerika ile Meksika'da rastlanırsa da, Kuzey ile Güney Amerika'da da epey çeşitleri vardır. Rusya ve Sibirya dahil Avrupa'da ise,  Avrupa çam sincabı  denilen bir tek türe rastlanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu dev sincabı, asya'nın en büyük ağaç sincabı ve gerçekten de sincapların devidir. Bazı türlerin uzunluğu 90 santimi geçer.&lt;br /&gt; Doğu dev sincabı , öbür adıyla  ağaç köpeği , yalnız gündüzleri hareket halinde olup sık ormanlarda yüksek ağaçların üzerinde barınır. En hareketli zamanı güneşin doğması ile sabahın dokuzu ve öğleden sonra dört ile güneşin batması arasındaki saatlerdir. Son derece hızlı ve çeviktir. Korkunca çok daha hızlanır. Bir ağaçtan ötekine atlarken 6 metrelik uzaklığı aşabilir.&lt;br /&gt;Doğunun bu devi, günün sıcak saatlerinde yüksek bir ağacın küçük dallarının üzerindeki yuvasında tembel tembel dinlenir. Hayvanın, bunun Ribi yeşil yapraklarla astarlanmış birçok yuvası vardır Arkadaş canlısı bir hayvun olmadığı için ya tek, ya ila çift olarak yaşar. Sesi, sabahın erken saatlerinde sık sık&lt;br /&gt;tekrarladığı tiz ve gürültülü bir gıdaklamaya benzer, öbür hayvan seslerinden kolayca ayırt edilen bir sestir.&lt;br /&gt;Dev sincabın çiftleşme âdetleri hakkında fazla bir şey bilmiyoruz. Yalnız bir batında tek yavru doğurması muhtemeldir. Küçük olarak ele geçen yavrular evcilleştirilebilirler. Bunlardan biri esaret hayatında on altı yıl yaşamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tilki sincap , Kuzey Amerika'nın doğusunun en iri ağaç sincabıdır. Görünüş itibariyle gri sincaba benzerse de, daha iyi olması ve kır kürkünün turuncu, yahut kahvemsi tonu dolayısıyla ondan ayrılır. İsmini tilkimsi, iri yüzüne borçludur.&lt;br /&gt;Sayısı gitgide azalan bu hayvan seyrek ormanlara rağbet eder. İriliğinden ötürü ağaçların üzerinde pek çevik değilse de, yerde hızlı bir koşucudur. Birçok tilki sincap'ın aynı alanın sınırları içinde bir arada yaşamaları mümkündür. Birbirlerini umursamazlar bile. İhtiyar erkekler ise yalnızlığı tercih ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Geç kalkar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sincaplar genel olarak sabahın erken saatlerinde harekete geçerler, fakat tilki sincap onlardan farklıdır. Bu hayvan öğleye kadar yuvasından kıpırdamaz. Yuvası genellikle bir ağaç kovuğudur. Yazın ise kürü yapraklardan ve küçük dallardan kendine bir sürü yuva yapar. Yiyecek depo eden sin caplardan olan tilki sincap, yerdeki küçük deliklere fındık, fıstık gizler Aynı zamanda böcek, ağaç kabusu, böğürtlen, bitki özü ve tohumları da yer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çiftleşme ve annelik:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftleşme mevsimi, erkeklerin sık sık tekrarlanan havlamaya benzer bir ses çıkardıkları ocak ayında başlar. Yavrular bundan bir buçuk ay sonra bir ağaç&lt;br /&gt;ağaç kovuğunda, yahut annelerinin yapraklarla ördüğü bir yuvada dünyaya gözlerini açarlar. Sayıları beş olan yavrular doğuşta 20-25 gram ağırlığında çıplak, pembemsi ve âciz yaratıklardır. İki hafta sonra hafiften kürklenmeye başlarlarsa da, gözleri ancak bir ay sonra açılır. Uzun zaman bebek olarak kalırlar. Dişi sincap, Allahtan iyi bir annedir. Yavrularını yanından ayırmaz ve onları dişlerinin arasında tek tek her yere taşır. Sekiz haftalık sincap katı yiyecekler yemeye başlar, hayatının yetmişinci gününde ise dişleriyle fındık ve ceviz kırabilecek hale gelir. Bundan bir zaman sonra da hayata atılır.&lt;br /&gt;Eldeki bilgilerden anlaşıldığına göre, erkek ve dişi  tilki sincap , ömürleri boyunca bir arada kalırlar. Fakat aileyi yetiştirmek zamanı gelince, erkek tek basına bir yere çekilir ve yavrular kendi başlarına buyruk oluncaya kadar eşinin yanına dönmez.&lt;br /&gt;Yetişkin tilki sincap, bir kilo ağırlığında ve genel olarak 60 santim uzunluğundadır. Ortalama ömrü altı, yedi yılsa da, düşmanı olan atmacalar, baykuşlar, tilkiler, küçük ayıgiller ve insanlar yüzünden bu süre boyunca pek azı yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Doğu Asya ve Pasifik Adaları Ağaç Sincapları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HİNDİSTAN PALMİYE SİNCABI&lt;br /&gt;(Funambulus)&lt;br /&gt;Hindistan'ın en çok sevilen sincabıdır. Ufaklığından ve sırtında ensesiyle butlan arasındaki üç beyaz çizgiden tanınır.&lt;br /&gt; Hindistan palmiye sincabı , ekseriya korularla bahçelerde bulunur, bazen evler de girer. Arada sırada palmiye ağaçlarının üzerinde görülürse de, mutlaka onları tercih etmez.&lt;br /&gt;Bu sincabın hareketleri hızlı ve silkintüi gibidir. Ağaçların üzerinde son derece çevik olup, daldan dala atlarken, her atlayışta 1,5 metrelik yol alır. Dişi, ağaç dallarının üzerinde otlarla çalı çırpıdan meydana getirdiği yuvasında iki ilâ dört yavru doğurur.&lt;br /&gt;Palmiye sincabı fındık, tohum ve meyva gibi besinler yer. Çok kere yerde timalya denilen bazı kuşlarla bir arada karnını doyurduğu görülür. Sincaplarla bu kuşlar gayet iyi geçinirler. Palmiye sincabı*nın sesi de tizdir ve kuşlarınkini andırır.&lt;br /&gt;İnsana kolay ahşan palmiye sincabı, sevimli bir evcil hayvan olabilir. Karnını doyururken art ayaklarının üzerinde oturup yiyeceğim ön ayaklarıyla ağzına götürmesi pek hoşa giden bir manzaradır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YERİ SEVEN AĞAÇ SİNCABI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika'nın bütün ağaç sincapları vakitlerini yalnız ağaçların üzerinde geçirmezler. Meselâ,  çalı sincabı  (Paraxerus), çok kere yerde avlanır. Bu kemirici hayvanın gerek irilik, gerek renk kompozisyonu bakımından farklı türleri vardır. Doğu ve Güney Afrika'da yasayan bu ağaç sincabı çizgili, beyaz yanlı, kırmızı karınlı veya sadece zeytuni kahverengi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa ve Kuzey Asya Ağaç Sincapları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVRUPA ÇAM SİNCABI&lt;br /&gt;(Sciurus vulgaris)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Avrupa çam sincabı  çam ağaçlarıyla, yesil kalan ormanlarda yaşar. Göz alıeı renklerde olmamakla beraber, bu hayvancık sincap ailesinin en güzel üyelerinden biridir. Dik kulaklarının üzerindeki uzun kıl kümeleri ve koca bir kavis çeviren kalın tüylü kuyruğuyia zarif bir görünüşü vardır.&lt;br /&gt; Çam sincabı , Avrupa ormanlarında kalan tek tük yabani hayvanlardan biridir. Çamların loşluğunda derhal göze çarpan kızıl renkli kürkü, bu ormanların renk yeknesaklığını giderir. Bu kızıl tüylü, ufak sinabın düşmüş sonbahar yapraklariyle oynamasını seyretmek, insanı gerçekten oyalar ve eğlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürkünü değiştirir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çam sincabı, ağaçların üzerindeyken gözü aldatarak, olduğundan iriymig hissini uyandırır. İri bir erkeğin baş ve vücut uzunluğu 20 santimi geçmez; dişinin uzunluğu ise sadece 16 santim civarındadır. O harika tüylü kuyruk ise her iki cinste 17 -18 santimdir.&lt;br /&gt;Avrupa'da hayvanın rengi mevsimine göre değişir. Sincap ekimde grimsi kahverenginde uzun tüylü kış urbasına bürünür. Mayısta bu sık ve uzun tüyler dökülerek yerlerine daha kısa ve daha kızıl olan yenileri çıkar. Fakat hayvanın kulaklarının ucundaki kıl demetleri sonbaharda yenileninceye kadar yerlerinde kalırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dişi uğruna dövüşen sincaplar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa çam sincabı, yılda bir kere, mart ayında çiftlegir. Bu devrede erkekler tıpkı horoz gibi dövüşürler. Sarmaş dolaş olarak yerlerde yuvarlanır, birbirlerini tırmıklar ve ısırırlar. Fakat ayrılır ayrılmaz, gene kaçan dişinin peşine düşerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavrular nasıl bakım görür:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalı çırpı ve yosundan meydana gelen ve İçi ağaç kabuklarıyla astarlanan yuvayı erkekle dişi bir arada yaparlar. Bir ağacın en üst küçük dallarında bulunan bu yuvanın kar-ganınkine benzerse de, tepesi örtülü ve kapısı yandadır.&lt;br /&gt;Bir batında genellikle üç veya dört yavru dünyaya gelir. Bunlar önceleri çıplak, kör ve âciz durumdadırlar.Fakat çam sincabı iyi bir annedir. En ufak bir tehlike karşısında heyecanlanarak yavrularım tek tek başka bir ağacın üzerindeki daha emin bir yuvaya taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müsrif bir hayvan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çam sincabı, fıstık, kestane, fındık, mantar gibi yiyeceklere çok düşkündür. Yerine göre çiçekleri de koparıp yer. Tlpkı resimlerdeki gibi art ayaklarının üzerinde oturarak fındığı ön ayaklarının arasında tutar.&lt;br /&gt;Ne yazık ki bu sevimli hayvanın zararlı tarafları da vardır. Kuş yumurtasına bayılır ve ilkbaharları kuş yuvalarına baskın yaparak yavruları bile midesine indirir. Ekim ve kasım aylarında ise kilerini olgun fındıklarla, tohumlarla ve güneşte kurutulmuş mantarlarla doldurarak kışın gelmesini bekler.&lt;br /&gt;Bu sincap sudan korkmaz, hatta birkaç yüz metreyi yorulmadan yüzebilir. Mamafih nehirleri, üzerlerindeki köprülerden geçerek aşmayı tercih eder.&lt;br /&gt;Çam sincabı, çok kere koca bir ağaçtaki fıstıkların hepsini yerlere saçtığı halde, bunlardan sadece bir, iki tane yiyerek geçer, gider.&lt;br /&gt;Avrupa ile Kuzey Asya'da ağaç sincabı ailesinin tek temsilcisi olan çam sincabı'nm vatanı, Avrupa'nın Atlantik kıyısı ile Sibirya'nın Pasifik kıyısı arasındaki ormanlardır. Çam sincabının bölgesinde bazen ağaçlarda yaşayan başka sincaplara rastlanırsa da, bunlar gerçek ağaç sincapları değildir. Afrika'da da bazı ağaç sincapları bulunursa da, bunlar da bu türün tipik üyeleri değillerdir.&lt;br /&gt;Çam sincaplarının kırk çeşidinin Avrupa'ya has mat kızıl kürklüsü ve Doğu Sibirya'nın beyaz lekeli siyah kürklüsü gibi değişik renklerde olanları vardır. Güney Asya'da yaşayan tek tipik tür,  İran ağaç sincabı  dır. Avrupa'daki akrabasiyle benzer tarafları çok olan bu hayvanın rengi parlak bir sarımsı kırmızıdır, fakat kulaklarının uçlarında o güzel kıl demetçikleri yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sincap ve foklor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Almanlar, sincaplarla  Ağaçların Küçük İnsanları  olan ot ve çiçek perilerinin arasında bir bağlaşma olduğuna inanırlardı. Kuzey mitolojisi, kızıl kürkünden dolayı, çam sincabı'yla büyük tanrı Tor'un aynı şahıs olduğunu ileri sürer. İskandinav mitolojisinin  Edda  kitabmda bu mükemmel tırmanıcının, dallan bütün dünyaya yayılan  îgdrasil  adındaki dişbudak ağacının üzerinde yeri vardır. Bu kitaba göre, ağacın tepesinde bîr kartal, köklerinin arasında bir yılan barınmaktadır. Bu ikisinin arasında bir aşağı, bir yukarı koşan sincap, araya anlaşmazlık tohumlarını saçmak için elinden geleni esirgemez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7841408945034561967?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7841408945034561967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7841408945034561967' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7841408945034561967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7841408945034561967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-sincab.html' title='Ağaç sincabı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-144565766596795784</id><published>2007-10-18T04:59:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T05:04:37.733-07:00</updated><title type='text'>Ağaç sıçanı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/bc96d754/s%C3%84%C2%B1%C3%83%C2%A7an.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/bc96d754/s%C4%B1%C3%A7an.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afrika'nın  küçük ağaç sıçanı  (Dendromys), dev fare'nin aksine minik ve zarif bir hayvandır. Sahra' tun güneyinde yaşayan bu hayvananın sırtında bir veya daha fazla toyu renk çizgi vardır. Yüksek ağaçlardan ziyade çalıların ve yüksek otların arasında bulunurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya ile Pasifik'in olağanüstü fareleriyle sıçanları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farelerin dahi bazı güzel akrabaları olabilir.  Uzun kuyruklu ağaç sıçanı  (Vandeleuria), kızıl veya parlak kestane renginde kürkü olan cazip bir küçük sıçandır. Seylan ile Hindistan ve Çin Hindi arasındaki Doğu Asya bölgelerindeki ağaçlarda yasayarak geceleyin bu ağaçların meyvaları ve goncalarıyla beslenir. Gündüzleri dalların arasındaki yuvasında, yahut bir ağaç kovuğunda dinlenir. Uzun kuyruğu ona ilâve bir el vazifesi görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin Hindi'nin  marmoset ağaç sıçanı  nın (Hapalomys), minik bir maymun gibi elleri vardır. Başparmağının öbür parmaklara karşı oluşu sayesinde ince dalları kavrayabilir ve tohumla meyva taplayabilir. Sırtı kahverengimsi gri, karnı ise kar gibi beyaz olan bu enteresan sıçanın kuyruğunun ucunda bir püskül bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan ile Seylan'ın  kahve faresi  (Golunda), koca koca çiftlikleri mahvettiğinden kahve endüstrisi için önemli bir tehlike teşkil eder.&lt;br /&gt;Yeni Gine'de de şaşılacak derecede çok fare vardır. Vücut uzunluğu 30 santimi geçen  mozayik kuyruklu fare  (Uromys), en irilerinden biridir. Bu hayvan, ismini, kuyruğundaki pulların mozayik tarzında sıralanmasından almıştır. Bu kudretli fare, keski gibi ön dişleriyle bir hindistan cevizinin kabuğunu kesebilir.&lt;br /&gt;Bu farenin etini çok seven yerliler, hayvanı gündüzleri palmiye ağaçlarında  uyurken avlarlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-144565766596795784?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/144565766596795784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=144565766596795784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/144565766596795784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/144565766596795784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-san.html' title='Ağaç sıçanı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3705231160180073668</id><published>2007-10-18T02:43:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T02:51:07.399-07:00</updated><title type='text'>Ağaç semenderi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/1e157425/a%C3%84%C2%9Fa%C3%83%C2%A7_semenderi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/1e157425/a%C4%9Fa%C3%A7_semenderi.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağaç semenderine tabiat bilginleri, Kaliforniya'daki rutubetli madenlerde çok rastlamışlardır. Yaklaşık olarak 15 santim uzunluğundaki bu kalın yapılı türün pürüzsüz bir kahverengi derisi vardır, yanlarında sarı noktalar göze çarpar. Aynı bölgelerdeki oluklar, hayvanın vücuduna kaburga görünüşü verir. Kafa, oldukça Önde yer alan gözlerin arkasında belirli derece genişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Ağaç semenderi naşıl gelişir:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Ağaç semenderi'nin ilk gelişme safhaları, yumurtayı örten şeffaf zarftan içeriye bakılarak görülebilir. Bacak haline gelecek yumrulardan önce öndekiler sonra arkadakiler bitmeye başlar. Yavru daha yumurtadan çıkmadan önce yok olacak olan solungaçlar, birkaç gün sonra yetişmeye başlar. Solungaçlar uzaya, yiyecek deposu yumurta darısının üzerine kıvrılmış embriyondu bile aşar. Bu geçici solungaçlar günlerden sonra kaybolmaya başlar ve minik hayvan, ıslak yumurta zarlarının içinde tam semender şeklini alırken tamamıyle yok olur.&lt;br /&gt;Ağaç semenderi, yumurtalarını bazen yere yumurtlarsa da, onları çok kere meşe ağaçlarının yerden 6 metre yüksekteki kovuklarına yerleştirir. Yumurtalar oldukça iridirler, çapları bazen 0.9 santimi bulur. Her biri, kovuğun tavanına ince ve jelatinimsi bir iplikle bağlıdır. Ergin semender çok kere on iki veya on dokuz yumurtanın etrafında çöreklenmiş vaziyette bulunur. Yumurtalar temmuz ve ağustos aylarında Kaliforniya'nın toprağı sıcak ve kuruyken yumurtlanır. Ağaç semenderi'nin yumurtlamak için meşe ağaçlarının kovuklarım araması, belki de buralarda bir derece kadar nem bulunmasından ileri gelir. Annenin, nemli vücudunu yumurtalara sarmasının sebebinin, bunların gelişemeyecek kadar kurumasını önlemek olduğu  ileri sürülmüştür.&lt;br /&gt;2.5 santim uzunluğundaki yavru semender, iki ay kadar sonra yumurtadan çıkarken, vücudunda yumurta sarısından arta kalmış bir miktar yiyecek muhafaza etmiştir. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra küme olmak suretiyle kurumanın önüne geçerler. Çok geçmeden Pasifik bölgesinin yağmurları da yuvadan ayrılmalarına müsaade edecek nemi getirir. Yavru semenderler böylece yere inerek kışı beslenmekle geçirirler. Yaz sıcakları onları tekrar bir sığmak aramaya sevkedecek, bu arada ağaçları veya eski maden tünelleri gibi nemli yerleri tercih edeceklerdir.&lt;br /&gt;Bununla beraber, ağaç semenderlerinin hayatlarının büyük bir kısmım ağaçlarda geçirdiklerine şüphe yoktur. Parmaklarının, uçlarında daha geniş ve az çok yassılmış olması, ağaçlara tırmanmakta yararlı olduklarını   gösterir.&lt;br /&gt;Ağaç semenderi, tırmanırken düşmemek için bir tedbir olarak tıpkı opossum gibi kuyruğunu bir dalın etrafına sarabilir. Öbür kara semenderlerinin kuyruğu kolayca kırılabilir, bu tertip ise çok kere düşmanın dikkatini dağıtarak semenderin kurtulmasına yol açar. Fakat ağaç semenderi'nin kuyruğu kolay kolay kırılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Ağaç semenderi beslenmesi:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç semenderi geceleyin ağaçların üzerinde ve yerde ava çıkar. Böceklerden karıncaları ve kınkanatlıları çok yer. Tabiat bilginleri ele geçen bazı ağaç semenderlerinin dışkısında tahta parçalarına ve yosuna da rastlamışlardır. Buna dayanarak, meşe ağacı kovuklarının içinde yetişen yosunların, kuru yaz aylarında barınaklarından çıkamayan semenderler tarafından yenildiğine kanaat getirmişlerdir. «Plethodontidae»   ailesinin   bütün  üyeleri gibi ağaç semenderi'nin de akciğerleri yoktur. Derisi yoluyla solunum yapar, ayrıca boğaz hareketlerinin yardımıyle ağzına bava çekebilir. Çıkardığı sıçanımsı cıyaklamanın, boğazındaki havanın dışarı atılmasından ileri gelmesi mümkündür.&lt;br /&gt;Bu hayvanın dişleri kama biçiminde ve büyüklüğüne göre olağanüstü iridir. Erginleri, önlerine sürülen bir değneği veya parmağı ısırırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3705231160180073668?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3705231160180073668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3705231160180073668' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3705231160180073668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3705231160180073668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-semenderi.html' title='Ağaç semenderi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3352444783181870454</id><published>2007-10-17T19:38:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T02:36:16.221-07:00</updated><title type='text'>Ağaç sansar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/2ec0c456/a%C3%84%C2%9Fa%C3%83%C2%A7_sansar%C3%84%C2%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/2ec0c456/a%C4%9Fa%C3%A7_sansar%C4%B1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gerçek ağaç sansarı  ile samur  (Martes), bütün etoburların arasında en güzel ve en ince tüylü kürklerin sahipleridirler. Bu kürk, çinçilya'ınnkinden dahi dayanıklıdır. Yumuşak, gür, dolgun ve genellikle zengin bir altın tonlu kahverengidir.&lt;br /&gt;Ağaçların tepelerinin bu kralları güzel hayvanlardır. Başları biçimli, kulakları da oldukça iri ve yuvarlaktır. Boyunlarında sarı bir leke dikkati çeker. Kedi uzunluğundaki vücudun yarısı boyda olan kuyruk, til-kininki kadar tüylüdür.&lt;br /&gt;Ağaç sansarı veya samur (ki bunların isimleri genellikle karıştırılır), Kuzey Yarımküresi'nin sık ormanlarında yaşar. Bu faal ve çevik tırmanıcı bir ağacın tepesine şimşek hızıyla fırlayabilir. Bu bakımdan en hızlı sincapları dahi geride bırakır. Sincaplar bu yarışta geri kalmalarını hayatlarıyla öderler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;Vahşî bir dövüşçü:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Gelincik-Ailesi.html"&gt;Gelincik ailesi&lt;/a&gt;nin öbür üyeleri gibi pek yırtıcı olan ağaç sansarı bazen kendinden defalarca büyük hayvanlarla dövüşür. Iskoçya'da bir ağaç sansarı'nın bir şevyot koyununa sarıldığı görülmüştür. Koyun, kafası bir kayaya toslamış olarak ölü bulunmuştu. Bu çarpışma esnasında can veren ağaç sansarının ölüsü de koyunun altından çıkmıştı. Koyun, boynundaki bir yaradan ileri gelen kan kaybından ölmüştü.&lt;br /&gt;Fakat bu küçük ağaç sansarı normal olarak kendinden küçük hayvanlarla beslenir. Yiyecek listesinde orman tavuğu sıçan ve tavşan önemli bir yer tutar. Sonbaharda böğürtlenimsi orman yemişleri olgunlaşınca, ağaç sansarı bunlardan da bol bol yiyerek şişmanlar.&lt;br /&gt;Pençeleri ve zekâsı o kadar keskindir ki, ağaç sansarı pek az hayvana yem olur. Yalnız büyük boynuzlu  baykuşla  vaşağın  onu  avlamakta başarıya ulaştıkları görülmüştür. Ağaç sansarı, bu hayvanlara yem olmadığı veya avcıların kapanına yakalanmadığı takdirde, on yedi yıl kadar yaşayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Konfor düşkünü bir hayvan:&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklık ve konfor düşkünü ağaç sansarı büyük bir ağacın dalında güneşlenmeyi pek sever. Yosunla astarlanmış yuvası, yerin biraz yukarısındaki bir ağaç kovuğunda, bazen de bir yeraltı inindedir. Hayvan sudan nefret ettiği için, yağmurlu günlerde yuvasında kalır ve ayaklarını ıslatmaktansa, aç oturmayı tercih eder. Kış mevsiminde kış uykusuna yatmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt;Dört küçük kör:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç sansarları temmuz ve ağustosta çiftleşirler. Çoğu zaman sayıca dört olan yavrular doğana kadar epey zaman geçer. Öyle olduğu halde, yavrular kör ve çıplak olarak dünyaya gelirler. Gözleri beş haftalık oldukları zaman açılır. Baba yavrularıyla ilgilenmez. Anne sonbahara kadar iş başındadır. Yavrular bu vakit anneleriyle babalarına benzemiş ve ağaçların üzerindeki hayata hazır hale gelmiş olurlar.&lt;br /&gt;Ağaç sansarları çiftleşme mevsiminin dışında yalnız yaşar ve yalnız avlanırlar. Sincaplar gibi, onlar da fazla yiyeceklerini gömerler. Bir daldan ötekine atlayarak, bazen de yerde koşarak zavallı sincapları kovalar ve sincap onların giremiyeceği kadar ufak bir deliğe sığmıncaya, ya da boynundan ısırüarak ölünceye kadar bu kovalamacaya son vermezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt;Öldürücü bir merak:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç sansarı insanlardan hoşlanmadığı ve medeniyet ilerledikçe ıssız bölgelere çekildiği halde, insan elinden çıkma kapanlardan kaçınmayı öğrenememişlerdir. Denilebilir ki, Kanada'nın kuzey ormanlarında yakalanması en kolay olan hayvanlardandır. Kapanne kadar meydanda olursa, ağaç sansarı'nın veya samurun yakalanması ihtimali o kadar kuvvetlidir. Bu de her halde hayvanın bir türlü hâkine olamadığı merakından ileri gelir.&lt;br /&gt;Sansar ve samur, kürkünün büyük kıymeti sebebiyle çok avlanır. Çabuk üremediğine ve büyük bir ih timalle iki yılda bir çiftleştiğine gö re, bu gidişle soyunun tükenmes: yakındır. Bugün Kanada'da yılda yirmi bin ağaç sansarı ve samuru avlanmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3352444783181870454?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3352444783181870454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3352444783181870454' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3352444783181870454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3352444783181870454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-sansar.html' title='Ağaç sansar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2279395045062807449</id><published>2007-10-17T15:34:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T15:39:30.601-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Puhu kuşu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/view_image/78b391720/puhu_ku%C5%9Fu-2.jpg" title="puhu kuşu"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/78b391720/puhu_ku%C5%9Fu-2.jpg" alt="puhu kuşu" align="left" height="200" hspace="10" vspace="10" width="134" /&gt;&lt;/a&gt;Puhu kuşu (Bubo bubo)’na kuşlar dünyasının   kaplanı  veya  gecelerin kralı  gibi lâkaplar yakıştırılagelmiştir. Bütün baykuşların bu en kudretlisi, 63-77 santimlik vücuduyla aynı zamanda en iri baykuşlardan biridir. Bazı ülkelerde ismi  büyük kulaklı baykuş  dur. Gerçekten de, tüylerinde kızıhmsı kahverenginin yokluğu hesaba katılmadığı takdirde, kulaklı orman baykuşunun dev bir kopyesidir. Kanatları kısadır. Sık tüyleri sırtında koyu pasa çalan bir sarı, gırtlağında sarımsı beyaz, karnında gene pas sarışıdır. Bağının üzerindeki kulak görünüşündeki tüy kümeleri siyahtır. Görüldüğü gibi, pas sarısı ve siyah olmak üzere iki renkten meydana gelen  tüyleri düz ve ondüleli çizgilidir.&lt;br /&gt;&lt;p&gt; Puhu kuşu’nun yurdu Eski Dünya’ nın bütün kuzeysel bölgelerini kaplar. Dağlık bölgeleri tercih eder, fakat ormanı olması şartıyle ovalara da rağbet eder. Ender de olsa, insanların bulunduğu bölgelere sokulanları da vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ortalık kararınca puhu kuşunun da av zamanı başlar. Gündüzlerini kayaların arasındaki bir mağarada, ya da bir ağacın en tepesinde gözleri ya yarı yarıya, ya da büsbütün kapalı olarak uyuklamakla geçirir. Fakat en ufak bir gürültü karşısında gözlerini açar, başını sağa, sola çevirir, bir tehlike sezdiği anda ise derhal uçup giderek kendine daha emin bir gizlenme yeri bulmaya bakar. Güneş battıktan sonra ağır ağır uçuşa geçerek bir kayanın, ya da yüksek bir ağâcm üzerine konar ve özellikle ilkbaharda meşhur  bunu  çağrısını duyurur. Mehtaplı gecelerde karanlık gecelerden daha sık, hele çiftleşme mevsiminde aralıksız bütün gece bağırır. Sesi gerçekten o kadar korkunçtur ki, bunu duyan batıl inanışı bol kimselerin tüylerinin diken diken olmasına hak vermemek elde değildir. Puhu kuşu başlıca tavşanlar, fareler ve hemen bütün orta irilikteki omurgalı hayvanlarla beslenir. Arada evcil bir kediyi, bir tavuğu, ya da bir kokarcayı yakaladığı olur. Hindileri tüneklerinden kaptığı ve kartalları kaçırdığı görülmüştür. Gagası kudretli, ayaklan borda kancası gibidir.&lt;br /&gt;Bu baykuş değme yırtıcı kuştan daha vahşî mizaçlıdır. Küçükken yuvalarından alman yavru puhu-kuşları bile gaddardırlar ve bir türlü yola gelmezler. Baykuşların çoğunluğunda olduğu gibi, dişi puhu kuşu da erkeğinden iridir. Sesinin perdesi erkeğinkinden farklı olduğundan, birbirine cevap veren erkek ve dişi puhu kuşunun sesleri ayırt  edilebilir.&lt;br /&gt;İriliğine ve yırtıcılığına rağmen, puhu kuşu ihtiyatlı bir yaratıktır. Baykuşların hiç biri, kuşların dünyasında onun kadar nefret kazanmamıştır. Arada bazı gündüz kuşlarının, hatta başka baykuşların ona karşı birleştikleri olur. Uzun ömürlü bir kuştur, iyi bakım gördüğü takdirde çok yaşar. Hayvanat bahçesindeki bir puhu kuşu altmış sekiz yaşma kadar yaşamıştı. Tabiat ta bu kadar çok yaşayanı enderdir&lt;br /&gt;tabiî. Puhu kuşu genel olarak çevreye ayak uydurabilen bir kuştur: İğneli ve yapraklı ağaçlı ormanlarda olduğu gibi, çöllerde de barınabilir. Baykuşların çoğu uzun göçlere girişmez, fakat yiyecek kıtlığının baş göstermesi halinde bazılarının güneye indiği olur.&lt;br /&gt;Puhu kuşunun Avrupa’da, Asya’ da ve Kuzey Amerika’da yaşadığını gördük. Akraba bazı çeşitlere Hindistan ile Afrika’da da rastlanmıştır.&lt;/p&gt; &lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Puhu kuşu rüya tabiri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;Rüyada Puhu kuşu&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Puhu kuşu baykus cinsinden bir kuş oldugu için yorumcular bunu da baykuş gibi tabir etmektedirler. Ancak Ebu Sait El-Vaiz, dinsiz, haram yer, kavgaci, kötü bir adam olarak yorumlamaktadir. Kirmani’ye göre; puhu kusu görmek, bir tehlike için önceden uyarilma anlamina da gelir. Puhu kusunun aci aci ötüsünü isitmek, bir yakininizin size üzüntü verecek bir halini duymaya da tabir olunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Avrupa’daki bu en büyük baykuşun nesli neredeyse tükenmişti. Türlerin korunmasına yönelik programlar sayesinde puhu kuşuna Almanya’nın her yerinde rastlanmaktadır. Puhu kuşu geceleri avlanan bir yırtıcı kuştur olup özellikle fare, kuş ve balık avlar.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2279395045062807449?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2279395045062807449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2279395045062807449' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2279395045062807449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2279395045062807449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/puhu-kuu.html' title='Puhu kuşu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2664801063342911614</id><published>2007-10-17T13:58:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T14:02:30.176-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Kulaklı Orman Baykuşu</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.wallpaperst.net/view_image/673e61537/kulakl%C4%B1_orman_bayku%C5%9Fu.jpg" title="kulaklı orman baykuşu"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/673e61537/kulakl%C4%B1_orman_bayku%C5%9Fu.jpg" alt="Kulaklı Orman Baykuşu" align="left" height="200" hspace="10" vspace="10" width="143" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;Gecelerin kralı&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar arasında özellikleri az bilinenlerdenim. Asil ve dik duruşumuzdan olsa gerek, kuşlar içinde sadece bize "Bay" ön ismi verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha tropiklerde keşfedilmemiş türlerimiz mevcut. Kuşların (9.850 tür) yaklaşık % 3'ü gececidir. Bunların yarısından fazlasını biz baykuşlar oluştururuz. Genellikle akşamın ilk saatleri ile güneş doğmadan önceki saatlerde avlanırız. Gündüz avlanan hayvanların ihtiyaçlarını yerli yerinde veren Bâri, Cebbâr ve Müheymin Rabb'imiz, bize de gece avlanmak için hangi silâhlar lâzımsa onları ihsan etmiştir. Kimi türlerimiz tropiklerde, kimimiz çalılıklarda, kimimiz çöllerde, kimimiz kayalıklarda, kimimiz arktik tundralarda yaşarız. Yaşadığımız sahaların farklı olması sebebiyle her bir türümüze ayrı hususiyetler verilmiştir. Bizlere yaşadığımız sahanın bitki örtüsüne ve zeminine uygun elbiseler giydirilmiştir. Bu yüzden bizi bulunduğumuz yerde kolay kolay fark edemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;Ekosistem işçileri&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Biz baykuşların dişileri erkeklerden daha büyüktür. Boyumuza uygun yiyeceklerle besleniriz. Bizler tabiatta birer ekolojik denge işçisi gibi çalıştırılmaktayız. Fare ve sıçanlar başta olmak üzere, her türlü kemiriciyi avladığımız gibi, bazılarımız da küçük kuşları avlar. Küçük tiplerimiz küçük omurgasızları (böcek gibi) yerken, orta büyüklükte olanlarımız kemiricileri ve kuşları yer. Büyük boyda olanlarımız ise, geyik yavrusu gibi memeli hayvanları ve iri kuşları da avlayabilir. Avlanmadan önce etrafı uzun uzun dinleriz. Hafif bir ses işittiğimizde o tarafa dönüp sese odaklanırız. Sesin yerini tespit ettikten sonra, avımızın üzerine süzülerek onu bir pençe darbesiyle öldürürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekolojik dengedeki ehemmiyetimizi daha iyi anlayabilmeniz için birkaç rakam vereyim: Bir çift alaca baykuş günde 20 gramlık 7 kemirici tüketmektedir. Buradan hareketle bir çift alaca baykuş iki ayda belli bir ormandaki farelerin % 28-70'ini, sıçanların % 18-46'sını temizleyebilmektedir. Tabii ki, ekolojik sistemde bu durumun aksi de söz konusu olmaktadır; bizler, kemiricilerin nüfusuna negatif tesir ederken, onların nüfusundaki değişmeler de bize tesir eder. Nitekim fare ve sıçanların az olduğu yıllarda, bizler de çoğalamıyoruz. Ne fareler ne de bizler bu karşılıklı münasebetin farkındayız. Bizler farkında olmadan Rabb'imizin Müdebbir, Mürettib, Mukallib ve Mukaddir gibi isimlerine tercüman oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;Avlanma Ustaları&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Uzun kanatlarımız, uçma esnasında enerji tasarruf edecek şekilde yaratıldıklarından, bize büyük avantaj sağlar. Alaca baykuşlar (strix aluco) uçarken suyun içinden kurbağa yakalayabilir. Oyuk baykuşu (speotyto cunicularia) açık arazide omurgasızlarla beslenir. Çizgili baykuşlar (strix varia) biraz fırsatçı olup, kuş besleme istasyonları yakınlarında bekler; yemlenmek için buraya gelen küçük kuşları avlar. Seylan baykuşu (ketupa zeylonensis) ve scotopelia peli isimli türlerimiz ise, kendilerine ilham edilen bir teknikle balık avlayarak beslenir.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kulaklı Orman Baykuşu (Asio otus), 64 derece kuzey enleminden itibaren bütün Avrupa’da, ayrıca orman sınırının kuzeyinden itibaren Urallarla Japonya arasındaki bütün Orta Asya’da bulunur. Kuzey Amerika’nın en yaygın baykuşu belki odur. 30-35 santim uzunluğundaki bu küçük kuşun, Amerika’da «çığlıklı baykuş» diye isimlendirilmesine sebep olan kendine öz matemli bir çağrısı vardır. Ağaç kovuğu olan her yerde, hatta bu kovuklu ağaç bir köyün ortasında bulunsa dahi, bir kulaklı orman baykuşu bulunabilir. Kuş gündüzleri kovuğunda dinlenir, zamanı gelince de yumurtalarını buraya yumurtlar. Birçok baykuş gibi bunun da alnında kulağa benzeyen birer tüy kümesi vardır. &lt;a href="http://www.wallpaperst.net/view_image/73f151537/kulakl%C4%B1_orman_bayku%C5%9Fu-2.jpg" title="kulaklı orman baykuş"&gt;&lt;img src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/73f151537/kulakl%C4%B1_orman_bayku%C5%9Fu-2.jpg" alt="Kulaklı Orman Baykuş" align="right" height="200" hspace="10" vspace="10" width="136" /&gt;&lt;/a&gt;Gri renkte olanları olduğu gibi, kızılımsı kahverengi olanları da vardır. Bu renk ayrılığının cinsiyetle veya yaşla ilgisi yoktur, bir kuluçkada gri. yavrularla kahverengi yavrulara bir arada rastlanabilir. Bu baykuşun sırtı, fon renginden daha koyu lekeli, noktalı, ondüleli veya yol yoldur, daha açık olan karın bölgesiyle göğüs bölgesinde uzunlamasına lekeler göze çarpar. Kanat ve kuyruk tüyleri çizgilidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulaklı orman baykuşu (Asio otus), baykuşgiller (Strigidae) familyasından büyük, dimdik duran ve gece gezen bir baykuş türü.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Istrahat halinde toparlak görünür, ancak uyarı halinde gergin, ince ve dimdik durur. Uyarı halinde iken kulak tüylerini dikleştirir ve koyu turuncu gözlerinin üstündeki siyah beyaz yüz deseniyle bir ‘V’ oluşturur. Oldukça benekli ve çizgilidir, alt tarafı kır baykuşundan daha koyudur. Kanatlarda kır baykuşundakine benzer el bileği lekesi vardır, primerleri daha parlak turuncu-kirli sarıdır ve beyaz firar hattı yoktur. Gür, inlemeye benzeyen ve kısa bir ötüşü vardır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2664801063342911614?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2664801063342911614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2664801063342911614' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2664801063342911614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2664801063342911614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/kulakl-orman-baykuu.html' title='Kulaklı Orman Baykuşu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7630614826180811231</id><published>2007-10-17T08:23:00.001-07:00</published><updated>2007-10-17T08:26:29.980-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Baykuşlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/85d091014/baykus.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/85d091014/baykus.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Baykuş, Strigiformes (gece yırtıcıları) takımından gece avlanan yırtıcı kuş türlerine verilen ad.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başları büyük ve tüylüdür. Kuyrukları kısa olmakla beraber, kanatları enli ve uzundur. Bir kısmının kanat açıklığı, bir adam boyuna ulaşır. Serçe kadar küçük olanları da vardır. Gagaları kıvrık, pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır. Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır. Bütün vücudu yumuşak ve ince tüylerle kaplıdır. Tüyler, uçuş sırasında tabii bir susturucudur. Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz. İri gözleri, başlarının yanında değil önündedir. Aşırı büyüklükteki gözleri, göz oyuğunda hareket edemez. Araba farı gibi yuvalarında sabittir. Ama baykuş boynunu 270 derecelik alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir. Dişi baykuş erkeklerinden daha iri olup, 2-10 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süresi 30-40 gündür. Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır. Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam karanlıkta görme kabiliyetleri yoktur. Az bir ışık avlarını yakalamaya kafidir. Gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir. Büyütücü özellik sağlar. Gözlerinde esas olarak çubuk (rod) duyu hücreleri mevcuttur. Bu hücrelerde “visual purple” yani “mor ışık görüntüsüne” sebeb olan kimyasal bir madde bulunur. Rod hücreleri, en küçük bir ışığı bile kimyasal bir sinyale çevirirler. Böylece insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği yerde baykuş buradaki cismi bütün teferruatı ile görür. Bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda olay tersinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşların görme ve işitme kabiliyetleri son derece hassastır. Çok az ışıkta avlarını yakalayabildikleri gibi, zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla yerini tespit ederek yakalarlar. Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. Hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikde düşen iğnenin sesini bile işitebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun geniş yüzü, nispeten sert ve kavisli tüylerle kaplıdır. Tüyler bir kepçe gibi sesleri toplar ve kulağa yansıtır. Bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar. Ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır. Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir. Baykuş bu son derece küçük zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder. Baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur. İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. Dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz ve kulaklarının hassaslığının daha az işe yaradığı gündüzlerde, tüneklerinde uyuklar veya ağaç dallarında güneşlenirler. Tüylerinin rengi, bulundukları çevreye uygun olduğundan fark edilmeleri zordur. Haşin yırtıcı kuşlardır. Kendilerinden büyük hayvanlara saldırmaktan çekinmezler. 70 cm boyuna ulaşan puhu, yıkık yerlerde ve orman kenarındaki ağaçsız kayalıklarda yuva yapar. Tavşan, fare, ev kedisi ve kümes hayvanlarına saldırdığı gibi kartalları dahi kaçırtır. Gece yırtıcıları olmakla beraber kar baykuşları, gündüz de avlanırlar. Kar baykuşunun tabii yaşama çevresi, soğuk kutup bölgeleridir. Buranın gündüz geçen yaz ve gece geçen kış aylarında normal beslenmelerini devam ettirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır. Gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar, gece olunca hınçlarını alırlar. Atmaca, şahin ve kartallara karanlıkta sessizce saldırarak tüneklerinde onları ustaca avlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başları büyük ve tüylüdür. Kuyrukları kısa olmakla beraber, kanatları enli ve uzundur. Bir kısmının kanat açıklığı, bir adam boyuna ulaşır. Serçe kadar küçük olanları da vardır. Gagaları kıvrık, pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır. Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır. Bütün vücudu yumuşak ve ince tüylerle kaplıdır. Tüyler, uçuş sırasında tabii bir susturucudur. Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz. İri gözleri, başlarının yanında değil önündedir. Aşırı büyüklükteki gözleri, göz oyuğunda hareket edemez. Araba farı gibi yuvalarında sabittir. Ama baykuş boynunu 270 derecelik alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir. Dişi baykuş erkeklerinden daha iri olup, 2-10 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süresi 30-40 gündür. Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır. Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam karanlıkta görme kabiliyetleri yoktur. Az bir ışık avlarını yakalamaya kafidir. Gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir. Büyütücü özellik sağlar. Gözlerinde esas olarak çubuk (rod) duyu hücreleri mevcuttur. Bu hücrelerde “visual purple” yani “mor ışık görüntüsüne” sebeb olan kimyasal bir madde bulunur. Rod hücreleri, en küçük bir ışığı bile kimyasal bir sinyale çevirirler. Böylece insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği yerde baykuş buradaki cismi bütün teferruatı ile görür. Bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda olay tersinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşların görme ve işitme kabiliyetleri son derece hassastır. Çok az ışıkta avlarını yakalayabildikleri gibi, zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla yerini tespit ederek yakalarlar. Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. Hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikde düşen iğnenin sesini bile işitebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun geniş yüzü, nispeten sert ve kavisli tüylerle kaplıdır. Tüyler bir kepçe gibi sesleri toplar ve kulağa yansıtır. Bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar. Ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır. Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir. Baykuş bu son derece küçük zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder. Baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur. İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. Dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz ve kulaklarının hassaslığının daha az işe yaradığı gündüzlerde, tüneklerinde uyuklar veya ağaç dallarında güneşlenirler. Tüylerinin rengi, bulundukları çevreye uygun olduğundan fark edilmeleri zordur. Haşin yırtıcı kuşlardır. Kendilerinden büyük hayvanlara saldırmaktan çekinmezler. 70 cm boyuna ulaşan puhu, yıkık yerlerde ve orman kenarındaki ağaçsız kayalıklarda yuva yapar. Tavşan, fare, ev kedisi ve kümes hayvanlarına saldırdığı gibi kartalları dahi kaçırtır. Gece yırtıcıları olmakla beraber kar baykuşları, gündüz de avlanırlar. Kar baykuşunun tabii yaşama çevresi, soğuk kutup bölgeleridir. Buranın gündüz geçen yaz ve gece geçen kış aylarında normal beslenmelerini devam ettirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır. Gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar, gece olunca hınçlarını alırlar. Atmaca, şahin ve kartallara karanlıkta sessizce saldırarak tüneklerinde onları ustaca avlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşlar  yırtıcı kuş olarak gündüz - yırtıcılarına kıyasla büyük bir avantajları vardır. Atmacaların, çaylakların, güçlü kanatlarının çıkardığı «vırr» gibilerden bir sesle avlarının üzerine inmelerine karşılık, onlar, tüylerinin havlara boğulmuş olması sayesinde, aynı öldürücü inişi tam bir sessizlik içinde başarırlar. Baykuş, geceleri ortalıkta dolaşan kemirici, soreks ve başka küçük memeliler için tevekkeli yüzde yüz ölüm değildir. Zararlı kemiricilerle böcekleri yok ettiklerine göre, baykuşların, insanoğlunun açısından kuşlarımızın en değerlileri arasında bulunmaları gerekir. Baykuşlar avlarını yerken, bunlardan sıçan gibi küçük olanlarını bütün olarak yutarlar. Sindirim eylemi tamamlandıktan sonra da, kurbanlarının kürk parçaları ile sindirilmeyen kemiklerini küçük topaklar şeklinde kusarlar. Baykuşların tüneği etrafında bazen bol sayıda rastlanan bu topaklar, dikkatle incelenince, bu kuşların nelerle beslendiklerine   dair   değerli   bilgi  verirler.&lt;br /&gt;Baykuş geceleri faal bulunduğuna ve yırtıcı bir kuş olduğuna göre, tüylerinin parlak renkli olmaması gerekir ve değildir de. Buna kargılık tüylerinde aynı rengin çeşitli tonlarına ve gayet çetrefil desenlere rastlanır. Baykuşun gözleri de gece hayatına ve gece avcılığının şartlarına uymuştur. Baykuş gözleri bir kere çok iridir, bu sayede, geceleyin var olan pek zayjtf ışıktan azamî derecede faydalanır.&lt;br /&gt;Baykuşlar bundan başka, her iki gözlerinin de yüzlerinin önünde olup ileriye bakması bakımından kuşların çoğunluğundan ayrılırlar. Öbür kuşlar bir cisme bir defada yalnız bir tek gözleriyle bakabilirleri Baykuşların, işitme duygulan da başka kuşlara kıyasla avantajlıdır. Gerçek dış kulak hiç bir kuşta yoksa da, baykuşların kulak deliklerini çeviren tüyler ince ve kılınışıdır, bu tertibin ise, ses dalgalarının kulağa girmelerini kolaylaştırması mümkündür. Bazı baykuşlarda kulak deliklerinin başka kuşlardakinden iri olduğu da görül müştür.&lt;br /&gt;Baykuşun kanatları enli ve uzun, kuyruğu çok kere kısadır. Gagası kökünden itibaren kuvvetli kancalıdır. Pençelerine kadar tüylü bacakları orta uzunlukta, pençeleri iri, uzun, kuvvetli kavisli ve olağanüstü sivridir.&lt;br /&gt;Birçok yırtıcı kuşlarda olduğu gibi, baykuşlarda da dişi erkeğinden büyüktür. Birçok baykuş türleri ağaç kovuklarında, başkaları kaya aralıklarında, terk edilmiş evlerde, çeşitli memelilerin inlerinde, hatta doğanlarla kargalar tarafından terk edilmiş yuvalarda yumurtlarlar. Sayısı, türüne göre 2 ile 10 arasında oynayan beyaz yumurtalar, kuşların coğunluğunkinden yuvarlaktır. Bu tertip, kuluçkada oturan kuşun onları, ağaç kovuğu gibi dar köşelerde evirip çevirmesini mümkün kılar. Bazı baykuşlar bir kartalın yuvasına sahip çıkacak derecede kavgacıdırlar. Yavru baykuşlar havla örtülüdürler ve muazzam iştahlarına rağmen gayet ağır olgunlaşırlar.&lt;br /&gt;Akıl sembolü sayılan baykuş zeka bakımından birçok gündüz-yırtıcılardan geridir. Bütün baykuşlar ürkektir, fakat ihtiyatlı değildir, dostlarını tanımayı ender olarak öğrenirler ve bütün yabancılara karşı düşman gibi davranırlar. Daima hiddetli ve gaddardırlar. Kendi türlerinden kuşlarla iyi geçinirlerse de, bazen pisboğazlığa kapılırlar, bu sırada, yıllardır bir arada yaşayan iki baykuştan biri hayat arkadaşını tereddütsüzce parçalayıp yiyebilir. Aynı yuvada büyüyen kardeşlerin dahi bazen boğuştuğu ve kuvvetlinin zayıfı öldürüp yediği olur.&lt;br /&gt;220 türü bilinen baykuşlar, bütün kıtalara yayılmışlardır: Kutup bölgelerinden ekvatora, deniz seviyesinden 5 000 metrelik yükseklere kadar her yerde yaşarlar. Ormanları tercih ederlerse de, bozkırlardan, çöllerden, çıplak dağlardan ve kalabalık şehirlerden de eksik olmazlar. Avrupa ile Asya'nın çok kuzeylerinin baykuşları gerçek anlamda göcücü değillerse de, kar yağışlarında yurtlarını bırakarak daha güneylere inerler.&lt;br /&gt;Tabiat bilginleri, baykuşları çok kere gerçek baykuşlar (Strigidae) ve peçeli baykuşlar (Tytidae) diye iki ayrı aile halinde ele alırlar.&lt;br /&gt;BAYKUŞLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş, tüm kuşlar içinde en sessiz uçuşu gerçekleştirir. Bu, Allah'ın baykuşa avına sessizce yaklaşabilmesi için verdiği bir üstünlüktür. Baykuş, süzülerek alçaldığında ayakları bir uçağın tekerlekleri gibi aşağıya doğru uzanır ve sessizce avını yakalayıp etkisiz hale getirir. Baykuşun sessizce uçabilmesinin sırrı kanatlarındaki özel tasarımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşların Sessiz Uçuşu Teknolojiye Model!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trenin belli bir hıza ulaşana kadar çıkardığı sesin nedeni, tekerleklerin raylar üzerindeki hareketidir. Ancak hızı 200 km/s olduğunda sesin asıl kaynağı, trenin hava içindeki hareketiyle ortaya çıkan aerodinamik gürültüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aerodinamik gürültünün oluşmasındaki bir numaralı etken ise tepedeki tellerden elektrik almak için kullanılan pantograflar veya akım toplayıcılardır. Normalde kullanılan dikdörtgen şekilli pantograflarla gürültünün azalmayacağını fark eden mühendisler, araştırmalarını hızlı ama sessiz hareket eden canlılar üzerinde yoğunlaştırmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon araştırmacılar canlılar üzerindeki çalışmaları sonucunda fark etmişlerdir ki tüm kuşlar içinde en sessiz uçuşu baykuş gerçekleştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykusBaykuş, avını yakalayabilmek için, avının yerini saptar saptamaz, en sessiz şekilde onun üzerine atılmalıdır. Ama kuşların çoğu uçarken bir ses çıkarırlar. Örneğin havada uçan bir kuğunun kanat hışırtısı çok uzaklardan duyulabilir. Birçok büyük kuşun kanatları da uçarken ses çıkarır. Gürültülü kanatlarsa, bir gece avcısı için avının olası bir saldırıyı fark etmesine yol açacağı için açık bir dezavantajdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki bir baykuş avının üzerine atıldığında, avlanan canlı hiçbir ses algılayamaz. Bir hayalet uçak gibi fark edilmeden uçabilen baykuşun sırrı kanatlarındaki tüylerdedir. Tüylerin kenarında bir testeredeki gibi dizilmiş düzenli dişler bulunur. Baykuş kanat çırptıkça hava bunların arasından süzülerek gürültü engellenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun ses sorununu uygun şekilde çözdüğünü fark eden Japon mühendisler baykuşu örnek alan yeni parçalar tasarladılar. Üretilen bu yeni parçanın gövde kısmına baykuş tüyünü taklit eden dişler yerleştirildi. Yapılan denemeler başarılı oldu: Rahatsız edici ses tamamen ortadan kaldırılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşların düşük sesle uçmasının ardındaki sebeplerden bir tanesi, kanatlarındaki kıvrımlardır. Baykuşların kanatlarında diğer kuşlarda bulunmayan pürüzlü tüyler vardır. Bunlar gözle bile görülebilirler. "Aerodinamik ses" ise hava akımında oluşan girdaplardan kaynaklanır. Girdaplar büyüdükçe ses de artar. Baykuşun kanadında çok sayıda pürüzlü çıkıntı olduğundan, büyük girdaplar yerine küçük girdaplar oluşur ve baykuş son derece sessiz bir uçuş gerçekleştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon mühendis ve tasarımcılar, bir baykuşu rüzgar tünelinde teste tabi tuttuklarında, bu kuşun kanat yapısındaki mükemmelliği bir kez daha görmüşlerdir. Sonunda trenin üzerindeki gürültüyü, baykuşun sahip olduğu düzensiz tüy prensibine benzeyen kanat şeklinde pantograflar kullanarak etkin biçimde azaltmayı başarmışlardır. Bu sayede Japonların doğadan esinlenerek taklit ettikleri pantograf benzeri sistem, "işini en sessiz olarak yapan" ünvanını almaya hak kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykusBaykuşların Soğuktan Koruyan ve Düşmanlarını Caydıran Tüyleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece avının bir diğer zorluğu hava sıcaklığının düşmesidir. Allah baykuşlara bu zorluğa karşı da bir farklı bir özellik vermiştir. Vücut yapılarını incelediğimizde diğer yırtıcı kuşlar içinde en kalın tüylere sahip olanların baykuşlar olduğunu görürüz. Örneğin resimde görülen ve karlı bölgelerde yaşayan bu baykuş türünün özellikle bacaklarının ve ayaklarının üzerinde son derece kalın tüyler vardır. Allah'ın onları donattığı bu özel tasarım sayesinde baykuşlar soğuktan etkili bir şekilde korunmuş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John Hendrickson, Raptors, Birds of Prey, s. 11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahte Gözler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykus Tüyleri baykuşu yalnızca soğuktan korumakla kalmaz, tüylerinin üzerindeki desenler bazı türlerin düşmanlarından kamufle olmasını sağlar. Örneğin, göz benzeri benekleri olan baykuşun (Glaucidium perlatum) başının arkasında belirgin gözleri bulunan taklit bir yüz bulunur. Allah'ın baykuşta özel olarak yarattığı bu taklit yüz, arkadan gelen düşmanları caydırıp uzaklaştırmak içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Peter JB Slater,The Encyclopedia of Animal Behaviour, s.62&lt;br /&gt;Yavru Baykuş     Yavru Baykuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavru Baykuşun Düşmanlarını Caydırıcılığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavru bir baykuş korkutulduğunda, dışa açılan kanatlarını ve kafasındaki tüylerini çok iri gözükene kadar kabartarak korkutucu bir görünüm alır. Bir yandan da davetsiz misafirlere büyük gözlerini ardına kadar açarak bakar. Bu sayede yavru baykuşun yüzü çok daha büyük bir hayvanın yüzü gibi görünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.44&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun Hassas Radarları: Kulaklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşların işitme sistemi pek çok canlıya göre oldukça üstündür. Kulakları gözlerinin arkasında, kafanın yanlarında bulunur. Bir baykuşun duyum eşiği insanınkinden farklı değildir. Ama baykuşlar belli frekanslardaki seslere daha duyarlı olduklarından yaprakların veya çalıların altındaki avlarının çıkardıkları en ufak sesleri bile duyarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykusPeçeli baykuş veya Tengmalm (Boreal) baykuşu gibi bazı türlerin, kulaklarından biri diğerinden daha yukarıdadır. Bu türlerin, sesleri kulak deliklerine yönlendiren bir nevi radar çanağı görevi gören yüz yuvarlakları vardır. Bu yuvarlağın şekli özel yüz kasları kullanılarak isteğe göre değiştirilebilir. Ayrıca baykuşun gagası ses dalgalarının üzerine toplandığı alanın artması için aşağı doğrudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baykuş, bu son derece hassas kulakları; yaprak, yeşillik hatta kar altındaki avının hareketlerini dinleyip yerini tespit etmede kullanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş avının yerini saptamak için, 2 tip işitsel sinyal kullanıyor: biri geçici bir bilgi sağlıyor, diğeri sesin şiddetindeki değişimi algılamasına yarıyor. Sağ yanında hareket eden bir farenin ayak sesi ilk etapta sağ kulak tarafından algılanıyor, sonra sol kulak tarafından. Sağ ve sol kulağın algılama süresi arasındaki zaman farkı saniyeden çok daha küçük bir birimle ancak ifade edilebilir. Bu iki sinyal baykuşun beynindeki özel nöronlara aktarılıyor. Aynı anda, kulakları sağ ve sol arasındaki bu mikro zamanı tespit ediyor ve aynı nöronlara yollanıyor. ABD'li 2 araştırmacıya göre beyinde 2 boyutlu ses haritası oluşmasını sağlayan en önemli etken bu 2 tip sinyalin birleşimidir. Tüm bu özellikleri ile yaratılış harikası olan baykuş, üzerinde düşünülmesi gereken bir varlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş avının yerini duyduğu sesin sol ve sağ kulak tarafından algılanma zamanları arasındaki farktan tespit eder. Örneğin eğer ses baykuşun sol tarafından geliyorsa, o zaman sol kulak bunu sağ kulaktan önce duyacaktır. Kafasını çeviren baykuş, sesi her iki kulağıyla aynı anda duyduğunda avının tam karşısında olduğunu anlar. Baykuşlar sol/sağ zaman farkını 0.00003 saniye farkla teşhis edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baykuş asimetrik ve aynı olmayan kulak deliklerini kullanarak sesin aşağıdan mı yoksa yukarıdan mı geldiğini de anlayabilir. Sola, sağa, yukarı, aşağı işaretlerin çevirisi anında baykuşun beyninde birleştirilir ve ses kaynağının bulunduğu yerin zihinsel görüntüsü oluşur. Baykuşun beyni ile ilgili yapılan çalışmalarda, işitmeyle ilgili olan bölümünün diğer kuşlarınkinden çok daha karmaşık olduğu ortaya çıkmıştır. Bir peçeli baykuşun beyninin bu bölgesinde en az 95.000 nöron (sinir hücresi) olduğu saptanmıştır. Bu, karganın aynı iş için kullandığı sinir sayısının tam üç katıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;David Attenborough, The Life of Birds, s.100&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş avının yerini saptamak için, 2 tip işitsel sinyal kullanıyor: biri geçici bir bilgi sağlıyor, diğeri sesin şiddetindeki değişimi algılamasına yarıyor. Sağ yanında hareket eden bir farenin ayak sesi ilk etapta sağ kulak tarafından algılanıyor, sonra sol kulak tarafından. Sağ ve sol kulağın algılama süresi arasındaki zaman farkı saniyeden çok daha küçük bir birimle ancak ifade edilebilir. Bu iki sinyal baykuşun beynindeki özel nöronlara aktarılıyor. Aynı anda, kulakları sağ ve sol arasındaki bu mikro zamanı tespit ediyor ve aynı nöronlara yollanıyor. ABD'li 2 araştırmacıya göre beyinde 2 boyutlu ses haritası oluşmasını sağlayan en önemli etken bu 2 tip sinyalin birleşimidir. Tüm bu özellikleri ile yaratılış harikası olan baykuş, üzerinde düşünülmesi gereken bir varlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun Gözlerindeki Tasarım ve Görme Fizyolojileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlarda en gelişmiş duyular görme ve işitmedir. Avcı kuşlarda daha ziyade görme duyusu güçlüdür. Gece avlananlarda ise işitme duyusu daha hassastır. Kuşların çoğunda gözler çoğunlukla kafanın iki yanındadır. Bu tasarım sayesinde geniş bir görüş açısı kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece avlanan yırtıcı kuşların gözlerinin kafalarının ön kısmında olması ise yine kusursuz bir tasarımdır; çünkü bu kuşlar geniş görüş açısından çok, "binoküler" olarak adlandırılan, dar ama daha net görüntü açısına ihtiyaç duymaktadır. (İnsanlar da aynı görüntü açısına sahiptir.)&lt;br /&gt;Güvercin     Baykuş&lt;br /&gt;baykus&lt;br /&gt;güvercin     baykus&lt;br /&gt;Başının her iki yanında bulunan gözler, güvercine çok geniş bir görüş alanı sağlamaktadır. (turuncu ve sarı alanlar).     Baykuşun gözleri başının önünde bulunur. Bu tasarım, kuşa çok verimli ve net bir "binoküler" görüş kazandırır (sarı alan). Bu tasarım doğal olarak geniş bir kör bölge oluşturmaktadır, ancak bu, kuşa hiçbir dezavantaj vermez. Çünkü başını yaklaşık 270 derece çevirebilmekte ve istediği anda kolaylıkla arkasına dönüp bakabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykusBaykuşların üstün özelliklerinden bir diğeri de gözleridir. Başın ön tarafına yerleştirilmiş olan gözler oldukça büyüktür. Bazı türlerde vücut ağırlığının yüzde beşini gözler oluşturur. Bu oldukça büyük bir orandır. Eğer bizim için de böyle bir oran geçerli olsaydı gözlerimizin büyüklüğünün iri bir greyfurt kadar olması gerekirdi. Baykuşun gözlerinin böyle büyük olarak tasarlanmasının sebebi özellikle az ışıklı durumlarda verimliliğini arttırmaktır. Büyük gözler daha çok görüntü hücresi içerir. Bu da daha iyi görüntü demektir. Avcı bir kuşun gözünde bir milyondan fazla görüntü hücresi bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan gözünün aksine kuş gözü göz yuvalarına sabit oturmuştur. Gözün şekli de küre değil uzatılmış bir tüp gibidir. Bunlar kafatasındaki Sclerotic halkalar adı verilen kemiksi yapılar tarafından yerlerinde tutulurlar. Bu nedenle gözlerini oynatamazlar yani sadece doğrudan önlerine bakabilirler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu kesinlikle bir eksiklik değildir. Baykuştaki kusursuz tasarım boyunlarının büyük dönüş kapasitesi ile tamamlanmıştır. Kuşun uzun ve esnek boynu tüyler arasına saklandığından hiç yokmuş gibi görünür. Bir baykuşun boynunda 14 tane omur vardır ki, bu, insandaki omur sayısının tam iki katı kadardır. İşte bu tasarım baykuşun kafasını tam 270 derece döndürebilmesini sağlar. Bu sayede baykuşların görüş açıları da oldukça genişler. Böylece baykuş, kafasını dairenin dörtte üçü kadar çevirerek tüm çevresini hızlı bir şekilde görebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş 270 dereceye hakimken insanın kafasını hareket ettirerek elde ettiği en yüksek görüş açısı 180 derece, yani bir dairenin yarısı kadardır. Normal bakıldığında ise yaklaşık 150 derecedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 70.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun avlanmak için kullandığı en önemli organı gözleridir. Gece insanların gördüğünden 10 kat daha net görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Tony Feddon, Animal Vision, Life Nature Library Naturel Watch Series 1988, s. 103.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün kuşların gözleri başlarının yan taraflarında yer alırken baykuşların gözleri, tıpkı insanlarınki gibi öndedir. Gözlerinin öne doğru olması baykuşlara dürbün görüşü sağlar (bir nesneyi aynı anda iki gözle görmek). Hayvan dürbün görüşü sayesinde nesneleri üç boyutlu olarak görüp hatasız bir uzaklık tespiti yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca karanlıkta görebilmeleri için gözlerinin ışık toplama ve işleme verimi yüksek olmalıdır. Allah baykuşlara bu ihtiyaçlarına uygun olarak büyük bir kornea ve gözbebeği vermiştir. Gözbebeğinin boyutu iris (kornea ile lens arasında asılı bulunan ince zar) tarafından kontrol edilir. Gözbebeği büyüdüğünde daha fazla ışık göz merceğinden geçip retinaya düşer. Retina görüntünün üzerinde oluştuğu hassas dokudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşun retinasında çubuk hücresi olarak adlandırılan ve ışığa karşı oldukça duyarlı olan çok sayıda hücre bulunur. Bu hücreler ışığa ve harekete çok duyarlı olmalarına rağmen, renklere karşı o kadar hassas değildirler. Renge tepki veren hücrelere koni hücreleri denir. Baykuşlarda bu hücrelerden çok az bulunur. Bu yüzden de baykuşlar ya siyah beyaz ya da çok az renk görürler. Ancak bu, keskin işitme ve görme duyularına sahip olmaları nedeniyle bir dezavantaj oluşturmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok kimse olağanüstü gece görüşleri olduğundan dolayı, baykuşların genellikle güçlü ışıkta göremediklerini zanneder. Bu doğru değildir, çünkü gözbebeklerinde doğru miktardaki ışığın retinanın üzerine düşmesini sağlayan geniş bir ayarlama özelliği vardır. Hatta bazı baykuş türleri parlak ışıkta insanlardan bile daha iyi görürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parçaları Birleştiren Gözler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar insanlardan daha hızlı görüş gücüne sahiptirler ve daha geniş bir açıyı çok daha detaylı tarayabilirler. Bir kuş, insanın parça parça görerek algıladığı birçok görüntü karesini, tek bir bakışta bir bütün olarak görebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuşlar ve benzeri gece kuşları diğer canlılara göre geceleri daha iyi görebilirler. Gece besin arayan kuşlar, hızla hareket eden küçük hayvanları avlarlar. Avlarını yakalamak için küçük hareketleri görmeleri gerekir. Bu kuşlar için en iyi göz, grinin tonlarını görendir. Yani dünyaları siyah-beyaz bir televizyonun görüntüsü gibidir. Bu gözlerin ortak özelliği, içlerinde yüksek sayıda çubuk (ışığı karşı hassas) hücreleri bulunmasıdır. Gözde ne kadar çubuk varsa geceleri o kadar iyi bir görüntü sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece karanlıkta avlanan bir hayvanın renkleri görmeye ihtiyacı yoktur, bu yüzden gözlerindeki koni hücrelerinin sayısı azdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı okumakta olduğunuz son bir dakika içinde, gözünüzü yaklaşık olarak 22 kere kırptınız. Bu sayede gözünüzün temizliği ve nemliliği sağlanmış oldu. Gözünüzü kırptığınız anda gözünüz saniyenin bir bölümü için vazifesini yerine getiremedi. İnsan için büyük bir önem taşımayan bir anlık bu görüntü kaybı yüzlerce metre yükseklikte, büyük bir hızla uçan bir kuş için önemli bir problem teşkil edebilirdi. Oysa, bir kuş gözünü kırparken hiçbir zaman görüntüsünde kesinti olmaz. Çünkü kuşun, göz kırpma zarı denilen üçüncü bir göz kapağı vardır. Bu zar şeffaftır ve gözün bir yanından diğer yanına doğru hareket eder. Böylelikle kuşlar gözlerini tamamiyle kapamadan gözlerini kırpabilirler. Suya dalan kuşlar için bu zar, dalgıç gözlüğü görevini görür ve göze zarar gelmesini engeller.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7630614826180811231?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7630614826180811231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7630614826180811231' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7630614826180811231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7630614826180811231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/baykular.html' title='Baykuşlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-636938322452597990</id><published>2007-10-17T07:41:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T07:48:49.400-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Balık kartalı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/9519b831/osprey.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/9519b831/osprey.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Balık kartalı (Pandion haliaetus), iri bir kuştur: Yaklaşık olarak 60-61 santim uzunluğundadır, açılmış kanatlarının eni de 167 santimi bulur. Suyun yukarısında daireler çevirirken gayet hafif ve zarif bir uçuşu vardır. Balık tutmak için kendine öz tekniği kullanır.&lt;br /&gt;Muhtemel bir av görünce, suyun yukarısında kısa bir süre durduktan sonra gürültüyle dalar. Bu kuşun vücudunun alt yüzündeki tüyler, suya çarpmanın basıncına karşı koyacak kadar yoğundur. Balık gibi kaygan bir avı bir kere yakaladıktan sonra tutmanın kolay iş olmadığı besbellidir. Tabiat bunun için balık kartalına son derece sivri olan uzun ve   kavisli   pençeler   vermiştir.&lt;br /&gt;Balık kartalı'nı öbür kartalgillerden ayıran bazı vücut özellikleri vardır. Bu ayrılıklarla ilgilenen tabiat bilginleri bu kuşu ayrı bir aile (Pandionidae) olarak ele almışlardır. Balık kartalının başı ile vücudunun alt kısımları çoğunlukla beyaz, sırtı koyu kahverengidir. Her türlü yerde ürer. En fazla kıyı bölgelerinde bulunduğundan, yuvasını çok kere büyük göllerle nehirlerde yapar.&lt;br /&gt;Balık kartalı (Pandion haliaetus), balık kartalıgiller (Pandionidae) familyasından balıkla beslenen yırtıcı bir kuş türü.&lt;br /&gt;Suya dalabilen tek yırtıcı kuştur. Beyaz gövdesiyle ve özgün uçuşuyla hemen tanınır. Alttan kanat örtüleri ve gövdesi beyaz, el bileği lekesi koyu renklidir. Kanatları uzundur, el bileğinden aşağı kıvrık tutulur, önden bir martı gibi m şekli oluşturur.&lt;br /&gt;Bir martı gibi uçar, avlanırken sıkça havada asılı kalır, suya tamamen dalan tek yırtıcı kuştur. Çoğu kez elektrik direklerine ve ölü ağaçlara tüner.&lt;br /&gt;Göl ve nehirlerin çevresindeki ormanlık ve turbalık arazide ve kayalık adalarda ürer, ağaç tepelerinde ya da zeminde yuva yapar.&lt;br /&gt;Kışın büyük ve tatlı acı göller, lagünler ve deniz kıyısında bulunur.&lt;br /&gt;Ötüşü ince ve yumuşak bir 'pip-pip-pip'dir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-636938322452597990?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/636938322452597990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=636938322452597990' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/636938322452597990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/636938322452597990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/balk-kartal.html' title='Balık kartalı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5340645133713169143</id><published>2007-10-17T06:29:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T06:42:00.350-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurbağa'/><title type='text'>Ağaç Kurbağası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/f72e7858/agac_kurbagasi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/f72e7858/agac_kurbagasi.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kara kurbağası  adı,  bufo  ailesine giren bir sürü yakın akraba kuyruksuz amfibyum'a verilir. Kara kurbağaları suda üremekle beraber, vakitlerinin en büyük kısmını alışık oldukları sudan belki kilometrelerce uzaktaki kara köşelerinde geçirirler. Derileri çoğu zaman sert ve pürüzlüdür. Bu deri nemli olmakla beraber, mukus'un yayılmasıyle kaygan hale girmemiştir.&lt;br /&gt;Fakat sudan pek ender olarak uzaklaşan başka kuyruksuz amfibyum'lar da vardır. Bunlar dere ve ırmak 'boylarında, gölcüklerin, bataklıkların içinde dolaşıp dururlar. Bunların derileri genel olarak yumuşaktır, iyice mukus'a bulanmıştır ve ele ıslak gelir.  Kurbağa  veya  asıl kurbağa  adiyle tanıman bu hayvanlar,  Rana  ailesinin üyesidirler.&lt;br /&gt;Bufo  ile  Rana  grup adlan, belirli basa kara kurbağaları ve kurbağalar için kullanılmakla beraber, daha yaygın  kara kurbağası  ve  kurbağa  adları çok kere rastgele kullanılmaktadır. Meselâ, çok kere ağaçların üzerinde yaşayan  Hyla  grubu üyelerine kâh  ağaç kurbağaları  kâh  ağaç kara kurbağaları  denilmektedir. Birleşik Amerika'nın güney doğu bölgesinin yerin altında yuva yapan bazı sivri burunlu türlerine de ya  darağızlı kurbağa  ya da  darağızlı kara kurbağası  denilir. Fakat bütün kuyruksuz amfibyumlar toplu olarak ele alındıkları vakit  kurbağa  dırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5340645133713169143?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5340645133713169143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5340645133713169143' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5340645133713169143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5340645133713169143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-kurbaas.html' title='Ağaç Kurbağası'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7404217808843396350</id><published>2007-10-17T05:16:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T05:27:50.671-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Ağaç kırlangıcı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/9e5ff729/aga%C3%83%C2%A7_kirlangici.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/9e5ff729/aga%C3%A7_kirlangici.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaç kırlangıçları (Iridoprocne bicolor), nispeten büyüktür. Bir türü 19 santim uzunluğundadır. Renkleri sırtlarında mor parıltılı parlak çelik mavisi, karınları parlak bir beyazdır. Bu kırlangıcın yuvası suya yakın bir kütüğün içindeki oyukta ise de, insanlar tarafından hazırlanmış kuş evlerine de rağbet eder. Sonbahar gelince, bu ağaç kırlangıçları kalabalık gruplar halinde bataklıklarda, ya da telefon tellerinin üzerinde toplaşır, kısa bir süre sonra ise güneye doğru yola çıkarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kırlangıçlar, göçmen kuşlardır. Uzun mesafelerde uçabilmeleri için uzun kanatları vardır. Kırlangıçların bir çok türü bulunmaktadır. Ahır kırlangıcı, ağaç kırlangıcı, ev kırlangıcı bunlardan bazılarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıçlar çeşitli ortamlarda yaşamlarını sürdürürler. Dağlarda, ormanlarda, bataklıklarda ve şehirlerde yaşarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıçlar böceklerle beslenirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İyi gelişmiş uzun kanatları göç sırasında çok uzun mesafelerde yorulmadan uçmalarını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıçlar genellikle alçaktan ve çok hızlı uçarlar. Günlerinin büyük kısmını uçarak ve ağaç dallarında elektrik telleri üzerinde tüneyerek geçiren kırlangıçlar yalnızca yuva yapmak amacıyla çamur toplamak için yere inerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıçlar, ülkemize Nisan Mayıs aylarında gelirler. Sonbahar geldiğinde kışı geçirmek için sıcak iklimlere göç ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Göç sırasında bir günde yaklaşık 300 kilometre yol kat ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Birçok kırlangıç göçtükleri yere varınca göç etmeden önce yaptıkları yuvalarını yeniden bulur. Yuvasını bulamayanlar yeni yuva yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırlangıç yuvaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıç yuvaları çok ilginçtir. Şehirlerde yuvalarını genellikle evlerin çatılarına ya da saçaklarına yaparlar. Ahır kırlangıcı yuvasını genellikle karanlık kuytu kovuklara yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kırlangıçlar yuvalarını gagalarıyla taşıdıkları çamurla yaparlar. Bir yuvayı yapmak için çamur kaynağına defalarca gidip gelmeleri gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ağaç kırlangıçları yuvalarını ağaçlara yaparlar. Yuva yapmak için çam yaprakları ve otları kullanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yuvalarının içini bitki lifleri ve beyaz tüylerle döşerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırlangıç yavruları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir dişi kırlangıç ortalama dört ya da sekiz yumurta yumurtlar. Dişi kırlangıç kuluçkaya yatarak yavruların yumurtadan çıkması için olgunlaşmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Avrupa’da yaşayan kırlangıçların sadece dişileri kuluçkaya yatar. Buna karşılık Kuzey Amerika’da yaşayan kırlangıçların dişi ve erkeği kuluçkaya yatma görevini paylaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kuluçka dönemi türe bağlı olarak 15 ile 30 gün arasında değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dünyaya gelen kırlangıç yavrularını anne kırlangıç taşıdığı yiyeceklerle besler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir dişi kırlangıç, yavrularına yiyecek taşıyabilmek için bir günde yaklaşık 300 kilometre yol kat eder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7404217808843396350?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7404217808843396350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7404217808843396350' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7404217808843396350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7404217808843396350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-krlangc.html' title='Ağaç kırlangıcı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4594105045225201015</id><published>2007-10-17T00:26:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T00:32:14.048-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kangurular'/><title type='text'>Ağaç Kangurusu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/09e36211/agac_kangurusu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/09e36211/agac_kangurusu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağaç &lt;a href="http://www.hayvanansiklopedisi.com/Kangurular.html"&gt;kanguru&lt;/a&gt;su (Dendrolagus), yer kangurularının neslinden olmasına rağmen, nedense ağaçlara dadanmıştır. Atlayabilmek için uzun art bacaklarını muhafaza etmiş, fakat bunlar kısalmış ve genişlemis, ayak tabanları da tırmanmasına yardımcı olmak üzere pürüz pürüz olmuştur. Bu hayvan, yarısı kuyruk olmak üzere, 1 metre 20 santim uzunluğundadır. Ucunda gür bir fırça olan ince kuyruk, kanguru daldan dala sıçrarken dümen ve denge organı vazifesini görür.&lt;br /&gt;Ağaç kangurusu gündüzlerini yüksek bir ağacın çatalında kıvrılarak geçirir. Bazen aynı ağaçlığın birçok hayvan tarafından işgal edildiği olur. Güneş battıktan sonra, kuyru önde olmak üzere aşağı inerler ve susuzluklarını gidermek için bir gölcüğü ziyaret ederler. Gıdaları başlıca beyaz sedir ile eğrelti otlarının yaprakları, bazı sarmaşıklar ile çeşitli meyvalardır.&lt;br /&gt;Yerliler, etini pek sevdikleri ağaç kangurularını, terbiye edilmiş dingo adlı Avustralya köpeklerinin yardımıyla avlarlar. Yerlilerden biri genellikle hayvanı harekete geçirmek için ağaca tırmanır. Kanguru aşağı atlayınca, yerliler ya onu kuyruğundan yakalar, ya da bu işi köpeklere bırakırlar. Heyecanlanan ağaç kangurusu bazen 9 ilâ 15 metre yükseklikten atlamaktan çekinmez.&lt;br /&gt;Bir orman hayvanı olan bu kanguru'nun yurdu bilhassa Avustralya' nın Kuzey Queensland bölgesindeki dağlarla, yüksek yaylalardır. Avustralya'nın ağaç kanguruları: «Lumholtz ağaç kangurusu» ve «esmer ağaç kangurusu» olmak üzere iki cinstir. Yeni Gine'de bu hayvanın dört türü vardır. Renkleri boz ve beyaz kuyruklu ile grimsi kahverengi veya altın kestane ve sarı kuyruklu arasında değişir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4594105045225201015?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4594105045225201015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4594105045225201015' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4594105045225201015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4594105045225201015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-kangurusu.html' title='Ağaç Kangurusu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5443085466339977326</id><published>2007-10-16T08:44:00.001-07:00</published><updated>2007-10-16T08:46:42.284-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='böcek'/><title type='text'>KISA - KANATLI KINKANATLILAR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/12bcd1057/KINKANATLI.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/12bcd1057/KINKANATLI.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KISA - KANATLI KINKANATLILAR» (Staphylinidae) diyebileceğimiz bu ufak veya orta irilikteki kınkanatlılar, çok kısa kanat örtülerinden tanınırlar. Bu kanat örtüleri türlerin çoğunda karın bölütlerinin sadece ikisini örterler, başka bazı türlerde ise daha ileri uzanarak sadece üç bölütü açıkta bırakırlar. İkinci kanat çifti normal uzunluktadır. Bu kanatların katlanıp ufak kanat örtülerinin altına yerleşebilmesi gerçekten hayret vericidir. Kınkanatlı, kanatlarım kanat örtülerinin altına sokmakta arka bacaklarından ve yukarı kıvrılmış karnının ucundan yardım görür.&lt;br /&gt;Kısa-kanatlı kınkanatlıların hepsi oldukça ince ve düz yapılı kınkanatlılar'dır. Renkleri çoğunlukla siyahtır, fakat kimi parlak, kimi donuk renkli olur. Bazıları kırmızı, sarı ve başka göze batıcı renklerle süslüdür. Yer yer altın renkli kümeleri olan birkaçı, eşek arısı'na benzer bir görünüş almıştır. Bunlardan bazılarının üstelik yerde kaşarken insanı sokacakmış gibi karınlarının ucunu kaldırmak huylan vardır. Fakat insanı sokmamakta, buna karşılık, birçoğu ele alınınca parmakları lekeleyen ve kuvvetli bir kokusu olan kahveerngimsi bir sıvı püskürtmektedir. Bunun da kuşlara ve başka ufak hayvanlara karşı bir savunma mekanizması olduğu muhakkaktır.&lt;br /&gt;Kısa-kanatlı kınkanatlılar çoğunlukla çöpçü olduklarından kısa-kanatlı çöpçü kınkanatlılar diye de isimlendirilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5443085466339977326?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5443085466339977326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5443085466339977326' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5443085466339977326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5443085466339977326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/kisa-kanatli-kinkanatlilar.html' title='KISA - KANATLI KINKANATLILAR'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7619254901234901233</id><published>2007-10-16T07:20:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T07:23:41.652-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Ağaç incir kuşu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/b0915925/agac_incir_kusu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/b0915925/agac_incir_kusu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağaç incir kuşu (Anthus trivialis), çayır incir kuşu'na çok benzerse de, daha büyük ve daha kuvvetli oluşu, ayrıca sarımsı  kahverengi gri kirli zeytin yeşili üzerinde çizgili gibi uzunlamasına koyu kahverengi benekli olan sırtının rengiyle akrabalarından ayrılır. Bu incir kuşu yazın Avrupa ile Sibirya'nın ormanlık bölgelerinde, kışın ise Afrika ile Orta Asya'nın step ormanlarında barınır.&lt;br /&gt;İncir kuşlarının öbür çeşitleri arasında ikisi de 18 santim uzunluğunda olan renk bakımından az çok benzer «su incir kuşu» (Anthus spinoletta) ve «kır incir kuşu» (Anthus campestris) adında iki tür dikkate değer. Bunlardan ikincisi .kurak, taşlık ve çölümsü bölgeleri tercih ettiğinden Avrupa'nın güneyinde kuzeyinde olduğundan daha yaygındır. İlki Kuzey Amerika'da da yaşar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7619254901234901233?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7619254901234901233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7619254901234901233' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7619254901234901233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7619254901234901233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-incir-kuu.html' title='Ağaç incir kuşu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7657701102201762619</id><published>2007-10-16T03:38:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T03:41:54.283-07:00</updated><title type='text'>Ağaç damanı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/9e73f530/agac_damani.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/9e73f530/agac_damani.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağaç damanı ' nın kaya damanı'ndan daha uzun ve yumuşak tüylü bir kürkü vardır. Ayrıca ondan biraz daha iridir. Orta ile Güney Afrika' nın ve özellikle Kongo'nun sık ormanlı bölgelerinin bu yerlisi yalnız bir hayvandır. Tek bir hayvan genel olarak bir ağaç kovuğuna, ya da bir ağacın sık yapraklarının araşma yuva yapar. Orman ağaçlarının en yükseklerine dadanan bu daman en üst dalların yapraklarıyla beslenir. Geceleri hareket halinde olduğu için, güneş batmadan önce ininden çıkmaz.&lt;br /&gt;Fakat ağaç damanı'nın soydaşlarıyla ilişkisi olmadığım sanmak hatadır. Komşularıyla devamlı haberleşir. Çığlığı, hacmi gitgide artan uzun bir uluma veya kükremedir. Bu ses hemen hiç aralıksız yarım saat devam eder. Uluyanlar sadece erkeklerdir ve bir tanesi ulurken ötekiler susup onu dinlerler. Bu konser güneş battıktan hemen sonra başlayarak sabahın ikisine kadar sürebilir.&lt;br /&gt;Ağaç damanı aileleri geniş değildir Arada ikiz dünyaya gelir, fakat yavruların sayısının bundan fazla olduğu enderdir. Yavrular, kaya damanı'nda olduğu gibi, kürklü ve gözleri açık olarak dünyaya gelirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7657701102201762619?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7657701102201762619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7657701102201762619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7657701102201762619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7657701102201762619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-daman.html' title='Ağaç damanı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5165527252971103309</id><published>2007-10-16T02:26:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T02:33:10.978-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kelebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><title type='text'>Ağaç Beyaz Kelebeği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/03017458/agac_beyaz_kelebek.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/03017458/agac_beyaz_kelebek.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağaç beyaz kelebeği (Aporia crataegi), kanatlarındaki siyah damarlardan kolayca tanınan bir Avrupa türüdür. Pisboğaz tırtılı meyve bahçelerinde büyük zarara yol açabilir. Bu kelebeğin, pupalık zamanında biriktirdiği idrarını kan kırmızısı renginde damlalar halinde boşaltmak özelliği vardır. Ağaçların üzerindeki pupalardan aynı zamanda kelebekler çıkıp da bunların hepsi idrarlarını aynı zamanda boşaltınca, kırmızı damlalar yaprakları ve dalları kaplar, hatta yere akarak  kan yağmuru  hissini uyandırırlar.&lt;br /&gt;Amerikan Beyaz Kelebeği İç ve Dış Karantinaya tabii bir zararlıdır. 11-15 mm boyunda beyaz renkli, bazılarının üstünde siyah noktacıklar bulunan bir kelebektir. Dişi kelebekler yumurtalarını 300-400 ‘ lü guruplar  halinde yaprakların altına bırakır , bir sıvı ile birbirine ve yaprağa yapıştırır.Yumurta kümeleri yeşilimsi beyaz görünümleriyle kolayca farkedilir. Larvalar ortalama 2,5- 3,5 cm boyuta erişir.Kışı pupa halinde geçirirler;Yılda 2-3 döl verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışlayan pupalardan meydana gelen kelebek uçuşu Mayıs ayının ilk haftası ile üçüncü haftasında , İkinci döle ait kelebek çıkışları ise temmuzun üçüncü haftası ile ağustos başlarına rastlamaktadır.Yumurtadan çıkan tırtıllar başta Dut, Ihlamur , Akçaağaç, Fındık Olmak üzere  Elma , Kiraz ve benzeri 200’ün üzerinde Meyve , Orman Ağaçları ve Süs bitkilerinin yapraklarını tamamen yemek suretiyle çok büyük zararlar meydana getirmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Beyaz Kelebeği Zararlısına karşı mücadele yapılmadığı takdirde yaprakları haşere tarafından yenen bitkiler verimden düşer ve bitkinin  zamanla  kurumasına neden olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5165527252971103309?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5165527252971103309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5165527252971103309' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5165527252971103309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5165527252971103309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/aa-beyaz-kelebei.html' title='Ağaç Beyaz Kelebeği'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2558432181001765014</id><published>2007-10-16T02:04:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T02:12:37.690-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sürüngenler'/><title type='text'>Agama</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/617ad438/800px-Agama_stellio.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/617ad438/800px-Agama_stellio.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Agama (Karaibce): Bir kertenkele cinsidir.&lt;br /&gt;AGAMA  (Agamidae) ailesi nin üyeleri iguanalara çok benzerler, fakat onlardan dişleri dolayısıyle ayrılırlar. Dişler iguana larda çenelerin iç yüzeyine bağlıdır, agama'ların dişleri aksine her çenenin sırtındaki yuvalara oturmuştur, Agama'lar Afrika ile Avustralya da dahil Doğu Yanmküresi'nde yaygındırlar. Üç yüz kadar türleri, Asya'nın, Afrika'nın, Avustralya'nın ve Güney Avrupa'nın sıcak bölgelerinde bulunur. Madagaskar ile Yeni Zelanda'da ağama yoktur.&lt;br /&gt;Agamaların derisi, kiremit biçiminde dizilmiş, çıkıntılı, bazen de diken diken pullarla kaplıdır. Erkeklerinde çoğu zaman taraklar ve sarkık etler dikkati çeker. Kuyrukları uzun olmakla beraber, gekolarınki gibi kırılmaz. Yuvarlak göz bebekli gözlerinin oynak göz kapakları vardır. Renk değiştirme ve çevreye uyma, bu kertenkelelerde üstün bir dereceyi bulmuştur.&lt;br /&gt;Fakat agama'lar, çeşitli hayatlara ayak uyduruş sebebiyle, bu ortak özelliklerine rağmen birbirlerinden çok farklıdırlar. Yerde yaşayanlarının vücudu basılmıştır, ağaççıl türlerinde basılma daha ziyade yanlardadır. Adi kertenkelelere ve gekolara benzeyenleri olduğu gibi, uçuş zarları veya paraşütleri olanlar da vardır.&lt;br /&gt; Asıl ağama  lar, çöllük, taşlık, kayalık, hatta 2700 metre yüksekliğe kadar dağlık bölgelerin kara kertenkeleleridir. Hardun adındaki bir türü (Ağama stellio) Yunanistan'da, Anadolu'da ve Mısır'da yaşar. Harabelerde, ehramlarda ve eski mezarların üzerinde rastlanan kertenkele çok kere budur. Bu agama'lar buralarda güneşlenir ve böcek avlarlar. İnsanın ayağının dibinden birdenbire ok gibi fırlayan çok hızlı hayvanlardır. Bazen yüksekçe bir yere   çıkıp  baslarını  sallaya  sallava etrafı tetkik ettiklerini gören Mısırlılar, onlara  çölün hâkimi  lâkabını takmıştır. Çok yabani olduklarından evlere hiç girmezler. 40 santim uzunluğunda olabilirler. Daha koyu renk lekelerle bezenmiş bir kahverengi olan monoton renkleri, yalnız çiftleşme mevsiminde, o da sadece erkeklerinde biraz şenlenir. Hardun'un boynunun yanları ile kuyruğu dikenlerle süslüdür.&lt;br /&gt;Aynı boydaki  adi ağama  (Ağama ağama) Batı Afrika'da yasar, gabuk renk değiştirmesi ve çok eşlilik gibi iki özelliğiyle öbür ağama türünden ayrılır. En süslü zamanında adi agama'nın erkeğinin kafası madenî parıltılı bir gök mavisi, sırtı morumsu kahverengi fon üzerinde gök mavisi damarlı ve parlak sarı noktalı, karnı saman şansıdır. Bu zaman altı, yedi dişi ile çevrili bulunur. Dişiler erkek tarafından kabul edilmek için ona kur yaparlar. Fakat erkek de dişilerini saldırıcılara kargı kahramanca savunur. Hardun kadar vahşî olmayan adi ağama, çok kere evlere girer ve evcilleştirilebîlir. Masaların altındaki ekmek ufaklarını topladığını ve reveranslar yaparak insanlardan yiyecek dilendiğini görenler olmuştur.  Adi agamalarm aksine, Güney Asya'nın  Phrynoeephalus  ve  Leiolepis  agama'larında tek eşlilik görülür. Hayatlarının sonuna kadar bir eşle kalan bu agama'ların bazıları Everest tepesinde 5 000 metre yükseğe kadar çıkar.&lt;br /&gt;Hindistan ile Malakka yarımadasında  Calotes  tipi agama'lar çok görülür. Bunlar özkertenkelelere çok benzerler, yalnız kafalarının tepesinde başlayan dantelalı bir tarak sırtlarının aşağılarına kadar devam eder. Çok da kolay renk değiştirirler. Yerliler bunlardan birine (Calotes versicolor)  kan emicisi  gibi garip bir ad takmışlardır. Bu da, ürktüğü zaman gerdanının renginin soluk sarıdan parlak bir kırmızıya dönmesinden ileri gelir. Calotesiere daha çok evlere yakın ağaçların ve çitlerin üzerinde rastlanır.&lt;br /&gt;Büyük Sahra'dan Hindistan'ın kuzey batısına kadar uzanan çöllük bölgelerde bol dikenli kuyruklarından derhal tanınan bazı gamalara rastlanır. Vücutlarının geri kalan kısmı ince ve yumuşak pullarla kaplı bu tür, bazıları 45 santim uzunluğunda olabilen  diken - kuyruklu ağama  lardan (Uromastix spinipes). Diken  kuyruklu   agamalar   güneşi&lt;br /&gt;sevmekle beraber günün en sıcak saatlerinde ve bozuk havalarda, güçlü pençeleriyle kazdıkları ve 2-2.5 metre uzunluğunda olabilen yeraltı inlerine çekilirler. Kış uykularını da bura uyurlar. Isı 15 derecenin altına düştü mü vücutları katılmaya başlar. Diken - kuyruklu agama'lar hem böcekçil, hem de otçuldurlar. Tavuk etini andıran etlerinin lezzeti sebebiyle yerliler tarafından avlanılırlar. Esaret hayatında kolay evcilleşirler,&lt;br /&gt;Avustralya çöllerinin  molok  veya  dikenli şeytan  demlen ağama' sı (Moloch horridus), gerçekten korkunç görünüşlü bir hayvan ve Yeni Dünya iguanalarından  boynuzlu kara kurbağası  nın Eski Dünyadaki karşılığıdır. Bütün vücudu, en büyükleri kafasının üzerinde ve boynunda, gözlerinin yukarısında, burun deliklerinin arkasında, kulaklarının  önünde v.s. olmak üzere, koca koca dikenlerle kaplıdır. Dikenli şeytan, bu haliyle bir iğne yastığına benzer, fakat koni biçimli ve olağanüstü güçte iğnelerle diken diken olmuş bir yastığa. Bu gama diliyle teker teker topladığı karıncalarla beslenir. Bir defada 1000-1500 tanesini yer.&lt;br /&gt; Sakallı kertenkele  nin (Amphibolurus barbatus) de yurdu Avustralya'dır. Bu tür, adım, ağzım açtığı vakit, boynunun yanları ile gerdanını çevreleyen pul dizisinin diken diken olmasından almıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2558432181001765014?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2558432181001765014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2558432181001765014' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2558432181001765014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2558432181001765014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/agama.html' title='Agama'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7808089037510882989</id><published>2007-10-16T01:32:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T01:39:04.602-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuzlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><title type='text'>Afrika yer domuzu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/a77ac309/afrika_yer_domuzu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/a77ac309/afrika_yer_domuzu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afrika yer domuzu (Orycteropus), kendine yeraltında yuva yapan eşek kulaklı, iri bir hayvandır. Güney Afrika'ya ilk gelen Hollandalı sömürgeciler, seyrek kahverengi veya gri tüylü, şişman ve yuvarlak vücutlu hayvanı domuza benzetmişlerdi. Aslında domuzla hiç bir akrabalığı olmayan yer domuzunun ismi bundan ileri gelir.&lt;br /&gt;Yer domuzu dünyanın başlıca çukur kazan hayvanlarındandır. Kısa ve kalın bacakları kudretli pençelerle silâhlıdır. Yer domuzu oldukça iri bir hayvan olduğuna göre, (50 kilo ağırlığında, ortalama 120 santim uzunluğundadır ve ayrıca bunun yarısı kadar da, ağır ve sivri uçlu bir kuyruğu vardır), yerde açtığı oyuklar ufak tefek bir adamın sığmasına yetecek büyüklüktedir.&lt;br /&gt;Yer domuzu avı: Afrikalı yerliler, yer domuzu'nun etine bayıürlar. Çok kere hayvanın ininin yerini bulup onu hiç beklemediği bir sırada bastırırlar.&lt;br /&gt;Kabilenin genç bir üyesi, ine sadece kısa bir kılıç veya uzun bir bıçakla silâhlı olarak girer. Şansı kendisine yardım ederse, yer domu zunun, toprağı kazmaya başlayıp düşmanıyia arasına topraktan bir duvar çekmesine fırsat bırakmadan hücuma  geçer.&lt;br /&gt;Yerli, avını öldürdükten sonra, tünelin tavanına vurmak suretiyle, yerini arkadaşlarına belli eder. Bunun üzerine onlar da orasını kazıp avı ile avcıyı aşağı yukarı 1,5 metre derinden yukarıya çekerler.&lt;br /&gt;Yerliler,  yer  domuzu'nun  etinden başka dişlerinden de faydalanırlar. Bu dişleri bileklerine bilezik gibi takmakla uğursuzlukları yeneceklerine inanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt;Afrika yer domuzu karıncaları sömüren  bir hayvandır:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu tılsım yerlilere uğur yerine zamanla uğursuzluk getirir. Çünkü yer domuzu kalabalık termit sürülerinin daha fazla çoğalmasını önlemekle, memleketin ekonomisi yönünden büyük bir önem taşır. Başı boş kalan termitler, insanlara büyük zararlara sebep olurlar. Allahtan iri vücutlu yer domuzunun bir gecede sömürdüğü termit miktarı insanı şaşırtacak derecededir.&lt;br /&gt;Yer domuzu karanlıkta tek başına veya bir tek arkadaşla ava çıktığı için, insanlar tarafından ender olarak görülür. 150-180 santim yüksekliğinde olabilen taş kadar sertleşmiş kilden termit yuvalarını kuvvetli pençeleriyle kolayca yıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz karıncalar, yani termitler, yuvalarını korumak veya tamir etmek için yıkılan kısımlarda büyük sayılarda topladırlar. O zaman bu karıncayiyen harekete geçer. 30 santim uzunluğundaki yapışkan dili, adi karıneayiyen veya pangolin'inkinden daha geniş olduğundan, kısa bir süre zarfında bunlardan çok daha fazla  sayıda  termit'i  midesine  indirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7808089037510882989?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7808089037510882989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7808089037510882989' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7808089037510882989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7808089037510882989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-yer-domuzu.html' title='Afrika yer domuzu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-4883603252327165239</id><published>2007-10-16T00:56:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T01:05:33.801-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuzlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><title type='text'>Afrika yaban domuzu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/1d952229/afrika_yaban_domuzu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/1d952229/afrika_yaban_domuzu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afrika yaban domuzu, afrika çalı domuzu ve kızıl renkli ırmak domuzu olarak da adlandırılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika çalı domuzu  (Potamochoerus porcus), ihtiyatlı, fakat aynı zamanda hiddetli ve yılmaz bir hayvandır. Geceleri hareket halinde olduğu için, insanlara pek gözükmez. Sık çalılık veya ormanlık bölgelerde yaşar.&lt;br /&gt;Güney Afrika Boer'leri bu hayvana  çalı domuzu  anlamına gelen  Bosehvark  derler. Çalı domuzu postunun rengi kızıl kahverengi ile koyu gri veya siyah arasında oynar. Yüzü uzun ve perçemli kulaklarla çevrilidir.   Yüzünde   ayrıca,   kemik üzerinde yetişmiş iki çift kıkırdağımsı siğil dikkati çeker. İri olan çift, öbür domuzlarmkiler gibi çipil ve çukura kaçmış gözlerinin önünde, ufak olan çift ise bunların arkasındadır.&lt;br /&gt;Afrika çalı domuzu, Büyük Sahra' nın güneyinde yaşar. Omuz hizasında boyu ortalama 60 santim, ağırlığı 100 kilo kadardır. Madagaskar'daki bir akrabası, bu çift tırnaklı toynaklı memeliler grubunun bu adadaki tek üyesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuzgiller (Suidae), geviş getirmeyen bir çift toynaklı familyası. Familyanın 5 cinse ayrılan 20 türünden Avrupa'da ve Türkiye'de bulunan tek temsilcisi, evcil domuzun atası olan yaban domuzudur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-4883603252327165239?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/4883603252327165239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=4883603252327165239' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4883603252327165239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/4883603252327165239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-yaban-domuzu.html' title='Afrika yaban domuzu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3831672263653555335</id><published>2007-10-16T00:43:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T00:49:18.768-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Afrika tavuğu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/4028e248/afrika_tavugu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/4028e248/afrika_tavugu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eski Çağlarda Romalılar Afrika tavugunu veya bazı dillerdeki  adıyla  Gine tavuğu  hun etine çok düşkündürler. Yunanlılar ise bu kuşlardan dinsel törenlerde kurbanlık olarak yararlanıyorlardı. Bundan yüzyıllarca sonra Afrika'lı asıllı olan bu kuşlar hindilerle karıştırıldılar. Afrika tavukları yerde hayli faal, fakat uçmaya sıra gelince takatsiz olan tombul kuşlardır. Tüylerinde göze hoş gelen benekler dikkati çeker.  Numididae  ailesinin en dikkate değer üyesi akbabamsı  Afrika tavuğu  dur (Acryllium vulturinum). Bu kuşun başının çıplak derisi bazı akbabalarınki gibi canlı renklidir. Beç tavuğu veya  adi Afrika tavuğu  (Numida meleagris) denilen bir başka tür evcilleştirilmiş olmakla beraber, yabanî huylarının birçoğunu muhafaza etmektedir. Batı Hint adalarındaki Jamayka gibi bazı bölgelerde yeniden yabanileşmiş olup av hayvanı olarak avlanmaktadır. Uzunluğu genellikle 55 -60 santim olan Afrika tavuklarının bir de tepelisi (Guttera cristata) vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3831672263653555335?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3831672263653555335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3831672263653555335' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3831672263653555335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3831672263653555335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-tavuu.html' title='Afrika tavuğu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-6048038594137912383</id><published>2007-10-16T00:27:00.000-07:00</published><updated>2007-10-16T00:36:01.183-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Afrika Taçlı Turnası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/5ebdb213/gri_tacli_turna.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/5ebdb213/gri_tacli_turna.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afrika taçlı turnası (Balaerica pavonina) tavus turnası olarak da anılır. Altın renkli dik ve sık tüylerden meydana gelmiş tacı ve yanaklarındaki koyu kırmızı lekelerle bütün turnaların belki en güzeldir. 1 metre uzunluğundadır. Grimsi iri bir tür olan  Avustralya turnası  (Grus rubricunda), Avustralya yerlilerinin kampında daima evcil bir tanesinin bulunması sebebiyle  yerlinin dostudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnagiller (Gruidae), Turnamsılar takımına ait bir familyadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Amerika ve Antartika hariç tüm dünyada yayılış gösterirler. Genellikle sazlık bölgelerde bulunurlar. Uzun bacaklı, uzun boyunlu kuşlardır. Tohumlar, meyveler ve küçük hayvanlarla beslenirler. Göç ederler. Gaga, boyun ve kanatlar uzun, kuyrukları kısadır. Birçok türde trake, göğüs kemiğinin içinde kıvrımlar yaparak rezonanslara neden olur ve bu yüzden sesleri kilometrelerce uzaklardan duyulabilir. Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-6048038594137912383?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/6048038594137912383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=6048038594137912383' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6048038594137912383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6048038594137912383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-tal-turnas.html' title='Afrika Taçlı Turnası'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-8770300613803155649</id><published>2007-10-15T23:00:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T23:06:10.972-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='böcekcigiller'/><title type='text'>Afrika Misk Soreksi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/45a0c132/soreks.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/45a0c132/soreks.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Beyaz dişli misk soreksi, Eski Dünya ile tropikal bölgelerin adi soreks'idir. Amerika kıtasında bulunmaz. Çoğu, açık gri veya kahverengi olanları da vardır İsminden de anlaşıldığına göre, kuvvetli bir koku yayar.&lt;br /&gt;Afrika misk soreksi , bütün böcekçillerin belki en pis kokulusu ve en canavarıdır. Yılanlar ve küçük memeliler de dahil olmak üzere, kendinden çok büyük hayvanlara saldırmaya cesaret eder. Kendi, feci kokusu sayesinde, etçil memelilerin ve kuşların hücumlarına karşı emniyettedir.&lt;br /&gt;Canavarca bir âdet: Yerliler, bu soreks'leri minik kafeslere koyarak birkaç kuruşa satarlar. Bu hayvanların ikisini bir, iki parça etle birlikte bir kafesin içine koyan alıcı. bir ölüm kalım mücadelesine seyirci olacaktır. Etler uğruna çığlıklar koparan soreks'ler birbirlerini paralamaya girişirler. Galip gelen hayvan, yiyeceklerine ilâveten, yenilen düşmanını da yer.&lt;br /&gt;Bu katliâm bize canavarca görüne-bilirse de, zararlı hayvanların alabildiğine çoğaldığı tropikal ülkelerde oturanlar öyle düşünmezler.Pis koku  lavanta haline getirilir.Batı Afrika'nın yerlileri bu soreks" in pis kokusunu gizli tuttukları bir metotla nefîs bir lavanta haline getirmektedirler. Bu, sandal odununu hatıra getiren tatlımsı bir kokudur. Bu eylem sırasında soreks, bazı yapraklar ve palmiye yağı ile birlikte bütün olarak kaynatılır.&lt;br /&gt;Misk soreksi, bütün Asya'ya ve Afrika'nın birçok kısımlarına yayılmıştır. Avrupa'da bile birkaç türü vardır. Uzunluğu 5-8 santimdir; o kadar uzunlukta bir de kuyruğu vardır. Fakat bazı Afrika türleri fare büyüklüğündedir. Bu soreks'in kürkü kuzeydeki akrabalarınınki kadar sık değildir; kuyruk kısmında az sayıda fevkalâde uzun kılları bulunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-8770300613803155649?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/8770300613803155649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=8770300613803155649' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8770300613803155649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8770300613803155649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-misk-soreksi.html' title='Afrika Misk Soreksi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-1900352129813501543</id><published>2007-10-15T21:05:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T21:08:43.068-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='h'/><title type='text'>Afrika Su Mandası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/51ad32330/su_MANDASI.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/51ad32330/su_MANDASI.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kap su mandası veya öbür, adıyla kara renkli su mandası (Syneerus caffer), şüpheci bir hayvan olmakla beraber, rahatsız edilmedikçe kimseye zarar vermez. Avlandığı zaman bile kaçıp kurtulmayı tercih eder. Fakat peşine düşüldüğü veya yaralandığı zaman, çalıların arasında gizlenir, sonra kendisine 5-6 metre kadar yaklaşan avcıya karşı birdenbire saldırıya geçer. Bu şekilde saldıran çıldırmış canavarı durdurabilecek tek kuvvet, beynine yerleştirilecek bir kurşundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Avlanan avcı:&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika ormanlarında avlananların serüvenlerini kaleme alan bir yazar, kap su mandası'nın yırtıcılığı hakkında ilginç bir hikâye naklediyor. Mesai kabilesinin topraklarına giren bir avcı kadın bir erkek kap su mandası'nm saldırısına uğramıştı. Hücuma geçen canavara ateşlediği mermi, onun sadece boynuzlarının kılıfını ve başının tepesini sıyırdı. Bu ise hayvanı büsbütün kudurtmaktan başka işe yaramadı.&lt;br /&gt;Avcı kadm atından atlayıp küçük bir ağaca tırmanmaya ancak vakit buldu. Kudurmuş kap mandası'nın, bahtsız atı korkunç kükremelerle ayaklarının altında çiğneyip paralamasını ve bütün çayırı kana bulamasını buradan dehşet içinde seyretti. Fakat kap su mandası atın işini bitirdikten sonra, gidecek yerde, havayı koklayarak avcı kadının sığındığı ağacı keşfetti. Buna karşı saldırıya geçerek kadını düşürmeye boşu boşuna uğraştı.&lt;br /&gt;Epey av tecrübesi olan kadın, geceyi ağacın üzerinde geçirmeye hazırlandı. Ağacın gövdesi, kap su mandası'nm saldırıları altında sallanırken, kendini kayışla bir üst dala bağladı. Kendini bu şekilde emniyette sanıyordu.&lt;br /&gt;Ne çare iki kap su mandasının bir özelliği de sebatıdır. Kadını düşüremeyeceğini veya boynuzlayamayacağını anlayan canavar, boynuyla başını kabil olduğu kadar yukarıya uzatmak suretiyle kadının çıplak bacaklarına diliyle erişebileceğini keşfetmekte gecikmedi.&lt;br /&gt;Avcı kadının daha yükseğe tırmanmasına imkân yoktu. Büktüğü dizleri esasen çenesine dayanmıştı. Bunun üzerine bir kap su mandası'nm diliyle neler yapabileceğini dehşet içinde gördü.&lt;br /&gt;Ertesi sabah bulunduğu zaman, iki ayağının da eti gitmişti. Kap su mandası'nın eğeden farksız dili tarafından yalanmaktan, ayakları hemen hemen bileklerine kadar yenmişlerdi. Yardım yetiştiği zaman canavar, ağzından, burnundan kan damlar halde hâlâ ağacın altında duruyordu. Sonunda gaddarlığını hayatiyle ödediyse de, kadıncağız da o gece kan kaybından öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt; Dikkate değer boynuzlar:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kap sumandası, iri boynuzları, kısa bir kafası ve saçaklı, iri kulakları olan iri ve kalın yapılı bir kara su mandasıdır.&lt;br /&gt;Enli ve yassılmış boynuzları başının tepesinden birbirine hemen bitişik olarak çıkar ve orada bir nevi kalkan vücuda getirdikten sonra arkaya ve dışa doğru kıvrılarak sivri bir uçla son bulurlar.&lt;br /&gt;Tepeden bakılınca, bu boynuzlar az çok üçgen görünüşlüdür:  Kaidelerinde çok geniştirler. Enleri bazen 30 santimi geçer ve uçlara doğru düzenli şekilde incelirler. Boynuzlarının, dış kavisleri boyunca tekmil uzunlukları 100 santime kadar çıkabilir. Yetişkin bir erkek omuz hizasında 150 santim boyunda ve yaklaşık olarak 700-750 kilo ağırlığındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt; Kap su mandası nerede yaşar:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapsu mandası için ideal yer, arka plânında sığınabileceği bir orman bulunan bol sulu bir otlak veya kamış yatağıdır.&lt;br /&gt;Kap su mandaları sabah erken ve aksam geç vakit, bazen de gece beslenir, günün sıcak saatlerini çalıların arasında dinlenmekle geçirirler. Bu hayvan çoğu zaman gayet sessizdir, kalabalık sürüler bile karınlarını doyururken hiç ses çıkarmazlar. Kap su mandası, arslanlarm saldırısına uğrayınca böğürür. Fakat arslanlar, bir tek arslana karşı yaman dövüşebilen iri boynuzlu erkeklerden ziyade, dişilerle malakları avlamayı tercih  ederler.&lt;br /&gt;Kap su mandası'nın normal hayat süresi hiç değilse on altı yıldır, bazıları esaret hayatında on yıl yaşayabilmiştir. Çiftleşme mevsimi ocakta başlar, yavrular on bir ay sonra dünyaya gelirler.&lt;br /&gt;Kap su mandası adına rağmen, Büyük Sahra'nm güneyindeki bütün Afrika bölgelerine yayılmış, fakat hastalıklarla avcılar nüfusunu hayli eiksiltmiştir. Bu su mandası da birçok iri başlı hayvanlar gibi, göçebe yerlilerin evcil sığırları tarafından bulaştırılan, sığır hummasından çok zarar görür. Bir keresinde bir sığır humması salgını Kenya ülkesinin Kap su mandası nüfusunu yirmi yıl süresince  sıfıra  düşürmüştü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-1900352129813501543?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/1900352129813501543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=1900352129813501543' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1900352129813501543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1900352129813501543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-su-mandas.html' title='Afrika Su Mandası'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2840547986727352654</id><published>2007-10-15T19:39:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T19:43:56.659-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Dazlak Kartallar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/46b052111/dazlak_kartallar.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/46b052111/dazlak_kartallar.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kuzey Amerika’da yaşayan dazlak kartal 1782’de Amerika Birleşik Devletleri’nin ulusal simgesi kabul edilmiş ve 1940 yılında “Amerikan Ulusal Amblem Yasası” ile koruma altına alınmıştır.&lt;br /&gt;Dazlak kartal veya öbür adıyla Amerikan kartalı hiç de dazlak değildir. Sadece uzaktan öyle gözükür. Amerika kartallarının en iyi bilineni ve Birleşik Amerika'nın ulusal sembolüdür.&lt;br /&gt;Yetişkin dazlak kartal, kar gibi beyaz başı ve kuyruğu ile koyu kahverengi vücudu olan güzel bir kuştur. Boyu 90 santim, hatta bazen daha bile fazladır. Açılmış kanatlarının eni genel olarak 180 -182 santimse de, daha da iri kanatlıları görülmüştür: Ağırlığı 3-6 Kg.'dır. Çocukları kaçırdığına dair anlatılanların esası yoktur. Bu kartalın gözleri o kadar keskindir ki, avını 4-5 Km. uzaktan görebildiği ileri sürülmüştür.&lt;br /&gt;Dazlak kartal, Kuzey Amerika'da güneyde Meksika'ya kadar olan bölgelerde yaşar.&lt;br /&gt;Bu kartalın yuvası, itina ile astarlanmış muazzam bir değnek ve dal yığınıdır. Her yıl tamir göre göre zamanla 1 ton ağırlığından muazzam bir yapı halini alır. Üzerinde bulunduğu ağacı çöktürdügü çok görülmüştür. Dazlak kartal iki veya üç beyaz yumurta yumurtlar.&lt;br /&gt;Dazlak kartal'in yiğitlik şöhreti hiç de haklı değildir. Çok daha ufak, fakat daha kavgacı bir kuş olan büyük kulaklı baykuş'un, bazen dazlak kartal'in yuvasına göz dikip buranın asıl sahiplerini kovduğu görülmektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dazlak kartalın yiğitlik şöhreti ri de sanıldığından farklıdır. Balık yemekle beraber, kendi çabasıyla balık tuttuğu enderdir. Kumsalların üzerinde uçarak ya balık ölüsü arar, ya da balık tuttuğunu gördüğü bir balık kartalını kovalayarak avını elinden almaya çalışır. Dazlak kartallar memelilerle kuşları da avlar ve özellikle kazsılara pusu kurarlar.&lt;br /&gt;Deniz kartalı grubunun en ilginç üyelerinden biri de «Steller deniz kartalı» dır (Haliaetus pelagicus). Sibirya'nın Kamçatka kıyılarında görülen bu kartal, yüksek ve dar gagası, kama biçiminde uzun beyaz kuyruğu ve beyaz omuzları olan gri renkli bir  kustur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2840547986727352654?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2840547986727352654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2840547986727352654' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2840547986727352654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2840547986727352654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/dazlak-kartallar.html' title='Dazlak Kartallar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-1402040846213760220</id><published>2007-10-15T19:21:00.001-07:00</published><updated>2007-10-15T19:22:16.921-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Afrika Guguk Kuşları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/c76662132/sunbird_purple-thr.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/c76662132/sunbird_purple-thr.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En güzel guguk kuşlarından bazılarını içine alan malkoha grubu en çok Afrika ile Hindistan- Malaya bölgelerinde kalabalıktır. Bu guguk kuşlarının hepsi yuvalarını kendileri bina eder ve yavrularını kendileri büyütürler. Malkoha'ların kalın gagaları, enli kanatları, kuvvetli bacakları, uzun kuyrukları ve «gıdaklama» olarak tarif edilebilecek sesleri vardır. Bazen yüksek ağaçların üzerinde görülürlerse de, çalıların ve sık otların arasında oturmayı tercih ederler ve buralarda zıplaya zıplaya gezinirler. Malkoha'ların ilginç iki türü Filipinlerin Lüzon adasında yan yana yaşar. Pullu tüylü guguk kuşu (Phoenicophaeus cumingi) uzun kuyruklu ve mavimsi siyah renkli saksağanımsı bir kuştur. Bu guguk kuşlarından birini yakından inceleyen tabiat bilginleri, başının tüylerinin, selofanıma gibi gözüken kıvırcık ve geniş siyah uçlarla son bulduğunu görmüşlerdir. Bu türün akrabası olan al kaşlı guguk kuşu' nun (Phoenicophaeus superciliosus) dağınık kırmızı kaşları ve yemyeşil bir gagası vardır.&lt;br /&gt;Amerika kara gagalı ve Amerika sarı gagalı guguk kuşları (Coccyzus) da malkoha'ların akrabalarıdır. Bir başka yakın akraba olan sincap kuyruklu guguk kuşu (Piaya cayana) Güney Amerika'nın en yaygın guguk kuşudur. Merakıyla ün salmış'tır. Çalıların ve ormanların kıyısının bu kuşu kızılımsı renktedir, başı ile boynu daha çok tarçın rengindedir, gözlerinin etrafındaki halka kan kırmızısı ve çıplaktır, kuyruğunun enli beyaz renkte uçları vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-1402040846213760220?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/1402040846213760220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=1402040846213760220' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1402040846213760220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/1402040846213760220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-guguk-kular.html' title='Afrika Guguk Kuşları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2590759497689567732</id><published>2007-10-15T19:00:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T19:13:18.691-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sincapkar'/><title type='text'>Afrika pullu kuyruklu sincabı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Avustralya'da yaşayan ve boyları 45 cm. ile 90 cm. arasında değişen "uçan sincaplar"ın bütün türleri ağaçlarda yaşar. Aslında yaptıkları tam olarak uçma değildir. Bir ağaçtan diğerine uzun atlayışlar yaparak hareket ederler. Ağaçlar arasında bir planör gibi uçarak hareket eden bu canlılarda kanat yoktur, uçma zarı vardır. Uçan sincapların bir türü olan "Şeker uçan sincapları"nın uçma zarı, ön bacaklardan arka bacaklara doğru uzanır; dardır ve püsküle benzer uzun tüyleri vardır. Bazı türlerindeyse uçma zarı kürklü bir deriden oluşan bir zar halindedir. Bu zar ön ayağın bileğine kadar uzanır. Uçan sincap, bir ağacın gövdesinden fırlar ve gerilmiş derinin planöre benzeyen etkisiyle bir seferde 30 m.'lik bir uzaklık aşabilir. Arka arkaya 6 kaymayla 530 m.'lik bir mesafe alabildikleri gözlenmiştir.&lt;br /&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Afrika'da ve Avustralya'da uçar sincap yoktur. Afrika kuyruğu pullu uçar sincabı (Afrika pullu kuyruklu sincabı)  aslında sincap değildir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2590759497689567732?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2590759497689567732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2590759497689567732' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2590759497689567732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2590759497689567732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-pullu-kuyruklu-sincab.html' title='Afrika pullu kuyruklu sincabı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-2885562248324810022</id><published>2007-10-15T17:54:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T19:00:16.202-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sürüngenler'/><title type='text'>Afrika Kobrası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/159fc2051/SARI_KOBRA.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/159fc2051/SARI_KOBRA.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Afrika’nın Kap bölgesinde bulunan  sarı kobra  (Naja nivea) tükürmeyen kobralardandır. Bu nispeten ufak tür, grubun öbür üyelerinden daha ilkel yapılıdır.&lt;br /&gt;Afrika yağmur ormanlarında yaşayan  kara  dudaklı kobra  (Naja melanoleuca) 240 santimi bulan uzunluğuyle iri türlerden biridir. Aynı ormanlık bölgeler, her ikisi de çoğunlukla ağaçcıl olan başka iki kobranın:  Pseudohaje goldi  ile  Pseudohaje nigara  nın yurdudur. Afrika kobraları da Asyalı akrabaları gibi   daha   sok   küçük   hayvanlarlaNaja nivea kara kobra&lt;br /&gt;beslenir ve en çok kurbağalarla kara kurbağalarına rağbet ederler.&lt;br /&gt;Afrika göllerinden bazılarında rastlanan  su kobraları  (Boulengerina annulata), öbürlerinden farklı olarak, balıkla beslenirler. Bunlar, 180 santim, hatta daha uzun olabilen orta kalınlıkta, yılanlardır. Grimsi zemin üzerinde siyah enine yollarıyle Güney Amerika’nın zararsız bir su yılanına (Cyclagras gigas) şaşılacak derecede benzerler.&lt;br /&gt;Tüküren Kobra (Naja nigricollis) de çok tehlikeli bir yılandır. 210 santim uzunluğunda olanları enderse de, zehri püskürtmek kabiliyeti sayesinde yeter derecede tehlikedir. Tabiat bilgini Pitman, Tanganyika’da on ikiden yirmi defaya kadar kısa aralıklarla zehir tükürenine rastlamıştı. Bu kobra, iriliğiyle orantılı olarak zehirini 180 - 360 santim uzağa püskürtebilir. Afrika’nın bazı kısımlarında dolaşmaya çıkan köpekler, bir kara boyunlu kobra ile karşılaşmak sonucunda kısmen kör olarak evlerine dönerler. Göze püskürülen zehiri sütle yıkamak en iyi çaredir. Su veya tahriş etmeyen herhangi bir sıvı da aynı işi görürse de, süt arayı daha iyi alır.&lt;br /&gt;Kara - boyunlu kobra, Afrika’da özellikle Büyük Sahra’nın güneyinde ve yağmur ormanlarının dışında yaygındır. Fakat Kap bölgesinde hiç yoktur. Bu tür Batı Afrika’da bazen zifir gibi siyah olur. Doğudaki alttürlerinden biri, boynunun arkasındaki siyah yolun dışında kremit kırmızısı rengindedir. Aynı türden arduaz,grisi desenlerle süslü kobra’ lar daha yaygındır, bununla beraber Angola’da bir tanesi, vücudu boyunca peş peşe siyah ve kırmızı halkalarla süslüdür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-2885562248324810022?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/2885562248324810022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=2885562248324810022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2885562248324810022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/2885562248324810022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-kobras.html' title='Afrika Kobrası'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-3449554534087661816</id><published>2007-10-15T17:45:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:48:10.830-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><title type='text'>Afrika fili</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/bfc871954/loxodonta_africana57.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/bfc871954/loxodonta_africana57.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Afrika fili daha siyahımsı rengi, daha iri kulakları ve daha ziyade yuvarlanmış ve meyilli ahuyla Asya türünden ayrılır. Başka bir fark da, Afrika tipinde sırtıa en yüksek yerinin omuzlar oluşudur. Asya fili?nde aksine sırtm omuz bölgesinde bir oyukluk vardır. Elephantidae ailesinden bugün kala kala bu iki tip kalmıştır.&lt;br /&gt;Afrika filinin tercih ettiği bölgeler, kendinden biraz boylu sık ve gölgesiz çalılıklardır. Fakat dağ ormanlarında, yüksek otlu ovalarda, bambu ormanlarında ve kamışlı bataklıklarda da gezer. Muazzam cüssesine ve ağırlığına rağmen, çalıların arasında dolaşırken öbür hayvanlar kadar sessizdir.&lt;br /&gt;Bir tabiat bilgini ile beraberindeki kafile bir keresinde muazzam bir erkek Afrika fili?nin izlerini takip ederken, hayvanın kırmızı tozlara bulanmış dev vücudunu sadece 20-25 metre ilerilerinde görmüşlerdi. Hortumunu ileriye uzatmış, koku almak için bunu hafifçe sallayıp duruyordu. Derken çalıların arasında o kadar sessizce gözden kayboldu ki, tabiat bilgini ile beraberindekiler bir an gözlerinden şüphe ettiler.&lt;br /&gt;Fakat sonradan karşılaştıkları izlerden, Afrika fili?nin, kendisini rahatsız edenlerin kimler olduğunu görmek için etraflarında daire çevirdiğini, hele bir keresinde 3 metre yakınlarına kadar gelmiş olduğunu gördüler. İstemiş olsaydı, bütün kafiledekileri kolayca öldürebilirdi.&lt;br /&gt;Afrika filinin muazzam, kulakları hayvana yelpaze vazifesi görür ve hele günün sıcak saatlerinde, havayı devrettirmek için devamlı hareket halinde bulunur. Her kulak 100-105 santim enindedir. İri erkek fillerin kulakları 120 santimden enli ve 150 santim uzunluğundadır. Fil, kulaklarını iki yana açtığı zaman, bunların iki dış kenarı arasındaki uzaklık 3 metreyi bulur.&lt;br /&gt;İri erkeklerde 250 santim olabilen hortumun ucunda, parmağımsı iki çıkıntı bulunur. Arka ayaklarında üçer, ön ayaklarında beşer parmak olmakla beraber, bu parmakların sadece geniş tırnakları göze görünür. 140 -150 santim uzunluğunda olabilen kuyruğun ucunda 37 - 38 santim. lik bir kıl kümesi dikkati çeker. Ağzını dışına uzanan kesici dişler hem erkek, hem de dişi Afrika fillerinde vardır. Bu dişler dişilerde genellikle daha ufak ve daha ince iseler de, bazı dişi Afrika fili kesici dişlerinin 180 santim uzunluğunda olduğu görülmüştür. Şimdiye kadar rastlanan bu tip en büyük diş 3 metreden uzundu ve 113 Kg. idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Dışa uzanan dört kesici dişi olan filler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Belçika Kongosu'nun en uzak ormanlarmdaki yerliler bundan yıllar önce ağzın dışına uzanan iki çift kesici dişi olan filler hakkında hikâyeler anlatmaktaydılar. Bazı acık fikirli bilginler o tarihlerde bu gibi yaratıklar olabileceğini ve tükenmiş sayılan mastodon?ların soyundan olmalarının mümkün bulunduğunu ileri sürdüler.Yapılan araştırmalarda bu gibi bir hayvan bulunamadığından, hikâyeler, yerli fokloru olarak damgalanarak unutulmaya yüz tuttu.&lt;br /&gt;Fakat &lt;i&gt;&lt;b&gt;dört kesici dişli fil&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;  ler masal değildir. Böyle bir hayvan ortalama yirmi yılda bir vurulmakta veya ölü olarak bulunmaktadır. Belçika'daki Kongo Müzesi'yle New York?taki Kâşifler Kulübü'nde dört kesici dişli birer fil kafatası vardır. Fakat bu fillerin, aynı bölgede yaşayan öbür fillerden, fazladan bir çift kesici dişlerinin bulunması dışında hemen hemen, hiç bir ayrılıkları yoktur.&lt;br /&gt;Dinlenme ve hareket halindeki filler: Afrika fili olgunlaştığı zaman öldüğü ana kadar yere yatmaz. İster inanın, ister inanmayın, hayatının son otuz veya kırk yılında ayakta uyur. Ayakta dinlenebilmesinde, bacaklarının sütun yapılı olmasının büyük rolü vardır.&lt;br /&gt;Genç filler, ender olarak da bazı yetişkin olanlar, yan yatarak uyurlar. Yavru filin yatması kolaydır, fakat büyüyüp ağırlaştıkça, koca cüsseyi yere kadar indirmek, sonra da kaldırmak gitgide zorlaşır. Hayvan yatacağı vakit, ön bacaklarını dirseklerinden itibaren öne, arka bacaklarını da dizlerinden itibaren arkaya büker, sonra da kendini yanı üzerine bırakarak yere uzanır. (Filin yüksekliğinin, ön ayağı çevresinin iki misli olduğu hesaplanmıştır.)&lt;br /&gt;Fil genel olarak ayaklarını sürüyerek hızlı hızlı yürür. Hızı çoğu zaman saatte 10 -12 kilometredir. Fakat hiddetlendiği zaman saatte 40 kilometre hızla saldırıya geçer. Normal olarak daracık bir hendeğin dahi üzerinden atlayamaz. Koca vücut önde ve arkada her an bir desteğe ihtiyaç gösterir. Ama saldırı halindeki bir erkek filin bir keresinde geniş bir hendeği atlayarak geçtiği görülmüştü. Bununla beraber hayvan bundan sonra epey zaman topallamıştı.&lt;br /&gt;Filler ornianlarda ve dağlarda en iyi yollan bilir ve takip ederler. Afrika'daki yolların çoğu bugün fillerin açtığı patikaların üzerindedir. Bu hayvanlar dik yamaçları tırmanabilir, bu gibi yamaçlardan aşağı kayabilir ve uçurumların kenarlarındaki 90 santimlik dar pervazlardan yürüyerek geçebilir. Dik yerlerde köklere ve dallara hortumlarıyla sarılarak kendilerini yukarıya çekebilirler.&lt;br /&gt;Filler sakin sakin dururken, görünüşe bakılırsa, sindirim sistemlerinin eseri olan gök gürültüsüne benzer bir ses çıkarırlar. Bu ses 400 metre uzaktan duyulur. Fakat fil yakınlarda bir düşmanın varlığını sezerse, yerini belli etmemek için bu sesi derhal durdurur.&lt;br /&gt;Afrika filleri yıkanmayı sever, fakat içtikleri suya dikkat ederler. Bir tabiat bilgini Kenya'daki bazı fillerin uzak yoldan gelerek kuru air akarsu yatağının kumundan delikler açtıklarına ve buldukları temiz suyu içtiklerine dikkat etmişti. Aynı filler yolları üzerindeki bir nehrin çikolata renkli suyunun yüzüne bile bakmamışlardı. Nehir yatağındaki 60 santimlik çukuru fildişleriyle kazmazlar. Kumu ön ayaklarıyla eğeler ve çıkan döküntüyle çakılları etrafa savururlar.&lt;br /&gt;Afrika fili Hintli akrabasından daha geçimsiz, fakat onun kadar zekidir. Gelgelelim daha bağımsız tabiatına rağmen, o da eveilleştirilerek araziyi temizleme ve buna benzer çiftlik işlerinde çalıştırılabilir. Çalı fili, eskiden bütün Afrika kıtasında çok yaygındı ve ovalarla ormanlardan 3 000 metrelik dağlara kadar her türlü araziye rağbet ederdi. Bilinen üç alt türü Ekvator Afrikası'nın bazı bölgelerinde hâlâ boldur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-3449554534087661816?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/3449554534087661816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=3449554534087661816' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3449554534087661816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/3449554534087661816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-fili.html' title='Afrika fili'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-8042044178739078133</id><published>2007-10-15T17:33:00.001-07:00</published><updated>2007-10-15T17:38:08.560-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuşlar'/><title type='text'>Afrika devekuşu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/830581913/struthio.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/830581913/struthio.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Afrika devekuşu (Struthio camelus) günümüzdeki kuşların en irisi ve karinasızlarm en iyi tanınanıdır. Afrika devekuşu arslanlar ve "çita'lar gibi iri memelilerin pusuda bekledikleri bir memlekette yaşayan tek iri uçamayan kuştur. Gayet keskin gözleri olan 210-250 santim boyundaki Afrika devekuşu, genellikle bütün düşmanlarından    kaçıp   kurtulabilir.    Tam hızla   koştuğu   zaman,   adımlarının&lt;br /&gt;uzunluğu 350-450 santimdir, böylece Afrika ovalarında düşmanlarının çoğunu geride bırakır. Hızı saatte 60-65 kilometre tahmin edilmektedir.&lt;br /&gt;Çoğumuz, bir tehlikeyle karşılaşan Afrika devekuşu'nun başını kumun içine gömdüğünü duymuşuzdur. Bunun gerçekle ilgisi yoktur. Afrika devekuşu aksine bir köşeye kıstırıldığı veya yaralandığı vakit, feci tekmeler atar. Beri yandan Afrika devekuşları, ayaklarının ikişer parmaklı olması bakımından bütün öbür kuşlardan ayrılırlar.&lt;br /&gt;Afrika devekuşu'nun bu kıtanın ovalarındaki hayatının garip bir özelliği, Zehra'larla gnu'ların çok kere bu iri kuşlarla bir arada dolaşmasıdır. Buna akla yakın bir izah şekli bulunmuştur: Afrika devekuşu, boyunun uzunluğu ve gözlerinin keskiliği  sayesinde tâ  uzaklardaki  bir&lt;br /&gt;tehlikeyi farkeder, zebralarla gnu' lar da bu sayede kendi çabalarıyla ulaşamayacakları bir güvenliğe kavuşurlar. Bundan ötürü Afrika devekuşu birdenbire kaçmaya başlar, «arkadaşları» da onu taklit ederler. Afrika devekuşu'nun yurdu Afrika'nın bütün kurak ve kumluk bölgeleridir. Bir zamanlar Suriye ile Arabistan'da da yaşardı. Bilginler Moğolistan ile Çin'de bile fosilleşmiş devekuşları ile yumurtalarına rastlamışlardır, fakat bunların, medeniyetten önce, yani Milâttan Önce 5 000 sıralarında dölü tükenmişti. Devekuşunun, geçmiş jeolojik çağların birinde var olan kara köprüsü yoluyla Amerika'ya geçtiğine işaret eden hiç bir delil yoktur. Güney Amerika devekuşu veya öbür adıyla rea, tabiat bilginlerinin «Struthionidae» ailesine kattıkları Afrika devekuşu ile pek yakın akraba değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika devekuşları'nın irileri 150 kiloya yakın ağırlıktadırlar. Kabarık siyah ve beyaz tüyleri bir zamanlar terzilikte çok aranılan bir süstü. Dişinin erkeğe kıyasla daha donuk ve daha kahvemsi bir rengi vardır, aynı zamanda erkeğinden daha ufaktır. Erkek Afrika devekuşu, arslanın boğuk kükremesine benzetilen derin bir ses çıkarır. Bu esnada boynundaki gevşek deri hayvanın basıncıyla, genişler.&lt;br /&gt;Afrika devekuşu'nun yiyeceği, başlıca bitkisel maddeler olmak üzere, yenilebilir hemen her şeyi içine alır. Afrika devekuşu'nun yuttuğu kırık taş parçalarının, katı veya taşlık denilen ikinci midesinin çalışmasına yardımcı olan öğütücü bir tesiri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt;Afrika devekuşlarının üremesi&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika devekuşları yuva yapımı mevsiminin başlarında çiftleşirler, erkek burada yerde pençeleriyle yuvamsı bir delik açar. Özellikle esaret hayatında birkaç dişi Afrika devekuşu'nun bazen bir tek erkekle çiftleşerek yumurtalarını aynı yuvaya yumurtladıkları görülür. Fakat hepsinin kuluçkaya oturmak istemesi sebebiyle dişilerin arasında kavga çıktığından, Afrika devekuşlarında çok eşlilik genellikle iyi sonuç vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişi Afrika devekuşu her biri yaklaşık olarak 1 200 -1500 gram ağırlığında on beş kadar sarımsı beyaz yumurta yumurtlar. Dişinin gündüzleri, erkeğin ise geceleri kuluçkaya oturması şartıyla, yavrular altı haftada yumurtadan çıkarlar. Bu çevik ve vaktinden önce gelişmiş civcivler dikenli tüylerle kaplı olduklarından oklu kirpiye benzerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;blockquote&gt;Tüyleri hem güzel, hem de kazançlıdır:&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika devekuşu tüylerine binlerce yıldan beri süs olarak değer verilmiştir. Ne gariptir ki bu tüyler ancak yakın tarihlerde erkekler yerine kadınlara süs vazifesi görmeye başlamıştır. Özellikle 19'uneu yüzyılda Afrika devekuşu tüyüne talep o kadar artmıştı ki, kuş çok geçmeden soyunun tükenmesi tehlikesiyle karşılaşmıştı. 1909*da yola çıkarılan1 yirmi tonluk bir devekuşu tüyü yükünün değeri beş milyon lira olarak hesaplanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahtan, devekusları'nm esaret hayatında uysal olduklarının ve çabuk ürediklerinin yüz yıl kadar önce Afrika'daki İngiliz sömürgecileri tarafından keşfedilmesiyle hesapsız katliam, yerini bu kuşların evcilleştirilmesine bıraktı. Tüyler dev kuşa zarar vermeden koparılabilmekte, çok geçmeden de yerlerine yenileri yetişmektedir. Fakat bir süre sonra devekuşu tüyü modasının geçmesiyle devekuşu çiftliği sahipleri iflâsa sürüklenmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika devekuşu'mm geniş çapta öldürülmesine daima tüylerinin sebep olmadığını da burada belirtelim. Meselâ Roma imparatorlarından biri bir ziyafette misafirlerine altı yüz devekuşunun beyinlerini ikram etmek gibi garip bir fikre kapılmıştı. Afrika devekuşları normal şartlar altında oldukça uzun ömürlüdürler. Bu konuda güvenilir rakamlar yoksa da, bazı otoriteler, yetmiş yaşma kadar yaşamış Afrika devekuşları olduğunu ileri sürmektedirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-8042044178739078133?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/8042044178739078133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=8042044178739078133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8042044178739078133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8042044178739078133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-devekuu.html' title='Afrika devekuşu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-5498923264216319184</id><published>2007-10-15T17:24:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:28:36.881-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='av'/><title type='text'>Afrika dağ keçisi</title><content type='html'>Uçurumlarla bezenmiş kayalık yurdundaki çevikliği kaya antilopu'na, Afrika dağ keçisi adını kazandırmıştır. 25 kuruş büyüklüğünde bir kaya çıkıntısı bile ayağına tutamak olabilir. Hele heyecanlı olduğu zamanlar, hemen hemen dikey yarlardan lâstik bir top gibi yukarı fırlayabilir.&lt;br /&gt;İkisi, üçü, bazen de sekizi bir arada görüldüğü halde, kaya antilopları pek o kadar arkadaş canlısı hayvanlar değildir. Çalıların yapraklarıyla sürgünleri yemek ve otlamak suretiyle beslenirler. &lt;p&gt;Bu derli toplu hayvan omuz hizasında aşağı yukarı 50 santim boyundadır.Erkeklerinin boynuzları köklerine yakın halkalıdır. Baştan hemen hemen dikey olarak yükselip hafifçe öne doğru eğilirler. Dişiler genellikle boynuzsuzdur. Kaya antilopu'nun silindir biçimindeki iri toynakları, öbür antilop'larınkinden çok, dağ keçilerininkilere benzer. Tüyleri uzun ve çabuk kırılır cinsten olup geyiklerinkine benzer özlü bir yapısı vardır. Kaya antilopu'nun genel rengi sarıyla beneklenmiş sarımsı. kahvedir. Atlama kabiliyetini göstermeye meraklı, oynak bir hayvan olan kaya antilopu mükemmel bir evcil hayvan olabilir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-5498923264216319184?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/5498923264216319184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=5498923264216319184' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5498923264216319184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/5498923264216319184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-da-keisi.html' title='Afrika dağ keçisi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-7010396522383724277</id><published>2007-10-15T17:17:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:23:30.482-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='av'/><title type='text'>Afrika çalı domuzu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/0a1151950/sui009.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/0a1151950/sui009.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Afrika çalı domuzu  (Potamochoerus porcus), ihtiyatlı, fakat aynı zamanda hiddetli ve yılmaz bir hayvandır. Geceleri hareket halinde olduğu için, insanlara pek gözükmez. Sık çalılık veya ormanlık bölgelerde yaşar.&lt;br /&gt;Güney Afrika Boer'leri bu hayvana «çalı domuzu» anlamına gelen «Bosehvark» derler. Çalı domuzu postunun rengi kızıl kahverengi ile koyu gri veya siyah arasında oynar. Yüzü uzun ve perçemli kulaklarla çevrilidir.   Yüzünde   ayrıca,   kemik üzerinde yetişmiş iki çift kıkırdağımsı siğil dikkati çeker. İri olan çift, öbür domuzlarmkiler gibi çipil ve çukura kaçmış gözlerinin önünde, ufak olan çift ise bunların arkasındadır.&lt;br /&gt;Afrika çalı domuzu, Büyük Sahra' nın güneyinde yaşar. Omuz hizasında boyu ortalama 60 santim, ağırlığı 100 kilo kadardır. Madagaskar'daki bir akrabası, bu çift tırnaklı toynaklı memeliler grubunun bu adadaki tek üyesidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-7010396522383724277?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/7010396522383724277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=7010396522383724277' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7010396522383724277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/7010396522383724277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-al-domuzu.html' title='Afrika çalı domuzu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-6792153510199998384</id><published>2007-10-15T17:16:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:17:13.227-07:00</updated><title type='text'>Afrika Ağaç Sincabı</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Afrika Ağaç Sincapları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın üçüncü büyük kıtası. Bütün karaların beşte biri büyüklüğündedir. Kuzeyde Akdeniz, batıda Atlas Okyanusu, güneyde ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Kızıldeniz’le çevrilidir. Avrupa’dan Cebelitarık boğazı ile ayrılır. Kıyıları fazla girintili çıkıntılı olmayıp, toplam uzunluğu 30.500 km, yüzölçümü 30.319.000 km2dir. Kuzey-güney doğrultusunda 8000 km uzunluğunda, doğu-batı doğrultusunda 7400 km genişliğindedir.&lt;br /&gt;Afrika kıtasının da kendine mahsus ağaç sincapları vardır. Bütün kıtaya yayılmış olan bu hayvanların irileri ve minikleri bulunur. Bazılarının kürkü çizgilerle süslü ise de, ekserisi kızıl, gri ve koyu sarı gösterişsiz renklerdedir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-6792153510199998384?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/6792153510199998384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=6792153510199998384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6792153510199998384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/6792153510199998384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/afrika-aa-sincab.html' title='Afrika Ağaç Sincabı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-8491744988569961124</id><published>2007-10-15T16:50:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:08:05.688-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boynuzlular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memeliler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='av'/><title type='text'>Addakslar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/88df01952/addakskopia.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/88df01952/addakskopia.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Addaks (Addax nasomaculatus), Kuzey Afrika ile Mısır Sudanı çöllerinin yerlisidir. Bu dikkate değer antilop aylarca su içmeden yaşayabilir. Rengi de mevsimine göre değişir, kum sarısı veya kahvemsi gri iken kızılımsı kahveye döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Addaks, görünüş itibariyle oryx lere çok benzerse de, boynuzlarıyla ayakları farklıdır. Erkeklerinin de, dişilerinin de kavisi boyunca yaklaşık olarak 100 santim uzunluğunda boynuzları vardır. Fakat bu boynuzlar dişilerde daha ince ve daha az helezon kıvrımlıdır. Enli ve yaygın ayakları bu antilop'un kumların üzerinde dengesini sağlamasına yardım eder. Addaks'lar çift olarak veya küçük sürüler halinde toplanır ve çöllerde kısa yeşilliklerin yeşermesine sebep olan gök gürültülü yağmurların arkası sıra yolculuk ederler. İrice bir hayvan sayılan addaks da, beyaz oryx gibi Araplar tarafından çok avlanır. Omuz hizasında boyu 100 santimi geçer. Alnında siyah tüylerden meydana gelmiş iri bir leke, bunun altında da burnunun üzerinde beyaz bir çizgi göze çarpar. Kaba etleri, kuyruğu ve bacakları beyazdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-8491744988569961124?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/8491744988569961124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=8491744988569961124' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8491744988569961124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8491744988569961124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/addakslar.html' title='Addakslar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-323652494678832478</id><published>2007-10-15T03:19:00.001-07:00</published><updated>2007-10-15T03:21:47.931-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz canlıları'/><title type='text'>Acı balık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.wallpaperst.net/view_image/08843558/40000855.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.wallpaperst.net/view_thumb/08843558/40000855.JPG" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Acı balık (Rhodeus Amarus), 8 santimlik uzunluğuyle sazangillerin cücesidir. Orta ve Doğu Avrupa’yla memleketimiz tatlı sularında yaşar. Bu türün ilginçliği düğün kıyafeti ile olağanüstü üreme metodundadır. Erkekler yumurta dökümü mevsiminde pembe ve mor tonlara bürünürler, dişilerde ise, yumurtalarım tatlı su midyelerinin solungaçları araşma dökmelerini mümkün kılan bir yumurta borusu uzar. Erkek de spermaların aynı yere döker, böylece döllenme midyenin iğinde olagelir. Yumurtalar bu kuluçka makinesinin içinde çatladıktan sonra yavrular birkaç gün daha bu emin köşede barınırlar.&lt;br /&gt;Asya’da da acı balık’a benzer balıkların birkaç türü vardır. Bunların üçü, dördü Japonya’dadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-323652494678832478?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/323652494678832478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=323652494678832478' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/323652494678832478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/323652494678832478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/ac-balk.html' title='Acı balık'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4299647317313157816.post-8241012238561986462</id><published>2007-10-15T03:01:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T03:09:27.091-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvanlar'/><title type='text'>Hayvan Listesi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Hayvan Ansiklopedisi bloğumuzda aşağıda listelenen hayvanlar hakkında bilgiler bulabilirsiniz. Sol sütundaki  menüde kategorilerden harf seçerek alfabetik listelere ulaşabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;table&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr valign="top"&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;Acı  balık &lt;br /&gt;Addaks &lt;br /&gt;Afrika Ağaç Sincabı &lt;br /&gt;Afrika çalı domuzu &lt;br /&gt;Afrika dağ keçisi &lt;br /&gt;Afrika deve kuşu &lt;br /&gt;Afrika  fili &lt;br /&gt;Afrika kamış faresi &lt;br /&gt;Afrika   kobrası &lt;br /&gt;Afrika pullu kuyruklu sincabı &lt;br /&gt;Afrika rebap kuyruklu bal guguğu &lt;br /&gt;Afrika  su  mandası &lt;br /&gt;Afrika  su  soreksi &lt;br /&gt;Afrika  taçlı   turnası &lt;br /&gt;Afrika tavuğu &lt;br /&gt;Afrika yaban domuzu &lt;br /&gt;Afrika yer domuzu &lt;br /&gt;Ağama &lt;br /&gt;Ağaç beyaz kelebeği &lt;br /&gt;Ağaç damanı &lt;br /&gt;Ağaç-hoplar &lt;br /&gt;Ağaç  incir  kuşu &lt;br /&gt;Ağaç kabuğu kınkanatlısı &lt;br /&gt;Ağaç kangurusu &lt;br /&gt;Ağaç kara sağanı &lt;br /&gt;Ağaç kırlangıcı &lt;br /&gt;Ağaç-kurbağası &lt;br /&gt;Ağaç samuru &lt;br /&gt;Ağaç  sansarı &lt;br /&gt;Ağaç semenderi &lt;br /&gt;Ağaç sıçanı &lt;br /&gt;Ağaç sincabı &lt;br /&gt;Ağaç soreksi &lt;br /&gt;Ağaçkakan &lt;br /&gt;Ağır lori &lt;br /&gt;Ağlayan kuş &lt;br /&gt;Ağustos böceği &lt;br /&gt;Aguti &lt;br /&gt;Ahtapot &lt;br /&gt;Ak kuyruklu deniz kartalı &lt;br /&gt;Ak kuyruksallayan &lt;br /&gt;Akbaba &lt;br /&gt;Akbaba kralı &lt;br /&gt;Akbalıkçıl &lt;br /&gt;Akciğerli   balık &lt;br /&gt;Akciğerli  barramunda &lt;br /&gt;Akciğersiz semender &lt;br /&gt;Akrep &lt;br /&gt;Akrep sineği &lt;br /&gt;Aksam  tavus  kelebeği &lt;br /&gt;Akya &lt;br /&gt;Al  renkli ibiş &lt;br /&gt;Alabalık &lt;br /&gt;Alaca  ağaçkakan &lt;br /&gt;Alaca baykuş &lt;br /&gt;Alageyik &lt;br /&gt;Alaycı  kuş &lt;br /&gt;Albatros &lt;br /&gt;Alev sincabı &lt;br /&gt;Alk &lt;br /&gt;AHigator &lt;br /&gt;Alligator  kapan-kaplumbağa &lt;br /&gt;Alman hamam böceği &lt;br /&gt;Alpaka &lt;br /&gt;Altı benekli yeşil  kaplan böceği &lt;br /&gt;Altın-baş kefal &lt;br /&gt;Altın  baykuş  kelebek &lt;br /&gt;Altın böceği &lt;br /&gt;Altın çizgili kısa-kanatlı kınkanatlı &lt;br /&gt;Altın köstebek &lt;br /&gt;Altın-yeşil  yer  kınkanatlısı &lt;br /&gt;Altıyarıklıgiller &lt;br /&gt;Aluata &lt;br /&gt;Ambrosia kınkanatlısı &lt;br /&gt;Amerika anolu &lt;br /&gt;Amerika antilobu &lt;br /&gt;Amerika ardıcı &lt;br /&gt;Amerika  bakır  kelebeği &lt;br /&gt;Amerika bıldırcını &lt;br /&gt;Amerika  bizonu &lt;br /&gt;Amerika devekuşu &lt;br /&gt;Amerika  hasat  sıçanı &lt;br /&gt;Amerika ıstakozu &lt;br /&gt;Amerika  kara ayısı &lt;br /&gt;Amerika  kara  makas-gagalısı &lt;br /&gt;Amerika  kerevidesi &lt;br /&gt;Amerika kertenkelesi &lt;br /&gt;Amerika   kılıçgagalısr.   362 &lt;br /&gt;Amerika kısa kuyruklu soreksi &lt;br /&gt;Amerika kuğu kuşu &lt;br /&gt;Amerika  öküz  kurbağası &lt;br /&gt;Amerika piresi &lt;br /&gt;Amerika   porsuğu &lt;br /&gt;Amerika  sarıasmagilleri &lt;br /&gt;Amerika  tavşanı &lt;br /&gt;Amerika turnası &lt;br /&gt;Amerika yaprak burunlu yarasası &lt;br /&gt;Amerika yaprak dudaklı yarasası &lt;br /&gt;Amerika  yılan  kuşu &lt;br /&gt;Amfibyumlar &lt;br /&gt;Amfipod &lt;br /&gt;Amip &lt;br /&gt;Anakonda &lt;br /&gt;And geyiği &lt;br /&gt;And kara  ayısı &lt;br /&gt;Anhima &lt;br /&gt;Ani &lt;br /&gt;Antartika  kurdu &lt;br /&gt;Antilop &lt;br /&gt;Arap böcek &lt;br /&gt;Arap bülbülü &lt;br /&gt;Arap  tavşanı &lt;br /&gt;Arapayma &lt;br /&gt;Ardıç kuşu &lt;br /&gt;Argas &lt;br /&gt;Argonot &lt;br /&gt;Argus sülünü &lt;br /&gt;Argus  tavusu &lt;br /&gt;Arı &lt;br /&gt;Arı biti &lt;br /&gt;Arı  kolibri &lt;br /&gt;Arı   kuşu &lt;br /&gt;Arı  sineği &lt;br /&gt;Arpia  kartalı &lt;br /&gt;Arslan &lt;br /&gt;Arslan  maymunu &lt;br /&gt;Asalak  larvalı  sinek &lt;br /&gt;Asalak yırtıcı   martı &lt;br /&gt;Asellus &lt;br /&gt;Asma biti &lt;br /&gt;Astragan koyunu &lt;br /&gt;Asya ada tavşanı &lt;br /&gt;Asya  fili &lt;br /&gt;Asya yaban  atı &lt;br /&gt;Asya yaban domuzu &lt;br /&gt;At &lt;br /&gt;At biti sineği &lt;br /&gt;At nalı yarssast &lt;br /&gt;At nalı yengeç &lt;br /&gt;At sineği &lt;br /&gt;Ateş böceği &lt;br /&gt;Ateş böceği &lt;br /&gt;Ateş böceği balığı &lt;br /&gt;Ateşli tırtıl avcısı &lt;br /&gt;Atlantik deniz papağanı &lt;br /&gt;Atlantik  dört-kanatlı   uçar balığı &lt;br /&gt;Atlantik iğne balığı &lt;br /&gt;Atlantik  mersin  balığı &lt;br /&gt;Atlantik morina balığı &lt;br /&gt;Atlantik yelken balığı &lt;br /&gt;Atlas  kelebeği &lt;br /&gt;Atmaca &lt;br /&gt;Atmaca kelebeği &lt;br /&gt;Avcı  gelincik &lt;br /&gt;Avrasya ada tavşanı &lt;br /&gt;Avrasya boz ayısı &lt;br /&gt;Avrasya porsuğu &lt;br /&gt;Avrasya yaban domuzu &lt;br /&gt;Avrupa ada tavşanı &lt;br /&gt;Avrupa  adi  köstebeği &lt;br /&gt;Avrupa  ateş böceği &lt;br /&gt;Avrupa atmacası &lt;br /&gt;Avrupa bizoni &lt;br /&gt;Avrupa çam sincabı &lt;br /&gt;Avrupa engereği &lt;br /&gt;Avrupa hamsteri &lt;br /&gt;Avrupa keseli cep faresi &lt;br /&gt;Avrupa   kılıçgagalısı &lt;br /&gt;Avrupa peygamber devesi &lt;br /&gt;Avrupa soreksi &lt;br /&gt;Avrupa su yılanı &lt;br /&gt;Avrupa yaban domuzu &lt;br /&gt;Avrupa yaban kedisi &lt;br /&gt;Avustralya balcıgilleri &lt;br /&gt;Avustralya  güler eşeği &lt;br /&gt;Avustralya kara kuğu kuşu &lt;br /&gt;Avustralya  kasap  kuşu &lt;br /&gt;Avustralya keseli memelileri &lt;br /&gt;Avustralya kuskusu &lt;br /&gt;Avustralya misk faresi &lt;br /&gt;Ay-ay &lt;br /&gt;Ay ayısı &lt;br /&gt;Ay balığı &lt;br /&gt;Ayekçıklt balık &lt;br /&gt;Aybalığıgiller &lt;br /&gt;Ayı &lt;br /&gt;Ayı   balığı &lt;br /&gt;Aylandos  kelebeği &lt;br /&gt;     B &lt;br /&gt;Babirussa &lt;br /&gt;Babuin &lt;br /&gt;Bahçe Örümceği &lt;br /&gt;Bahçe yer kınkanatlısı &lt;br /&gt;Bahçıvan çardak kuşu &lt;br /&gt;Bakır-kafalı çukur engereği &lt;br /&gt;Bakır kelebeği &lt;br /&gt;Baklavalı çıngıraklı yılan &lt;br /&gt;Bal  arısı &lt;br /&gt;Bal guguğu &lt;br /&gt;Bal  possumu &lt;br /&gt;Balaban kuşu &lt;br /&gt;Balan &lt;br /&gt;Balçık balığı &lt;br /&gt;Balık  kartalı &lt;br /&gt;Balık  yiyen fare &lt;br /&gt;Balık yiyen yarasa &lt;br /&gt;Balıkçı  sansar &lt;br /&gt;Balıkçıl &lt;br /&gt;Balıklar &lt;br /&gt;Balina &lt;br /&gt;Balina  balıkları &lt;br /&gt;Balina başlı leylek &lt;br /&gt;Balina köpekbalığı &lt;br /&gt;Baltimor kuşu &lt;br /&gt;Bambu faresi &lt;br /&gt;Bandikut &lt;br /&gt;Bandikut fare &lt;br /&gt;Bantang &lt;br /&gt;Banteng &lt;br /&gt;Barasingha &lt;br /&gt;Barbunya balığı &lt;br /&gt;Barlam &lt;br /&gt;Barremunda &lt;br /&gt;Baş biti &lt;br /&gt;Başlıklı maymun &lt;br /&gt;Baştankara &lt;br /&gt;Bataklık baykuşu &lt;br /&gt;Bataklık  çulluğu &lt;br /&gt;Bataklık faresi &lt;br /&gt;Bataklık geyiği &lt;br /&gt;Bataklık kırlangıcı &lt;br /&gt;Bataklık kuşu &lt;br /&gt;Bataklık ördeği &lt;br /&gt;Bataklık  sıçanı &lt;br /&gt;Batı Afrika ağaç pangolini &lt;br /&gt;Batı Atlantik deniz atı &lt;br /&gt;Batı çayır kuşu &lt;br /&gt;Batı gri sincabı &lt;br /&gt;Batı  kobu &lt;br /&gt;Batı  turu &lt;br /&gt;Baykuş &lt;br /&gt;Baykuş kelebeği &lt;br /&gt;Baykuş  kırlangıcı &lt;br /&gt;Baykuş papağanı &lt;br /&gt;Bayrak balığı &lt;br /&gt;Beau-Gregory &lt;br /&gt;Beira antilobu &lt;br /&gt;Beluga   (balina) &lt;br /&gt;Beluga  (morina) &lt;br /&gt;Benekli cüce geyik &lt;br /&gt;Benekli çulluk &lt;br /&gt;Benekli geyik &lt;br /&gt;Benekli kırkayak &lt;br /&gt;Benekli kırlangıç balığı &lt;br /&gt;Benekli kuskus &lt;br /&gt;Benekli  levrek &lt;br /&gt;Berber  balığı &lt;br /&gt;Berberistan maymunu &lt;br /&gt;Beyaz ayaklı  kerevides &lt;br /&gt;Beyaz ayaklı  sıçan &lt;br /&gt;Beyaz balina &lt;br /&gt;Beyaz baykuş &lt;br /&gt;Beyaz dişli misk soreksi &lt;br /&gt;Beyaz dudaksı pekasi &lt;br /&gt;Beyaz gergedan &lt;br /&gt;Beyaz göğüslü  guanay &lt;br /&gt;Beyaz göğüslü sıvacı kuşu &lt;br /&gt;Beyaz gözlügiller &lt;br /&gt;Beyaz ibiş &lt;br /&gt;Beyaz karınca &lt;br /&gt;Beyaz kelebek &lt;br /&gt;Beyaz kuyruklu  tavşan &lt;br /&gt;Beyaz leylek &lt;br /&gt;Beyaz pelikan &lt;br /&gt;Beyaz şeritli  keseli porsuk &lt;br /&gt;Beyaz yanlı  tavşan &lt;br /&gt;Beyaz yarasa &lt;br /&gt;Beyaz-yollu  sfenks &lt;br /&gt;Beyaz yunus &lt;br /&gt;Beyaz-yüzlü eşek arısı &lt;br /&gt;Bıldırcın &lt;br /&gt;Bıyıklı balık &lt;br /&gt;Birgözeliler &lt;br /&gt;Bit arslanı &lt;br /&gt;Bitki biti &lt;br /&gt;Böcekçiller &lt;br /&gt;Boa yılanı &lt;br /&gt;Boğa  antilobu &lt;br /&gt;Boğa halı böceği &lt;br /&gt;Bohor kamı &lt;br /&gt;Bok böceği &lt;br /&gt;Boncuklu  kertenkele &lt;br /&gt;Bongar &lt;br /&gt;Bongo &lt;br /&gt;Borazan  hayvanı &lt;br /&gt;Borazan kuşu &lt;br /&gt;Boyalı hanım &lt;br /&gt;Boynuz sineği &lt;br /&gt;Boynuzlu anhima &lt;br /&gt;Boynuzlu gagalıgitler &lt;br /&gt;Boynuzlu  kertenkele &lt;br /&gt;Boynuzlu Mısır engereği &lt;br /&gt;Boz ayı &lt;br /&gt;Boz sırtlan &lt;br /&gt;Bozkır doğanı &lt;br /&gt;Bozkır   tavşan ı &lt;br /&gt;Braung &lt;br /&gt;Buffon  kobu &lt;br /&gt;Bukalemun &lt;br /&gt;Bukalemun balığı &lt;br /&gt;Buldog yarasa &lt;br /&gt;Bülbül &lt;br /&gt;Büyü  böceği &lt;br /&gt;Büyük-ağızlıgiller &lt;br /&gt;Büyük alk &lt;br /&gt;Büyük beyaz ada  tavşanı &lt;br /&gt;Büyük beyaz balıkçıl  kuşu &lt;br /&gt;Büyük cennet kuşu &lt;br /&gt;Büyük çam oyucusu &lt;br /&gt;Büyük denizanası &lt;br /&gt;Büyük gece tavus kelebeği &lt;br /&gt;Büyük Hindistan gergedanı &lt;br /&gt;Büyük kanatlı keseli kuskus &lt;br /&gt;Büyük kanguru &lt;br /&gt;Büyük karabaştı  martı &lt;br /&gt;Büyük  kıs geometresi &lt;br /&gt;Büyük kudu &lt;br /&gt;Büyük  lahana  kelebeği &lt;br /&gt;Büyük mavi balıkçıl  kuşu &lt;br /&gt;Büyük siyah  kakadu &lt;br /&gt;Büyük  sümüklüböcek &lt;br /&gt;Büyük şakrak kuşu &lt;br /&gt;Büyük  şeytan  iğnesi &lt;br /&gt;Büyük taraklı  semender &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Cadı   maki &lt;br /&gt;Cam-kanatlı kelebek &lt;br /&gt;Canavar balığı &lt;br /&gt;Cecropia  kelebeği &lt;br /&gt;Cedreli ceylan &lt;br /&gt;Celebes geyik domuzu &lt;br /&gt;Cennet balığı &lt;br /&gt;Cennet  kuşu &lt;br /&gt;Cep sıçanı &lt;br /&gt;Ceylan &lt;br /&gt;Chalcid arısı &lt;br /&gt;Chrysomyia &lt;br /&gt;Cırcır böceği &lt;br /&gt;Cöcç antilop &lt;br /&gt;Cüce çekirge &lt;br /&gt;Cüce doğan &lt;br /&gt;Cüce domuz &lt;br /&gt;Cüce gelincik &lt;br /&gt;Cüce gerçek balina &lt;br /&gt;Cüce geyik &lt;br /&gt;Cüce  ispermeçet balinası &lt;br /&gt;Cüce kaya balığı &lt;br /&gt;Cüce kelebek &lt;br /&gt;Cüce kınkanatlılar &lt;br /&gt;Cüce orman su mandası &lt;br /&gt;Cüce papağan 372 &lt;br /&gt;Cüce sıçan &lt;br /&gt;Cüce sincap &lt;br /&gt;Cüce tatu &lt;br /&gt;Cüce uçar kuskus &lt;br /&gt;Cynipid arısı &lt;br /&gt;Cynthia kelebeği &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Çaça balığı &lt;br /&gt;Çaçalaka &lt;br /&gt;Çadır  tırtılı &lt;br /&gt;Çakal &lt;br /&gt;Çakır kuşu &lt;br /&gt;Çalı duikerl &lt;br /&gt;Çalı fili &lt;br /&gt;Çalı  köpeği &lt;br /&gt;Çalı kuşu &lt;br /&gt;Çalı  tavuğu &lt;br /&gt;Çalpara &lt;br /&gt;Çam baykuş kelebeği &lt;br /&gt;Çam çaprazgagası &lt;br /&gt;Çam geometresi &lt;br /&gt;Çam papağanı &lt;br /&gt;Çam saksağanı &lt;br /&gt;Çam sıçanı &lt;br /&gt;Çam  yaprak  arısı &lt;br /&gt;Çama &lt;br /&gt;Çamçak &lt;br /&gt;Çamur-hoplar &lt;br /&gt;Çan hayvanı &lt;br /&gt;Çapak balığı &lt;br /&gt;Çaprazgagalılar &lt;br /&gt;Çardak  kuşu &lt;br /&gt;Çarpan  balığı &lt;br /&gt;Çatalkuyruklu  Balina &lt;br /&gt;Çavuş kuşu &lt;br /&gt;Çayır ardıcı &lt;br /&gt;Çayır incir kuşu &lt;br /&gt;Çayır köpeği &lt;br /&gt;Çayır  sıçanı &lt;br /&gt;Çayır sıçrayan sıçanı &lt;br /&gt;Çayır tavuğu &lt;br /&gt;Çaylak &lt;br /&gt;Çeçe sineği &lt;br /&gt;Çekiç balığı &lt;br /&gt;Çekiç kafalı yarasa &lt;br /&gt;Çekirdek kahve böceği &lt;br /&gt;Çekirge sıçan &lt;br /&gt;Çengel  tavuğu &lt;br /&gt;Çıngıraklı yılan &lt;br /&gt;Çıplak burunlu vombat &lt;br /&gt;Çıt kuşu &lt;br /&gt;Çıyan &lt;br /&gt;Çiçek-gagalayan &lt;br /&gt;Çiçek sineği &lt;br /&gt;Çift   hörgöçlü   deve &lt;br /&gt;Çift parmaklı  karıncayiyen &lt;br /&gt;Çin ipek böceği &lt;br /&gt;Çinçilya &lt;br /&gt;Çingene yengeci &lt;br /&gt;Çinhindi orman sığırı &lt;br /&gt;Çipura &lt;br /&gt;gta &lt;br /&gt;Çivisiz kalkan balığı &lt;br /&gt;Çizgili  kokarca &lt;br /&gt;Çizgili sırtlan &lt;br /&gt;Çizgili sincap &lt;br /&gt;Çoban aldatan &lt;br /&gt;Çok dökunaçlı denizanası &lt;br /&gt;Çokbacaklılar &lt;br /&gt;Çotira  balığı &lt;br /&gt;Çöl  şakrak  kuşu &lt;br /&gt;Çöl   tavuğu &lt;br /&gt;Çöl  trompetçisi &lt;br /&gt;Çömlekçi  eşek arısı &lt;br /&gt;Çömlekçi  kuşu &lt;br /&gt;Çubuklu balina &lt;br /&gt;Çukur yüzlü yarasa &lt;br /&gt;Çulluk &lt;br /&gt;Çulluk balığı &lt;br /&gt;Çaça balığı &lt;br /&gt;Çaçalaka &lt;br /&gt;Çadır  tırtılı &lt;br /&gt;Çakal &lt;br /&gt;    D &lt;br /&gt;Dağ kargası &lt;br /&gt;Dağ kunduzu &lt;br /&gt;Dağ kuyruksallayanı &lt;br /&gt;Dağ sıçanı &lt;br /&gt;Dalgıç  kuşu &lt;br /&gt;Dalıcı  fırtına  kuşu &lt;br /&gt;Dalıcı ördek &lt;br /&gt;Dalıcı papağan &lt;br /&gt;Danaîdae &lt;br /&gt;Def assa &lt;br /&gt;Değişken  tavşan &lt;br /&gt;Demir kırı antilop &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Deniz atı &lt;br /&gt;Deniz cevizi &lt;br /&gt;Deniz fili &lt;br /&gt;Deniz fizalyası &lt;br /&gt;Deniz hıyarı &lt;br /&gt;Deniz   kestanesi &lt;br /&gt;Deniz iguanası &lt;br /&gt;Deniz-iğnesigilier &lt;br /&gt;Deniz  kaplumbağası &lt;br /&gt;Deniz kargası &lt;br /&gt;Deniz kartalı &lt;br /&gt;Deniz  kazı &lt;br /&gt;Deniz kedisi &lt;br /&gt;Deniz  kesesi &lt;br /&gt;Deniz kestanesi &lt;br /&gt;Deniz kırlangıcı &lt;br /&gt;Deniz  kızı &lt;br /&gt;Deniz   kulağı &lt;br /&gt;Deniz  levreği &lt;br /&gt;Deniz meleği &lt;br /&gt;Deniz nar bülbülü &lt;br /&gt;Deniz  papağanı &lt;br /&gt;Deniz  salyangozu &lt;br /&gt;Deniz   samuru &lt;br /&gt;Deniz sümüklüböceği &lt;br /&gt;Deniz sakayıkı &lt;br /&gt;Deniz şeytanı &lt;br /&gt;Deniz tavşanı &lt;br /&gt;Deniz  turnabalığı &lt;br /&gt;Deniz yayını &lt;br /&gt;Deniz yelpazesi &lt;br /&gt;Deniz yılan balığı &lt;br /&gt;Deniz yılanı &lt;br /&gt;Deniz yıldızı &lt;br /&gt;Denizanası &lt;br /&gt;Derbi  boğa antilobu &lt;br /&gt;Dere   iskorpiti &lt;br /&gt;Dere kayası &lt;br /&gt;Dere  pisisi &lt;br /&gt;Deri kınkanatlısı &lt;br /&gt;Derin deniz fener balığı &lt;br /&gt;Dermatobia &lt;br /&gt;Desman &lt;br /&gt;Dev ağustos böceği &lt;br /&gt;Dev alk &lt;br /&gt;Dev boğa antilobu &lt;br /&gt;Dev-boylu  kus &lt;br /&gt;Dev çıyan &lt;br /&gt;Dev eşek arısı &lt;br /&gt;Dev gece kırlangıcı &lt;br /&gt;Dev geyik böceği &lt;br /&gt;Dev  guramr &lt;br /&gt;Dev ipek böceği kelebeği &lt;br /&gt;Dev kara kaplumbağası &lt;br /&gt;Dev kara kurbağası &lt;br /&gt;Dev kırlangıckuyruklu  kelebek &lt;br /&gt;Dev kolibri &lt;br /&gt;Dev  komodo varanı &lt;br /&gt;Dev mürekkep balığı &lt;br /&gt;Dev orman domuzu &lt;br /&gt;Dev  panda &lt;br /&gt;Dev salyangoz &lt;br /&gt;Dev semender &lt;br /&gt;Dev su böceği &lt;br /&gt;Dev tatu &lt;br /&gt;Dev yengeç &lt;br /&gt;Dev yırtıcı  martı &lt;br /&gt;Deve &lt;br /&gt;Devekuşu &lt;br /&gt;Dibatag &lt;br /&gt;Didinyum &lt;br /&gt;Dik-dik &lt;br /&gt;Diken  kuyruklu ördek &lt;br /&gt;Dikenli-balıkgiller &lt;br /&gt;Dikenli   köpekbalığı &lt;br /&gt;Dikenli  tanrek &lt;br /&gt;Dikenli uyuşturan balığı &lt;br /&gt;Dikenli-yüzgecliler &lt;br /&gt;Di) balığı &lt;br /&gt;Dilsiz kurbağa &lt;br /&gt;Dingo &lt;br /&gt;Diş  kabuğu &lt;br /&gt;Dişli  balina &lt;br /&gt;Dişli   sazan &lt;br /&gt;Deniz atı &lt;br /&gt;Deniz cevizi &lt;br /&gt;Deniz fili &lt;br /&gt;Deniz fizalyası &lt;br /&gt;Deniz hıyarı &lt;br /&gt;Deniz   kestanesi &lt;br /&gt;Deniz iguanası &lt;br /&gt;Deniz-iğnesigilier &lt;br /&gt;Deniz  kaplumbağası &lt;br /&gt;Deniz kargası &lt;br /&gt;Deniz kartalı &lt;br /&gt;Deniz  kazı &lt;br /&gt;Deniz kedisi &lt;br /&gt;Deniz  kesesi &lt;br /&gt;Deniz kestanesi &lt;br /&gt;Deniz kırlangıcı &lt;br /&gt;Deniz  kızı &lt;br /&gt;Deniz   kulağı &lt;br /&gt;Deniz  levreği &lt;br /&gt;Deniz meleği &lt;br /&gt;Deniz nar bülbülü &lt;br /&gt;Deniz  papağanı &lt;br /&gt;Deniz  salyangozu &lt;br /&gt;Deniz   samuru &lt;br /&gt;Deniz sümüklüböceği &lt;br /&gt;Deniz sakayıkı &lt;br /&gt;Deniz şeytanı &lt;br /&gt;Deniz tavşanı &lt;br /&gt;Deniz  turnabalığı &lt;br /&gt;Deniz yayını &lt;br /&gt;Deniz yelpazesi &lt;br /&gt;Deniz yılan balığı &lt;br /&gt;Deniz yılanı &lt;br /&gt;Deniz yıldızı &lt;br /&gt;Denizanası &lt;br /&gt;Derbi  boğa antilobu &lt;br /&gt;Dere   iskorpiti &lt;br /&gt;Dere kayası &lt;br /&gt;Dere  pisisi &lt;br /&gt;Deri kınkanatlısı &lt;br /&gt;Derin deniz fener balığı &lt;br /&gt;Dermatobia &lt;br /&gt;Desman &lt;br /&gt;Dev ağustos böceği &lt;br /&gt;Dev alk &lt;br /&gt;Dev boğa antilobu &lt;br /&gt;Dev-boylu  kus &lt;br /&gt;Dev çıyan &lt;br /&gt;Dev eşek arısı &lt;br /&gt;Dev gece kırlangıcı &lt;br /&gt;Dev geyik böceği &lt;br /&gt;Dev  guramr &lt;br /&gt;Dev ipek böceği kelebeği &lt;br /&gt;Dev kara kaplumbağası &lt;br /&gt;Dev kara kurbağası &lt;br /&gt;Dev kırlangıckuyruklu  kelebek &lt;br /&gt;Dev kolibri &lt;br /&gt;Dev  komodo varanı &lt;br /&gt;Dev mürekkep balığı &lt;br /&gt;Dev orman domuzu &lt;br /&gt;Dev  panda &lt;br /&gt;Dev salyangoz &lt;br /&gt;Dev semender &lt;br /&gt;Dev su böceği &lt;br /&gt;Dev tatu &lt;br /&gt;Dev yengeç &lt;br /&gt;Dev yırtıcı  martı &lt;br /&gt;Deve &lt;br /&gt;Devekuşu &lt;br /&gt;Dibatag &lt;br /&gt;Didinyum &lt;br /&gt;Dik-dik &lt;br /&gt;Diken  kuyruklu ördek &lt;br /&gt;Dikenli-balıkgiller &lt;br /&gt;Dikenli   köpekbalığı &lt;br /&gt;Dikenli  tanrek &lt;br /&gt;Dikenli uyuşturan balığı &lt;br /&gt;Dikenli-yüzgecliler &lt;br /&gt;Di) balığı &lt;br /&gt;Dilsiz kurbağa &lt;br /&gt;Dingo &lt;br /&gt;Diş  kabuğu &lt;br /&gt;Dişli  balina &lt;br /&gt;Dişli   sazan &lt;br /&gt;Deniz atı &lt;br /&gt;Deniz cevizi &lt;br /&gt;Deniz fili &lt;br /&gt;Deniz fizalyası &lt;br /&gt;Deniz hıyarı &lt;br /&gt;Deniz   kestanesi &lt;br /&gt;Deniz iguanası &lt;br /&gt;Deniz-iğnesigilier &lt;br /&gt;Deniz  kaplumbağası &lt;br /&gt;Deniz kargası &lt;br /&gt;Deniz kartalı &lt;br /&gt;Deniz  kazı &lt;br /&gt;Deniz kedisi &lt;br /&gt;Deniz  kesesi &lt;br /&gt;Deniz kestanesi &lt;br /&gt;Deniz kırlangıcı &lt;br /&gt;Deniz  kızı &lt;br /&gt;Deniz   kulağı &lt;br /&gt;Deniz  levreği &lt;br /&gt;Deniz meleği &lt;br /&gt;Deniz nar bülbülü &lt;br /&gt;Deniz  papağanı &lt;br /&gt;Deniz  salyangozu &lt;br /&gt;Deniz   samuru &lt;br /&gt;Deniz sümüklüböceği &lt;br /&gt;Deniz sakayıkı &lt;br /&gt;Deniz şeytanı &lt;br /&gt;Deniz tavşanı &lt;br /&gt;Deniz  turnabalığı &lt;br /&gt;Deniz yayını &lt;br /&gt;Deniz yelpazesi &lt;br /&gt;Deniz yılan balığı &lt;br /&gt;Deniz yılanı &lt;br /&gt;Deniz yıldızı &lt;br /&gt;Denizanası &lt;br /&gt;Derbi  boğa antilobu &lt;br /&gt;Dere   iskorpiti &lt;br /&gt;Dere kayası &lt;br /&gt;Dere  pisisi &lt;br /&gt;Deri kınkanatlısı &lt;br /&gt;Derin deniz fener balığı &lt;br /&gt;Dermatobia &lt;br /&gt;Desman &lt;br /&gt;Dev ağustos böceği &lt;br /&gt;Dev alk &lt;br /&gt;Dev boğa antilobu &lt;br /&gt;Dev-boylu  kus &lt;br /&gt;Dev çıyan &lt;br /&gt;Dev eşek arısı &lt;br /&gt;Dev gece kırlangıcı &lt;br /&gt;Dev geyik böceği &lt;br /&gt;Dev  guramr &lt;br /&gt;Dev ipek böceği kelebeği &lt;br /&gt;Dev kara kaplumbağası &lt;br /&gt;Dev kara kurbağası &lt;br /&gt;Dev kırlangıckuyruklu  kelebek &lt;br /&gt;Dev kolibri &lt;br /&gt;Dev  komodo varanı &lt;br /&gt;Dev mürekkep balığı &lt;br /&gt;Dev orman domuzu &lt;br /&gt;Dev  panda &lt;br /&gt;Dev salyangoz &lt;br /&gt;Dev semender &lt;br /&gt;Dev su böceği &lt;br /&gt;Dev tatu &lt;br /&gt;Dev yengeç &lt;br /&gt;Dev yırtıcı  martı &lt;br /&gt;Deve &lt;br /&gt;Devekuşu &lt;br /&gt;Dibatag &lt;br /&gt;Didinyum &lt;br /&gt;Dik-dik &lt;br /&gt;Diken  kuyruklu ördek &lt;br /&gt;Dikenli-balıkgiller &lt;br /&gt;Dikenli   köpekbalığı &lt;br /&gt;Dikenli  tanrek &lt;br /&gt;Dikenli uyuşturan balığı &lt;br /&gt;Dikenli-yüzgecliler &lt;br /&gt;Di) balığı &lt;br /&gt;Dilsiz kurbağa &lt;br /&gt;Dingo &lt;br /&gt;Diş  kabuğu &lt;br /&gt;Dişli  balina &lt;br /&gt;Dişli   sazan &lt;br /&gt;Dişsizler &lt;br /&gt;Diyatrina &lt;br /&gt;Dodo &lt;br /&gt;Doğan &lt;br /&gt;Doğu çayır kuşu &lt;br /&gt;Doğu çizgili sincabı &lt;br /&gt;Doğu dev sincabı &lt;br /&gt;Doğu gri  sincabı &lt;br /&gt;Doğu gök kuzgunu &lt;br /&gt;Doğu  hamam  böceği &lt;br /&gt;Doğu  ipek böceği &lt;br /&gt;Doğu luna kelebeği &lt;br /&gt;Doğu turu &lt;br /&gt;Doktor balığı &lt;br /&gt;Dokumacı  kuşu &lt;br /&gt;Dokuz-benekli  uğur böceği &lt;br /&gt;Dolar  kuşu &lt;br /&gt;Domates kurdu &lt;br /&gt;Domates kurdu sfenksi &lt;br /&gt;Domuz &lt;br /&gt;Domuz balığı &lt;br /&gt;Domuz kurdu kelebeği &lt;br /&gt;Dorado  balığı &lt;br /&gt;Doru vaşak &lt;br /&gt;Döner-boynuzlu antilop &lt;br /&gt;Dört-çizgili  balık &lt;br /&gt;Dört-dişligiller &lt;br /&gt;Dört gözlü deniz kelebeği &lt;br /&gt;Dört gözlü opossum &lt;br /&gt;Dört lekeli ejder sineği &lt;br /&gt;Dörtgöz &lt;br /&gt;Dril &lt;br /&gt;Drongo &lt;br /&gt;Dudaklı  ayı &lt;br /&gt;Dugong &lt;br /&gt;Duiker &lt;br /&gt;Durukuli &lt;br /&gt;Duvar  tırmaşık  kuşu &lt;br /&gt;Düğmeli Afrika domuzu &lt;br /&gt;Dülger balığı &lt;br /&gt;Düz boynuzlu antilop &lt;br /&gt;Düzenbaz siyah  maymun  &lt;/td&gt;&lt;td&gt; &lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;Ebe kurbağa &lt;br /&gt;Efemer id &lt;br /&gt;Ejder-kertenkele &lt;br /&gt;Ejder sineği &lt;br /&gt;Ekİdne &lt;br /&gt;Ekin kargası &lt;br /&gt;Elektrikli yayın &lt;br /&gt;Elektrikli yılan balığı &lt;br /&gt;Elmas çıngıraklı yılan &lt;br /&gt;Emici bitler &lt;br /&gt;Engerek &lt;br /&gt;Ermin &lt;br /&gt;Eski Dünya akbabası &lt;br /&gt;Eski Dünya  hasat sıçanı &lt;br /&gt;Eski Dünya karibusu &lt;br /&gt;Eski Dünya Maymunları &lt;br /&gt;Eski Dünya meyva yarasası &lt;br /&gt;Eski Dünya oklu kirpisi &lt;br /&gt;Eski Dünya orman sıçanı &lt;br /&gt;Eski  Dünya  sinekkapanı &lt;br /&gt;Eski Dünya su soreksi &lt;br /&gt;Eski Dünya vaşağı &lt;br /&gt;Eşek &lt;br /&gt;Eşek arısı &lt;br /&gt;Eşek arısı kelebeği &lt;br /&gt;Eşek yarasası &lt;br /&gt;Etçil yarasa &lt;br /&gt;Ev anası &lt;br /&gt;Ev çıt  kuşu &lt;br /&gt;Ev çıyanı &lt;br /&gt;Ev örümceği &lt;br /&gt;Ev sıçanı &lt;br /&gt;Ev sineği &lt;br /&gt;Ev sivrisineği &lt;br /&gt;Evcil güvercin &lt;br /&gt;  F &lt;br /&gt;Fahaka &lt;br /&gt;Falorop &lt;br /&gt;Fare &lt;br /&gt;Fare  kuşu &lt;br /&gt;Fare  opossum &lt;br /&gt;Fener balığı &lt;br /&gt;Fener sineği &lt;br /&gt;Fındık faresi &lt;br /&gt;Fırça-ayaklı  kelebek &lt;br /&gt;Fırça  kuyruklu  keseli  fare &lt;br /&gt;Fırtına kuşu &lt;br /&gt;Fil &lt;br /&gt;Fil soreks &lt;br /&gt;Fildişi balan &lt;br /&gt;Fîldişli  balina &lt;br /&gt;Filepitta &lt;br /&gt;Flaman kuşu &lt;br /&gt;Florya &lt;br /&gt;Fongüs hortumlu kınkanatlı &lt;br /&gt;Foraminiferler &lt;br /&gt;Fossa &lt;br /&gt;Franklin martısı &lt;br /&gt;Fregat kuşu &lt;br /&gt;Frenk üzümü geometresi &lt;br /&gt;Fulya balığı &lt;br /&gt;Funda tavşanı &lt;br /&gt; G &lt;br /&gt;Gabon engereği &lt;br /&gt;Gagalı   balina &lt;br /&gt;Galago &lt;br /&gt;Garibaldi &lt;br /&gt;Gavial &lt;br /&gt;Gayal &lt;br /&gt;Gece  atmacası &lt;br /&gt;Gece balıkçılı &lt;br /&gt;Gece engereği &lt;br /&gt;Gece kelebekleri &lt;br /&gt;Geko &lt;br /&gt;Gelincik &lt;br /&gt;Gelincik  kedi &lt;br /&gt;Gelincikbalığı &lt;br /&gt;Semsbok &lt;br /&gt;Geniş-gaga &lt;br /&gt;Genon &lt;br /&gt;Geometre &lt;br /&gt;Gerbil &lt;br /&gt;Gerçek akrep &lt;br /&gt;Gerçek balina &lt;br /&gt;Gerçek böcekçil yarasa  &lt;br /&gt;Gerçek dokumacı kuşu  &lt;br /&gt;Gerçek domuz balığı &lt;br /&gt;Gerçek fare &lt;br /&gt;Gerçek fok &lt;br /&gt;Gerçek  köstebek &lt;br /&gt;Gerçek  lemming &lt;br /&gt;Gerçek  marmoset &lt;br /&gt;Gerçek medüz &lt;br /&gt;Gerçek puhu kuşu &lt;br /&gt;Gerçek solucan &lt;br /&gt;Gerçek soreks &lt;br /&gt;Gerçek  sülün &lt;br /&gt;Gerçek tavşan &lt;br /&gt;Gerçek vampir &lt;br /&gt;Gerenuk &lt;br /&gt;Gereza &lt;br /&gt;Gergedan &lt;br /&gt;Gergedan engereği &lt;br /&gt;Geride-oyuklular &lt;br /&gt;Gevir &lt;br /&gt;Gevrek yıldız &lt;br /&gt;Geyik &lt;br /&gt;Geyik böceği &lt;br /&gt;Gezgin balina köpek balığı &lt;br /&gt;Gila canavarı &lt;br /&gt;Girinus &lt;br /&gt;Giyim biti &lt;br /&gt;Gizli  baykuş &lt;br /&gt;Gizli-solungaçlıgiller &lt;br /&gt;Gnu &lt;br /&gt;Golyan balığı &lt;br /&gt;Golyat böceği &lt;br /&gt;Goral &lt;br /&gt;Gould  amadini &lt;br /&gt;Göbekli domuz &lt;br /&gt;Gök cennet kuşu &lt;br /&gt;Gök et sineği &lt;br /&gt;Gök köpek balığı &lt;br /&gt;Gök-kuşağı boa &lt;br /&gt;Gök-kuzgun &lt;br /&gt;Göl  beyaz balığı &lt;br /&gt;Gölge balığı &lt;br /&gt;Gözlü hacıyatmaz &lt;br /&gt;Gözlüklü alk &lt;br /&gt;Gözlüklü  ayı &lt;br /&gt;Gri antilop &lt;br /&gt;Gri balina &lt;br /&gt;Gri  daman &lt;br /&gt;Gri fok &lt;br /&gt;Gri kariyama &lt;br /&gt;Gri kuyruksallayan &lt;br /&gt;Gri lori &lt;br /&gt;Gri mongo &lt;br /&gt;Gri  papağan &lt;br /&gt;Gri   sığır &lt;br /&gt;Gri  tilki &lt;br /&gt;Gri turna &lt;br /&gt;Grönland balinası &lt;br /&gt;Grönland foku &lt;br /&gt;Guan &lt;br /&gt;Guanako &lt;br /&gt;Guano &lt;br /&gt;Guguk &lt;br /&gt;Gurami &lt;br /&gt;Gübre böceği &lt;br /&gt;Gül  böceği &lt;br /&gt;Gül rengi kaşıktı balıkçıl &lt;br /&gt;Gülen kumru &lt;br /&gt;Gülen sırtlan &lt;br /&gt;Gümüş balığı &lt;br /&gt;Gümüş balıkçık &lt;br /&gt;Gümüşçün &lt;br /&gt;Gün balığı &lt;br /&gt;Gündüz kelebekleri &lt;br /&gt;Gündüz yırtıcı kuşu &lt;br /&gt;Güneş ayısı &lt;br /&gt;Güneş  levreği &lt;br /&gt;Güneş sincabı &lt;br /&gt;Güneş  tavuğu &lt;br /&gt;Güney Amerika kondoru  &lt;br /&gt;Güney Amerika  tapiri &lt;br /&gt;Güney Amerika tepeli akbabası &lt;br /&gt;Güney Asya yer pangolini &lt;br /&gt;Güney Avrupa kum yılanı &lt;br /&gt;Güney-doğu Avrupa kör faresi &lt;br /&gt;Güve &lt;br /&gt;Güve sineği &lt;br /&gt;Güvercin &lt;br /&gt;Güvercin doğanı &lt;br /&gt;Güzel fongüs kınkanatlısı &lt;br /&gt;H &lt;br /&gt;Hacıyatmaz kınkanatlısı &lt;br /&gt;Haddok &lt;br /&gt;Halibut &lt;br /&gt;Halka kuyruklu maymun &lt;br /&gt;Halka   kuyruklu   possum &lt;br /&gt;Halkalı fok &lt;br /&gt;Hamadrias   babuini &lt;br /&gt;Hamam böceği &lt;br /&gt;Hamsi &lt;br /&gt;Hamster &lt;br /&gt;Hani balığı  637, 564 &lt;br /&gt;Harhariyas  balığı &lt;br /&gt;Has   kefal &lt;br /&gt;Hasat  baykuş  kelebeği &lt;br /&gt;Havlayan geyik &lt;br /&gt;Havuz balığı &lt;br /&gt;Hawaii elbise kuşu &lt;br /&gt;Hayalet yarasa 43 &lt;br /&gt;Hayalet  sinek &lt;br /&gt;Hecin devesi &lt;br /&gt;Helezoni boynuzlu antilop &lt;br /&gt;Helikonyüs &lt;br /&gt;Herkül   böceği &lt;br /&gt;Herküi  kelebeği &lt;br /&gt;Hesperid &lt;br /&gt;Hidrometre &lt;br /&gt;Himalaya bal guguğu &lt;br /&gt;Hindi &lt;br /&gt;Hindi  akbabası &lt;br /&gt;Hindistan bataklık geyiği &lt;br /&gt;Hindistan cüce geyiği &lt;br /&gt;Hindistan  ev  soreksi &lt;br /&gt;Hindistan mongosu &lt;br /&gt;Hindistan  palmiye sincabı &lt;br /&gt;Hindistan yaban domuzu &lt;br /&gt;Hint  domuzu &lt;br /&gt;Hint  kobrası &lt;br /&gt;Hint  laka böceği &lt;br /&gt;Hipopotam &lt;br /&gt;Hokko &lt;br /&gt;Homurdanan gurami &lt;br /&gt;Horozbina &lt;br /&gt;Hortumlu gözeli &lt;br /&gt;Hortumlu  kınkanatlı &lt;br /&gt;Hortumlu  maymun &lt;br /&gt;Horuldayan  sığır &lt;br /&gt;Hoş fongüs kınkanatlısı &lt;br /&gt;Hotozlu  ispinoz &lt;br /&gt;Huanako &lt;br /&gt;Huemul &lt;br /&gt;Hutiua &lt;br /&gt;Hüthüt &lt;br /&gt;  I &lt;br /&gt;Islık çalan  marmot &lt;br /&gt;Islıklı tavşan &lt;br /&gt;Istakoz &lt;br /&gt;Ibis &lt;br /&gt;İguana &lt;br /&gt;İheumon  arısı &lt;br /&gt;iki-benekli  uğur böceği &lt;br /&gt;Iki-kanatlı uçar balık &lt;br /&gt;İki  kanatlılar &lt;br /&gt;İlkel hortumlu kınkanatlılar &lt;br /&gt;İlkel  kabuklular &lt;br /&gt;Impala &lt;br /&gt;İmparator pengueni &lt;br /&gt;in  kelebeği &lt;br /&gt;İnce  lori  (loris) &lt;br /&gt;İnci  balığı &lt;br /&gt;İncir kuşu &lt;br /&gt;İnek (Bk. Sığır) &lt;br /&gt;İnek balığı &lt;br /&gt;İnek  kuşu &lt;br /&gt;insan piresi &lt;br /&gt;jpek-kuyruk kuşu &lt;br /&gt;İpliksi   balık &lt;br /&gt;İri ağızlı siyah levrek &lt;br /&gt;Iri-ayaklıgiller &lt;br /&gt;İri dişli daman &lt;br /&gt;İri  gerçek  medüz &lt;br /&gt;İsabella kaplan kelebeği &lt;br /&gt;İsindi &lt;br /&gt;iskorpit &lt;br /&gt;İspermeçet balinası &lt;br /&gt;İspinoz &lt;br /&gt;İstavrit &lt;br /&gt;İstiridye &lt;br /&gt;İtalyan  ateş böceği &lt;br /&gt;İzmarit &lt;br /&gt;İzopod &lt;br /&gt;Jaguar &lt;br /&gt;Jakamar &lt;br /&gt;Jako &lt;br /&gt;Japon kınkanatlısı &lt;br /&gt;Jassana  &lt;br /&gt;Jenet &lt;br /&gt;Jerboa &lt;br /&gt;Jibbon &lt;br /&gt;Işık veren hacıyatmaz &lt;br /&gt;Jaguar &lt;br /&gt;Jako &lt;br /&gt;Japon kınkanatlısı &lt;br /&gt;Jassana  &lt;br /&gt;Jerboa &lt;br /&gt;Jibbon &lt;br /&gt;   K &lt;br /&gt;Kaama &lt;br /&gt;Kabak  asması  oyucusu &lt;br /&gt;Kabak böceği &lt;br /&gt;Kafesli piton &lt;br /&gt;Kaffir kedisi &lt;br /&gt;Kafkas bharalı &lt;br /&gt;Kagu &lt;br /&gt;Kâğıt balığı &lt;br /&gt;Kahverengi ayı   (kelebek) &lt;br /&gt;Kahverengi deniz şakayıkı &lt;br /&gt;Kahverengi-kuyruklu kelebek &lt;br /&gt;Kahverengi pelikan &lt;br /&gt;Kakomistil &lt;br /&gt;Kaktüs çıt kuşu &lt;br /&gt;Kalınbacaklıgiller &lt;br /&gt;Kaliforniya koridoru &lt;br /&gt;Kaliforniya kör kaya balığı &lt;br /&gt;Kaliforniya   kulaklı   foku &lt;br /&gt;Kaliforniya uçar balığı &lt;br /&gt;Kalkan balığı &lt;br /&gt;Kalkanh  böcek &lt;br /&gt;Kambur balina &lt;br /&gt;Kamçı  akrep &lt;br /&gt;Kamçıkuyruk lorikaria &lt;br /&gt;Kamçılı  globator &lt;br /&gt;Kamış antilobu &lt;br /&gt;Kamış baykuş kelebeği &lt;br /&gt;Kan av köpeği &lt;br /&gt;Kan içen vampir &lt;br /&gt;Kanada  geyiği &lt;br /&gt;Kanada kazı &lt;br /&gt;Kanada koyunu &lt;br /&gt;Kanarya &lt;br /&gt;Kanatlı yarasa &lt;br /&gt;Kanca-dişli  engerek &lt;br /&gt;Kanguru &lt;br /&gt;Kanguru faresi &lt;br /&gt;Kapan-kaplumbağa &lt;br /&gt;Kapibara &lt;br /&gt;Kaplan &lt;br /&gt;Kaplan  böceği &lt;br /&gt;Kaplan gelincik &lt;br /&gt;Kaplan kelebeği &lt;br /&gt;Kaplan kırlangıçkuyruklusu &lt;br /&gt;Kaplan  köpek balığı &lt;br /&gt;Kaplumbağa &lt;br /&gt;Kaplumbağa kabuğu &lt;br /&gt;Kaplumbağa kınkanatlısı &lt;br /&gt;Kar gelinciği &lt;br /&gt;Kar kunduralı tavşan &lt;br /&gt;Kar  sıçanı &lt;br /&gt;Kar sineği &lt;br /&gt;Kar tavuğu &lt;br /&gt;Kara akbaba &lt;br /&gt;Kara antilop &lt;br /&gt;Kara ayaklı avcı gelincik &lt;br /&gt;Kara  ayaklı   kedi &lt;br /&gt;Kara başlı  iskete &lt;br /&gt;Kara boyunlu kıyı koşarı &lt;br /&gt;Kara-burun &lt;br /&gt;Kara-çeneli  tilapia &lt;br /&gt;Kara dul &lt;br /&gt;Kara gnu &lt;br /&gt;Kara karga &lt;br /&gt;Kara kurbağası &lt;br /&gt;Kara kurbağası balığı &lt;br /&gt;Kara   kurbağısıböceği &lt;br /&gt;Kara   mamba &lt;br /&gt;Kara  mezar yarasası &lt;br /&gt;Kara  ördek &lt;br /&gt;Kara sağan &lt;br /&gt;Kara  salyangoz &lt;br /&gt;Kara sümüklüböceği &lt;br /&gt;Kara yengeci &lt;br /&gt;Karabatak &lt;br /&gt;Karaca &lt;br /&gt;Karaçh &lt;br /&gt;Karagöz &lt;br /&gt;Karakara &lt;br /&gt;Karaksgiller &lt;br /&gt;Karakulak &lt;br /&gt;Karamaru &lt;br /&gt;Karanlık kınkanatlılar &lt;br /&gt;Karasinek &lt;br /&gt;Karatavuk &lt;br /&gt;Karaya &lt;br /&gt;Kardinal  kuşu &lt;br /&gt;Karga &lt;br /&gt;Karga akbabası &lt;br /&gt;Karınca &lt;br /&gt;Karınca arslanı &lt;br /&gt;Karınca   ayısı &lt;br /&gt;Karınca  eşek  arısı &lt;br /&gt;Karınca incir kuşu  &lt;br /&gt;Karıncakuşugiller &lt;br /&gt;Karıncayiyen &lt;br /&gt;Kariaku &lt;br /&gt;Karides &lt;br /&gt;Karinalı   kuşlar &lt;br /&gt;Karinasız   kuşlar &lt;br /&gt;Karoiina kara kurbağası &lt;br /&gt;Karolina papağanı  &lt;br /&gt;Kariyama &lt;br /&gt;Kartal   335 &lt;br /&gt;Kaşık-ağızlı   mersin balığı &lt;br /&gt;Kaşıktı  balıkçıl &lt;br /&gt;Kaşıntı   sineği &lt;br /&gt;Katı-telli  kurtçuklar &lt;br /&gt;Katır &lt;br /&gt;Katır geyik &lt;br /&gt;Katil  balina &lt;br /&gt;Katil böcekler &lt;br /&gt;Kaya antilobu &lt;br /&gt;Kaya ardıcı &lt;br /&gt;Kaya  balığı &lt;br /&gt;Kaya dağları keçisi &lt;br /&gt;Kaya  damanı &lt;br /&gt;Kaya güvercini &lt;br /&gt;Kaya kartalı &lt;br /&gt;Kaya  kırlangıcı &lt;br /&gt;Kaya pitonu &lt;br /&gt;Kaya valabisi &lt;br /&gt;Kayın  tavuğu &lt;br /&gt;Kayış  balığı &lt;br /&gt;Kayman &lt;br /&gt;Kaz &lt;br /&gt;Kaz gagalı  balina &lt;br /&gt;Kazsılar &lt;br /&gt;Keçi &lt;br /&gt;Keçi antilop &lt;br /&gt;Kedi &lt;br /&gt;Kedi  balığı &lt;br /&gt;Kedi kuşu &lt;br /&gt;Kefal &lt;br /&gt;Keklik &lt;br /&gt;Kel  turna balığı &lt;br /&gt;Kelebek &lt;br /&gt;Kelebek  yarasa &lt;br /&gt;Keler  balığı &lt;br /&gt;Kemikdilligiller &lt;br /&gt;Kemikli turna balığı &lt;br /&gt;Kemiren  memeliler &lt;br /&gt;Kemirgen   gagalılar &lt;br /&gt;Kene &lt;br /&gt;Kenevir kuşu &lt;br /&gt;Kerevides &lt;br /&gt;Kertenkele &lt;br /&gt;Keseli antilop &lt;br /&gt;Keseli   böcekçiller &lt;br /&gt;Keseli   etçiller &lt;br /&gt;Keseli  fare &lt;br /&gt;Keseli  kaplan &lt;br /&gt;Keseli   kedi &lt;br /&gt;Keseli  köstebek &lt;br /&gt;Keseli  kurt &lt;br /&gt;Keseli memeliler &lt;br /&gt;Keseli   porsuk &lt;br /&gt;Keskin gaga &lt;br /&gt;Kestane kargası &lt;br /&gt;Kestane rengi başlı  tinamu &lt;br /&gt;Keten   kuşu &lt;br /&gt;Kıl   biti &lt;br /&gt;Kıl yılanı &lt;br /&gt;Kılıç balığı &lt;br /&gt;Kılıçgagalılar &lt;br /&gt;Kıllı-dişliler &lt;br /&gt;Kıllı kuyruklu köstebek &lt;br /&gt;Kıllı yengeç &lt;br /&gt;Kıngagalılar &lt;br /&gt;Kınkanatlılar &lt;br /&gt;Kır çömlekçi eşek arısı &lt;br /&gt;Kır  kurdu.   149 &lt;br /&gt;Kır kuyruklu yarasa &lt;br /&gt;Kır marmot &lt;br /&gt;Kır  yarasa &lt;br /&gt;Kıraç toprak karibusu &lt;br /&gt;Kırkayak &lt;br /&gt;Kırlangıç &lt;br /&gt;Kırlangıç  balığı,  556, 564 &lt;br /&gt;Kırlangıç  tangara  &lt;br /&gt;Kırlangıçkuyruk &lt;br /&gt;Kırmızı   amiral &lt;br /&gt;Kırmızı ayaklı  kerevides &lt;br /&gt;Kırmızı-benekli mor kelebek &lt;br /&gt;Kırmızı deniz kulağı &lt;br /&gt;Kırmızı dişli soreks &lt;br /&gt;Kırmızı göğüslü sıvacı kuşu &lt;br /&gt;Kırmızı kanatlı karakuş &lt;br /&gt;Kırmızı   kene &lt;br /&gt;Kırmızı   mako &lt;br /&gt;Kırmızı   mercan &lt;br /&gt;Kırmızı  un böceği &lt;br /&gt;Kısa-kanatlı   kınkanatlılar &lt;br /&gt;Kısa   kuyruklu   gelincik &lt;br /&gt;Kısa   kuyruklu  sülün &lt;br /&gt;Kış   çıt   kuşu &lt;br /&gt;Kıyı   kırlangıcı &lt;br /&gt;Kıyı   koşarı  &lt;br /&gt;Kızboceği &lt;br /&gt;Kızıl geyik &lt;br /&gt;Kızıl-kanat &lt;br /&gt;Kızıl  lekve &lt;br /&gt;Kızıl maymun &lt;br /&gt;Kızıl renkli  ırmak domuzu &lt;br /&gt;Kızıl   sincap &lt;br /&gt;Kızıl   tilki &lt;br /&gt;Kızıl  yarasa &lt;br /&gt;Kızıl kuyruklar &lt;br /&gt;Kikla &lt;br /&gt;Kiler kınkanatlısı &lt;br /&gt;Kinkaju &lt;br /&gt;Kiraz sineği &lt;br /&gt;Kirpi &lt;br /&gt;Kirpi  balığı &lt;br /&gt;Kitap  biti &lt;br /&gt;Kiton &lt;br /&gt;Kivi &lt;br /&gt;Klaviger &lt;br /&gt;Kaola &lt;br /&gt;Koati &lt;br /&gt;Kob &lt;br /&gt;Kobay &lt;br /&gt;Kobra &lt;br /&gt;Kocabaş &lt;br /&gt;Kokarca &lt;br /&gt;Kokulu böcekler &lt;br /&gt;Kokulu gelincikler &lt;br /&gt;Kolibri &lt;br /&gt;Kolibri kelebek &lt;br /&gt;Kolinski &lt;br /&gt;Kolombiya kara kuyruklu geyiği &lt;br /&gt;Kolyoz &lt;br /&gt;Kongo tavus kuşu &lt;br /&gt;Koni biçimli birgözeliler &lt;br /&gt;Kookaburra &lt;br /&gt;Kopepod &lt;br /&gt;Kordele baykuş kelebeği &lt;br /&gt;Korkunç   ayı &lt;br /&gt;Korkun &lt;br /&gt;Koşar guguk kuşu &lt;br /&gt;Koşargiller &lt;br /&gt;Köşeni)  pullu böceği &lt;br /&gt;Koşucu deve kuşu &lt;br /&gt;Koşucu tavuk &lt;br /&gt;Kotinga &lt;br /&gt;Koypu &lt;br /&gt;Koyun &lt;br /&gt;Koyun biti sineği &lt;br /&gt;Koyun kenesi &lt;br /&gt;Koyun kurdu sineği &lt;br /&gt;Köknar  kargası &lt;br /&gt;Köpek &lt;br /&gt;Köpek balığı &lt;br /&gt;Köpek biti &lt;br /&gt;Köpek piresi &lt;br /&gt;Köpek suratlı kükürt kelebeği &lt;br /&gt;Köpek suratlı yarasa &lt;br /&gt;Köpek  yayını &lt;br /&gt;Kömürcin  karası &lt;br /&gt;Kör mağara  karası &lt;br /&gt;Köşeli kanatlılar &lt;br /&gt;Kral  kobra &lt;br /&gt;Kral kuş &lt;br /&gt;Kral  yengeç &lt;br /&gt;Ktenoforlar &lt;br /&gt;Kuğu &lt;br /&gt;Kuhal &lt;br /&gt;Kukumav &lt;br /&gt;Kulağakaçan &lt;br /&gt;Kulaklı dalgıç kuşu &lt;br /&gt;Kulaklı   fok &lt;br /&gt;Kulaklı orman baykuşu &lt;br /&gt;Kulakları  püsküllü sincap &lt;br /&gt;Kulaksız fok &lt;br /&gt;Kum   kırlangıcı &lt;br /&gt;Kum lirası &lt;br /&gt;Kum  piresi &lt;br /&gt;Kum piresi (böcek) &lt;br /&gt;Kum turnası &lt;br /&gt;Kumbalığı &lt;br /&gt;Kumru &lt;br /&gt;Kunduz &lt;br /&gt;Kurbağa &lt;br /&gt;Kurbağa-ağızlıiar &lt;br /&gt;Kurbağa balığı &lt;br /&gt;Kurbağa hoplar &lt;br /&gt;Kurdelebslığı  &lt;br /&gt;Kurt &lt;br /&gt;Kurt balığı &lt;br /&gt;Kurt  örümcek &lt;br /&gt;Kuru-yaprak böceği &lt;br /&gt;Kuskus &lt;br /&gt;Kuşlar &lt;br /&gt;Kutsal hap yuvarlayıcısı &lt;br /&gt;Kutsal  ibiş &lt;br /&gt;Kutsal sığır &lt;br /&gt;Kutup ayısı &lt;br /&gt;Kutup kaplumbağası &lt;br /&gt;Kuyruğu sorguçtu keseli fare &lt;br /&gt;Kuyruğu sorguçlu  keseli  sıçan &lt;br /&gt;Kuyruğunu kaybeden fare &lt;br /&gt;Kuyruk sallayan &lt;br /&gt;Kuyrukkakan &lt;br /&gt;Kuyruklu amfibyum'lar &lt;br /&gt;Kuyruklu  kelebek &lt;br /&gt;Kuyruksuz amf ibyum'lar &lt;br /&gt;Kuzey Amerika adi bahçe köstebeği &lt;br /&gt;Kuzey Amerika susamuru  &lt;br /&gt;Kuzey Atlantik   penguleni &lt;br /&gt;Kuzey büyük dalgıcı &lt;br /&gt;Kuzey büyük yarasası &lt;br /&gt;Kuzey deniz ineği &lt;br /&gt;Kuzey elektrikli  kurbağa  balığı &lt;br /&gt;Kuzey   Kutbu   deniz  kırlangıcı &lt;br /&gt;Kuzey kutbu  tilkisi &lt;br /&gt;Kuzey kürk foku &lt;br /&gt;Kuzey şakrak kuşu &lt;br /&gt;Kuzu kartalı &lt;br /&gt;Küçük ağızlı siyah levrek &lt;br /&gt;Küçük   ateş  böceği &lt;br /&gt;Küçük-ayıgiller &lt;br /&gt;Küçük bağıran kartal &lt;br /&gt;Küçük balaban kuşu &lt;br /&gt;Küçük  cep  sıçanı &lt;br /&gt;Küçük gece tavus kelebeği &lt;br /&gt;Küçük   kahverengi  yarasa &lt;br /&gt;Küçük   kar   kazı &lt;br /&gt;Küçük karga &lt;br /&gt;Küçük katil balina &lt;br /&gt;Küçük kudu &lt;br /&gt;Küçük mavi penguen &lt;br /&gt;Küçük oda sineği &lt;br /&gt;Küçük orman satiri &lt;br /&gt;Küçük  punda &lt;br /&gt;Küçük toy kuşu &lt;br /&gt;KUçük yeşil balıkçı kuşu &lt;br /&gt;Küesal &lt;br /&gt;Kükürt kelebeği &lt;br /&gt;Kükürt tepeli kakadu &lt;br /&gt;Kül rengi et sineği &lt;br /&gt;Kümes hayvanı  kenesi &lt;br /&gt;Kürekçi  böcek &lt;br /&gt;Kürk böceği &lt;br /&gt;L&lt;br /&gt;Ladin,  tavuğu &lt;br /&gt;Lahana  kurdu &lt;br /&gt;Lal-gerdanlı   kolibri &lt;br /&gt;Lama &lt;br /&gt;Langur &lt;br /&gt;LanguSt &lt;br /&gt;Lapina &lt;br /&gt;Lebistes &lt;br /&gt;Lekeli bitki böceği &lt;br /&gt;Lekeli  sıtma  sivrisineği &lt;br /&gt;Lekve &lt;br /&gt;Leopar &lt;br /&gt;Leopon &lt;br /&gt;Leş  böceği &lt;br /&gt;Leş kargası &lt;br /&gt;Leş   yiyenler &lt;br /&gt;Levrek &lt;br /&gt;Leylek &lt;br /&gt;Liman domuz balığı &lt;br /&gt;Liman foku &lt;br /&gt;Limenitis &lt;br /&gt;Limon renkli kelebek &lt;br /&gt;Limped &lt;br /&gt;Linsang &lt;br /&gt;Liparid &lt;br /&gt;Lipsos &lt;br /&gt;Lir  kuşu &lt;br /&gt;Lori &lt;br /&gt;Lun &lt;br /&gt;Luna   kelebeği &lt;br /&gt;Lüfer &lt;br /&gt;   M &lt;br /&gt;Madagaskar  boası &lt;br /&gt;Madenî eşek arısı &lt;br /&gt;Madenî odun-oyucusu &lt;br /&gt;Mağara  faresi &lt;br /&gt;Mahmuzlu   camgöz &lt;br /&gt;Makak &lt;br /&gt;Makas-gagalılar &lt;br /&gt;Maiki &lt;br /&gt;Makimsiler &lt;br /&gt;Matkoha &lt;br /&gt;Malta   palamudu  &lt;br /&gt;Manaii &lt;br /&gt;Mançurya  boz ayısı &lt;br /&gt;Manda &lt;br /&gt;Mandagöz mercan balığı &lt;br /&gt;Mandıril &lt;br /&gt;Mangabey &lt;br /&gt;Mara &lt;br /&gt;Markhor &lt;br /&gt;Marmoset &lt;br /&gt;Manmot &lt;br /&gt;Martı &lt;br /&gt;Maskeli  soreks &lt;br /&gt;Mafamata &lt;br /&gt;Matem   urbası &lt;br /&gt;Matemli  kumru &lt;br /&gt;Mavi  balina &lt;br /&gt;Mavi   deniz  kulağı &lt;br /&gt;Mavi  gnu &lt;br /&gt;Mavi güvercin &lt;br /&gt;Mavi kaz &lt;br /&gt;Mavi   kelebek &lt;br /&gt;Mavi   mako &lt;br /&gt;Mavi marlin &lt;br /&gt;Mavi papağan balığı &lt;br /&gt;Mavi  yüzgeci i  ton  balığı &lt;br /&gt;Mayıs   böceği &lt;br /&gt;Mayıs  böceği  asalağı &lt;br /&gt;Mayıs   sineği &lt;br /&gt;Maymun &lt;br /&gt;Maymun yiyen kartal &lt;br /&gt;Mazak &lt;br /&gt;Mazı sineği &lt;br /&gt;Meksika dalgıç kuşu &lt;br /&gt;Meksika kılıçkuyruğu &lt;br /&gt;Meksika  turnası &lt;br /&gt;Melarturya &lt;br /&gt;Melek balığı &lt;br /&gt;Memeli hayvanlar &lt;br /&gt;Mercan balığı &lt;br /&gt;Mercan yılanı &lt;br /&gt;Merinos &lt;br /&gt;Merlin &lt;br /&gt;Mersin balığı &lt;br /&gt;Mersin   morinası &lt;br /&gt;Mezar yarasası &lt;br /&gt;Mezgit &lt;br /&gt;Mezit &lt;br /&gt;Mezit  kuşu &lt;br /&gt;Mısır kobrası &lt;br /&gt;Mızrak yılanı &lt;br /&gt;Midye &lt;br /&gt;Mfkrolar &lt;br /&gt;Mirikina &lt;br /&gt;Misk domuzu &lt;br /&gt;Misk faresi &lt;br /&gt;Misk geyiği &lt;br /&gt;Misk kangurusu &lt;br /&gt;Misk kedisi &lt;br /&gt;Misk sığırı &lt;br /&gt;Misk  soreksi &lt;br /&gt;Mfthan &lt;br /&gt;Moa &lt;br /&gt;Molly &lt;br /&gt;Monal &lt;br /&gt;Mongo &lt;br /&gt;MonagiHer &lt;br /&gt;Mor balon &lt;br /&gt;Morfo &lt;br /&gt;Morina &lt;br /&gt;Moro &lt;br /&gt;Mors &lt;br /&gt;Moskof ördeği &lt;br /&gt;Motmot &lt;br /&gt;Muhabbbet kuşu &lt;br /&gt;Munçak &lt;br /&gt;Murin &lt;br /&gt;Mus &lt;br /&gt;Muzcul &lt;br /&gt;Mürekkep  Balığı  &lt;/td&gt;&lt;td&gt; &lt;br /&gt;  N &lt;br /&gt;Nar bülbülü &lt;br /&gt;Narenciye  unlu  böceği &lt;br /&gt;Nehir kuyruk sallayanı &lt;br /&gt;Nehir yunusu &lt;br /&gt;Nektar-emengiller &lt;br /&gt;Neon   balığı &lt;br /&gt;Nil   turna  balığı &lt;br /&gt;Nilgai &lt;br /&gt;Noktalı   kama-diş &lt;br /&gt;Norveç faresi &lt;br /&gt;Norveç  ıstakozu &lt;br /&gt;Notonekta &lt;br /&gt;Numbat &lt;br /&gt;Nyala &lt;br /&gt;   O &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ocak   balıkçığı &lt;br /&gt;Ocak  çekirgesi &lt;br /&gt;Odalı  notilus &lt;br /&gt;Odun  kesici &lt;br /&gt;Odun   oyan   madenî   kınkanatlı &lt;br /&gt;Ojam &lt;br /&gt;Okapi &lt;br /&gt;Okçu balık &lt;br /&gt;Oklu kirpi &lt;br /&gt;Omurgasız  Hayvanlar &lt;br /&gt;On üç çizgili yer sincabı &lt;br /&gt;On   yedi   yıllık   ağustos   böceği &lt;br /&gt;Oont &lt;br /&gt;Opossum &lt;br /&gt;Orangutan".   71 &lt;br /&gt;Oribi &lt;br /&gt;Orkinos &lt;br /&gt;Orman çadır tırtılı &lt;br /&gt;Orman çıngıraklı yılanı &lt;br /&gt;Orman   çulluğu &lt;br /&gt;Orman faresi &lt;br /&gt;Orman  fili &lt;br /&gt;Orman horozu &lt;br /&gt;Orman  karibusu &lt;br /&gt;Orman kedisi &lt;br /&gt;Orman kırlangıcı &lt;br /&gt;Orman  obisi &lt;br /&gt;Orman ördeği &lt;br /&gt;Orman perisi &lt;br /&gt;Orman  sıçrayan  sıçanı &lt;br /&gt;Orman tavuğu &lt;br /&gt;Orman   tırmaşık  kuşu &lt;br /&gt;Ormancı kelebek &lt;br /&gt;Ornitorenk &lt;br /&gt;Orofendota &lt;br /&gt;Orongo &lt;br /&gt;Orta gece tavus kelebeği &lt;br /&gt;Oselo &lt;br /&gt;Ostrakod &lt;br /&gt;Ot böceği &lt;br /&gt;Oyucu sinek &lt;br /&gt;   Ö &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Oglena &lt;br /&gt;Öksüz &lt;br /&gt;Öküz &lt;br /&gt;Öldürücü  dört  dişli  balık &lt;br /&gt;Ölü   kafası &lt;br /&gt;Öpücük böceği &lt;br /&gt;Ördek &lt;br /&gt;Ördek balığı &lt;br /&gt;Ördek midyesi &lt;br /&gt;Örümcek &lt;br /&gt;Örümcek  kuşu &lt;br /&gt;Örümcek   maymunu &lt;br /&gt;Ötücü kuşlar &lt;br /&gt;Öz-kedi-balığı &lt;br /&gt;Öz kertenkele &lt;br /&gt;Öz köpekbalığı &lt;br /&gt;  p &lt;br /&gt;Pabuç  gagalı   leylek &lt;br /&gt;Paçalı  şahin &lt;br /&gt;Pagur &lt;br /&gt;Palamut &lt;br /&gt;Palmiye   misk   kedisi &lt;br /&gt;Palyaço kınkanatalı &lt;br /&gt;Palyaço   lahana   böceği &lt;br /&gt;Pamuğumsu   pullu  böcek &lt;br /&gt;Pamuk   balığı &lt;br /&gt;Pamuk  böceği &lt;br /&gt;Pamuk faresi &lt;br /&gt;Pamuk  kuyruk &lt;br /&gt;Pangolin &lt;br /&gt;Papağan &lt;br /&gt;Papağan  balığı &lt;br /&gt;Papağan yılanı &lt;br /&gt;Papua   lorisi &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Parlak ibis &lt;br /&gt;Parlak-kuşgiller &lt;br /&gt;Parlak  papağan  balığı &lt;br /&gt;Parlak   tavuk &lt;br /&gt;Pars &lt;br /&gt;Pasifik  deniz   levreği &lt;br /&gt;Pasifik   uskumrusu &lt;br /&gt;Passalid &lt;br /&gt;Patagonya kobayı &lt;br /&gt;Pavurya &lt;br /&gt;Peçeli baykuş &lt;br /&gt;Pekari &lt;br /&gt;Peko &lt;br /&gt;Pelikan &lt;br /&gt;Pelikanımsılar &lt;br /&gt;Pencere kırlangıcı &lt;br /&gt;Penguen &lt;br /&gt;Pere David geyiği &lt;br /&gt;Peripat &lt;br /&gt;Peru karabatağı &lt;br /&gt;Petekli   kurbağa &lt;br /&gt;Peygamber  devesi &lt;br /&gt;Peynir kenesi &lt;br /&gt;Pigme  kelebek &lt;br /&gt;Pika &lt;br /&gt;Pilot balığı &lt;br /&gt;Pipa &lt;br /&gt;Pipistrel &lt;br /&gt;Pipo batığı &lt;br /&gt;Piraya &lt;br /&gt;Pire &lt;br /&gt;Pirinç faresi &lt;br /&gt;Pirinç kuşu &lt;br /&gt;Pisi  balığı &lt;br /&gt;Piskopos maymunu &lt;br /&gt;Piton &lt;br /&gt;Pitta &lt;br /&gt;Planarya &lt;br /&gt;Planör &lt;br /&gt;Platika &lt;br /&gt;Polistes &lt;br /&gt;Polypemus kelebeği &lt;br /&gt;Pompano &lt;br /&gt;Porselen salyangoz &lt;br /&gt;Porsuk &lt;br /&gt;Potagomal &lt;br /&gt;Potoo &lt;br /&gt;Potto &lt;br /&gt;Promethea  kelebeği &lt;br /&gt;Przewalsky atı &lt;br /&gt;Pterofoid &lt;br /&gt;Puhu &lt;br /&gt;Puku &lt;br /&gt;Pullu   böcekler &lt;br /&gt;Pultu karıncayiyen &lt;br /&gt;Puma &lt;br /&gt;Pupa hırsızı &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;R &lt;br /&gt;Rahibe kelebek &lt;br /&gt;Rakun &lt;br /&gt;Ratel &lt;br /&gt;Remora &lt;br /&gt;Ren geyiği &lt;br /&gt;Rhesüs (Rezüs) maymunu &lt;br /&gt;Ringa  balığı &lt;br /&gt;Ringhals &lt;br /&gt;Rus samuru &lt;br /&gt;Rusya   su   köstebeği &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;s &lt;br /&gt;Saar &lt;br /&gt;Saçak-kanatlı  &lt;br /&gt;Saçak-yüzgeçli &lt;br /&gt;Sahte paka &lt;br /&gt;Sahte vampir        &lt;br /&gt;Saiga &lt;br /&gt;Saka  kuşu &lt;br /&gt;Sakallı  akbaba &lt;br /&gt;Sakallı  domuz &lt;br /&gt;Sakallı  fok &lt;br /&gt;Sakallı guguk &lt;br /&gt;Sakallı ibeks &lt;br /&gt;Saki &lt;br /&gt;Saksağan &lt;br /&gt;Saksonya  kralı cennet  kuşu &lt;br /&gt;Salkım sineği &lt;br /&gt;Salyangoz &lt;br /&gt;Sambar geyiği &lt;br /&gt;Samur antilobu &lt;br /&gt;Sandıkbalığı &lt;br /&gt;Sap oyan &lt;br /&gt;Sapan  balığı &lt;br /&gt;Sapı olan bir gozeliler &lt;br /&gt;Sardalya &lt;br /&gt;Sargasso balığı &lt;br /&gt;Sarı  ağız &lt;br /&gt;Sarı asmagiller 424 &lt;br /&gt;Sarı enseli sıçan &lt;br /&gt;Sarı gagalı lun &lt;br /&gt;Sarı  hani &lt;br /&gt;Sarı  imparator &lt;br /&gt;Sarı kanatlı yarasa &lt;br /&gt;Sarı  kelebek &lt;br /&gt;San-kuyruk &lt;br /&gt;Sarı-öteğen &lt;br /&gt;Sarı  saçlı meyva yarasası &lt;br /&gt;Sarı sümüklüböcek &lt;br /&gt;Sarımtırak kırmızı   mercan &lt;br /&gt;Saydam-kanatlı kelebek &lt;br /&gt;Sazan &lt;br /&gt;Sazlık yelvesi &lt;br /&gt;Sebastes &lt;br /&gt;Sebze  baykuş  kelebeği &lt;br /&gt;Sedef-kanatlılar &lt;br /&gt;Sekreter   kuşu &lt;br /&gt;Semender &lt;br /&gt;Semerli-sırtlı   kelebek &lt;br /&gt;Sepya &lt;br /&gt;Serçe &lt;br /&gt;Sert pullu böcek &lt;br /&gt;Servo &lt;br /&gt;Sessiz çıngıraklı yılan &lt;br /&gt;Sessiz kuğu kuşu &lt;br /&gt;Sfenks  kelebeği &lt;br /&gt;Sıçan &lt;br /&gt;Sıçan  kuyruklu  yarasa &lt;br /&gt;Sıçrar kuyruk &lt;br /&gt;Sığır &lt;br /&gt;Sığır  sineği &lt;br /&gt;Sığırcık &lt;br /&gt;Sırtlan &lt;br /&gt;Sırtüstü  yüzen   böcek &lt;br /&gt;Sıvacı  kuşu &lt;br /&gt;Sihlidgiller &lt;br /&gt;Sika &lt;br /&gt;Siklop yarasası &lt;br /&gt;Siklops &lt;br /&gt;Silyofora &lt;br /&gt;Sinarit &lt;br /&gt;Sincap &lt;br /&gt;Sincap balığı &lt;br /&gt;Sincap   maymunu &lt;br /&gt;Sinek &lt;br /&gt;Sing sihg su antilobu &lt;br /&gt;Sinir-kanatlılar &lt;br /&gt;Sintomid &lt;br /&gt;Sirke sineği &lt;br /&gt;Sivri-burun  karagöz &lt;br /&gt;Sivrisinek &lt;br /&gt;Sivrisinek   balığı &lt;br /&gt;Siyah  ağaçkakan &lt;br /&gt;Siyah halı  böceği &lt;br /&gt;Siyam  kavgacı  balığı &lt;br /&gt;Siyah   morina &lt;br /&gt;Skarab &lt;br /&gt;Skink &lt;br /&gt;Skua &lt;br /&gt;Solenodon &lt;br /&gt;Solucan &lt;br /&gt;Sotucan-yılan &lt;br /&gt;Som  balığı &lt;br /&gt;Sonbahar   dokumacı   kurdu &lt;br /&gt;Sopa  çekirgesi &lt;br /&gt;Soreks   köstebek &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Soreks  sıçan &lt;br /&gt;Soytarı  balığı &lt;br /&gt;Spermofii &lt;br /&gt;Springhaas &lt;br /&gt;Statunga &lt;br /&gt;Steinbok &lt;br /&gt;Steller deniz arslanı &lt;br /&gt;Stomatopod &lt;br /&gt;Su   akrebi &lt;br /&gt;Su   antilobu &lt;br /&gt;Su aygırı &lt;br /&gt;Su   böceği &lt;br /&gt;Su  engereği &lt;br /&gt;Su  faresi &lt;br /&gt;Su güvesi &lt;br /&gt;Su   karatavuğu &lt;br /&gt;Su  kenesi &lt;br /&gt;Su kobayı &lt;br /&gt;Su-koşar &lt;br /&gt;Su  mandası &lt;br /&gt;Su  mokaseni &lt;br /&gt;Su örümceği &lt;br /&gt;Su piresi &lt;br /&gt;Su  tavuğu &lt;br /&gt;Su yelvesi &lt;br /&gt;Su  tespih böceği &lt;br /&gt;Suasupuku &lt;br /&gt;Surinam   kurbağası &lt;br /&gt;Suriye  boz  ayısı &lt;br /&gt;Suriye  ipek böceği &lt;br /&gt;Susamuru &lt;br /&gt;Susamuru soreks &lt;br /&gt;Suslik &lt;br /&gt;Suyılamgiller &lt;br /&gt;Sülük &lt;br /&gt;Sülük salyangozu  tırtılları &lt;br /&gt;Sülün &lt;br /&gt;Sümsük &lt;br /&gt;Sümüklüböcek &lt;br /&gt;Sünger &lt;br /&gt;Sünger dokuyan liparid &lt;br /&gt;Sürünen   su  böceği &lt;br /&gt;Sürüngenler &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ş &lt;br /&gt;Şalak kelebeği &lt;br /&gt;Şahane antilop &lt;br /&gt;Şahane ceviz kelebeği &lt;br /&gt;Şahin &lt;br /&gt;Şahmeran &lt;br /&gt;Şakrak kuşu &lt;br /&gt;Şamua &lt;br /&gt;Şarkıcı   balık &lt;br /&gt;Şeftall-ağacı  oyucusu &lt;br /&gt;Şekar kuşu &lt;br /&gt;Şempanze &lt;br /&gt;Şerit &lt;br /&gt;Şeritli   karıncayiyen &lt;br /&gt;Şeritli   vaiabi &lt;br /&gt;Şinşilya &lt;br /&gt;Şîse burunlu balina &lt;br /&gt;Şişen   engerek &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;T &lt;br /&gt;Tachina  sineği &lt;br /&gt;Taçlı  yaban domuzu &lt;br /&gt;Tagassu &lt;br /&gt;Tahtakurusu &lt;br /&gt;Takin &lt;br /&gt;Taklakçı çiçek kınkanatlısı &lt;br /&gt;Tamarin &lt;br /&gt;Tamarisk maruya pullu böceği &lt;br /&gt;Tamin &lt;br /&gt;Tangara &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tanrek &lt;br /&gt;Tanuki &lt;br /&gt;Tapakulo &lt;br /&gt;Tapir &lt;br /&gt;Tarak &lt;br /&gt;Taraklı denizanası &lt;br /&gt;Tarantula &lt;br /&gt;Tarantula atmacası &lt;br /&gt;Tarla  kaplan, böceği &lt;br /&gt;Tarla kuşu &lt;br /&gt;Tarla   sıçanı &lt;br /&gt;Tarmar &lt;br /&gt;Tersiye &lt;br /&gt;Tasmanya   şeytanı &lt;br /&gt;Tasuga &lt;br /&gt;Taş balığı &lt;br /&gt;Taş çeviren yağmur kuşu &lt;br /&gt;Taş  emenglller &lt;br /&gt;Taş-ısıran &lt;br /&gt;Taş sineği &lt;br /&gt;Taşlı mercan &lt;br /&gt;Tatarcık &lt;br /&gt;Tatlı'su  bîrgözelileri &lt;br /&gt;Tatlı su gelinciği &lt;br /&gt;Tatlı   su   hidrası &lt;br /&gt;Tatlı   su   kaplumbağası &lt;br /&gt;Tatlı su kayası &lt;br /&gt;Tatlı  su  levreği &lt;br /&gt;Tatlı su midyesi &lt;br /&gt;Tatlı su yumuşak yüzgeclisi &lt;br /&gt;Tatu &lt;br /&gt;Tatuasu &lt;br /&gt;Tavşan &lt;br /&gt;Tavuk &lt;br /&gt;Tavus kelebeği &lt;br /&gt;Tavus  kuşu &lt;br /&gt;Tavus  sineği &lt;br /&gt;Tavus turnası &lt;br /&gt;Teker-dilli kurbağagiller &lt;br /&gt;Tek hörgöçlü deve &lt;br /&gt;Tekir balığı &lt;br /&gt;Telli   tamarin &lt;br /&gt;Tembel  hayvan &lt;br /&gt;Tepeli  devekuşu &lt;br /&gt;Tepeli  kara  sağan &lt;br /&gt;Tepeli   tavuk &lt;br /&gt;Tepeli   tiran &lt;br /&gt;Terebratula &lt;br /&gt;Terliksi   hayvan &lt;br /&gt;Termit &lt;br /&gt;Terzi  kuşu &lt;br /&gt;Tespih böceği &lt;br /&gt;Testere  balığı &lt;br /&gt;Testere gagalı  ördek &lt;br /&gt;Teyu &lt;br /&gt;Tırmaşık balık &lt;br /&gt;Tırmaşık kuş &lt;br /&gt;Tırpana &lt;br /&gt;Tırtıl  sineği &lt;br /&gt;Tırtılyiyengiiler &lt;br /&gt;Tibet sığırı &lt;br /&gt;Tilki &lt;br /&gt;Tilki kuskusu &lt;br /&gt;Tİlkİ  sincap &lt;br /&gt;Timalyagiller &lt;br /&gt;Timsah &lt;br /&gt;Tinamu &lt;br /&gt;Tirangiller &lt;br /&gt;Tirsi  balığı &lt;br /&gt;Titrer  sinek &lt;br /&gt;Torfi &lt;br /&gt;Tohum çulluğu &lt;br /&gt;Ton  balığı &lt;br /&gt;Topa benzeyen kurbağa &lt;br /&gt;Toprak yaban  arısı &lt;br /&gt;Torba kurdu &lt;br /&gt;Torik &lt;br /&gt;Toy kuşu &lt;br /&gt;Törpü  balığı &lt;br /&gt;Trakunya &lt;br /&gt;Trampet balığı &lt;br /&gt;Trematod &lt;br /&gt;Tropik   kuşu &lt;br /&gt;Tropikal   tavuk  piresi &lt;br /&gt;Tropikal   tiran &lt;br /&gt;Tsaine &lt;br /&gt;Tukan &lt;br /&gt;Tuko-tuko &lt;br /&gt;Turna &lt;br /&gt;Turna balığı &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Turnek  sineği &lt;br /&gt;Tuzlu-bataklık  tırtılı &lt;br /&gt;Tuzlu  su  midyesi &lt;br /&gt;Tüccar  fare &lt;br /&gt;Tükrük böceği &lt;br /&gt;Tüküren kobra &lt;br /&gt;Tüy biti &lt;br /&gt;Tüy yıldız &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;U &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Uakari &lt;br /&gt;Uçar-balık &lt;br /&gt;Uçar-ejder &lt;br /&gt;Uçar  kırlangıç  balığı &lt;br /&gt;Uçar  kurbağa &lt;br /&gt;Uçar kuskus &lt;br /&gt;Uçar maki &lt;br /&gt;Uçar sincap &lt;br /&gt;Uçar tilki &lt;br /&gt;Uğur böceği &lt;br /&gt;Uluyan   maymun &lt;br /&gt;Un böceği &lt;br /&gt;Unlu böcek &lt;br /&gt;Uria &lt;br /&gt;Uskumru &lt;br /&gt;Ustura balığı &lt;br /&gt;Uykucu &lt;br /&gt;Uyuşturan balığı &lt;br /&gt;Uyuzböceği &lt;br /&gt;Uzun bacaklı hasar örümceği &lt;br /&gt;Uzun boynuzlu çekirge &lt;br /&gt;Uzun boynuzlu kınkanatlılar &lt;br /&gt;Uzun  kulaklı  yarasa &lt;br /&gt;Uzun kuyruklu gelincik &lt;br /&gt;Uzun  kuyruklu  soreks &lt;br /&gt;Uzun  levrek &lt;br /&gt;Uzun suratlı  antilop &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ü &lt;br /&gt;Üç-dikenli  balık &lt;br /&gt;Üç kemerli  tatu &lt;br /&gt;Üç parmaklı  karıncayiyen &lt;br /&gt;Üçken yengeç &lt;br /&gt;Üveyk &lt;br /&gt;Üzgün   balığı &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;V &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Vaal &lt;br /&gt;Valabi &lt;br /&gt;Vanga &lt;br /&gt;Vapiti &lt;br /&gt;Varan &lt;br /&gt;Varsam &lt;br /&gt;Vaşak &lt;br /&gt;Vatoz &lt;br /&gt;Viero &lt;br /&gt;Vikunya &lt;br /&gt;Virginya geyiği &lt;br /&gt;Virginya kaplan kelebeği &lt;br /&gt;Virginya opossumu &lt;br /&gt;Viskaça &lt;br /&gt;Vizon &lt;br /&gt;Vlavark &lt;br /&gt;Volverin &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Y &lt;br /&gt;Yaban atı &lt;br /&gt;Yaban eşeği &lt;br /&gt;Yaban  hindisi &lt;br /&gt;Yaban   kanaryası &lt;br /&gt;Yaban kazı &lt;br /&gt;Yaban  kedisi &lt;br /&gt;Yaban  koyunu &lt;br /&gt;Yaban  köpeği &lt;br /&gt;Yaban  sığırı &lt;br /&gt;Yağ-kuşu &lt;br /&gt;Yağ-palmiyesi   sincabı &lt;br /&gt;Yağmurkuşu &lt;br /&gt;Yahudi  balığı &lt;br /&gt;Yak &lt;br /&gt;Yakalı  agama &lt;br /&gt;Yakalı lemming &lt;br /&gt;Yakalı  orman  tavuğu &lt;br /&gt;Yakalı  pekari &lt;br /&gt;Yalancı  akrep &lt;br /&gt;Yalancı   katil  balina &lt;br /&gt;Yalancı -pars &lt;br /&gt;Yaldızlı   pisi  balığı &lt;br /&gt;Yalıçapkını &lt;br /&gt;Yan-yüzgeçliler &lt;br /&gt;Yapışkan balığı &lt;br /&gt;Yapok &lt;br /&gt;Yaprak arısı &lt;br /&gt;Yaprak balığı &lt;br /&gt;Yaprak böcek &lt;br /&gt;Yaprak  böceği &lt;br /&gt;Yaprak çeneli yarasa &lt;br /&gt;Yaprak-hoplar &lt;br /&gt;Yaprak   kenesi &lt;br /&gt;Yaprak kınkanatlılar &lt;br /&gt;Yar  kırlangıcı &lt;br /&gt;Yarasa &lt;br /&gt;Yarasa atmacası &lt;br /&gt;Yarasa  balığı &lt;br /&gt;Yarasa kenesi &lt;br /&gt;Yarım-gaga &lt;br /&gt;Yanm-kanatlı &lt;br /&gt;Yarımaymunlar &lt;br /&gt;Yassı böcek &lt;br /&gt;Yassı denizanası &lt;br /&gt;Yassı-kafalı  elma ağacı oyucusu &lt;br /&gt;Yassı  karınlı ejder sineği &lt;br /&gt;Yassı  kurt &lt;br /&gt;Yassı sinek &lt;br /&gt;Yassı yüzlü meyva yarasası &lt;br /&gt;Yayın  balığı &lt;br /&gt;Yeleli  sırtlan &lt;br /&gt;Yelkenkuyruk &lt;br /&gt;Yelve &lt;br /&gt;Yenebilen  salyangoz &lt;br /&gt;Yengeç &lt;br /&gt;Yengeç örümcek &lt;br /&gt;Yengeç yiyen  mongo &lt;br /&gt;Yeni Dünya ağaç oklu kirpisi &lt;br /&gt;Yeni Dünya akbabası &lt;br /&gt;Yeni  Dünya  maymunu &lt;br /&gt;Yeni  Dünya  öteğeni &lt;br /&gt;Yer  domuzu &lt;br /&gt;Yer  kınkanatlısı &lt;br /&gt;Yer pangolini &lt;br /&gt;Yer sincabı &lt;br /&gt;Yer solucanı &lt;br /&gt;Yere bağlı ateş böceği &lt;br /&gt;Yeşil   ağaçkakan &lt;br /&gt;Yeşil-baş &lt;br /&gt;Yeşil  baykuş  kelebek &lt;br /&gt;Yeşil  çekirge &lt;br /&gt;Yeşil mako &lt;br /&gt;Yeşii moray &lt;br /&gt;Yeşil  salyangoz &lt;br /&gt;Yeşil  sazan &lt;br /&gt;Yeşil Sülük Salyangozu Kelebeği &lt;br /&gt;Yeşil  tırtıl acvısı &lt;br /&gt;Yılan &lt;br /&gt;Yılan akbabası &lt;br /&gt;Yılan balık &lt;br /&gt;Yılan   balığı &lt;br /&gt;Yılan  balığı  anası &lt;br /&gt;Yılan-kafalı &lt;br /&gt;Yılan  kuşu &lt;br /&gt;Yılansı   kapan-kaplumbağa &lt;br /&gt;Yıldız burunlu  köstebek &lt;br /&gt;Yıldız mercan &lt;br /&gt;Yırtıcı  yüzer-kınkanatlı &lt;br /&gt;Yırtmaçlı balık &lt;br /&gt;Yiğit  soreks &lt;br /&gt;Yol   kesen  sinek &lt;br /&gt;Yollu  mor kelebek &lt;br /&gt;Yonca-sapı oyucusu &lt;br /&gt;Yosun hayvanlar &lt;br /&gt;Yukka güvesi &lt;br /&gt;Yumurtlayan   memeliler &lt;br /&gt;Yumuşak-kaplumbağa &lt;br /&gt;Yumuşak pullu böcekler &lt;br /&gt;Yunus &lt;br /&gt;Yuvarlak kurtlar &lt;br /&gt;Yünlü  ayı &lt;br /&gt;Yünlü   maki &lt;br /&gt;Yünlü opossum &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yüzgeç ayaklı memeliler &lt;br /&gt;Yüzgeçayaklılar &lt;br /&gt;Yüzücü  ördek &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Z &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zargana &lt;br /&gt;Zarkanatlılar &lt;br /&gt;Zebra &lt;br /&gt;Zebra balığı &lt;br /&gt;Zebra  duiker &lt;br /&gt;Zebra  kelebeği &lt;br /&gt;Zehir   dişi  olmayan  yılanlar &lt;br /&gt;Zehirli yılanlar &lt;br /&gt;Zırh-kuyruklugiller &lt;br /&gt;Zırhlı  soreks &lt;br /&gt;Zingel &lt;br /&gt;Zootaroniyum &lt;br /&gt;Zürafa &lt;br /&gt;Zürafa  geyik böceği &lt;br /&gt; &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4299647317313157816-8241012238561986462?l=hayvanansiklopedisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/feeds/8241012238561986462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4299647317313157816&amp;postID=8241012238561986462' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8241012238561986462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4299647317313157816/posts/default/8241012238561986462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayvanansiklopedisi.blogspot.com/2007/10/hayvan-listesi.html' title='Hayvan Listesi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
